<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cinsel Saglik &#187; Kalp sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.bizdoktoruz.com/category/kalp-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bizdoktoruz.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Sep 2011 20:22:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>En sağlıklı 11 yiyecek</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/en-saglikli-11-yiyecek/sağliken-saglikli-11-yiyecek-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/en-saglikli-11-yiyecek/sağliken-saglikli-11-yiyecek-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Sep 2011 17:27:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[en sağlıklı yiyeceler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yiyecek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3345</guid>
		<description><![CDATA[En sağlıklı 11 yiyecek Pancar kanserle savaşıyor, nar suyu tansiyonu düşürüyor, kabak çekirdeği ömrü uzatıyor. Ünlü beslenme uzmanı Jonny Bowden herkesin kolaylıkla bulabileceği en sağlıklı 11 yiyeceği, üstelik nasıl yeneceğine yönelik önerileriyle açıkladı. İSTANBUL &#8211; Dünyanın saygın gazetelerinden New York Times, az tüketilen ama sağlık için en faydalı 11 besini internet sitesinde duyurdu, en çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="11 yiyecek" src="http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/298556.jpg" alt="" width="471" height="199" /></p>
<div><strong>En sağlıklı 11 yiyecek</strong></div>
<div><strong>Pancar kanserle savaşıyor, nar suyu tansiyonu düşürüyor, kabak çekirdeği ömrü uzatıyor. Ünlü beslenme uzmanı Jonny Bowden herkesin kolaylıkla bulabileceği en sağlıklı 11 yiyeceği, üstelik nasıl yeneceğine yönelik önerileriyle açıkladı.</strong></div>
<p>İSTANBUL &#8211; Dünyanın saygın gazetelerinden New York Times, az tüketilen ama sağlık için en faydalı 11 besini internet sitesinde duyurdu, en çok okunan haber oldu.</p>
<p>Daha önce nelerin yenmesi ve yenmemesi üzerine pek çok liste hazırlayan ünlü beslenme uzmanı Jonny Bowden’ın özellikle ‘Dünyadaki en sağlıklı 150 yiyecek’ adlı kitabı büyük ilgi görmüştü. Ancak guava ya da kurt üzümü (goji berries) gibi süpermarkette çok da kolay bulamayacağımız yiyeceklerin de yer aldığı liste, yazarın sevdiği ve bulması kolay yiyeceklerin yer aldığı biçimde yenilendi.</p>
<p>İşte ünlü beslenme uzmanı Jonny Bowden’in kaleme aldığı haberden öneriler&#8230;<strong></strong></p>
<p><strong>Pancar</strong>:Bowden, pancarı kırmızı ıspanak olarak düşünün diyor. Çünkü pancarda, folik asitin yanı sıra kanserle savaşta önemli olan doğal kırmızı pigmentler bol miktarda bulunuyor.<br />
Nasıl yenmeli: Taze, çiğ ve rendelenmiş olarak salatalarda kullanılabilir. Pişirmek antioksidan özelliğini düşürecektir.</p>
<p>Daha önce nelerin yenmesi ve yenmemesi üzerine pek çok liste hazırlayan ünlü beslenme uzmanı Jonny Bowden’ın özellikle ‘Dünyadaki en sağlıklı 150 yiyecek’ adlı kitabı büyük ilgi görmüştü. Ancak guava ya da kurt üzümü (goji berries) gibi süpermarkette çok da kolay bulamayacağımız yiyeceklerin de yer aldığı liste, yazarın sevdiği ve bulması kolay yiyeceklerin yer aldığı biçimde yenilendi.</p>
<p>İşte ünlü beslenme uzmanı Jonny Bowden’in kaleme aldığı haberden öneriler&#8230;<strong></strong></p>
<p><strong>Pancar</strong>:Bowden, pancarı kırmızı ıspanak olarak düşünün diyor. Çünkü pancarda, folik asitin yanı sıra kanserle savaşta önemli olan doğal kırmızı pigmentler bol miktarda bulunuyor.<br />
Nasıl yenmeli: Taze, çiğ ve rendelenmiş olarak salatalarda kullanılabilir. Pişirmek antioksidan özelliğini düşürecektir.</p>
