<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cinsel Saglik</title>
	<atom:link href="http://www.bizdoktoruz.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bizdoktoruz.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2012 13:46:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Akdeniz Diyeti Nedir?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/akdeniz-diyeti-nedir/sağlikakdeniz-diyeti-nedir-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/akdeniz-diyeti-nedir/sağlikakdeniz-diyeti-nedir-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 12:13:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bizdoktoruz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz Diyeti Nedir?-hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz Diyeti Nedir?-resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz Diyeti Nedir?-video-izle]]></category>
		<category><![CDATA[Diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3442</guid>
		<description><![CDATA[Tahıl, meyve, sebze, ceviz, fındık, balık, zeytinyağı ve düşük kırmızı et temelli Akdeniz diyetinin, üç ayda kalp hastalıkları riskini yüzde 15 olarak azalttığı kanıtlanmıştır. Amerika da yapılan bir araştırmaya göre, üç ay Akdeniz diyetiyle beslenenlerde kalp hastalıkları riski yüzde 15&#8242;e kadar azalttığı görülmüştür. Bu araştırma için orta derecede kalp hastalığı riski olan 212 erkek ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a><img src="" border="0" alt="Akdeniz Diyeti Nedir?"></img></a><br />Tahıl, meyve, sebze, ceviz, fındık, balık, zeytinyağı ve düşük kırmızı et temelli Akdeniz diyetinin, üç ayda <span>kalp hastalıkları</span> riskini yüzde 15 olarak azalttığı kanıtlanmıştır.</p>
<p>Amerika da yapılan bir araştırmaya göre, üç ay <span>Akdeniz diyetiyle</span> beslenenlerde kalp hastalıkları riski yüzde 15&#8242;e kadar azalttığı görülmüştür. Bu araştırma için orta derecede kalp hastalığı riski olan 212 erkek ile kadın seçildi. Bu kişiler üzerinde üç ay boyunca, tahıl, meyve-sebze, ceviz, fındık, balık, zeytinyağı ve düşük kırmızı et temelli Akdeniz diyetiyle beslendi.</p>
<p><span>Akdeniz diyetini</span> uygulayanlar, haftada dört kez balık, haftada 1 kez kırmızı et yedi. Erkeklerin günde 2, kadınların ise 1 kadeh kırmızı şarap içmesine izin verildi. Sonuçta Akdeniz diyetiyle beslenenlerin <span>kolesterol </span>miktarlarının yüzde 7.5 oranında azaldığı gözlemlendi. Böylelikle <span>Akdeniz diyetinin</span> kalp hastalıkları riskini yüzde 15 oranında gerilettiği belirlendi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/akdeniz-diyeti-nedir/sağlikakdeniz-diyeti-nedir-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşıklar Diyeti Uyguladınız mı hiç?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/asiklar-diyeti-uyguladiniz-mi-hic/sağlikasiklar-diyeti-uyguladiniz-mi-hic-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/asiklar-diyeti-uyguladiniz-mi-hic/sağlikasiklar-diyeti-uyguladiniz-mi-hic-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 08:51:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bizdoktoruz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Aşıklar Diyeti Uyguladınız mı hiç?-hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Aşıklar Diyeti Uyguladınız mı hiç?-resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşıklar Diyeti Uyguladınız mı hiç?-video-izle]]></category>
		<category><![CDATA[Diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Uyguladınız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3440</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Birlikte yapılan diyetler çiftleri birbirine daha da yakınlaştırıyor&#8221; Bu sayede çiftlerin arasındaki paylaşım artıyor. İlişkileri sağlamlaşıyor ve birbirlerine destekleri artırıyor. Diyeti uygulayan kadınlar bu işe eşleriyle başlamaktan çok mutlular. Aynı tarzda beslendikleri için ayrı ayrı yemek yapmak zorunda kalmıyorlar. Motivasyon korunduğu için diyeti bozma ihtimali de azalıyor. Diyet listesi Kadınlar / hafta içi günlerde sabah: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a><img src="" border="0" alt="Aşıklar Diyeti Uyguladınız mı hiç?"></img></a><span><span>&#8220;Birlikte yapılan diyetler çiftleri birbirine daha da yakınlaştırıyor&#8221;</span></span></p>
<p><span>Bu sayede çiftlerin arasındaki paylaşım artıyor. İlişkileri sağlamlaşıyor ve birbirlerine destekleri artırıyor. Diyeti uygulayan kadınlar bu işe eşleriyle başlamaktan çok mutlular. Aynı tarzda beslendikleri için ayrı ayrı yemek yapmak zorunda kalmıyorlar. <span>Motivasyon</span> korunduğu için diyeti bozma ihtimali de azalıyor.</span></p>
<p><span><span>Diyet listesi</span></span></p>
<p><span>Kadınlar / hafta içi günlerde sabah: 1 dilim beyazpeynir, 1 dilim ekmek, domates, salatalık, biber ve şekersiz çay.</span></p>
<p><span>Öğle: 150 gr. et, tavuk ya da 200 gr. balık ızgara, salata (1 kaşık zeytinyağı ve limon).</span></p>
<p><span>İkindi: 1 adet kabuklu elma.</span></p>
<p><span>Akşam: Öğlenleri yediklerine ek olarak karışık mevsim salatası.</span></p>
<p><span>Gece: 2 porsiyon meyve.</span></p>
<p><span>Erkekler hafta içi günlerde sabahları kadınlardan farklı olarak 2 dilim ekmek, öğlenleri mönüye ek olarak 1 dilim ekmek, ikindileri 1 adet tek kaşarlı yağsız tost ve şekersiz çay, akşamları yemeğin yanında 1 dilim ekmek yiyebiliyor.</span></p>
<p><span>Kadınlar / cumartesi günü sabah: 5 kaşık mısır gevreği, 1 bardak süt.</span></p>
<p><span>Öğle: 1 dilim vejetaryen pizza ve 1 bardak ayran. 1 orta boy vejetaryen pizza partnerle paylaşılabilir.</span></p>
<p><span>İkindi: 1 porsiyon ince hamurlu meyveli tatlı partnerle paylaşabilir.</span></p>
<p><span>Akşam: 1 porsiyon ızgara, et, tavuk veya balık ve salata.</span></p>
<p><span>Gece: 2 porsiyon meyve.</span></p>
<p><span>Erkekler cumartesi günü sabah 6 kaşık mısır gevreği yerken öğlen saatinde 2 dilim vejetaryen pizza yiyebilir. Akşam yemeğinde ise kadınlarınkine ek olarak 5 kaşık sebze yemeği yiyebilirler.</span></p>
<p><span>Kadınlar için pazar günü sabah: 2 dilim ekmek, 2 dilim peynir, 1 adet haşlanmış yumurta veya omlet, domates, salatalık, biber, 1 tatlı kaşığı kaymak ile 1 tatlı kaşığı bal veya 5 adet zeytin, şekersiz çay.</span></p>
<p><span>Öğle: Ton balıklı salata.</span></p>
<p><span>İkindi: Yağsız tost, ayran.</span></p>
<p><span>Akşam: 1 porsiyon ızgara et, tavuk veya balık, salata ve 1 kadeh kırmızı şarap. (Şarap yerine 1 porsiyon sütlü tatlıyı partnerinizle paylaşabilirsiniz.)</span></p>
<p><span>Erkekler için pazar günü sabah: Kadınlardan farklı olarak 4 dilim ekmek var.</span></p>
<p><span>Akşam: Mönüye ek olarak 2 kadeh kırmızı şarap içebilirler.</span></p>
<p><span><span>Aşk köpüğü</span></span><br /><a><img src="" border="0" alt="Aşıklar Diyeti Uyguladınız mı hiç?"></img></a><br /><span><span>Malzemeler: </span>150 gr. light yoğurt, yarım çorba kaşığı hazır kahve, 1 kahve kaşığı kakao,</span><span> yar</span><span>ım çorba kaşığı toz tatlandırıcı.</span></p>
