<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cinsel Saglik &#187; Şeker hastalığı</title>
	<atom:link href="http://www.bizdoktoruz.com/category/seker-hastaligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bizdoktoruz.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Sep 2011 20:22:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Diyabet hastaları için aşı</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/diyabet-hastalari-icin-asi/sağlikdiyabet-hastalari-icin-asi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/diyabet-hastalari-icin-asi/sağlikdiyabet-hastalari-icin-asi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:37:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/diyabet-hastalari-icin-asi/sağlik-diyabet-hastalari-icin-asi-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlarca geliştirilen diyabet aşısı, Londra’da hastalar üzerinde denenecek ve olumlu sonuç alınması halinde piyasaya sürülecek. Aşının, ensülinin vücuda verdiği zararı önlediği belirtiliyor… Şeker aşısının, yakında insanlar üzerinde ilk kez deneneceği bildirildi. The Times gazetesinin haberine göre, tip 1 şeker hastalığına karşı geliştirilen aşı, İngiltere’de 40 yaşın üstündeki 18 hasta üzerinde denenecek. Bristol Üniversitesi’nden Profesör Colin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uzmanlarca geliştirilen diyabet aşısı, Londra’da hastalar üzerinde denenecek ve olumlu sonuç alınması halinde piyasaya sürülecek. Aşının, ensülinin vücuda verdiği zararı önlediği belirtiliyor…<br />
Şeker aşısının, yakında insanlar üzerinde ilk kez deneneceği bildirildi. The Times gazetesinin haberine göre, tip 1 şeker hastalığına karşı geliştirilen aşı, İngiltere’de 40 yaşın üstündeki 18 hasta üzerinde denenecek. Bristol Üniversitesi’nden Profesör Colin Dayan, Clinalfa şirketince üretilen aşının ilk denemeleri başarılı olursa 18 ay boyunca daha ayrıntılı testler yapılacağını söyledi.<br />
Sayı gittikçe artıyor<br />
The Times gazetesi, insan üzerindeki aşı deneylerinin, şeker hastalığı bakımından ensülinin keşfinden bu yana en önemli gelişme olduğunu yazdı.<br />
İngiltere’de 300 bin tip 1 diyabet hastası bulunuyor. Her gün ensülin iğnesi olması gereken bu kişiler, şeker hastalığının getirdiği birçok riskle de karşı karşıya. Tüm bunların yanında şeker hastalığının görülme sıklığı her geçen gün hız kazanıyor.</p>
<p>Tip 2 diyabet hastalığı daha çok yaşlı ve genellikle kilolu kişilerde görülürken, çocukluk çağındaki obezite sorununun artması ile gençlerde de görülmeye başlandı.<br />
Farelerde denendi<br />
Diyabet hastalığının ortaya çıkmasında genetik yatkınlık büyük rol oynuyor. İyileştirme kadar koruma amaçlı da kullanılacak yeni aşının, ailesinde diyabet riski taşıyanlarda hastalığın gelişimini engelleyebileceği belirtiliyor.<br />
Londra’daki Bristol Üniversitesi ve King’s Koleji’ndeki bilim adamlarının geliştirdiği aşı, fareler üzerinde başarılı sonuç verdi.<br />
Aşı ile enjekte edilen protein, ensülinin vücuda verdiği zararı durdurdu, diyabetli hayvanları geri kalan yaşamlarında hastalıktan korudu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/diyabet-hastalari-icin-asi/sağlikdiyabet-hastalari-icin-asi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğal ürünler diyabetlilerin en yakın dostu</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/dogal-urunler-diyabetlilerin-en-yakin-dostu/sağlikdogal-urunler-diyabetlilerin-en-yakin-dostu-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/dogal-urunler-diyabetlilerin-en-yakin-dostu/sağlikdogal-urunler-diyabetlilerin-en-yakin-dostu-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:37:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[amerikan ginsengi]]></category>
		<category><![CDATA[beta hücresi]]></category>
		<category><![CDATA[beta hücresi fonksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[insülin etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[kan şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[kore ginsengi]]></category>
		<category><![CDATA[öğün sonrası yükselişler]]></category>
		<category><![CDATA[tip 1 diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[tip 2 diyabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/dogal-urunler-diyabetlilerin-en-yakin-dostu/sağlik-dogal-urunler-diyabetlilerin-en-yakin-dostu-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Diyabet hastası, insülin kullanıyorsa beslenme programı çok önemlidir. Az ve sık şekilde günde üçü ana, ikisi ara öğün olmak üzere 5-6 kez beslenmelidir. Taze sebze-meyveler de, vitamin ve mineraller açısından çok zengindir. Aynı zamanda kan şekerinin azaltılan posa çeşitlerini içerirler. Pişirildiğinde vitaminler kaybolsa da içerdikleri posa yararlıdır. Tip 1 diyabeti olan kişilerde, terapi hedeflerine doğal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Diyabet hastası, insülin kullanıyorsa beslenme programı çok önemlidir. Az ve sık şekilde günde üçü ana, ikisi ara öğün olmak üzere 5-6 kez beslenmelidir. Taze sebze-meyveler de, vitamin ve mineraller açısından çok zengindir. Aynı zamanda kan şekerinin azaltılan posa çeşitlerini içerirler. Pişirildiğinde vitaminler kaybolsa da içerdikleri posa yararlıdır.<br />
Tip 1 diyabeti olan kişilerde, terapi hedeflerine doğal ürünlerin desteği ile ulaşabilmek için şunlar gereklidir:<br />
1. Beta hücresi fonksiyonlarının korunması ve otoimmün sürecin muhtemel geri kazanımı<br />
2. Daha düşük dosajların kullanımına imkan verecek şekilde insülün terapisinin etkinliğinin artırılması<br />
3. Kan şekeri seviyelerinde öğünlerden sonra görülen yükselişlerin azaltılması<br />
Beta hücresi fonksiyonlarının korunması<br />
Teşhis konur konmaz ya da en geç bir yıl içinde tedaviye başlanmalıdır. İki temel tamamlayıcı, B3 vitamininin niasinamid formu ve yeşil çay ekstresi ya da Pterocarpus marsupium adlı bitkidir. Nikotinamid de denilen niasinamidin (B3 vitamini), pankreastaki beta hücrelerinin bağışıklık sistemi tarafından yok edilmesini kısmen önlediği ve bu süreci geriletebileceği görülmüştür. Dosaj takviyesi vücut kilosuna göre belirlenmektedir. Her bir kilo için 25-50 mg niasinamid alınmalıdır. Genellikle iyi tolere edilir ve yan tesiri yok. Bununla birlikte yüksek doz alındığında karaciğere zarar verebileceğinden, her üç ayda bir karaciğer enzimlerine kan testi yapılması öneriliyor. Pterocarpus bitkisinin Hindistan’da diyabetin tedavisinde kullanılması çok eskilere dayanmaktadır. Pterocarpus’a ek olarak, epicatechin birkaç bitkide daha yoğun olarak bulunmaktadır. Özellikle yeşil çayda yüzde 3 oranında bulunur. Pterocarpus ticari olarak bulunmadığından, onun yerine yeşil çay kullanılabilir. Tavsiye edilen miktar; günde en az iki fincan yeşil çay.<br />