<table width="1%" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/298557.jpg" alt="" width="460" height="206" align="absbottom" border="0" hspace="0" vspace="0" /></td>
</tr>
<tr>
<td></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong>Lahana: </strong>Kanserle mücadele eden enzimleri destekleyen sülforafen, lahana da bol miktarda bulunmaktadır.<br />
Nasıl yenmeli: Asya usulü lahana salatası ya da burger ve sandviçlerde kıtır olarak tüketilebilir.</span></p>
<p><strong>Pazı</strong>: Gözlerin korunmasında önemli olan Karatonaidle yüklüdür.<br />
Nasıl Yenmeli: Doğranmış ve zeytinyağında sotelenmiş olarak yenilebilir.</p>
<p><strong>Tarçın</strong>: Kan şekeri ve kolstrolün kontrolünde yardımcıdır.<br />
Nasıl yenmeli: kahve gibi sıcak içeceklere serpilmelidir.</p>
<p><strong>Nar</strong>: Kan basıncını yani tansiyonu düşürür ve antioksidant yüklüdür.<br />
Nasıl yenmeli: Taze yenebilir ya da suyu içilebilir.</p>
<p><strong>Erik kurusu</strong>: Antioksidant yüklüdür.<br />
Nasıl yenmeli: Pestil olarak ya da pişirilerek yenebilir.</p>
<p><strong>Kabak çekirdeği</strong>: Balkabağının en besleyici yeri çekirdeğidir. Kabak çekirdeği erken ölüm riskine karşı etkili magnezyum deposudur.<br />
Nasıl yenmeli: Çerez olarak ya da salatalarda kullanılabilir.</p>
<p><strong>Sardalye</strong>: Dr. Bowden, sardayeyi ‘sağlık konservesi’ olarak nitelendiriyor. Omega 3 yönünden zengin olan sardalye, doğal yollardan cıva içermez ve kalsiyum deposudur. Ayrıca demir, magnezyum, fosfor, potasyum, çinko, bakır ve manganezin yanı sıra B vitaminin tüm çeşitlerini içerir.<br />
Nasıl yenmeli: Zeytinyağı ya da sardalye yağı içinde dinlendirilen sardalyeler tek başına ya da salata içinde yenilebilir.</p>
<p><strong>Zerdeçal</strong>: ‘Baharatların süperstarı’ zerdeçal, kansere ve iltihaplara karşı güçlü özellikleri vardı.<br />
Nasıl yenmeli: Sahanda yumurta ya da her türlü sebze yemeğinde kullanılabilir.</p>
<p><strong>Yabanmersini</strong>: Pek çok meyve ve sebzeyi dondurarak saklamak, besleyiciliklerini azaltsa da bu durum yabanmersini için geçerli değildir. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda yabanmersininin daha iyi bir hafıza ile ilişkili olduğu görülmüştür.<br />
Nasıl yenmeli: Yoğurt ya da sütle birlikte veya bademle beraber yenmesi tavsiye edilir.</p>
<p><strong>Balkabağı</strong>: Az kalori ile uzun sure tok tutar. Ayrıca bu yüksek lifli sebze bağışıklık sistemini uyaran vitaminlerce zengindir.<br />
Nasıl yenmeli: Tarçın, hindistancevizi ve çok az tereyağı ile karıştırılarak yenebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/en-saglikli-11-yiyecek/sağliken-saglikli-11-yiyecek-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşırı tuz tüketimi</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/asiri-tuz-tuketimi/sağlikasiri-tuz-tuketimi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/asiri-tuz-tuketimi/sağlikasiri-tuz-tuketimi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Sep 2011 14:23:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Tuz]]></category>
		<category><![CDATA[Tuzun zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3290</guid>
		<description><![CDATA[Aşırı tuz tüketimi hastalık habercisi Sağlıklı insanların günlük alması gereken tuz miktarı 6 gramı geçmemeli. Bu miktarın üzerindeki tuz tüketimi hipertansiyon, inme, kalp krizi, kalp yetmezliği gibi ciddi hastalıkları tetikleyebiliyor. ANKARA &#8211; Tuz tüketiminin, toplumsal özelliklere ve yaşanan coğrafi bölgelere göre değişiklik gösterdiğini ifade eden Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Aşırı tuz tüketimi hastalık habercisi</strong></div>
<div><strong>Sağlıklı insanların günlük alması gereken tuz miktarı 6 gramı geçmemeli. Bu miktarın üzerindeki tuz tüketimi hipertansiyon, inme, kalp krizi, kalp yetmezliği gibi ciddi hastalıkları tetikleyebiliyor.</strong></div>