<p><span><span>Hazırlanışı:</span> Malzemeler köpük haline gelene kadar mikserde karıştırılır. Temiz bir tülbent ile suyu süzüldükten sonra dolapta bekletilip soğuk servis edilir. Porsiyonları süslemek için 5 adet çilek kullanabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/asiklar-diyeti-uyguladiniz-mi-hic/sağlikasiklar-diyeti-uyguladiniz-mi-hic-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilinçli Bir Hamilelik Dönemi İçin</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/bilincli-bir-hamilelik-donemi-icin/sağlikbilincli-bir-hamilelik-donemi-icin-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/bilincli-bir-hamilelik-donemi-icin/sağlikbilincli-bir-hamilelik-donemi-icin-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 08:46:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bizdoktoruz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinçli Bir Hamilelik Dönemi İçin-hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinçli Bir Hamilelik Dönemi İçin-resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinçli Bir Hamilelik Dönemi İçin-video-izle]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3438</guid>
		<description><![CDATA[Hızla kilo alıyorsunuz, yüzünüz ve ayaklarınız şişiyor, cildiniz bozuluyor ve ruhsal dengeniz tamamen değişiyor Bunlar, bebek bekleyen kadınlarda sıkça rastalanan belirtiler.&#160; İnsan vücudu bu mucizevi olayı yani gebeliği gerçekleştirebilmek için oldukça iyi gelişmiş bir adaptasyon mekanizmasına sahip. Bu durumda anne adayının kendini bekleyen değişiklikleri iyi bilmesi ve bunlara karşı hazırlıklı olması kadar, fiziksel değişiklikliklerin hastalıklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a><img src="http://www.bizdoktoruz.com/resim/Bilincli-Bir-Hamilelik-Donemi-icin.jpg" height="199" width="320" border="0"></img></a><b><span>Hızla kilo alıyorsunuz, yüzünüz ve ayaklarınız şişiyor, cildiniz bozuluyor ve ruhsal dengeniz tamamen değişiyor Bunlar, bebek bekleyen kadınlarda sıkça rastalanan belirtiler.&nbsp;</span></b></p>
<p>İnsan vücudu bu mucizevi olayı yani gebeliği gerçekleştirebilmek için oldukça iyi gelişmiş bir adaptasyon mekanizmasına sahip. Bu durumda anne adayının kendini bekleyen değişiklikleri iyi bilmesi ve bunlara karşı hazırlıklı olması kadar, fiziksel değişiklikliklerin hastalıklı durumlardan ayırt edilebilmesi büyük önem taşıyor. Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü nden Op. Dr. Banu Göker Özdemir ,  Gebelik döneminde vücutta meydana gelen 10 değişiklik ve uyum sağlama yöntemleri  hakkında bilgi verdi.</p>
<p><b>Anne Adayları Bu Baş Döndürücü Değişikliklere Hazır Olmalı!</b></p>
<p><b>1. KİLO ARTIŞI: </b>Gebelikde meydana gelen değişimlerin en başında kilo artışı gelir. Bu, sağlıklı bir gebeliğin sürdürülebilmesi ve sağlıklı bir bebeğin dünyaya getirilmesi için gerekli bir durumdur. Tabi ki kilo alımının normalden çok az veya fazla olması &nbsp;anne ve bebek için bir takım olumsuzlukları da berberinde getirmektedir. Dengeli ve düzenli beslenerek günlük &nbsp;kalori alımını ortalama 150-300 kcal arttırarak bebek için gerekli besinler sağlanabilir. Anne adayının gebe kalmadan önceki vücut kitle indeksine göre değişmek üzere beklenen 9 ila 16 kg alınmasıdır. Bu rakamın normal vücut kitle indeksi, kadınlar için ortalama 10-12 kg olduğu söylenebilir. Genellikle ilk 12 hafta 1.8- 2 kg arasında kilo alınması, takip eden 3 ayda haftada 0.5 kg alınması bundan sonra doğuma kadar yaklaşık 4.5- 5 kilo alması beklenir.</p>
<p><b>2. CİLTTEKİ DEĞİŞİKLİKLER:</b> Gebelik döneminde ciltte, saç ve tırnaklarda, diş ve dişetlerinde birçok değişimler meydana gelir. En çok dikkat çekici değişikler ise ciltte meydana gelenlerdir.Anne adaylarının cildinde kuruluk, meme ve karında çatlaklar, yüzde gebelik maskesi denen lekeler, karın orta hatta cilt renginin koyulaşması, sivilcelerin artması gibi sorunlar meydana gelebilir.</p>
<p>Bir anne adayının vücudunu iyi koruması için gebeliği boyunca hijyenik bakımına ve vücut bakımına dikkat etmesi önemlidir. Cildinde kuruluk yaşayan bir kadının normal sabun kullanması yerine cildin nemlenmesini sağlayacak gliserin bazlı sabunlar kullanılabilir. Banyo esnasında vücut yağlarının kullanılması ve çıktıktan sonra mutlaka &nbsp;nemlendirici krem sürülmesi önerilmektedir.</p>
<p><b>3. HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER:</b> Gebelikte en çok şikayet edilen konulardan biriside vajinal akıntılardır. Hamilelik sürecinde vajinanın doğal florasında ve pH değerinde meydana gelen değişiklikler sonucu akıntı fazlalaşır, enfeksiyona meyil artar. Vajen asiditesini artmasına bağlı olarak gebelikde vajinal mantar enfeksiyonları sıklıkla gelişebilir. Fazla miktarda sarı,yeşil renkli kötü kokusu olan bir akıntı vaya vajinal kaşıntı meydana gelirse bunun mutlaka kontrol edilmesi ve gerekli &nbsp;görürülürse ağızdan ilaç veya vajinal fitiller kullanılması gerekebilir.</p>
<p>Hamileliğin özellikle son dönemlerinde meme bezleri çalışmaya başlar ve meme başından kolostrum dediğimiz beyaz-sarı renkli sütün geldiği gözlenebilir. Bunun anne adayının sağlığı açısından herhangi bir zararı yoktur. Meme başındaki kolostrum ılık sabunlu bir bezle temizlenebilir, eğer gün içinde rahatsızlık verecek şekilde çok geliyorsa günlük göğüs pedleri kullanılanılabilir. Gebeliğin özellikle ikinci yarısından sonra sütyenlerin değiştirilmesi gerekelidir. Memeyi alttan destekleyecek çok fazla sıkmayan ,pamuklu çamaşırlar tercih edilmelidir.</p>
<p><b>4. UYKU SİSTEMİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER:</b> Bir anne adayının gebeliği boyunca bir çok yakınmalardan biri de uyku bozukluğudur. Yapılan çalışmalar anne adaylarının neredeyse yüzde80 inin hamileliklerinin belirli bir döneminde uyku problemi yaşadığını ortaya koymaktadır. Gebeliğin ilk aylarında &nbsp;hormonal değişikiliklere &nbsp;bağlı olarak anne adaylarında gün içinde uyku hali,konsantrasyon bozukukluğu ve sürekli uyuma isteği gelişebilir.. Bu tamamen kanda yükselen progestron hormonuna bağlı normal bir olaydır. İlk aylardaki progesterone hormonun yükselişi aynı hızla devam etmeyeceği için gebeliğin ilerleyen dönemlerinde çoğunlukla bu sorun kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Hormonal değişimlere ek olarak ilerleyen gebelik haftalarında karnın büyümesi ile bel ve sırt ağrılarının olması, anne adayının kilo aldıkça yatakta kendine rahat bir pozisyon sağlayamaması gibi nedenlerden dolayı uyku sorunları meydana gelir. Bunların dışında bebek &nbsp;hareketlerinin gece boyunca çok fazla hissedilmeside &nbsp;uykuyu bölen bir faktördür.</p>
<p><b>5. VÜCUT POSTÜRÜNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER: </b>Hamilelik boyunca anne karnında büyüyen bebekle birlikte vücut postüründe değişiklik meydana gelir. Bununla birlikte gebeliğe bağlı hormonlar vücuttaki bağları ve eklemleri de etkileyerek vücut dengesinde değişikliğe neden olur, böylece düşme ve buna bağlı yaralanmalar ve travmalar daha sık görülür. Bu yüzden anne adaylarının kış aylarında dışarı çıkarken &nbsp;yüksek topuklu olmayan, altı kaymayacak ayakkabıları tercih etmeleri önerilmektedir.</p>