İnsülin etkinliğinin artırılması<br />
İlk adım; diyet, yaşam tarzı ve tamamlayıcı kullanmaktır. Krom, E vitamini, magnezyum, vanadyum, manganez ve biotin (B vitamini), Kore ginsengi ekstresi gereken önemli besinlerden bazılarıdır. Biotin; karbonhidratların, yağların ve aminoasitlerin üretiminde ve kullanılmasında işlevi olan bir B vitaminidir. Biotin olmaksızın, şeker metabolizması ciddi şekilde bozulmaktadır. Biotin, insülin duyarlılığını artırdığı ve glikokinaz enziminin etkisini artırdığı görülmüştür.</p>
<p>Öğün sonrası yükselişlerin önlenmesi<br />
Kan şekeri seviyesinde öğünlerden sonraki yükselişlerin önlenmesinin birinci adımı; glisemik indeksi ve glisemik yükü düşük bir diyettir. Bazı doğal ürünler, kan şekeri seviyesini kontrol etmenin yanı sıra, tip 1 diyabet hastalarının çoğunda görülen komplikasyonlarla başa çıkmada da oldukça önemlidir. Örneğin acı kavun. Asya’da sebze olarak yenilmesinin yanında, olgunlaşmamış acı kavun, halk arasında diyabet tedavisinde kullanılmaktadır. Olgunlaşmamış meyvenin suyunun ya da ekstresinin, kan şekeri düşürücü etkisi kanıtlanmıştır.<br />
Tip 2 diyabet için doğal ürünler<br />
Tip 2 diyabetin, obezite ve insülin duyarlılığının azalması gibi fizyolojik stres faktörleri ile birleşmesi nedeniyle tip 1 diyabete göre daha karmaşık olduğunu unutmayın. Tip 2 diyabeti olan kişilerde, terapi hedeflerine doğal ürünlerin (ya da ilaçların) desteği ile ulaşabilmek için şunlar gereklidir:<br />
- İnsülin fonksiyonunun duyarlılığının artırılması<br />
- Kan şekeri seviyesinde öğünlerden sonra görülen yükselişlerin azaltılması<br />
İnsülin duyarlılığı ve fonksiyonlarının artırılmasındaki ilk adım ideal vücut kilosuna erişmek ve güçlü bir multivitamin-mineral kullanmaktır. Gymnema sylvestre ekstresi, Amerikan ginsengi, Kore ginsengi, çemenotu tohumu ekstresi, soğan ve sarımsağın fazla miktarda alınması gerekmektedir. İnsülin alımını daha da artırmak gerekiyorsa, reçeteli ilaçlar kullanılmalıdır.<br />
Kan şekerinde öğünlerden sonra görülen yükselmeler, hem tip 1 hem de tip 2 diyabette biyokimyasal tahribata neden olabilir. Bundan dolayı diyetsel tavsiyeleri izlemenin yanında, birkaç doğal ürün kullanılabilir (en önemlileri; lif tamamlayıcıları, doğal glikozidaz inhibitörleri ve Amerikan ginsengi). Lif tamamlayıcıların kan şekeri kontrolünü artırdığı, insülin seviyesini düşürdüğü ve vücut tarafından emilen kalorileri azalttığı görülmüştür. En iyi lif kaynakları; glucomannan (konjak kökünden elde edilir), karnıyarıkotu, guar zamkı, yağı alınmış çemenotu tohumu ya da lifi, deniz yosunu lifleri ve pektindir. Ayrıca, touchi ektresi (fermente bir soya fasulyesi ürünü) ve dut ekstresi de etkilidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/dogal-urunler-diyabetlilerin-en-yakin-dostu/sağlikdogal-urunler-diyabetlilerin-en-yakin-dostu-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik sorunları şeker hastası yapıyor</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/evlilik-sorunlari-seker-hastasi-yapiyor/sağlikevlilik-sorunlari-seker-hastasi-yapiyor-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/evlilik-sorunlari-seker-hastasi-yapiyor/sağlikevlilik-sorunlari-seker-hastasi-yapiyor-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:37:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[kan şekeri yüksekliği]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastası]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[stresi ölçmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/evlilik-sorunlari-seker-hastasi-yapiyor/sağlik-evlilik-sorunlari-seker-hastasi-yapiyor-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Texas Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, 1187 diyabetik olmayan evli Amerikalıda yaptıkları çalışmada, evliliklerinde yoğun stres yaşadığını belirten çiftlerin 8 yıl içinde Tip 2 diyabete yakalanma olasılığının diğerlerinden 2 kat yüksek olduğunu buldular. Stresi ölçmek için 9 maddelik bir test uygulandı. Mali sorunlar, cinsel uyumsuzluk gibi evlilik stresi faktörleri bu çalışmada incelenmedi. Uzmanlar, stresin neden olduğu kan şekeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Texas Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, 1187 diyabetik olmayan evli Amerikalıda yaptıkları çalışmada, evliliklerinde yoğun stres yaşadığını belirten çiftlerin 8 yıl içinde Tip 2 diyabete yakalanma olasılığının diğerlerinden 2 kat yüksek olduğunu buldular.<br />
Stresi ölçmek için 9 maddelik bir test uygulandı. Mali sorunlar, cinsel uyumsuzluk gibi evlilik stresi faktörleri bu çalışmada incelenmedi.</p>
<p>Uzmanlar, stresin neden olduğu kan şekeri yükselmesinin diyabete neden olabileceğini belirtiyor. Kan şekeri yüksekliği, bilindiği gibi, diyabetin başlıca bulgusu…<br />
Ayrıca uzmanlar, boşanmanın koruyucu olmadığını ve ayrılanlarda da hastalığın sık görülmeye devam ettiğini bildirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/evlilik-sorunlari-seker-hastasi-yapiyor/sağlikevlilik-sorunlari-seker-hastasi-yapiyor-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şekeri azaltma yöntemleri</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/sekeri-azaltma-yontemleri/sağliksekeri-azaltma-yontemleri-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/sekeri-azaltma-yontemleri/sağliksekeri-azaltma-yontemleri-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:37:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[abur cuburlar]]></category>
		<category><![CDATA[besin seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çok konsantreli şeker]]></category>
		<category><![CDATA[doğru beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[insan metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[işlenmiş karbonhidratlar]]></category>
		<category><![CDATA[metabolizma bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[meyve suyu]]></category>
		<category><![CDATA[saf şeker]]></category>
		<category><![CDATA[saf şeker tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şeker tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[toplam şeker]]></category>