<div>ANKARA &#8211; Tuz tüketiminin, toplumsal özelliklere ve yaşanan coğrafi bölgelere göre değişiklik gösterdiğini ifade eden Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ülver Derici, “’sağlıklı bireylerde günlük olarak yemeklerle alınması gereken ortalama tuz miktarı 5-6 gramı geçmemeli” dedi.</div>
<p>Derici, tuzun önerilen miktarın üzerinde tüketilmesinin “hipertansiyon, inme, kalp krizi, kalp yetmezliği gibi ciddi hastalıkları tetiklediğini ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölümlerde artışa neden olabildiğini, mide kanseri, şişmanlık ve kemik erimesi riskini arttırdığını” kaydetti. Aşırı tuz tüketimi halinde astım hastalığında da şikayetlerin arttığını ifade eden Derici, bu tür sorunların yaşanmaması için günlük alınan tuz miktarının azaltılmasının temel kural olduğunu vurguladı.</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> TÜRKİYE’DE TUZ TÜKETİMİ NORMALİN 3 KATI</strong></span><br />
Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneğince 2008’de tuz tüketimiyle ilgili yapılan çalışmada, ülkemizde genel olarak tuz tüketiminin ortalamanın üstünde olduğunun tespit edildiğini anlatan Derici, “Türkiye’de bir kişinin günlük aldığı tuz, ortalama 18 gramla normalden 3 kat daha fazla” dedi.</p>
<p>Derici, Türk Hipertansiyon İnsidans Çalışması’na göre, erkeklerin kadınlardan daha fazla tuz tükettiğinin belirlendiğini ifade ederek, “Türkiye’deki hipertansiflerin miktarı 4 yılda 3 milyon artmış olup, toplumumuzun aşırı tuz tüketimi bu artışın önemli bir sebebi olarak görülmektedir. Erkeklerde hipertansiyon gelişme oranı kadınlara göre daha yüksek saptanmıştır” diye konuştu.</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> SOFRANIZDAN TUZLUKLARI KALDIRIN</strong></span><br />
Aşırı tuz tüketiminden kaçınmak için sofradan tuzlukların kaldırılması gerektiğini kaydeden Derici, şu önerilerde bulundu:<br />
“Market alışverişlerimizde alacağımız ürünün içeriğine bakmak alışkanlık haline getirilmeli. Eğer ürünün 100 gramında 1.5 gram tuz ya da 0.6 gram sodyum varsa yüksek tuzlu ürün, 0.6 gram tuz ya da 0.1 gram sodyum varsa düşük tuzlu ürün grubuna girer. Sağlıklı bir beslenme için tuz oranı yüksek gıdaları tüketmemeye özen göstermeliyiz. Ürün üzerinde sodyum miktarı verildiyse bu rakamı 2.5 ile çarparak tuz miktarı hesaplanmalı.”</p>
<p>Lokantada yenilen ürünlerdeki tuz miktarı, menülerde bulundurulmadığı için farkında olmadan aşırı tüketilebildiğine dikkati çeken Derici, bütün müşteriler için ortak hazırlanan gıdaları sunan yerlerden ziyade kırmızı eti, tavuğu, balığı ve sebze yemeğini istenilen gibi az tuzlu hazırlayıp getirebilecek yerlerin tercih edilmesi gerektiğini bildirdi.</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> 1 PORSİYON DÖNERDE 8 GRAM TUZ VAR</strong></span><br />
Derici, müşterilerin menülerde böyle bir istekte ısrarcı olmaları halinde bu şekilde hizmet veren lokanta sayısının artacağını belirterek, dışarıda tüketilen gıdalarda bulunan tuz miktarı için şu örnekleri verdi:<br />
“Bir porsiyon döner-kebap yediğimizde 8.6 gram, bir porsiyon pizza yediğimizde 4 gram (sosis ve salamlı ise bu miktar daha da artar), bir porsiyon hamburger ve patates kızartması yediğimizde 2.9 gram, bir porsiyon kızarmış balık ve patates kızartması yediğimizde 1.2 gram ve 100 gram ekmek yediğimizde de 1.4 gram tuz tüketilmektedir. Unutmayalım ki size sormadan çayınıza ya da kahvenize şeker ekleyebiliyorlar mı? Öyleyse neden size sormadan yemeklerinize tuz ekleyebiliyorlar? Buna izin vermeyelim, sağlığımızı koruyalım.”</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/asiri-tuz-tuketimi/sağlikasiri-tuz-tuketimi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koroner by-pass ameliyatı için yöntem ne olmalı?