<p><b>6. KALP VE DOLAŞIM SİSTEMİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER:</b> Gebelikde sayılamayacak kadar bir çok değişiklik meydana gelmesi ile beraber anne adayının kalp ve dolaşım sistemi, sindirim,solunum,üriner &nbsp;sistemi gibi tüm vücut sistemlerinde gözle görülemeyen değişilikler &nbsp;de meydana gelir.<br />Bunların en başında kalp ve dolaşım sistemindekiler gelmektedir.Gebeliğin kendisi kalp ve dolaşım sistemini zorlayan bir durumdur. Fetusun gelişmesi ile birlikte rahime giden kan miktarının artması, büyüyen rahimin diaframı yukarı iterek kalbi yukarı-öne ve sola doğru döndürmesi, kan damarlarındaki plazma volümünün artmasına bağlı olarak gebeliğin ikinci yarısından sonra fizyolojik bir kansızlık durumunun meydana gelmesi bu sistemdeki önemli değişikliklerdir. Gebelik öncesi sağlıklı bir kadında bu değişimler problem yaratmazken, gebelik öncesi henüz semptom vermemiş gizli kalp hastalıkları belirginleşebilir veya var olan kalp hastalıkları daha kötüye gidebilir.</p>
<p><b>7. SOLUNUM SİSTEMİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER: </b>Diyaframın yukarı itilmesi ve bununla birlikte &nbsp;progesteron hormonun artışına bağlı olarak solunum sayısında artma meydana gelebilir. Yine bu dönemde kılcal damarlarda kan akımının artmasına bağlı olarak burun kanamaları sık olabilir, ses tellerinde meydana gelen Şme bağlı olarak nadirde olsa ses kısıklığı gelişebilir.</p>
<p><b>8. ÜRİNER SİSTEMDEKİ DEĞİŞİKLİKLER:</b> Yine gebeliğin ilk başında hormonal değişimlere daha sonrada anne karnında bebeğin idrar torbasına baskı yapması nedeniyle sık idrara çıkma problemleri gelişebilir. Ayrıca böbreklerde ve üreter dediğimiz idrar yollarındaki basıya bağlı ve progesteron hormonuna ve &nbsp;idrarın böbrekten mesaneye gelişiminin yavaşlamasına bağlı olarak böbreklerde genişleme gelişebilir, idrar yolu enfeksiyonları sıklıkla görülebilir.<br /><b><br /></b><br /><b>9.SİNDİRİM SİSTEMİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER:</b> Sindirim sistemi ile ilgili olarak &nbsp;özellikle ilk üç ayda bulantı, kusma gelişebilir. Bununla birlikte gebelikde tükürük salınımı artar. Midenin yukarı itilmesi ve hormonal nedenlereden dolayı mide boşaltım hızının azalması sonucu mide içeriği kolayca yemek borusuna geri dönerek mide yanmalarına neden olur. Ayrıca barsak hareketlerinin de yavaşalmasına bağlı olarak kabızlık gebelikde oldukça sık görülen bir sorundur.</p>
<p><b>10. RUHSAL DEĞİŞİKLİKLER:</b> Bütün bunların dışında gebelikde bir çok ruhsal değişiklikler meydana gelmekde ve bunların bir çoğu göz ardı edilmektedir. Gebeliğin &nbsp;özellikle ilk üç ayında değişken ruh hali meydana gelebilir.Sıkıkla nedensiz ağlama nöbetleri görülür. Bazen çok arzu edilen gebeliklerde bile ilk aylarda gebeliği kabullenememe, içe dönüklük ,pasiflik meydana gelebilir.İlerleyen aylarda ise vücut imajında meydana gelen değişimlerden dolayı utanma duygusu gelişebilir.Gerek vücuttaki değişimler gerekse bebeğe zarar verileceği endişesi nedeniyle cinsel istek azalabilir.Son aylarda ise gebeler genellikle doğum korkusu, sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilme endişesini yoğun bir şekilde yaşayabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/bilincli-bir-hamilelik-donemi-icin/sağlikbilincli-bir-hamilelik-donemi-icin-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanserin en büyük üç nedeni</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/kanserin-en-buyuk-uc-nedeni/sağlikkanserin-en-buyuk-uc-nedeni-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/kanserin-en-buyuk-uc-nedeni/sağlikkanserin-en-buyuk-uc-nedeni-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 08:44:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bizdoktoruz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[kanserin]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserin en büyük üç nedeni-hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserin en büyük üç nedeni-resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserin en büyük üç nedeni-video-izle]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[üç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3436</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere Kanser Araştırmaları raporuna göre, erkeklerde görülen kanserin yüzde 23&#8242;ünde, kadınlarda görülen kanserin yüzde 15,6&#8242;sında başlıca neden sigara alışkanlığı. Sigara ve tütün kullanımından sonra, erkeklerde en fazla kansere yol açan neden, yeterince sebze ve meyva yememeleri; kadınlardaysa şişmanlık. British Journal of Cancer&#8217;da yayımlanan ve kanser konusundaki en kapsamlı araştırmalardan biri olarak nitelenen raporun yazarlarından Prof. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a><img src="" border="0"></img></a><b><span>İngiltere Kanser Araştırmaları raporuna göre, erkeklerde görülen kanserin yüzde 23&#8242;ünde, kadınlarda görülen kanserin yüzde 15,6&#8242;sında başlıca neden sigara alışkanlığı.</span></b></p>
<p>Sigara ve tütün kullanımından sonra, erkeklerde en fazla kansere yol açan neden, yeterince sebze ve meyva yememeleri; kadınlardaysa şişmanlık.</p>
<p>British Journal of Cancer&#8217;da yayımlanan ve kanser konusundaki en kapsamlı araştırmalardan biri olarak nitelenen raporun yazarlarından Prof. Max Parkin, &#8220;Birçokları kanserin bir kader işi veya şanssızlık olduğuna ya da genetik nitelik taşıdığına inanır. Eldeki veriler gösteriyor ki, tüm kanserlerin yüzde 40 kadarı, elimizde değiştirme olanağı bulunan alışkanlıklarımızın sonucunda ortaya çıkıyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Kanser araştırmacılarının erkeklere tavsiyesi, &#8220;sigarayı bırakın, daha fazla sebze-meyva yiyin ve tükettiğiniz alkol miktarını azaltın!&#8221;</p>
<p>Kadınlara da, benzer şekilde sigarayı bırakmaları tavsiyesinde bulunuluyor ama hemen ardından &#8220;kilonuza dikkat edin!&#8221; uyarısı geliyor.</p>
<p>Prof. Parkin, &#8220;Erkeklerde kansere karşı koruma sağlaması bakımından sebze-meyva tüketiminin bu kadar önemli çıkmasını beklemiyorduk. Kadınlar arasında da kanser nedeni olarak şişmanlığın, alkol alışkanlığından daha öne çıkması şaşırtıcı oldu.&#8221; dedi.</p>
<p>İngiltere&#8217;de incelemeye alınan toplam 134 bin kanser vakasında, oturulan coğrafi yer ve yapılan iş gibi unsurlar da dahil, yaşam tarzı ve çevresel koşullarla ilişkili 14 etmenin rol oynadığı belirlendi.</p>
<p>Kanser vakalarının 100 bini, sigara ve içki alışkanlığıyla aşırı kiloya bağlı bulundu. Her 25 kanser vakasından birinin, kişinin kimyasal maddeler ya da asbestos bulunan bir ortamda çalışmasından kaynaklandığı saptandı.</p>
<p><b>Bilinenler, bilinmeyenler</b><br />Raporda, sigara tiryakiliğiyle akciğer kanser arasında çok iyi bilinen ilişkinin yanı sıra, daha az bilinen unsurların kansere yakalanmada etkili olduğu kaydedildi. Örneğin meme kanseri tehlikesinin onda birini, kadının emzirmesi ya da alkol tüketmesi değil, aşırı şişman ya da obez olması oluşturuyor.</p>
<p>Yemek borusu ya da gırtlak kanserinde tehlikenin yarısı, çok az sebze-meyva yenmesinden kaynaklanıyor; alkol tüketimiyse riskin yalnızca beşte birini oluşturuyor.</p>
<p>Mide kanserine yakalanma tehlikesinin beşte biri, besinlerdeki fazla tuz miktarından kaynaklanıyor.<br />Ağız ve boğaz bölgelerinde görülen kanserler ise hemen tamamiyle kişinin yaşam tarzıyla ilişkili. Safra kesesi gibi kimi kanserlerse, genelde yaşam tarzıyla pek ilişkili değil.</p>
<p>Araştırmacılar bulgularını, İngiltere&#8217;de 1993-2007 yılları arasındaki vakalara ilişkin verileri kullanarak ve 2010 yılında 18 değişik kanser türünde ortaya çıkacağını tahmin ettikleri vakalara dayandırarak derledi.</p>