		<category><![CDATA[yapay tatlandırıcılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/sekeri-azaltma-yontemleri/sağlik-sekeri-azaltma-yontemleri-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Çok konsantreli saf şeker tüketimi insan metabolizmasında telafisi mümkün olmayan bozukluklara yol açabiliyor. Bu nedenle baklava, çikolata, pasta gibi saf şekerli yiyecekleri mümkün olduğunca az tüketmek gerekiyor. İşte uzmanlara göre vücudun aldığı şeker miktarını azaltmanın yolları… Besinlerinize şeker eklemeyin Bu aldığınız şeker miktarını derhal düşürebilmek için en basit ve temel yoldur. En önemli hedefleriniz mısır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Çok konsantreli saf şeker tüketimi insan metabolizmasında telafisi mümkün olmayan bozukluklara yol açabiliyor. Bu nedenle baklava, çikolata, pasta gibi saf şekerli yiyecekleri mümkün olduğunca az tüketmek gerekiyor. İşte uzmanlara göre vücudun aldığı şeker miktarını azaltmanın yolları…<br />
Besinlerinize şeker eklemeyin<br />
Bu aldığınız şeker miktarını derhal düşürebilmek için en basit ve temel yoldur. En önemli hedefleriniz mısır gevreği, kahve ve çaya şeker eklememek olsun.<br />
“Sağlıklı şeker” aldatmacalarına kanmayın<br />
Kahverengi şeker, turbinado şeker, ham şeker… Vücudunuz düşünüldüğünde hepsi hemen hemen aynı şeydir.<br />
İşlenmiş karbonhidratlardan uzak durun<br />
İşlenmiş karbonhidrat alımınızı azaltmak ya da bitirmek için gerçekten uğraş verin. Birçok işlenmiş karbonhidrat (ekmek, simit, makarnalar ve abur cuburlar) yediğiniz anda saf glikoz kadar hızlı bir şekilde şekere dönüşen un ve diğer malzemelerle doludur. Bu şeker trigliserid olarak depolanır, bu ise yağ demenin kulağa daha hoş gelen halidir.<br />
Abur cuburlara dikkat edin<br />
En büyük mitlerden biri de yağ içermeyen yiyeceklerin size kilo aldırmayacağıdır. Yağ içermeyen kalori içermeyen demek değildir ve pekçok yağsız abur cubur şekerle yüklenmiştir.<br />
Renk için alışverişe çıkın<br />
Alışveriş torbanız ne kadar renkliyse o kadar iyidir. Taze sebze ve meyveler aldığınızı gösterir.</p>
<p>Yiyecek dedektifi olun<br />
Bu ipucu harika bir yazar ve beslenme uzmanı olan Anne Louise Gittleman’dan. Aynı zamanda şunu ekliyor; “Şekeri azaltmak için önce nerede olduğunu öğrenmelisiniz. Yiyeceklerin paket üstü bilgilerini okumaya başlayın.”<br />
Yapay tatlandırıcılardan uzak durun<br />
Ne yazık ki yapay tatlandırıcılar şeker ve karbonhidrata olan isteği artırır. Gittleman’a göre, aynı zamanda vücutta depolanan ve kan şekeri metobolizmasını düzenlemek için gerekli olan kromu da azaltırlar.<br />
Hesaplamayı iyi yapın<br />
Paketin üzerinde ‘toplam şeker’ diyen bölüme bakın ve gram miktarını dörde bölün. İşte bu alacağınız şeker miktarının çay kaşığı cinsinden hesabını verir. Sadece bu egzersiz bile sizi korkutmaya yetecektir.<br />
Meyveyi sınırlayın<br />
Meyve şeker ihtiva eder ama aynı zamanda lif ve iyi besinler de sağlar. Sadece miktarı abartmayın. Kilo kaybı için günde en fazla iki porsiyon idealdir.<br />
Meyve suyunu bırakın<br />
Meyve suları saf şekerdir ve taze meyvede lif veya yararlı diğer mineralleri içermez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/sekeri-azaltma-yontemleri/sağliksekeri-azaltma-yontemleri-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker hastalığına bağlı ayak yaraları</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/seker-hastaligina-bagli-ayak-yaralari/sağlikseker-hastaligina-bagli-ayak-yaralari-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/seker-hastaligina-bagli-ayak-yaralari/sağlikseker-hastaligina-bagli-ayak-yaralari-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:37:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[amputasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ayak hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[ayak kesilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ayak yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[ayaklarda yaralanma]]></category>
		<category><![CDATA[Böcek sokmaları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet tanısı]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetik ayak problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetik ayak yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan ısırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[ülser]]></category>
		<category><![CDATA[yanıklar]]></category>
		<category><![CDATA[yara infeksiyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/seker-hastaligina-bagli-ayak-yaralari/sağlik-seker-hastaligina-bagli-ayak-yaralari-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Diyabetin tedavisinde tıptaki bilgi ve teknolojideki hızlı ilerlemeye rağmen diyabetik ayak problemleri önemli bir sağlık sorunu olarak karşımızda durmaya devam etmektedir. Diyabetik ayak yaraları önemli bir hastalık, ölüm ve ekonomik kayıp nedenidir. Diyabete bağlı hastane yatışlarının en sık nedenidir. Yaşam boyu diyabetik ayak geliştirme riski % 25’tir ve her 30 saniyede bir dünya üzerinde bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Diyabetin tedavisinde tıptaki bilgi ve teknolojideki hızlı ilerlemeye rağmen diyabetik ayak problemleri önemli bir sağlık sorunu olarak karşımızda durmaya devam etmektedir. Diyabetik ayak yaraları önemli bir hastalık, ölüm ve ekonomik kayıp nedenidir. Diyabete bağlı hastane yatışlarının en sık nedenidir.<br />
Yaşam boyu diyabetik ayak geliştirme riski % 25’tir ve her 30 saniyede bir dünya üzerinde bir yerlerde diyabete bağlı uzuv kaybı gelişmektedir. Dünya genelinde travma dışı nedenlere bağlı ayak kesilmesi (amputasyon) sebepleri arasında diyabet birinci sırada yer almaktadır ve tüm amputasyonların % 25-90’ını kapsamaktadır. Diyabetik bir bireyin yıllık ayak ülseri geliştirme riski % 2-6, sıklığı % 3-8’dir. Tekrarlama riski 1. yılda % 34, 3. yılda % 61, 5. yılda % 70’tir. Ortalama iyileşme süresi 11-14 haftadır ve yıllık ayak kesilmesi (amputasyon) oranı % 15’tir. Diyabet için yapılan harcamaların % 20’si ayak problemleri için olmaktadır. Buna karşın sadece iyi bir hasta eğitimi ve bakım ile kolaylıkla önlenebilen tek diyabet komplikasyonudur.<br />
Diyabetik ayak yaralarının sebebi<br />