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/koroner-by-pass-ameliyati-icin-yontem-ne-olmali/sağlikkoroner-by-pass-ameliyati-icin-yontem-ne-olmali-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/koroner-by-pass-ameliyati-icin-yontem-ne-olmali/sağlikkoroner-by-pass-ameliyati-icin-yontem-ne-olmali-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2011 19:19:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastane Köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[by-pass]]></category>
		<category><![CDATA[koroner]]></category>
		<category><![CDATA[koroner by-pass ameliyaı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3260</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde en fazla yapılan ameliyatların başında koroner by-pass operasyonlarının geliyor. &#160; ANKARA &#8211; Bayındır Hastaneleri Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Doç.Dr. Yaman Zorlutuna, “Yaygın olarak 1970 yılların başında gerçekleştirilmeye başlanan bu operasyonlar için yerleşik ve klasik yöntem açık kalp cerrahisidir” dedi. Açık kalp ameliyatı denildiğinde, yapılan işlem sırasında kalbin ve akciğerlerinin görevinin bir cihaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Günümüzde en fazla yapılan ameliyatların başında koroner by-pass operasyonlarının geliyor.</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>ANKARA &#8211; Bayındır Hastaneleri Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Doç.Dr. Yaman Zorlutuna, “Yaygın olarak 1970 yılların başında gerçekleştirilmeye başlanan bu operasyonlar için yerleşik ve klasik yöntem açık kalp cerrahisidir” dedi.</p>
<p>Açık kalp ameliyatı denildiğinde, yapılan işlem sırasında kalbin ve akciğerlerinin görevinin bir cihaz tarafından üstlenmesinin anlaşılması gerektiği üzerinde duran Zorlutuna, bu amaçla cerrahın kalbe gelen ve kalpten ayrılan damarlar vasıtasıyla hastayı bir cihaza bağladığını söyledi. Zorlutuna, “Bu kalp-akciğer makinasıdır. Bu cihaz kendine gelen toplar damar kanını önce oksijenden zengin hale getirmekte, daha sonra da organlarımızın gereksinimi olan basınçla vücudumuzu pompalamaktadır” şeklinde konuştu.</p>
<p>Kalp-akciğer makinası sayesinde ameliyatı yapan cerrahların önlerinde kansız ve hareketsiz bir ortam bulduğunu ve bu sayede cerrahi işlemleri gerçekleştirebildiklerini ifade eden Zorlutuna, kalp-akciğer makinasının hasta vücudu için yabancı ve organik olmayan (Bağlantı tüpleri, oksijenaratör adı verilen ve kanı oksijenden zengin hale getiren ünite, filtreler gibi) bir çok madde içerdiğini söyledi. “İnsan kanı bu ortamla karşılaştığında savunma mekanizmaları gereği reaksiyon vermektedir” diyen Zorlutuna, açık kalp ameliyatları için kullanılan bu sistemin, fizyolojik olmayan bir ortam yarattığını vurguladı.</p>
<p>Zorlutuna, kalp-akciğer makinasının ilk kullanıldığı yıllar olan 1950’lerden bu yana çok önemli gelişmeler sağlandığını, teknoloji ve bilimin belirtilen sakıncaların bir çoğunu en aza indirdiğini dile getirdi. Zorlutuna şunları kaydetti; “Ancak yine de bazı bilim adamları, kalp ameliyatlarının hiç değilse bir kısmının, bu cihazı kullanmadan yapılabilmesi yönünde çaba harcamışlardır. 1980’li yıllarda, bazı özel teknikler ve aletler kullanılarak koroner bypass ameliyatlarının bir kısmı bu sistem kullanılmadan yapılabilir duruma gelmiştir. Bu şekilde yapılan ameliyatlara çalışan (veya atan) kalpte koroner bypass operasyonu denilmektedir.<br />