<p>Dünya Kanser Araştırmaları Vakfı&#8217;nda görevli Dr. Rachel Thompson, &#8220;Bu rapor da gayet güçlü bir şekilde gösteriyor ki, kanser tehlikesi, yaşam tarzımızla yakından ilişkili.&#8221; dedi.<br />Uzmanlar, sağlıklı yaşamanın kansere yakalanma olasılığını tamamen ortadan kaldırmadığını, ama kişinin şansını artırabileceğini belirtiyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/kanserin-en-buyuk-uc-nedeni/sağlikkanserin-en-buyuk-uc-nedeni-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte zayıflamayı kolaylaştıran öneriler&#8230;</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/iste-zayiflamayi-kolaylastiran-oneriler/sağlikiste-zayiflamayi-kolaylastiran-oneriler-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/iste-zayiflamayi-kolaylastiran-oneriler/sağlikiste-zayiflamayi-kolaylastiran-oneriler-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 08:39:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bizdoktoruz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[İşte]]></category>
		<category><![CDATA[İşte zayıflamayı kolaylaştıran öneriler...-hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[İşte zayıflamayı kolaylaştıran öneriler...-resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[İşte zayıflamayı kolaylaştıran öneriler...-video-izle]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştıran]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler...]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3434</guid>
		<description><![CDATA[Küçük farklar, sabır gösterirseniz büyük farklar yapabilir. İşte zayıflamayı kolaylaştıracak birkaç öneri Diyet yapma fikri birçok insanda zorluk duygusunu çağrıştırıyor. Hayatı zorlaştırarak diyet yapmak ise sağlığa zarar veriyor. Eğer her gün bir diyet listesine bağımlı olmak sizde sıkıntı yaratıyorsa, aşağıdaki önerileri deneyebilirsiniz. Küçük farklar, sabır gösterirseniz büyük farklar yaratabilir. İşte zayıflamayı kolaylaştıracak birkaç öneri Porsiyonları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a><img src="http://www.bizdoktoruz.com/resim/iste-zayiflamayi-kolaylastiran-oneriler....jpg" height="212" width="320" border="0"></img></a><b><span>Küçük farklar, sabır gösterirseniz büyük farklar yapabilir. İşte zayıflamayı kolaylaştıracak birkaç öneri</span></b></p>
<p>Diyet yapma fikri birçok insanda zorluk duygusunu çağrıştırıyor. Hayatı zorlaştırarak diyet yapmak ise sağlığa zarar veriyor. Eğer her gün bir diyet listesine bağımlı olmak sizde sıkıntı yaratıyorsa, aşağıdaki önerileri deneyebilirsiniz.</p>
<p>Küçük farklar, sabır gösterirseniz büyük farklar yaratabilir. İşte zayıflamayı kolaylaştıracak birkaç öneri</p>
<p><b>Porsiyonları küçültün:</b><br />&nbsp;Kendinize yasaklar koymak yerine her şeyden küçük miktarlarda tüketin. Böylece mahrumiyet duygusu gelişmez ve bu alışkanlığınızın tamamen değişmesi için de daha sabırlı olabilirsiniz.</p>
<p><b>Çay ve kahveyi şekersiz için:</b><br />Her gün beş kesme şeker kullandığınız düşünerek bir hesap yaparsak ortaya nasıl bir tabla çıktığına bir göz atın! Günde 5 şeker x 20 = 100 kalori enerji veriyor. Her gün sadece 100 kaloriden vazgeçerek ayda 3000 kalori yılda 36 bin 500 kalori tasarruf eder, yıl sonunda 5 kg. zayıflarsınız. Tabii bunun farklı bir açılımı daha var. Her gün beş kesme şeker size yılsonunda 5 kg. yağ olarak da dönebilir.</p>
<p><b>Salatanın yağına dikkat:</b><br />Bir tatlı kaşığı zeytinyağı yeterli. Bundan fazlası 50 kalori demektir. Salatanızda zeytinyağı miktarını azaltmak için içinde sirke ve baharat bulunan soslar yaratabilirsiniz, bu soslara biraz hardal ya da yoğurt ekleyebilirsiniz.</p>
<p><b>Haftada bir, iki kez kuru baklagil tüketin:</b><br />Mercimek, nohut ve kuru fasulyeyi ihmal etmeyin. Haşlayıp salatalarınıza katabilir, çorbasını yapabilirsiniz. Böylece bitkisel protein kaynağı ve lif açısından daha zengin beslenmiş olacaksınız. Lifler kansere karşı koruyucu olduğu gibi bağırsak hareketlerinin düzeni ve yok tutma açısından da çok önemlidir.</p>
<p><b>Doymuş yağ tüketimini azaltın:</b><br />Hayvansal besinlerin; süt, yoğurt, peynir ve et gibi, yağsız olanlarını tercih edin. Daha az yağ ve kolesterol almış olursunuz günlük kalori alımınızda otomatik olarak azalmış olur.</p>
<p><b>Alkol tüketimini sınırlandırın:</b><br />Alkol seviyorsanız tercihiniz şarap olsun. Rakı, votka ve viski yüzde 45, 50 oranında alkol içerirken, şarapta bu oran yüzde 12 ila 15 arasındadır. 1 gr yağ 9 kalori içerir. 1 gr alkol ise 7 kalori, unutmayın.</p>
<p><b>Her sabah benzer kahvaltı yapmayın:</b><br />Bazı günler yeme biçiminizi değiştirin. Tek yönlü beslenmeyerek farklı tatları deneyin. Bazen meyve ve yoğurt bazen peynir ekmek bazen yulaf ve süt bazen de yumurta ve ekmek gibi.</p>
<p><b>Haftada bir, iki gün yumurta yiyin:</b><br />Bir yumurta sarısı ile üç yumurta beyazını karıştırın. Böylece daha az yağ ve kolesterol daha çok protein ve kalsiyum alırsınız. e Fiziksel açlık ile duygusal açlığı ayırın: Özellikle gece daha fazla acıkıyor ve kontrol edemiyorsanız bunun sebebi duygusal boşluklar olabilir biraz daha fazla gözlemci olmaya çalışın ihtiyaç duyarsanız mutlaka bir psikolog ile çalışmaya başlayın.</p>
<p><b>Alternatifli beslenin:</b><br />Hiçbir besin tek başına mucizevi bir özelliğe sahip ve hiçbir besin tek başına suçlu değildir. Hedefiniz hep ölçülü beslenmek olsun. Dengeli beslenme tüm dünya otoriteleri tarafından hala en geçerli yöntem mucizeler aramayın kilo kaybederken sağlığınızı kaybedebilirisiniz.</p>
<p><b>Kalori saymayın, dengeli beslenin:</b><br />&nbsp;Her öğün, beş temel besin grubundaki yiyecekleri birlikte tüketin. Bu şekilde beslenme, besin öğeleri arasında dengeyi sağlarsınız. Besin gruplarını ilk sayfalarda inceleyebilirsiniz</p>
<p><b>Etiketleri inceleyin:</b><br />&nbsp;Doğru besini ararken, mutlaka etiketlerini de okuyun. Besinlerin kalori, yağ ve tuz değerlerini, son kullanma tarihlerini inceleyin.</p>
<p><b>Yaşam biçiminizi ve düşünce şeklinizi yenileyin:</b><br />Dengeli beslenme ve iyi yaşamı hayatınızın bir parçası haline getirin ve etrafınıza da bunu anlatın.</p>
<p><b> Ya hep ya hiç  demeyin:</b><br />Diyetiniz bazı günler veya öğünler bozulabilir. Sakın;  Battı balık yan gider  demeyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/iste-zayiflamayi-kolaylastiran-oneriler/sağlikiste-zayiflamayi-kolaylastiran-oneriler-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamileyseniz dikkat! Duyduklarınız yalan olabilir</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hamileyseniz-dikkat-duyduklariniz-yalan-olabilir/sağlikhamileyseniz-dikkat-duyduklariniz-yalan-olabilir-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hamileyseniz-dikkat-duyduklariniz-yalan-olabilir/sağlikhamileyseniz-dikkat-duyduklariniz-yalan-olabilir-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 08:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bizdoktoruz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Duyduklarınız]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileyseniz]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileyseniz dikkat! Duyduklarınız yalan olabilir-hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileyseniz dikkat! Duyduklarınız yalan olabilir-resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileyseniz dikkat! Duyduklarınız yalan olabilir-video-izle]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3432</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında kulaktan duyma bilgilerle dental tedaviler için yanlış kararlar alabiliyor.&#160;Anne adaylarının bu dönemde duydukları yanlış ve doğru bilgiler hakkında Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu açıklamalarda bulundu. Her hamilelikte bir diş kaybedilir: Yanlış&#160;Halk arasında Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak annesinin dişlerinin çabuk çürümesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a><img src="" border="0"></img></a><b><span>Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında kulaktan duyma bilgilerle dental tedaviler için yanlış kararlar alabiliyor.&nbsp;</span></b><br /><b><span><br /></span></b><br />Anne adaylarının bu dönemde duydukları yanlış ve doğru bilgiler hakkında Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu açıklamalarda bulundu.</p>