Diyabetik ayak ülserlerinin ana nedeni damarsal problemlerden kaynaklanan nöropati (sinir hasarı) ve/veya iskemi (kanlanma azalması) dir. Diyabet tanısı konduğu anda hastaların % 10’unda nöropati veya vasküler hastalık mevcuttur. Tanı konduktan sonraki ilk bir yıl ayak ülserleri ve amputasyon için en riskli dönemdir. Nöropatiye bağlı ülserler en sık görülen şekildir ve duyusu azalmış ayağa uygunsuz mekanik yük binmesi neticesinde doku hasarı oluşması ile meydana gelir. Azalmış duyu hissi sonuçta dokunma, derin basınç, ısı ve eklem pozisyon algılamasında azalmaya yol açar. Periferik damar hastalığı diyabette özellikle diz ve topuk arasındaki damarları etkiler. Kan akımı azalmış ve yeterince beslenemeyen dokunun mekanik hasarı kolaylıkla iskemik ülser açılmasına neden olmaktadır. Otonom sinir hasarı ayakta terlemeyi azaltarak ayağın kurumasına ve derinin çatlamasına neden olarak enfeksiyon girişine ve yayılmasına zemin hazırlar.<br />
Ülsere neden olan ayak hasarı travma (delici bir obje üzerine basmak), tekrarlayan (çıplak ayakla yürümek veya uygunsuz ayakkabı) veya sürekli (uzun süreli basınç uygulanması-yatağa bağımlı hastalarda topuk sürtünmesi) bir mekanik stres neticesinde gelişir. Yanıklar, böcek sokmaları veya hayvan ısırmaları gelişmekte olan ülkelerde diğer nedenler arasındadır. Eklem hareketinde azalma, ayakta oluşan nasırların uygunsuz tedavisi, kötü ayak hijyeni ve ayakta şekil bozuklukları diğer nedenleri oluşturmaktadır.<br />
Yara infeksiyonu<br />
Diyabetik ayaklı hastaların hepsinde infeksiyon gelişmese de hem hastanın ayağını hem de yaşamını tehdit eden önemli bir durumdur. Açık yaraların hepsi mikroorganizmalar için giriş kaynağıdır. İnfeksiyon klinik olarak iltihaplı akıntı, kızarıklık, ısı artışı, hassasiyet veya ağrı şeklinde tanımlanmaktadır. Diyabetik ayak infeksiyonlarının çoğunda ateş olmaz.<br />
İnfekte bir yara varlığında mutlaka doku kültürü alınmalı ve iyi bir pansuman yapılmalıdır. Gerektiğinde yabancı cisim, dokuda gaz birikimi ve kemiğe yayılımın tespiti için röntgen filmi veya daha ileri görüntüleme teknikleri kullanılabilir.<br />
Diyabetik ayak yaralarının tedavisi<br />
Diyabetik ayak tedavisi bir ekip işidir ve bu konuda deneyimli bir merkezde yürütülmelidir. Bu takım başında bir endokrinolog veya diyabet tedavisi konusunda deneyimli bir iç hastalıkları uzmanı olmak üzere ortopedist, plastik cerrah, damar cerrahı, dermatolog, radyolog, diyabet hemşiresi ve ayak bakım uzmanından oluşur. Bu ekip başta iyi bir kan şeker kontrolü olmak üzere yara tedavisinde lokal yara mücadelesi, uygun antibiyotik tedavisi, damar problemlerinin tespiti ve tedavisini yürütmelidir.</p>
<p>Tedavinin ilk basamağında acil tedaviye ihtiyaç olup olmadığı iyi belirlenmelidir. Acil tedaviye ihtiyaç duyulan durumlar:<br />
- Ayağın kızarması ve şişmesi<br />
- Ayakta infeksiyon, renk bozukluğu, cilt altında gaz birikimi<br />
- Ayak cildinde pembeleşme, nabız alınamaması, kangren varlığı<br />
Acil tedavi mutlak yatak istirahatı, damardan uygun antibiyotik kullanımı, iyi kan şekeri kontrolü, infekte ve nekrotik dokuların uygun cerrahi yöntemlerle tedavisi ve pansumanını içermektedir.<br />
Uzun dönemli tedavide infeksiyon ve yara bakımı yanında ağırlığa karşı gelen yükün azaltılması önemli bir yer tutmaktadır. Hastalar yara oluşan ayak üzerine mümkün olduğunca basmamalıdır, yeterli topuk desteği ile beraber yatak istirahatı yaparak basınç azaltılmalıdır. Varsa nasırlar uzman ekip tarafından temizlenerek altındaki dokuya pansuman yapılmalıdır. Uygun antibiyotik tedavisi haftalarca sürebilir. Cerrahi tedavi ile ayaktaki şekil bozukluklarının düzeltilmesi yara iyileşmesini sağlar ve yeni yaraların açılmasını engeller.<br />
Ayrıntılı damar değerlendirmesi kangren ile gelen tüm hastalarda şarttır. Diyabetik hastaların damar lezyonları genellikle birkaç seviyede birden olur. Bu damar daralmalarının tespitinde öncelikli yöntem doppler ultrasonografi ve anjiyografidir. Tedavisinde damarın anjiyografi sırasında genişletilmesi (anjiyoplasti) veya bypass cerrahisi kullanılır. Her iki tedavi şeklinin başarı oranları birbirine benzerdir. Bunların yanında sigaranın bırakılması, beslenme düzenlemesi, kolesterol düzeylerinin düşürülmesi, kan basıncı ve kan şekerinin iyi kontrolü bu tedavilerin başarısını doğrudan etkilemektedir.<br />
Tüm bu tedavi yöntemlerine cevap alınamıyorsa veya ayak başlangıçta çok kötü durumdaysa tek tedavi şansı ayağın kesilmesi (amputasyon) olabilir. Zamanında yapılan müdahaleler hastanın yaşamını kurtarabilir.<br />
Diyabetik ayak yaralarını önleme<br />
Ayaklarda yara açılmasını engellemek için uyulması gereken bazı kurallar vardır:<br />
- Ayaklar her gün muayene edilmelidir.<br />
- Sabun ve ılık su ile ayaklar her gün yıkanmalı ve uygun nemlendirici kullanılmalıdır.<br />
- Ayakkabılar giyilmeden önce içi kontrol edilmelidir.<br />
- Ayak ölçüsüne uygun ayakkabı alınmalıdır.<br />
- Parmakların rahat hareket ettiği içi geniş, bağcıklı ayakkabılar tercih edilmelidir.<br />
- Ayak ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır (ateş, radyatör, sıcak su torbası)<br />
- Evde ve dışarıda yalınayak dolaşılmamalı, önü kapalı ayakkabılar tercih edilmelidir.<br />
Ayak problemleri önlenebilir diyabet komplikasyonlarındandır. Hastaları gelişebilecek potansiyel problemler konusunda bilgilendirmek ve eğitmek önlemin temelini oluşturmaktadır. Diyabetik ayak yarası oluşmuşsa tedavisi uzman bir ekip tarafından yürütülmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/seker-hastaligina-bagli-ayak-yaralari/sağlikseker-hastaligina-bagli-ayak-yaralari-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker hastalarında uzuv kaybı tehlikesi</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/seker-hastalarinda-uzuv-kaybi-tehlikesi/sağlikseker-hastalarinda-uzuv-kaybi-tehlikesi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/seker-hastalarinda-uzuv-kaybi-tehlikesi/sağlikseker-hastalarinda-uzuv-kaybi-tehlikesi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:37:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[ayaklarda sağlık sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[ayakta hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[ayakta kızarıklık]]></category>
		<category><![CDATA[ayakta sıcaklık artışı]]></category>