Hastalarımızın en fazla sorduğu sorulardan biri de, koroner bypass ameliyatlarının açık kalp olanaklarıyla mı?, yoksa kapalı kalp ameliyatı olarak kabul edilen çalışan kalpte mi? yapılacağıdır. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, açık kalp ameliyatları halen kalp cerrahisinin temelini oluşturmaktadır. Bugün için kalp-akciğer makinasının istenmeyen etkileri en aza indirilmiştir. Ancak yine de bazı koroner by-pass ameliyatlarının çalışan kalpte yapılması tercih edilebilmektedir. Bu kararı verebilmek için öncelikle hastanın tıkalı olan damarlarına hareketli bir kalpte erişebilir olması gerekmektedir”</p>
<p>Kalp çalışıyor olsa bile by-pass yapılacak damarın uygun görüş alanında olması ve cerrahın tekniği olumsuz etkileyecek engellerle karşılaşılmaması üzerinde duran Zorlutuna, “Teknik olanaklar oldukça iyi çalışma imkanları sağlamaktadır. Ancak yine de darlık olan damarın anatomik pozisyonu çalışan kalpte operasyon için karar vermede en önemli kriter olmaya devam etmektedir. Şunu asla unutmamamız gerekmektedir. Çalışan kalpte bypass yapma amacıyla, darlık olupta kan götürülmesi gereken damara by-pass yapmaktan ‘erişimeme gerekçesiyle’ vazgeçilmemelidir.</p>
<p>Bir başka önemli konu da, çalışan kalpte ameliyat yapacak cerrahi ekibin deneyimiyle ilgilidir. Çalışan kalpte koroner bypass operasyonu, açık kalp tekniğiyle yapılana göre cerrahi beceriyi daha ön plana çıkaran bir uygulamadır. Bu nedenle çalışan kalpte ameliyat yapacak cerrahların, açık kalp tekniğiyle, çok sayıda operasyon yapmış olması ve cerrahi becerilerini üst düzeye çıkarmış olması beklenir” diye konuştu.</p>
<p>Çalışan kalpte koroner by-pass ameliyatlarının bir başka uygulama endikasyonun ise tıbbi zorunluluklar olduğuna dikkat çeken Zorlutuna, açık kalp ameliyatı sisteminin istenmeyen etkilerini kaldıramayacak kadar yaşlı, düşkün ve başka organları ile ilgili kanser, böbrek yetmezliği gibi önemli hastalıkları olanların çalışan kalpte koroner by-pass için aday olduklarını kaydetti. Zorlutuna, bu tip hastalar için olanakların zorlanarak, hatta yalnızca yaşamsal önemi olan damar veya damarlara by-pass yapılarak, diğer darlıkların göz ardı edilebileceğini söyledi.</p>
<p>Hastaların açık kalp tekniğiyle mi, yoksa çalışan kalpte mi ameliyat edileceğine bir çok faktöre bağlı olarak karar vermek gerektiğini belirten Zorlutuna, “Bunların en önemlileri darlık olan damarın anatomik pozisyonu, hastanın yaşı, genel durumu, ek hastalığının olup olmaması ve en önemlisi cerrahi ekibin konuyla ilgili deneyimidir” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/koroner-by-pass-ameliyati-icin-yontem-ne-olmali/sağlikkoroner-by-pass-ameliyati-icin-yontem-ne-olmali-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>40 yaşından sonra günde 1 Aspirin ..?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/40-yasindan-sonra-gunde-1-aspirin/sağlik40-yasindan-sonra-gunde-1-aspirin-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/40-yasindan-sonra-gunde-1-aspirin/sağlik40-yasindan-sonra-gunde-1-aspirin-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 23:51:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[40 yaşından sonra günde 1 Aspirin ..?]]></category>
		<category><![CDATA[40 yaşından sonra günde 1 Aspirin ..? nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[40 yaşından sonra günde 1 Aspirin ..? nedir]]></category>
		<category><![CDATA[40 yaşından sonra günde 1 Aspirin ..? tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/40-yasindan-sonra-gunde-1-aspirin/sağlik-40-yasindan-sonra-gunde-1-aspirin-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[&#8221;40 yaşından sonra kalp hastalığı olsun ya da olmasın herkesin düşük dozda günde bir Aspirin alması&#8221; yönünde görüşün doğru mu? Uzmanlar bu görüşe bakın ne yanıt verdi&#8230; Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, bugüne dek yaygın olan, &#8221;40 yaşından sonra kalp hastalığı olsun ya da olmasın herkesin düşük dozda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="bs_image"><center><img width="100" height="100" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/bigmanset/833020101205105552569.jpg" class="bs_class" alt="40 yaşından sonra günde 1 Aspirin ..?"/></center></p>