<p><b>Her hamilelikte bir diş kaybedilir: Yanlış&nbsp;</b><br />Halk arasında  Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak annesinin dişlerinin çabuk çürümesine yol açtığı, bu sebepten ötürü anne adaylarının diş kaybına uğradığı  şeklindeki düşünce bilimsel bir gerçeği yansıtmıyor.</p>
<p><b>Hamilelikte dişlerden kalsiyum çözünmesi olmaz: Doğru&nbsp;</b><br />Hamilelik döneminde bebeğin ve annenin kemiklerinin sağlıklı olabilmesi için anne adayının, günlük olarak 1200 ilöe2 1500 mg kalsiyum alması gerekiyor. Anne adayı eğer kalsiyum ihtiyacını gıdalardan karşılayamazsa, bebeğin gelişimi için gerekli olan kalsiyum annenin kemiklerinden karşılanır. Ancak anne adayı hamilelik döneminde iyi beslenir yeterli ağız-diş bakımı yaparsa bu dönem, normal dönemden farklı bir diş sorunu ile karşılaşmaz.</p>
<p><b>Hamileyken dişler daha az fırçalanmalı: Yanlış&nbsp;</b><br />Gebelik hormonlarının etkisi ile diş etleri daha çabuk kanayan anne adayı, dişlerini fırçalamaktan kaçınır. Ancak anne adayları, hamilelik döneminde diş sağlığına daha fazla özen göstermelidir. Sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce dişler özenli bir şekilde fırçalanmalıdır.</p>
<p><b>Hamilelikten önce diş çürüğü tedavi edilmelidir: Doğru</b><br />Dişlerde çürük varsa hamilelik öncesi tedavi edilmelidir. Hamilelikte çürük dişler erken doğuma, bebeğin düşük kilolu doğmasına yol açabilir.</p>
<p><b>Kustuktan hemen sonra diş fırçalanmalı: Yanlış&nbsp;</b><br />Kustuktan hemen sonra diş fırçalanmamalı, ağız bol suyla çalkalanmalıdır. Aksi takdirde mide asidi ile birleşen diş fırçalama işlemi, dişlerin yapısında aşınmalara sebep olur.</p>
<p><b>Hamileyken bol tatlı gıdalar yenirse çocuk kız, ekşi gıdalar yenirse erkek olur: Yanlış&nbsp;</b><br />Hamilelik sırasında beslenme, hem annenin hem de bebeğin genel sağlığı ve ağız-diş sağlığı için oldukça önemli. Ancak tüketilen gıdaların bebeğin cinsiyetini belirlemede hiçbir etkisi yoktur. Tersine, anne adayları özellikle yemek aralarında şekerden mümkün olduğu kadar uzak durmalı. Kurutulmuş meyve ve karamel gibi yapışkan şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.</p>
<p><b>Hamileyken diş taşı (plak) temizliği yaptırılmaz: Yanlış</b><br />Anne adayları, hamilelik döneminde ağız ve diş sağlığına normal dönemden daha fazla özen göstermelidir. Hamilelik sırasında oluşan hormon artışı, ağız mukozasını dış etkenlere karşı özellikle bakteri plaklarına karşı daha hassas yapar. Bu nedenle hamilelik döneminde üç-dört aylık periyotlarla diş taşı temizliği yaptırmak, zorlaşan ağız hijyenini korumak için ideal bir yoldur.</p>
<p><b>Hamilelik döneminde dental tedaviden kaçınmak gerekir: Doğru</b><br />Bebeğin organ gelişim evresi olan hamileliğin ilk 3 ayında, etkili dental tedaviden kaçınılması gerekiyor.</p>
<p><b>Acil müdahale gerektiren durumlarda bile dental tedaviden kaçınmalıdır: Yanlış&nbsp;</b><br />Diş ya da diş eti iltihabı gibi acil durumlarda, var olan enfeksiyonun bebeğin gelişimini dental tedavinin olumsuzluklarından daha fazla etkileyebileceği düşüncesi ön plana alınmalı ve bir jinekoloğun önerileri doğrultusunda dental tedavi yapılmalıdır.</p>
<p><b>Gebelikte ağız gargarası yapılmaz: Yanlış&nbsp;</b><br />Hamilelik döneminde ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve dişeti hassasiyetini azaltır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hamileyseniz-dikkat-duyduklariniz-yalan-olabilir/sağlikhamileyseniz-dikkat-duyduklariniz-yalan-olabilir-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otuzlu yaşlarda cilt sağlığı için dikkat</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/otuzlu-yaslarda-cilt-sagligi-icin-dikkat/sağlikotuzlu-yaslarda-cilt-sagligi-icin-dikkat-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/otuzlu-yaslarda-cilt-sagligi-icin-dikkat/sağlikotuzlu-yaslarda-cilt-sagligi-icin-dikkat-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 08:33:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bizdoktoruz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[Otuzlu]]></category>
		<category><![CDATA[Otuzlu yaşlarda cilt sağlığı için dikkat-hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Otuzlu yaşlarda cilt sağlığı için dikkat-resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Otuzlu yaşlarda cilt sağlığı için dikkat-video-izle]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlarda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3430</guid>
		<description><![CDATA[Hayatın dönüm noktalarından olan otuzlu yaşlarda; yılların izleri yüzümüzde belirmeye başlar. Bu durumda panik yapmak yerine, bazı önlemler alarak ve doğru bakım yöntemleri uygulayarak, yaşlılık izlerine dur diyebilirsiniz! Yaşlanmayı geciktirmek için antiaging ürünlere başlayın, antioksidan içerikli kremler kullanın. Geceleri meyve asidi içerikli kremler sürmeden uyumayın! Erken kırışıklıkların yerleşmesini peelingle durdurun, sarkan cildinizi mezoliftingle toplayın Medical [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a><img src="" border="0"></img></a><b><span>Hayatın dönüm noktalarından olan otuzlu yaşlarda; yılların izleri yüzümüzde belirmeye başlar. Bu durumda panik yapmak yerine, bazı önlemler alarak ve doğru bakım yöntemleri uygulayarak, yaşlılık izlerine dur diyebilirsiniz!</span></b></p>
<p>Yaşlanmayı geciktirmek için antiaging ürünlere başlayın, antioksidan içerikli kremler kullanın. Geceleri meyve asidi içerikli kremler sürmeden uyumayın! Erken kırışıklıkların yerleşmesini peelingle durdurun, sarkan cildinizi mezoliftingle toplayın Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; hem ruhsal hem de fiziksel açıdan önemli bir dönüm noktası olan otuzlu yaşlardaki cilt bakımının püf noktalarını anlattı.</p>
<p><b>Ruhu da etkiler cildi de</b><br />Otuzlu yaşlar; hayatın önemli bir dönüm noktası. Hayatın sorumlulukları bu yaşlarda artar; yoğun iş temposu, evlilik düzeni ve çocuk yetiştirme arasındaki dengeyi düzene koymak için zorlu bir mücadele verilir. Dönüm noktasının olduğu otuzlu yaşlarda yaşlanma belirtileri de görülmeye başlar.</p>