		<category><![CDATA[ayakta şişlik]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetik]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[his kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[uzuv kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[yaralanma riski]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/seker-hastalarinda-uzuv-kaybi-tehlikesi/sağlik-seker-hastalarinda-uzuv-kaybi-tehlikesi-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Şeker hastalarında, kan şekerinin kontrol altına alınmaması halinde, özellikle ayaklarda ciddi sağlık sorunlarının görülebildiği, zamanında müdahale edilmediğinde ayak ve bacakların kesilebileceği belirtildi. Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Başkal, yaptığı açıklamada, dünyada 240 milyon ve Türkiye’de de 6 milyondan fazla şeker [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Şeker hastalarında, kan şekerinin kontrol altına alınmaması halinde, özellikle ayaklarda ciddi sağlık sorunlarının görülebildiği, zamanında müdahale edilmediğinde ayak ve bacakların kesilebileceği belirtildi.<br />
Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Başkal, yaptığı açıklamada, dünyada 240 milyon ve Türkiye’de de 6 milyondan fazla şeker hastası bulunduğunu söyledi.<br />
Yaşam süresinin uzamasının kronik hastalıklara yakalanma riskini yükseldiğini belirten Başkal, diyabetiklerin sayısının da her geçen gün arttığını kaydetti.<br />
Başkal, yapılan araştırmalara göre dünyada her 20 dakikada 1 kişinin diyabete bağlı kalp krizi ve felç geçirdiğine, her 60 dakikada birinin böbrek bozukluğu nedeniyle diyalize girdiğine ve her 90 dakika bir kişide körlük görüldüğüne dikkati çekerek, hareketsiz yaşam, kalp hastalıkları, obezite, stres ve hipertansiyonun diyabete neden olduğunu ifade etti.<br />
Şeker hastalığının yüzde 30 genetik olma özelliği taşıdığını belirten Başkal, özellikle ailesinde şeker ya da yüksek tansiyon hastası bulunan, kolesterol değerleri yüksek ve obezite sorunu bulunanların risk altında olduğunu, bu durumda olanların düzenli aralıklarla açlık ve tokluk kan şekeri testlerini yaptırmaları gerektiğini vurguladı.<br />
Başkal, şeker hastalığının ilk safhada belirti vermediğine işaret ederek, “Belirtilerin ortaya çıkması hastalığın ilerlediğinin göstergesidir. Bu durumda da çok su içme, sık idrara çıkma, fazla yemek yemeye rağmen aşırı kilo kaybı görülebilir” dedi.<br />
His kaybı görülebilir<br />
Şeker hastalarında kan şekerinin kontrol altına alınmaması halinde özellikle ayaklarda ciddi sağlık sorunları görülebildiğini ifade eden Başkal, zamanında müdahale edilmediğinde uzuv kayıplarının söz konusu olabileceği uyarısında bulundu.<br />
Başkal, şeker hastalarında ayaktaki kızarıklık, sıcaklık artışı, hassasiyet ve şişliğin enfeksiyon belirtisi olduğuna dikkati çekerek, “Sağlıklı kişilerin ayaklarında ise çatlaklar, yaralar, kaşıntılı bölgeler bulunmaz, renk ve sıcaklık farkı olmaz” dedi.<br />
Hastalığının ayakları 2 yolla etkilediğini anlatan Başkal, şunları kaydetti: “Ayağı besleyen damarlar daralabildiğinden kan dolaşımı bozulabilir ya da ayağa gelecek sinirler zarar görebilir.<br />
Soluk, soğuk veya morarmış bir ayak, çoğu zaman dolaşım bozukluğunun bir sonucudur. Ayağın kan dolaşımı bozulduğunda bu bölgeye enfeksiyonlarla mücadele etmek için gerekli oksijen, besinler ve kan hücreleri yeterince ulaşamaz. Bu da ayağın savunmasız kalmasına neden olur.</p>
<p>Kan şekerinin uzun süreli yüksek olması sinirlere zarar verebilir ve diyabetik nöropati ortaya çıkar. Bu da sinirlerin ağrı ve diğer duyuları iletmesini engellediğinden his kaybı görülebilir. Hastalar ayaklarındaki küçük sıyrık ve yaralı fark etmezler. Bu yaralar tedavi edilmediğinde iltihaplanabilir ve ayağın hatta bacağın kaybına kadar gidebilecek ciddi bir enfeksiyona neden olabilir.”<br />
Diyabetik ayak yaralarının hastaneye yatışların en önemli nedeni olduğuna da dikkati çeken Başkal, şeker hastaları için yapılan harcamaların yüzde 20’sinin ayak problemlerine yönelik olduğunu söyledi.<br />
Başkal, “Diyabetik ayak şeker hastalarının yüzde 15’inde görülür. Tip2 diyabetiklerin yüzde 50’si de risk altındadır. Travma dışı nedenlerle gerçekleşen ayak-bacak kesilmelerinin yüzde 40-60’ı şeker hastalığının kötü kontrolü nedeniyledir. Diyabetik ayak, hastanın eğitimi, ayak bakımıyla temizliğine dikkat edilmesi ve iyi kan şekeri kontrolü ile önlenebilen bir komplikasyondur. İyi kan şekeri kontrolü ile uzuv kaybı riski yüzde 60 azalmaktadır” diye konuştu.<br />
Tırnaklar kesilmek yerine törpülenmeli<br />
Başkal, şeker hastalarının ayak bakımı konusunda hekimlerinden bilgi alması ve bunları harfiyen yerine getirmesi gerektiğini belirtti.<br />
Hastalara, her gün ayaklarını ve parmaklarını kontrol etmelerini önerdiklerini ifade eden Başkal, “Küçük çizik, yara ve kesik olup olmadığına bakılmalı. Ayağın alt kısmının görülebilmesi için ayna kullanılmalı. Ayaklar her gün yumuşak bir sabun ve ılık suyla yıkanmalı” dedi.<br />
Başkal, ayak parmak aralarının özenle kurulanması, ayaklarda çatlama ya da kuruma halinde parmak araları hariç nemlendirici krem sürülmesi gerektiğini belirterek, tırnak bakımı konusunda da şunları kaydetti:<br />
“Tırnaklar, banyodan sonra parmak ucuyla aynı düzeyde olacak şekilde kesilmeli, asla derin kesilmemeli, tırnak yapısı uygunsa kesmek yerine törpülenmeli. Tırnakların köşelerindeki deri ile tırnak dipleri kesilmekten<br />
kaçınılmalı. Tırnakları kesmekte zorlanıldığında bir başkasından yardım alınmalı. Nasır olması durumda kişi yerine hekim müdahale etmeli.”<br />
Ayakkabı seçiminin de önemli olduğunu ifade eden Başkal, ayaklara tam uyan ve ayak parmaklarının rahat hareket edebileceği ayakkabıların tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Başkal, açık burunlu ve açık topuklu ayakkabıların uygun olmadığını belirterek, “Her gün temiz çorap giyilmeli. Sıkı, lastikli çoraplar kullanılmamalı. Çıplak ayakla dolaşılmamalı. Ayakkabı giyilmeden önce içinde bir şey olup olmadığından emin olunmalı” diye konuştu.<br />
Başkal, farkında olmadan yanıklara maruz kalınmaması için ayakların sıcak cisimlerle ve su ile temas etmeden önce sıcaklığının kontrol edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/seker-hastalarinda-uzuv-kaybi-tehlikesi/sağlikseker-hastalarinda-uzuv-kaybi-tehlikesi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hareketsiz yaşam diyabeti tetikliyor</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hareketsiz-yasam-diyabeti-tetikliyor/sağlikhareketsiz-yasam-diyabeti-tetikliyor-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hareketsiz-yasam-diyabeti-tetikliyor/sağlikhareketsiz-yasam-diyabeti-tetikliyor-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:37:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[a1c testi]]></category>
		<category><![CDATA[acıkma atakları]]></category>
		<category><![CDATA[açlığa tahammülsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[fenalık hissi]]></category>