<p class="bs_video">
<p class="abs">&#8221;40 yaşından sonra kalp hastalığı olsun ya da olmasın herkesin düşük dozda günde bir Aspirin alması&#8221; yönünde görüşün doğru mu? Uzmanlar bu görüşe bakın ne yanıt verdi&#8230;</p>
<p> 
<p>Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, bugüne dek yaygın olan, <strong>&#8221;40 yaşından sonra kalp hastalığı olsun ya da olmasın herkesin düşük dozda günde bir Aspirin alması&#8221;</strong> yönünde görüşün doğru olmadığının, bilimsel olarak ortaya konulduğunu söyledi.</p>
<p>
<p>Oğuzhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Aspirin&#8217;in çok eski bir ilaç olduğunu, bugün bakkallarda dahi satıldığını söyledi.</p>
<p>
<p>Ağrı kesici olarak bilinen Aspirin&#8217;in aslında <strong>&#8221;mucizevi</strong>&#8221; bir ilaç olduğunu vurgulayan Oğuzhan, şu bilgileri verdi:</p>
<p>
<p>&#8221;Aspirin, ağrı kesici özelliğinin yanında kanın koyuluğunu azaltarak damar içerisinde daha rahat akmasını sağlıyor. Bu sayede hem kalp krizlerini hem de felçleri engelleyebiliyor ama son derece tehlikeli de bir ilaç. Uygun bir şekilde kullanılmazsa mide ve beyin kanamalarına da yol açabiliyor. Bazen bu mide kanamaları ölüme bile neden olabiliyor.&#8221;</p>
<p>
<p>Oğuzhan, bugüne dek yaygın olan görüşün <strong>&#8221;40 yaşından sonra kalp hastalığı olsun ya da olmasın herkesin düşük dozda (100-300 miligram arasında) günde bir Aspirin alması&#8221;</strong> yönünde olduğunu belirterek, yapılan son araştırmalarda bunun doğru olmadığının belirlendiğini anlattı.</p>
<p>
<p>40 yaşından sonra herkesin Aspirin kullanmaması gerektiğini ifade eden Oğuzhan, şöyle devam etti:</p>
<p>
<p>&#8221;Çünkü, İngiltere&#8217;de 8 yıl süren ve sonuçları bu yıl<strong> &#8216;Lancet&#8217;</strong> adlı bir dergide yayınlanan yeni bir çalışmada, herhangi bir hastalığı olmayan 40 yaşın üzerindeki erkeklerde ve kadınlarda Aspirin&#8217;in faydalı olmadığı, özellikle kadınlarda net bir şekilde ortaya konulmuş. Prof. Dr. Gerry Fowkes tarafından 3 bin 350 kişi arasından yapılan bu çalışmada, bir gruba günde 100 miligram bağırsakta çözünen Aspirin diğer gruba da plasebo (etkiz ilaç) verilmiş. Yapılan karşılaştırmalı değerlendirmede de Aspirin&#8217;in, herhangi bir hastalığı olmayan 40 yaşın üzerindeki kişilerde faydalı olmadığı ortaya çıkmış. Dolayısıyla hiçbir şikayeti bulunmayan, kalp-damar hastalığı olmayan bir kişi kendi başına Aspirin kullanmasın. Çünkü, zararlı olabilir. Ancak, bazı kişiler hiçbir hastalıkları olmamasına rağmen kalp-damar hastalığı bakımından yüksek riskli olabilirler. Tabi buna ancak doktor karar verebilir. Daha önceden bilinen kalp-damar hastalığı da varsa bu kişilerin ölene kadar mutlaka Aspirin kullanması gerekiyor. Bu konuda bir şüphemiz yok.&#8221;</p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/40-yasindan-sonra-gunde-1-aspirin/sağlik40-yasindan-sonra-gunde-1-aspirin-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp için şarap değil üzüm suyu yararlı</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/kalp-icin-sarap-degil-uzum-suyu-yararli/sağlikkalp-icin-sarap-degil-uzum-suyu-yararli-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/kalp-icin-sarap-degil-uzum-suyu-yararli/sağlikkalp-icin-sarap-degil-uzum-suyu-yararli-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 23:49:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp için şarap değil