<p>Ciltte birtakım değişiklikler gözlenir. Ancak alınacak bazı önlemlerle yaşlanma süreci geciktirilip, &nbsp;kişinin kendisini daha iyi hissetmesi sağlanabilir; bu ruh hali hayata karşı daha güçlü mücadele verilmesine de katkı sağlar.</p>
<p><b>Cildiniz kurur korkmayın</b><br />Ergenlik dönemi boyunca devam eden yoğun yağlanma ve akne sorunu ilerleyen yıllarda azalmaya başlar, cildin yağ salgısı ve nem salgısında azalma görülür. Bu da otuzlu yaşlarda, kişilerin daha az yağlı ve daha nemsiz bir cilde sahip olmasına neden olur.</p>
<p><b>Ergenlikteki güneş olgunlukta leke demek</b><br /><b>Cilt lekeleri kendini gösterir</b><br />Ergenlik döneminde bilinçsizce yoğun güneşe maruz kalınması bu yaşlarda ciltte etkisini gösterir. Kılcal damar genişlemeleri, cilt lekeleri belirmeye başlar. Ergenlik döneminde solaryuma girenlerde bu sorunlar daha belirgin olarak gözlenir. Yaşa bağlı olarak ciltte kollajen ve elastin salgısında azalma başlar ki<br />kırışıkların başlamasının ana nedeni bu maddelerin azalmasıdır.</p>
<p><b>Doğru ürünleri seçin</b><br />Otuzlu yaşlara merhaba diyenler, öncelikle kullanmış oldukları günlük bakım ürünlerine dikkat etmeliler. Cilt yapısına uygun olan bir temizleyiciyle cilt temizlendikten sonra, nemlendirici kullanılmalı. Yağlı cilt yapısına sahip olanlar, cildi kurutucu bir temizleyici tercih etmeli. Kuru cildi olanların da deriyi kurutmayan bir ürünle ciltlerini temizlemeleri gerekir. Tonik tarzı ürünler kuru cilde sahip olan kişiler önerilmezken, yağlı cildi olanlara tonik kullanımı uygun olur.</p>
<p><b>Şimdi antiaging zamanı</b><br /><b>Kreminiz koruyucu olsun</b><br />Kullanılacak nemlendiricinin yağlı cildi olanlarda hafif olmasına, kuru cilde sahiplerde ise yoğun yağ ve nem içermesine önem gösterilmeli. Nemlendiricide güneş koruyucu bulunması, güneşten kaynaklanan lekelerin tedavisi açısından faydalı olur.</p>
<p><b>Antioksidan kremi iyi gelir</b><br />Yaşlanmayı geciktirmek amacıyla kullanılacak antiaging ürünlerde; vitamin C, vitamin A, koenzim Q ve meyve asidi içermesine önem verilmeli. Otuzlu yaşlar, bu ürünlerin kullanılmasına başlanması açısından uygun bir zaman. Özellikle düzensiz beslenen, sigara içen ve yoğun stres altındaki kişilere antioksidan içerikli kremler önerilir.</p>
<p><b>Ölü cilt için meyve asidi</b><br /><b>Geceleri meyve asitli krem</b><br />Meyve asidi içerikli kremler ciltteki ölü tabakanın atılmasını kolaylaştırmanın yanında cilde parlaklık da kazandırır. Özellikle gece kullanımları tavsiye edilir. Gündüz kullanılacaklarsa da, arkasından güneş koruyucu sürülmeli. Göz çevresinde erken yaşlanma belirtilerinin hafifletilmesi amacıyla dermokozmetik<br />ürün kullanıma başlanmalı.</p>
<p><b>Kırışıklıkları durdurun</b><br />Otuzlu yaşlar peeling uygulamaları için çok uygun bir zaman. Peeling hem oluşmaya başlayan erken kırışıklıkların yerleşmesini durdurur, hem de ciltte bulunan lekelerin tedavisini sağlar. Özellikle derin yerleşimli olduğu düşünülen lekelerde peeling işlemi, &nbsp;krem tedavisiyle birlikte iyi bir tedavi yöntemi.</p>
<p><b>Peelingle yıllara meydan okuyun</b><br /><b>Peelinginiz de meyveli olsun</b><br />Peelingin üst tabakadaki hücrelerin soyularak atılmasını ve alttan sağlam canlı deri gelmesini sağlar. Peeling iki ya da üçer hafta arayla dört ile altı seans arasında yapılır. Peeling işlemi için kullanılacak asidin gücü, kişinin cilt yapısı ve mevcut olan soruna göre belirlenir.</p>
<p><b>Güneşten korunun</b><br />Peeling sonrası ciltte kızarıklık, hafif kabuklanma, kepeklenme gibi bulgular gözlenebilir. Bu bulgular birkaç günde nemlendiriciler ile hafifler. Peeling sonrası yeni gelen deri güneşe karşı çok hassas olacağından, güneşten korunmak çok önemli. Güneş koruyucu kullanımına tedavi sonrası da devam edilmeli.</p>
<p><b>Mezoliftingle gençleşin</b><br /><b>Sarkan cilde neştersiz önlem</b><br />Otuzlu yaşlarda ciltte görülmeye başlanan sarkma, elastikiyet kaybı ve kırışıklıklar, mezolifting ile tedavi edilebilir. Cildi yenileyen antioksidanlar, vitaminler ve mineraller, cilde nem kazandıran hyarülonik asit maddesi minik iğnelerle cilt altına enjekte edilir. Cilt nemlenmiş, parlak görünüm kazanmış ve yenilenmiş olur. Ortalama 4-6 seans, 2-4 haftalık aralıklarla uygulanır.</p>
<p><b>Boynunuz da kuğu gibi olsun</b><br />Yüz dışında boyun, dekolte bölgesi ve eller mezolifting uygulanabilen diğer alanlardır. Ağrısı minimal olduğu için uygulama öncesi lokal anestezik krem uygulanması yeterli olur. Mezoliftingin yan etkisi yok denecek kadar az.</p>
<p><b>Botoksla çizgilerin yerleşmesini engelleyin</b><br /><b>Çizgiler kader değil</b><br />Otuzlu yaşlarda hafif belirmeye başlayan çizgiler botulinum toksini ya da bilinen ismiyle botoks işlemiyle tedavi edilir. Bu yaşlarda yapılacak botoks, çizgilerin yerleşmesini engeller. Özellikle yüzün üst kısmı ve göz çevresinde bulunan çizgilerinin ortadan kalkmasında faydalı olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/otuzlu-yaslarda-cilt-sagligi-icin-dikkat/sağlikotuzlu-yaslarda-cilt-sagligi-icin-dikkat-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İkiz bebek bekleyen anne adayları</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/ikiz-bebek-bekleyen-anne-adaylari/sağlikikiz-bebek-bekleyen-anne-adaylari-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/ikiz-bebek-bekleyen-anne-adaylari/sağlikikiz-bebek-bekleyen-anne-adaylari-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 07:03:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bizdoktoruz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[adayları]]></category>
		<category><![CDATA[ANNE]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bekleyen]]></category>
		<category><![CDATA[İkiz]]></category>
		<category><![CDATA[İkiz bebek bekleyen anne adayları-hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[İkiz bebek bekleyen anne adayları-resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[İkiz bebek bekleyen anne adayları-video-izle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3428</guid>
		<description><![CDATA[İkiz gebelik, gebelikte normal şartlarda yaşanan yorgunluk hissinin sıklıkla daha fazla yaşanmasına neden olur. Vücudun ihtiyaçlarına kulak verilmeli ve mümkün olan her durumda istirahat edilmelidir.&#160; İstirahat ve uyku ikiz gebelikte daha da önemlidir.&#160;İkiz gebelik, gebelikte normal şartlarda yaşanan yorgunluk hissinin sıklıkla daha fazla yaşanmasına neden olur. Vücudun ihtiyaçlarına kulak verilmeli ve mümkün olan her durumda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a><img src="" border="0"></img></a><b><span>İkiz gebelik, gebelikte normal şartlarda yaşanan yorgunluk hissinin sıklıkla daha fazla yaşanmasına neden olur. Vücudun ihtiyaçlarına kulak verilmeli ve mümkün olan her durumda istirahat edilmelidir.&nbsp;</span></b></p>
<p><b>İstirahat ve uyku ikiz gebelikte daha da önemlidir.&nbsp;</b><br />İkiz gebelik, gebelikte normal şartlarda yaşanan yorgunluk hissinin sıklıkla daha fazla yaşanmasına neden olur. Vücudun ihtiyaçlarına kulak verilmeli ve mümkün olan her durumda istirahat edilmelidir. Özellikle gebeliğin ilk başlarında uykuya eğilim daha da belirgin olabilir. Bu, bir anlamda sizin gebelik öncesi dönemden kalan  uyku borçlarınızın  bir yansımasıdır. Uyku düzeni mutlaka sağlanmalı ve mümkünse gün içi zamanlarda da uyku için bir miktar vakit ayrılmalıdır.</p>