		<category><![CDATA[gizli şeker]]></category>
		<category><![CDATA[hamurlu gıdalara eğilim]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsiz yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[insülin tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı krizleri]]></category>
		<category><![CDATA[yemekten sonra ağırlık çökmesi]]></category>
		<category><![CDATA[yemekten sonra uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/hareketsiz-yasam-diyabeti-tetikliyor/sağlik-hareketsiz-yasam-diyabeti-tetikliyor-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Hareketsiz yaşamın davet ettiği diyabeti, basit ama etkili formüllerle önleyebilirsiniz. Uzmanlara göre her gün on bin adım atarak bir saat yürüyen, yani tam altı kilometre yapan insanlarda diyabet riski yüzde 35 oranında azalıyor… Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, diyabetten korunma yollarını anlattı… - Diyabet son yıllarda neden bu kadar arttı? En önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Hareketsiz yaşamın davet ettiği diyabeti, basit ama etkili formüllerle önleyebilirsiniz. Uzmanlara göre her gün on bin adım atarak bir saat yürüyen, yani tam altı kilometre yapan insanlarda diyabet riski yüzde 35 oranında azalıyor…<br />
Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, diyabetten korunma yollarını anlattı…<br />
- Diyabet son yıllarda neden bu kadar arttı?<br />
En önemli nedeni; hızla gelişen teknolojinin yarattığı yeni yaşam modeli. TV, bilgisayar ya da internet başında geçirilen hareketsiz saatler, egzersizin azalması, fastfood’un yayılması hem obezitenin, hem de gizli şeker ve diyabetin gelişimini hızlandırdı. Dünyada 240, Türkiye’de ise altı milyonu aşkın diyabet hastası var. Diyabet giderek artıyor. Türkiye’deki hastaların üç milyonunda gizli şeker var, hastalar bunun farkında bile değil.<br />
- Diyabet nasıl önlenir?<br />
Riskli olan ya da tokluk kan şekeri ile gizli şekeri olduğu saptanan kişiler, ilaç kullanmadan diyabetin gelişini geciktirebilir ya da önleyebilir. Finlandiya’da yapılan bir çalışma; her gün bir saat yürüyen kişilerde diyabet oluşumunun yüzde 35 engellendiğini gösterdi. Risk taşıyan kişiler bir ‘adımsayar’ alıp, günde en az 10 bin adım atmaya, yani yaklaşık 6 km. yürümeye çalışabilir.<br />
- Gizli şeker nasıl anlaşılır?</p>
<p>Gizli şeker, insülinin düzensiz ve aşırı salgılanmasıyla ortaya çıkar. Şiddetli acıkma atakları, açlığa tahammülsüzlük, baş ağrısı, fenalık hissi, tatlı krizleri, hamurlu gıdalara eğilim, yemekten sonra ağırlık çökmesi ve uyku eğilimi belirtilerindendir. Tokluk kan şekeri yemekten sonraki ilk iki saat içinde 140-199 mg/dl arasında olanlar, diyabet açısından riskli olarak kabul edilir. Mutlaka A1C testi yaptırın!<br />
- Gizli şeker nasıl önlenir?<br />
Gizli şekeri önlemenin en iyi yolu; uygun bir beslenme programı ile ideal kiloya dönmektir. Gizli şeker döneminde, ara öğünlerde; insülin salgısını tetikleyecek hızlı emilen karbonhidratlı gıdalardan (şekerleme, meyve, simit, beyaz ekmek vb.) kaçınılmalıdır. Ara öğünler glisemik indeksi düşük ve emilimi yavaş gıdalardan (kepek, çavdar, yulaf, tam buğday ekmeği vb.) hazırlanmalıdır. Ana öğünlerde ise, aşırı yağlı ve kolesterolü yükselten gıdalar tüketilmemelidir.<br />
- İnsülin tedavisi ne zaman gerekir?<br />
A1C testi yüzde 8′in üzerinde olan hastalar, mutlaka insüline başlayarak bunu yüzde 6.5′in altına indirmelidir.<br />
- Diyabetli bir hasta, organ hasarlarından nasıl korunur?<br />
Diyabetin başlangıcından itibaren 10 yıl boyunca genel olarak hastayı uyaran ya da yaşam kalitesini bozan bir bulgu olmaz. Hastalık sinsice seyreder. Bu süreç, hasta açısından yanıltıcıdır. Burada en önemli tanı aracı, A1C testidir. A1C testi diyabet hastasının iki aylık kan şeker ortalamasını gösterir. Kişinin A1C testi, yüzde 6.5 değerinin altında olmalıdır. Beyaz alanda yer alan bu değerin altında, diyabete bağlı organ hasarlarının gelişmediği kabul edilmektedir. 6.6-8 değerleri arasına denk gelen sarı alanda ise; büyük damar hasarı, hipertansiyon, koroner bozukluğu, diyabetik ayak ve inme gibi problemler boy gösterebilmektedir. Eğer bu değer 8.1 ve üstünde ise; bu kez küçük damar hasarı, göz bozukluğu, böbrek bozukluğu ya da ayak sinir hasarı oluşabilir.<br />
Esra Tüzün – Günaydın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hareketsiz-yasam-diyabeti-tetikliyor/sağlikhareketsiz-yasam-diyabeti-tetikliyor-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyabetik ürünler şeker hastalığına çare değil</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/diyabetik-urunler-seker-hastaligina-care-degil/sağlikdiyabetik-urunler-seker-hastaligina-care-degil-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/diyabetik-urunler-seker-hastaligina-care-degil/sağlikdiyabetik-urunler-seker-hastaligina-care-degil-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:37:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[çikolatanın  zararları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetik ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetin belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetli hastaların beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[gizli şeker]]></category>
		<category><![CDATA[gizli şekerin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı krizleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/diyabetik-urunler-seker-hastaligina-care-degil/sağlik-diyabetik-urunler-seker-hastaligina-care-degil-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Diyabetli hastaların yediklerine dikkat etmesi çok önemlidir. Ama sanıldığı gibi, diyet ya da diyabetik ürünler bu hastalığı yenmeye yardımcı olmaz. Yapılması gereken en doğru şey; sebze-meyveyi bol tüketmek, haftada 2-3 kez kuru baklagil ve balık yemektir. Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, diyabetli hastaların beslenmesiyle ilgili soruları yanıtladı… - Diyet ürünleri diyabetik ürünler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Diyabetli hastaların yediklerine dikkat etmesi çok önemlidir. Ama sanıldığı gibi, diyet ya da diyabetik ürünler bu hastalığı yenmeye yardımcı olmaz. Yapılması gereken en doğru şey; sebze-meyveyi bol tüketmek, haftada 2-3 kez kuru baklagil ve balık yemektir.<br />
Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, diyabetli hastaların beslenmesiyle ilgili soruları yanıtladı…<br />
- Diyet ürünleri diyabetik ürünler midir?<br />