üzüm suyu yararlı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp için şarap değil üzüm suyu yararlı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp için şarap değil üzüm suyu yararlı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp için şarap değil üzüm suyu yararlı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/kalp-icin-sarap-degil-uzum-suyu-yararli/sağlik-kalp-icin-sarap-degil-uzum-suyu-yararli-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin, üzüm suyunun, kalp damar hastalıklarından koruyucu etkisinin daha fazla olduğunu söyledim. Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin, serbest radikaller, antioksidanlar, kanser biyokimyası, kök hücre biyolojisi, fitoterapi ve anti-aging konularında yaptığı bilimsel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="bs_image"><center><img width="100" height="100" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/bigmanset/811020100517021827886.jpg" class="bs_class" alt="Kalp için şarap değil üzüm suyu yararlı"/></center></p>
<p class="bs_video">
<p class="abs">Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin, üzüm suyunun, kalp damar hastalıklarından koruyucu etkisinin daha fazla olduğunu söyledim.</p>
<p> 
<p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin, serbest radikaller, antioksidanlar, kanser biyokimyası, kök hücre biyolojisi, fitoterapi ve anti-aging konularında yaptığı bilimsel çalışmalar sonucunda yazdığı &#8221;İyileştirir, güzelleştirir: üzüm&#8221; isimli kitabında üzümün faydalarını anlattı.</p>
<p>
<p>Bilimsel çalışmalarıyla 2004 yılında Türk Hematoloji Derneği Genç Araştırmacı Ödülü, 2008 ve 2010 yıllarında ise Gevher Nesibe Bilimsel Araştırma Teşvik Ödülü&#8217;nü kazanan Çetin, kitabında &#8221;güzellik, gençlik ve sağlık iksiri olarak nitelendirilen üzümün insan hayatındaki önemini&#8221; ele aldı.</p>
<p>
<p>Çetin, son yıllarda şarabın özellikle kalp hastaları için çok faydalı olduğu yönündeki görüşlerin arttığına işaret ederek, &#8221;Üzüm suyu mu? Şarap mı?&#8221; konusundaki tartışmalara kitabında yer verdiğini belirtti.</p>
<p>
<p>Yapılan bilimsel çalışmalarla faydaları açık bir şekilde ortaya konan üzümün bilinen en önemli özelliğinin &#8221;doğal antioksidan olarak kansere karşı koruyuculuğu olduğunu&#8221; vurgulayan Çetin, üzümün kabuğunda, çekirdeğinde ve suyunda bulunan &#8221;resveratrol&#8221; maddesinin kanserin pek çok safhasında durdurucu etkiye sahip olduğunun bilimsel olarak kanıtlandığını dile getirdi.</p>
<p>
<p>Bazı araştırmacıların kırmızı şarabın kalp hastalıklarından koruyucu bir içecek olduğunu ileri sürdüklerini anımsatan Aysun Çetin, şunları söyledi:</p>
<p>
<p>&#8221;Bazı araştırmacılar, kırmızı şarabın kalp hastalıklarından koruduğunu söyleseler de, pek çok araştırmacı farklı sonuçlara ulaşmıştır. Gerçekte kalp-damar hastalıklarından koruyucu etkiye sahip olan şarap değil, üzüm suyudur. Mor üzüm suyunda bulunan flavonoid madde miktarı litrede 500 miligramdan fazladır. Üzüm suyu, şarap ve etil alkolden arındırılmış şaraba göre çok daha yararlı bulunmuş ve tüm yararlı etkilerin üzüm suyunda bolca bulunan polifenolik bileşiklere ait olduğu gösterilmiştir. Üstelik son yıllarda yapılan birçok araştırma ile az miktarda bile olsa alkolün insan vücudu için son derece zararlı olduğu kanıtlanmıştır.&#8221;</p>
<p>
<p>Çetin, kalp hastalıklarından korunmada faydalı olduğu öne sürülen şarabın, içeriğindeki alkol nedeniyle insan sağlığı açısından zararlı olduğunu yineleyerek, vücutta serbest radikal üretimini artıran alkolün başta kanser olmak üzere pek çok hastalığın başlangıcına zemin hazırladığını vurguladı.</p>
<p>