<p><b>Egzersiz &nbsp;ikiz gebelikte mutlaka sınırlandırılmalıdır.&nbsp;</b><br />Tekil gebeliklerde günlük egzersizler her anne adayına mutlaka önerilmektedir. Bu, ikiz gebelik için de, belli şartlar yerine geldikçe aynen geçerlidir. Egzersiz uygun koşullarda kilo almak, gece rahat uyumak, doğuma hazırlık yapmak, gebeliğe bağlı belirtileri daha hafif yaşamak ve hatta hiç yaşamamak ve anne adayının kendini ruhsal ve bedensel olarak iyi hissetmesi açısından son derece önemlidir.</p>
<p>İkiz gebelikte erken doğum yapma riskinin nispeten artmış olması, özellikle ikinci trimesterden (gebeliğin ikinci üç ayı) itibaren yorucu egzersizlere ara verilmesini gerektirir.  Yorucu egzersiz  terimini tanımlamak güç olmakla beraber, önerimiz ikiz gebelikte ikinci trimesterden itibaren yürüme ve yüzme dışında kalan egzersizlerin yapılmaması yönündedir. Yine gebeliğin hangi aşamasında olunursa olunsun egzersizler mutlaka gebeliği takip eden doktor tarafından onaylandıktan sonra uygulanmalıdır.</p>
<p><b>Beslenme endash  Üç (veya daha fazla) kişilik beslenilmesi gerekir  fikri yanlıştır.&nbsp;</b><br />İkiz gebeliği olan anne adayları günlük besin ihtiyaçları konusunda öncelikle kendi bedenlerinden gelen sinyallere güvenmelidirler. Beyinde bulunan açlık merkezi bedenin ihtiyaçlarını size bildirecek ve daha fazla ancak yeterince gıda almanızı sağlayacaktır. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta protein ve kalsiyum içerikli gıdaların daha fazla tüketilmesidir. Tekil gebelikte olduğu gibi çoğul gebeliklerde de aşırı yağlı ve aşırı karbonhidratlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Sıvı, vitaminler ve demirle ilgili öneriler aşağıdadır.</p>
<p><b>Sıvı alımı ikiz gebelikte mutlaka artırılmalıdır.&nbsp;</b><br />Sıvı ve özellikle de su yaşamın vazgeçilmez bir maddesidir. Gebelik döneminde böbreklerin daha hızlı çalışması, vücudun sıvı miktarının artması ve nihayet büyümekte olan bebeğin (bebeklerin) artmış olan ihtiyaçları nedeniyle sıvı alımı artmalıdır. Günlük alınması gereken minimum miktar 2-2.5 litre olmalı ve susama hissi olmasa dahi belli aralıklarla düzenli olarak sıvı gıda alımı sürdürülmelidir.<br />Sıvı dengesinin bozulmasının erken doğum riskini artıran durumlardan biri olabileceği her zaman hatırlanmalıdır.</p>
<p><b>Vitaminler ve demire &nbsp;ikiz gebelikte ihtiyaç önemli derecelerde artar.</b><br />Vitaminlerin doğal kaynakları olan sebze ve meyveler arasında en faydalı olanları bulunulan mevsimin sebze ve meyveleridir. Bunlar mevsimin özelliklerine göre ihtiyaç duyduğumuz maddeleri daha bol içerirler (kış meyve ve sebzelerinin C vitamininden zengin olması, yaz sebze ve meyvelerinin ise sıvı içeriğinin daha fazla olması gibi).</p>
<p>Vitaminleri doğal kaynaklarından almak her zaman ideal olmakla beraber yeterince iyi beslenmediğini düşünen anne adayları gebeliği takip eden doktorun önerisine göre gebelikte kullanılmaya uygun vitamin ilaçlarından faydalanabilirler.</p>
<p>Özellikle gebeliğe yetersiz demir depolarıyla başlayan anne adayları gebelik döneminde doktor tarafından önerilen demir içerikli ilaçları mutlaka düzenli olarak kullanmalıdırlar. İkiz gebelik gibi ihtiyacın daha da yüksek olduğu durumlarda bu ilaçlar kansızlık gelişmesinin engellenmesinde oldukça işe yararlar.</p>
<p><b>İş Yaşamı endash  İkiz gebeliği olan anne adayları daha erken bir dönemde izne ayrılmalıdır.</b><br />Doktorlar ikiz gebelikte daha çok yatak istirahatı verme eğilimindedir ve erken doğum riskinin engellenmesi açısından doktorun bu önerisi mutlaka dikkate alınmalıdır. Yine özellikle bedensel ve ruhsal olarak daha yoğun bir baskı altında olunan mesleklerde çalışanlar başta olmak üzere çoğul gebelik taşıyan tüm anne adaylarının doğum öncesi iznine daha erken bir dönemde ayrılması önemlidir.</p>
<p><b>Cinsel Yaşam endash  Doktorun önerilerine uyulmalıdır.&nbsp;</b><br />Tekil gebelikte cinsel yaşamın gebeliğin sonuna kadar devam ettirilebileceğini savunan doktorlar olmakla beraber ebeliğin ilk iki ayı ve/veya son iki ayı kısıtlama yapılması gerektiğini düşünen doktorlar da vardır. Aynı farklı görüşler ikiz gebelikler için de var olmakla beraber bizim önerimiz erken doğum riskini artırmama açısından 28. haftadan itibaren cinsel yaşama ara verilmesi yönündedir. Diğer dönemlerde ise gebeliği takip eden doktorun önerilerine mutlaka uyulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/ikiz-bebek-bekleyen-anne-adaylari/sağlikikiz-bebek-bekleyen-anne-adaylari-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyon genç kalpleri yoruyor!</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/depresyon-genc-kalpleri-yoruyor/sağlikdepresyon-genc-kalpleri-yoruyor-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/depresyon-genc-kalpleri-yoruyor/sağlikdepresyon-genc-kalpleri-yoruyor-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 07:03:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bizdoktoruz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon genç kalpleri yoruyor!-hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon genç kalpleri yoruyor!-resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon genç kalpleri yoruyor!-video-izle]]></category>
		<category><![CDATA[Genç]]></category>
		<category><![CDATA[kalpleri]]></category>
		<category><![CDATA[yoruyor!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3426</guid>
		<description><![CDATA[Yapılan araştırmalarda depresyon geçirenlerin kalp rahatsızlığı sonucu ölüm oranı, depresyon geçirmeyenlere göre 2.5 kat fazla çıktı. Depresyon, gençlerin kalbini yoruyor. 40 yaş altında depresyonlu erkeklerin kalp krizi sonucu ölme ihtimali 3.5 kat, kadınların ise 14.5 kat fazla. Amerikalı bilim adamları, sonuçları Psychiatry Dergisi nde yayımlanan araştırmada, yaşları 17 ile 39 arasında değişen, kalp rahatsızlığı bulunmayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a><img src="" border="0"></img></a><b><span>Yapılan araştırmalarda depresyon geçirenlerin kalp rahatsızlığı sonucu ölüm oranı, depresyon geçirmeyenlere göre 2.5 kat fazla çıktı.</span></b></p>
<p>Depresyon, gençlerin kalbini yoruyor. 40 yaş altında depresyonlu erkeklerin kalp krizi sonucu ölme ihtimali 3.5 kat, kadınların ise 14.5 kat fazla. Amerikalı bilim adamları, sonuçları  Psychiatry Dergisi nde yayımlanan araştırmada, yaşları 17 ile 39 arasında değişen, kalp rahatsızlığı bulunmayan 7600 kişinin sağlık verilerini 15 yıl takip etti. Deneklerin yüzde 7 sine depresyon teşhisi konuldu, yüzde 5.5 inin daha önce intihar girişiminde bulunduğu tespit edildi.</p>
<p>15 yıl içerisinde depresyon geçirenlerin kalp rahatsızlığı sonucu ölüm oranı, depresyon geçirmeyenlere göre 2.5 kat fazla çıktı. Bu oranın, daha önce intihar girişiminde bulunmuşlarda 3.2 kat olduğu görüldü. Ölümcül kalp krizi riskinin ise depresyon geçirenlerde 4 kat fazla, intihar girişiminde bulunmuşlarda 7 kat fazla olduğu tespit edildi. Araştırma, depresyon geçiren veya intihar girişiminde bulunan kadınların kalp krizi sonucu ölme ihtimalinin diğer kadınlara göre 14.5 kat, erkeklerde bu oranın 3.5 kat olduğunu gösterdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/depresyon-genc-kalpleri-yoruyor/sağlikdepresyon-genc-kalpleri-yoruyor-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi besin tok tutar, hangisi açlığa neden olur?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hangi-besin-tok-tutar-hangisi-acliga-neden-olur/sağlikhangi-besin-tok-tutar-hangisi-acliga-neden-olur-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hangi-besin-tok-tutar-hangisi-acliga-neden-olur/sağlikhangi-besin-tok-tutar-hangisi-acliga-neden-olur-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 07:00:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bizdoktoruz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[açlığa]]></category>