- Piyasada ‘diyet’ ya da ‘diyabetik’ ürün adı altında satılan ürünler genellikle tüketiciler tarafından karıştırılıyor. ‘Diyet’ ürün derken, kalori oranı azaltılmış ürünler kastedilir. Yağ oranları azaltılarak kalori değeri düşürülmüş bu ürünler, basit şeker de içerebilir. Bu nedenle de içerik ve besin etiket bilgilerinin dikkatli incelenmesi gerekir. ‘Diyabetik’ olarak piyasada bulunan ürünler ise genellikle şekerle değil tatlandırıcılarla tatlandırılmış ürünlerdir, ancak kalori oranları yüksek olabilir. Bu ürünlerin de besin etiketleri dikkatle incelenmeli; besinin kalori değerine, içerdikleri tatlandırıcının türüne, şeker alkolleri kullanılmış ise miktarına, besinin bir porsiyon ölçüsünün içerdiği karbonhidrat oranına bakılmalı.<br />
- Diyet ürünleri diyabete iyi gelir mi?<br />
- Üzerinde ‘diyabetik’ ya da ‘diyet’ yazması, bu gıdanın diyabeti tedavi edici bir özellik taşıdığını ya da diyabete iyi geleceğini göstermez. ABD ve Avrupa otoritelerinin önerilerine göre; bu tarz özel ürünlerin tüketimi, diyabette tedavi planlamasında gerekli değildir. Bu tür ürünler, beslenme programlarında monotonluktan uzaklaşmak ve çeşitlilik sağlanması için uygun miktarlarda tüketilebilir.<br />
- Gizli şekeri olanlar şeker ve çikolatayı hiç yememeli mi?<br />
- Gizli şekeri olan bireylere, öncelikle yaşam tarzı değişikliği, yani düzenli egzersiz, sağlıklı bir beslenme programı ile kilo kontrolü önerilmektedir. Bu şekilde, daha ileri dönemde diyabetin gelişme riski büyük oranlarda azaltılabilir. Son zamanlarda az miktarda şekerin de sağlıklı bir beslenme programında yer alabileceği bilinmektedir. Ancak bu konuda beslenme uzmanınızdan yardım almalısınız. Çikolata, diyabette genel olarak önerilmez. Çocuk ve gençler kilo problemleri yoksa çok az miktarda, günde 20 gramı geçmemek kaydıyla diyabetik çikolata tüketebilir.<br />
- Tatlı krizleri diyabet belirtisi olabilir mi?</p>
<p>- Tatlı krizleri şeker metabolizmasındaki bir bozukluğun belirtisi olabilir. Reaktif hipoglisemi, glikoz intoleransı olan ya da diyabetli bireylerin tatlı gıdalara aşırı düşkünlüğü söz konusu olabilmektedir. Bu durum; hipoglisemi (şekerin düşmesi) atakları yaşayan bireylerde vücudun kana hızlı karışan basit şekerlere ihtiyaç duymasından kaynaklanır. Diyabetli bir bireyde ise kan şekerinin (glikozun) yüksek gitmesine rağmen, vücut tarafından kullanılamaması sonucu vücudun; enerji için daha fazla glikoz sağlayabilmek amacıyla karbonhidratlı ve basit şekerli gıdalara yönelmesinden kaynaklanır.<br />
Egzersiz öncesi ve sonrası bol su için<br />
- Spor yapan diyabet hastaları vücutlarında oluşan sıvı kaybına karşı ne yapmalılar?<br />
- Sıvı ve elektrolit kaybına karşı su tüketimlerini artırmalıdırlar. Egzersiz öncesi, egzersiz sırasında ve sonrasında bol su içmeleri gerekir. Terlemeyle kaybettikleri sodyum ve potasyumu ise beslenme programlarında potasyum içeriği zengin (portakal, mantar, brokoli, ıspanak, kayısı vb.) besinlere yer vererek ve spor sonrası bir bardak az tuzlu ayran veya bir bardak mineralli maden suyu içerek karşılayabilirler. Şeker kontrolünü sağlamak içise hekiminiz ve diyetisyeniniz ile egzersiz planınızı değerlendirmelisiniz. Egzersiz öncesi ve sonrasında bazı gıdalarla takviye yapılması önerilebilir.<br />
- Marketten ürün alırken diyabet hastaları etiketlerde nelere dikkat etmeli?<br />
- Besin etiket bilgilerini mutlaka okumalılar. Bir gıda ürününün üzerinde yer alan besin etiket bilgisi bölümünde; gıdanın enerji, karbonhidrat, protein, yağ ve lif gibi besin öğeleri içeriğini gösteren bir bölüm bulunur. Bu bölümde gıdanın bir porsiyonunun veya 100 gramının besin değerleri mevcuttur. Özellikle karbonhidrat sayımı uygulayan diyabetliler, besin etiketlerinde tüketecekleri porsiyon ölçüsünü belirleyebilmek için bu bölümü öncelikle incelemeli; 100 gramının ve bir porsiyonunun içerdiği karbonhidrat ve şeker alkolerinin miktarına, besinin posa içeriğine ve yağ oranlarına bakmalıdırlar. Tüm diyabetli veya obez bireylerin besini tüketmeden önce ambalajında yer alan içindekiler kısmını da incelemeleri gerekir. Çünkü çoğu birey, besinlerin üzerindeki ‘şekersiz’, ‘şeker ilavesiz’, ‘light’ gibi açıklamaları yanlış değerlendirip, besinin kan şekerini etkilemeyeceğini ya da enerji içermediğini düşünmektedir. Oysa bu ifadeler; gıdanın rahatlıkla tüketilebileceği, sağlıklı bir besin olduğu, enerji içermediği ya da kan şekerini yükseltmeyeceği anlamına gelmez. Besinin içerdiği yağın türü, miktarı, tuz içeriği de dikkate alınmalıdır.<br />
- Fazla tuz sakıncalı mıdır?<br />
- Tuzun içerdiği sodyum, vücut sıvılarının ozmotik basıncı ve asit-baz dengesi için gereklidir. Ancak fazlası vücutta su tutulması ve ödeme yol açar, tansiyon yüksekliğine neden olabilir. Günlük tuz alımı 4-6 gramı geçmemelidir. Özellikle yüksek tansiyonu veya böbrek, kalp sorunları olanların ise beslenmelerinde tuzu kısıtlamaları gerekir.<br />
Sabah</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/diyabetik-urunler-seker-hastaligina-care-degil/sağlikdiyabetik-urunler-seker-hastaligina-care-degil-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyabete karşı ilaç gibi besinler</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/diyabete-karsi-ilac-gibi-besinler/sağlikdiyabete-karsi-ilac-gibi-besinler-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/diyabete-karsi-ilac-gibi-besinler/sağlikdiyabete-karsi-ilac-gibi-besinler-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:37:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[balığın yararları]]></category>
		<category><![CDATA[beyin gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetli bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[düşük kalorili vitaminler]]></category>
		<category><![CDATA[kan basıncını azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol düzeyi]]></category>
		<category><![CDATA[kuru baklagiller]]></category>
		<category><![CDATA[omega 3]]></category>
		<category><![CDATA[protein kaynağı]]></category>
		<category><![CDATA[retinanın gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[sebze  tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[trigliserit]]></category>
		<category><![CDATA[yağ asitleri]]></category>
		<category><![CDATA[yağlı tohumlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/diyabete-karsi-ilac-gibi-besinler/sağlik-diyabete-karsi-ilac-gibi-besinler-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, diyabet hastaları için ilaç değerinde olan besinler olduğunu söylüyor. Diyetisyen Melis Baban, bazı besin maddelerinin şeker hastalığına karşı ilaçlar kadar etkili olduğunu belirtip bu yiyecekler hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Sebzeler Diyabetli bireylerin bol sebze tüketmeleri çok faydalıdır. Sebzeler hem düşük kalorili ve çeşitli vitaminler açısından zengin, hem de yüksek posa içeriği olan doyurucu besinlerdir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uzmanlar, diyabet hastaları için ilaç değerinde olan besinler olduğunu söylüyor. Diyetisyen Melis Baban, bazı besin maddelerinin şeker hastalığına karşı ilaçlar kadar etkili olduğunu belirtip bu yiyecekler hakkında ayrıntılı bilgiler verdi.<br />
Sebzeler<br />
Diyabetli bireylerin bol sebze tüketmeleri çok faydalıdır. Sebzeler hem düşük kalorili ve çeşitli vitaminler açısından zengin, hem de yüksek posa içeriği olan doyurucu besinlerdir. Diyet posası midenin boşalmasını geciktirip, bağırsaklarda geçiş zamanını uzatarak karbonhidratların emilimini yavaşlatır, böylelikle kana glikozun (kan şekerinin) yavaş karışmasına yardım eder. Bu nedenlerle her öğününüzde tabağınızın yarısını mutlaka sebze ve yeşilliklerle doldurun. Yalnız nişastalı sebzeleri (patates, yer elması, bezelye, mısır, havuç vb.) ölçülü tüketin.<br />
Meyveler<br />
Meyveler vitamin, posa, antioksidanların ve meyve şekerinin doğal kaynaklarıdır. Porsiyon ölçülerine dikkat edin.</p>
<p>Kuru baklagiller<br />
Kuru fasulye, mercimek, nohut, soya fasulyesi gibi kuru baklagiller iyi posa kaynaklarıdır, aynı zamanda kalsiyum, çinko, magnezyum ve demir yönünden zengin besinlerdir. B ve E vitamininin de zengin kaynaklarıdır. İçerdiği bu besin öğeleri bakımından özellikle haftada 1-2 kez tüketilmelidir.<br />
Yağlı tohumlar<br />
Ceviz, fındık, fıstık gibi yağlı tohumlar kalp hastalıklarına karşı koruyan iyi türde yağ asitleri içerir. Magnezyum ve posa içeriği de zengin olan bu gıdalar, kalori ve yağ oranı yüksek olduğu için fazla miktarda tüketilmemelidir.<br />
Balık<br />
İyi bir protein kaynağı olan balık, Omega-3 yağ asitlerinden zengindir. Omega- 3 yağ asitleri; kan pıhtılaşmasını, kalp atım ritminin bozulmasını, iltihaba bağlı hastalıkların gelişmesini önler, trigliserit ve kolesterol düzeyini düşürür, kan basıncını azaltır, retina ve beyin gelişiminde rol oynar. Diyabetli bireyler; özellikle soğuk sularda yaşayan uskumru, somon, ton ve sardalye gibi balıkları haftada 2-3 kez tüketmeye özen göstermelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/diyabete-karsi-ilac-gibi-besinler/sağlikdiyabete-karsi-ilac-gibi-besinler-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemik iliği kök hücresiyle diyabet tedavisi</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/kemik-iligi-kok-hucresiyle-diyabet-tedavisi/sağlikkemik-iligi-kok-hucresiyle-diyabet-tedavisi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/kemik-iligi-kok-hucresiyle-diyabet-tedavisi/sağlikkemik-iligi-kok-hucresiyle-diyabet-tedavisi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[insülin üretmek]]></category>
		<category><![CDATA[kemik iliği]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre]]></category>
		<category><![CDATA[pankreas kök hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[tip 1 diyabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/kemik-iligi-kok-hucresiyle-diyabet-tedavisi/sağlik-kemik-iligi-kok-hucresiyle-diyabet-tedavisi-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Kemik iliğinden alınan kök hücrelerin nakliyle şeker hastalarının insülin bağımlılığından, yan etkiler oluşmadan kurtulabileceği belirtildi. ABD’nin Chicago Üniversitesi’nden Prof. Richard Burt ve ekibinin yaptığı ve 3 yılı kapsayan araştırma, şeker hastalığının tedavisinde yeni bir umut oldu. Hastalar, kendi kemik iliklerinden alınan kök hücrelerinin nakli sayesinde, her gün yaptırdıkları insülin iğnesinden kurtuldu. Fransız Le Figaro gazetesinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Kemik iliğinden alınan kök hücrelerin nakliyle şeker hastalarının insülin bağımlılığından, yan etkiler oluşmadan kurtulabileceği belirtildi.<br />
ABD’nin Chicago Üniversitesi’nden Prof. Richard Burt ve ekibinin yaptığı ve 3 yılı kapsayan araştırma, şeker hastalığının tedavisinde yeni bir umut oldu. Hastalar, kendi kemik iliklerinden alınan kök hücrelerinin nakli sayesinde, her gün yaptırdıkları insülin iğnesinden kurtuldu.<br />
Fransız Le Figaro gazetesinin internet sitesindeki makaleye göre, araştırma sonunda bir şeker hastası 4 yıldan fazla, 4 hasta 3 yıl, 3 hasta 2 yıl boyunca iğne yaptırmadı. Onlardan daha sonra tedaviye başlayan ve yenilenen tekniklerden yararlanan 15 hasta da naklin üzerinden 19 ay geçmesine rağmen halen insülin ihtiyacı duymuyor.<br />
Pankreastan insülin üreten kök hücrelerinin nakli 2000′li yılların başında başlasa da Burt ve ekibinin yaptığı bu klinik araştırmanın sonuçları, kök hücre nakilleri konusundaki araştırmaları alt üst edecek nitelikte.<br />
Dünyada 1998′den bu yana pankreas kök hücrelerinden şeker hastalarına 500′den fazla nakil yapıldı. Ancak kök hücrelerin nakledildiği hastaların yüzde 11 kadarı nakilden bir yıl sonra iğneden kurtulabildi ve tüm hastalar hayatları boyunca bağışıklığı baskılayıcı tedavi görmek zorunda kaldı.</p>
<p>İlikteki hangi kök hücrelerin seçileceği ve hangilerinin insülin üreteceği gibi soruların havada kalması nedeniyle “öncü niteliğindeki” Burt ve ekibinin araştırması yine de hastanın kendi hücrelerinin nakledilmesi nedeniyle bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç ve yan etkilerin olmadığı bir tedavi vadediyor.<br />
Araştırma, “Journal of the American Medical Association” dergisinde yer alıyor.<br />
Tip 1 diyabet<br />
Tip 1 diyabetin tedavisinde en büyük umut pankreas hücresi nakli olarak görülüyor. Pankreasta, küçük adacıklar şeklinde duran ve insülin salgılayan beta hücreleri kadavradan alınarak izole ediliyor, işlemden geçiriliyor ve sonra MR altında enjeksiyonla hastanın karaciğerine giden ana damara veriliyor. Ancak vücudun bu hücreleri düşman sanıp yok etmesini engellemek için bağışıklık sistemi ilaçla baskılanıyor.<br />
İlaçların ciddi yan etkileri var. Nakilden sonra hastanın insüline ihtiyacı kalmasa da diğer organların zarar görme ihtimali söz konusu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/kemik-iligi-kok-hucresiyle-diyabet-tedavisi/sağlikkemik-iligi-kok-hucresiyle-diyabet-tedavisi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