		<category><![CDATA[Besin]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi besin tok tutar]]></category>
		<category><![CDATA[hangisi]]></category>
		<category><![CDATA[hangisi açlığa neden olur?-hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hangisi açlığa neden olur?-resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[hangisi açlığa neden olur?-video-izle]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olur?]]></category>
		<category><![CDATA[tok]]></category>
		<category><![CDATA[tutar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3424</guid>
		<description><![CDATA[Bazı yiyecekler bizi tok tutacağı yerde daha da acıkmanızı sağlıyor. Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için işte dikkat etmemiz gereken önemli ayrıntılar Tok tutan besinlerYumurta: Yapılan araştırmalar sabahları kahvaltıda bir adet yumurta tüketen kadınların, aynı kalori miktarına sahip bagel tüketenlere nazaran daha çok kilo verdiği gösteriyor. Sadece 70 kalori olan yumurtanın içerisinde bulunan altı gram [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a><img src="" border="0"></img></a><b><span>Bazı yiyecekler bizi tok tutacağı yerde daha da acıkmanızı sağlıyor. Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için işte dikkat etmemiz gereken önemli ayrıntılar</span></b></p>
<p><b>Tok tutan besinler</b><br />Yumurta: Yapılan araştırmalar sabahları kahvaltıda bir adet yumurta tüketen kadınların, aynı kalori miktarına sahip bagel tüketenlere nazaran daha çok kilo verdiği gösteriyor. Sadece 70 kalori olan yumurtanın içerisinde bulunan altı gram protein kendinizi daha uzun süre tok hissetmenize neden oluyor. Ayrıca yumurta enerjiyi de artırıyor.<br />Çorba: Her ne kadar çorbanın içerisinde un bulunduğu için diyet menülerinde çok az önerilse de, içerisinde su bulunduğu için özellikle de doğal olanlar çok uzun süre kendinizi tok hissetmenize neden oluyor. Başlangıç olarak çorba tüketirseniz, ana yemeğe geçtiğinizde beyin kısa sürede  yeteri kadar yediniz  sinyali vermeye başlıyor. Böylece aşırı tüketmekten kaçmış oluyorsunuz.<br />Avokado: Avokadonun içerisinde bulunan tekli doğmamış yağ, potasyum, E vitamini ve folik asit kişiyi, diğer besinlere nazaran daha çabuk doyuruyor ve uzun süre tok tutuyor.<br />Yulaf: Sabah kahvaltıda tükettiğiniz yulaf ezmeleri bu kahvaltının kaburgalarınıza yapışmasına neden oluyor. Üstelik üzerine süt eklemeden bile dört ile yedi gram arası protein içermesi bir hayli şaşırtıcı! Süt ile birlikte tüketildiğinde ekstra enerji sağlayan bu besinin birçok farklı faydası bulunuyor.<br />Fasulye ve mercimek: Bu iki besinden birini tükettiğiniz zaman uzun bir süre başka bir yemek istemediğinizi fark edeceksiniz. Üç yemek kaşığından oluşan bir porsiyonda kolay kırılmayan kompleks karbonhidratlardan oluşan yedi gram protein yer alıyor. Tüm bu içerikler de bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcı oluyor.<br />Ceviz, badem ve fıstık: Lif, protein ve yağ üçlüsünün muhteşem bir kombinasyonu olan bu besinler kolesterolünüzü düşük tutmaya yardımcı olurken, ara öğünler için çok ideal bir alternatif. Açlığınızı bastırmanıza yardımcı olan bu üçlüyü çok fazla kalori içerdiği için az oranda tüketmeye özen göstermelisiniz.<br />Nane: Kokusuyla sakinleştirme özelliğine sahip olan nane açlığı da yok ediyor. Çalışma odanızda nane içerikli bir mum yakabilir ya da gün içerisinde acıktığınızı hissettiğiniz zaman ara öğün tüketmek yerine nane çayı içebilirsiniz.<br />Yağlı balık: Somon, ton, sardunya, uskumru ve ringa gibi yağlı balıklar yüksek miktarda Omega-3 içerdikleri için kolesterolün düşmesine ve metabolizmanın daha hızlı çalışmasına neden oluyor. Ayrıca Omega-3 metabolizmayı yağ yakması ya da depolaması için direkt etkileyen leptin hormonunun doğru şekilde çalışmasına da yardımcı oluyor.</p>
<p><b>Açlığa neden olan besinler</b><br />Pasta ve hamurlu ürünler: Hiç kahvaltıda yediğiniz kocaman kruvasandan sadece yarım saat sonra sanki hiçbir şey yememiş gibi kendinizi aç hissettiğiniz oldu mu? Bunun nedeni beyaz şeker ile un içeren basit karbonhidratların lif içermemesi oluşu ve çok az miktarda vitamine sahip olması. Bu tip besinleri tükettiğiniz an insülinde hızlı bir artışa ve beraberinde şeker kırılmasına neden oluyor. Bu nedenle de kısa bir sürede kendinizi aç hissetmeye başlıyorsunuz.<br />İşlenmiş mısır gevreği: Fırınlanmış hamur ürünleri gibi mısır gevreği de kahvaltı için uygun bir seçenek değil. Yüksek karbonhidrat içeren bu besinin ne yazık ki enerji vermiyor. Bu nedenle mısır gevreği yerine yulaf tüketmeye özen göstermelisiniz.<br />Diyet gazlı içecekler: Her ne kadar sıfır kaloriye sahip gazlı içecek tüketmenin daha sağlıklı olduğunu düşünseniz de, yapılan araştırmalar işlenmiş tatlandırıcıların açlığa ve şeker aşermenize neden oluyor.<br />Kızarmış patates: Yüksek oranda karbonhidrat ve tuz içerdiği için kızarmış patates tükettikçe, daha fazla tüketme isteği ortaya çıkıyor. Patates sebze reyonunda yer almasına rağmen ne yazık ki kızartma ve tuz ile birlikte bir hayli zararlı bir besin haline geliyor.<br />Hazır Çin yemekleri: Birçok Çin restoranında eve servis yapılan yemeklere MSG ekleniyor. İşlenmiş yemekleri daha lezzetli bir hale getiren bu karışım daha çok acıkmanıza neden oluyor. Eğer dikkat ederseniz, Çin yemeklerini sevenlerin büyük bir kısmı restoran yerine evde yemek yemeyi tercih ediyor.<br />Süt, tereyağı ve peynir: Bilim adamları yumurta, tereyağı, palmiye yağı ve peynir içerisinde bulunan hurma yağının doyduğunuz zaman size sinyal veren ensülin ve leptin hormonu salgılanmasında azalmaya neden olduğunu dile getiriyor. Özellikle hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda sadece bu besinleri tüketenlerin üç günün sonunda kilo aldığı görülüyor.<br />Alkol: Birçok kişi iş çıkışı kendini aç hissetmediği için aperitif yiyecekler tüketmek yerine içki içmeyi tercih ediyor ve iki kadeh şarabın sonunda kendisini açlıktan ölürken buluyor. Marie Claire&#8217;in haberine göre; yapılan araştırmalar özellikle bira ile kırmızı şarabın aşırı açlık hissi yarattığını gösteriyor.<br />Aromalı yoğurt: Her ne kadar yoğurt yoğun miktarda kalsiyum içerdiği için sağlıklı besinler arasında yer alsa da şeker ve şurup ile aromalandırıldığı zaman kilo alımına ve açlık hissine neden oluyor. Bu nedenle meyveli yoğurt almadan içeriğine dikkatli bir şekilde bakmalı ya da sade bir yoğurt tercih ederek istediğiniz ek içerikleri kendiniz katmalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hangi-besin-tok-tutar-hangisi-acliga-neden-olur/sağlikhangi-besin-tok-tutar-hangisi-acliga-neden-olur-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