<p>Alkolün, ağız boşluğu, yutak, yemek borusu, mide ve rektum gibi sindirim kanalı kanserleri ile karaciğer, pankreas, meme ve prostat kanseri risklerini de artırdığını ifade eden Çetin, şöyle devam etti:</p>
<p>
<p>&#8221;Üzümün içeriğinde bulunan resveratrol maddesi, son yıllarda adını sık duyduğumuz serbest radikalleri etkisiz hale getirir. Serbest radikaller, radyasyon, besinlerdeki katkı maddeleri, ilaç artıkları, güneş ışığı, havadaki kimyasal maddeler, egzoz ve baca dumanları, çevre toksinleri, stres, virüsler, alkol, sigara ve ağır metaller gibi dış kaynaklı etkenlerle ortaya çıkarak hücre yapısına ciddi zararlar verir. Bu durum, kanser gibi hastalıklara yol açarken yaşlanma etkilerini hızlandırır. Alkol, tüm bu sorunlara yol açan serbest radikalleri artırdığı gibi, beyin ve sinir hücrelerine zarar verir. Şarabın kalp hastalıkları için faydalı olduğunu söylerken alkolün bu zararları unutulmamalıdır. Bu nedenle, üzüm suyu tüketilmesi daha ekonomik ve koruyucudur. Şarap yerine üzüm suyu tercih edilmesi, başta beyin olmak üzere tüm dokulara zarar veren etil alkolden korunmayı ve üzümün tüm olumlu etkilerinden faydalanmayı sağlayacaktır.&#8221;</p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/kalp-icin-sarap-degil-uzum-suyu-yararli/sağlikkalp-icin-sarap-degil-uzum-suyu-yararli-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuk havada yapılan spor kalp krizine davetiye</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/soguk-havada-yapilan-spor-kalp-krizine-davetiye/sağliksoguk-havada-yapilan-spor-kalp-krizine-davetiye-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/soguk-havada-yapilan-spor-kalp-krizine-davetiye/sağliksoguk-havada-yapilan-spor-kalp-krizine-davetiye-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 23:48:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk havada yapılan spor kalp krizine davetiye]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk havada yapılan spor kalp krizine davetiye nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk havada yapılan spor kalp krizine davetiye nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk havada yapılan spor kalp krizine davetiye tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/soguk-havada-yapilan-spor-kalp-krizine-davetiye/sağlik-soguk-havada-yapilan-spor-kalp-krizine-davetiye-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Soğuk havada açık alanda spor yarken bir kez değil bir kaç kez düşünmek gerekiyor. Özellikle sabah saatlerinde spor yapıldığı taktirde kalbe giden yük artıyor ve kalp krizi riskini 4-5 kat artırıyor. Türkiye Kızılay Derneği uzman hekimlerinden Opr. Dr. Dursun Bostancı’ya göre, soğuk havalarda kalp krizi riski 3, sporla birlikte 4-5 kat daha artıyor. Bilinenin aksine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="bs_image"><center><img width="100" height="100" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/bigmanset/152020091230121135485.jpg" class="bs_class" alt="Soğuk havada yapılan spor kalp krizine davetiye"/></center></p>
<p class="bs_video">
<p class="abs">Soğuk havada açık alanda spor yarken bir kez değil bir kaç kez düşünmek gerekiyor. Özellikle sabah saatlerinde spor yapıldığı taktirde kalbe giden yük artıyor ve kalp krizi riskini 4-5 kat artırıyor.</p>
<p> 
<p>Türkiye Kızılay Derneği uzman hekimlerinden Opr. Dr. Dursun Bostancı’ya göre, soğuk havalarda kalp krizi riski 3, sporla birlikte 4-5 kat daha artıyor. Bilinenin aksine kalp krizi vakaları sıcak yaz günlerinden ziyade soğuk kış günlerinde daha çok görülüyor. Soğuk hava damarları büzüyor, daraltıyor. Bu daralma tansiyonu yükseltiyor, kalp krizi riskini artırıyor. Bir de üstüne yapılan ve vücudu zorlayan spor kalbi daha çok yoruyor, adeta kalp krizini tetikliyor.</p>
<p>
<p><strong><span style="color: #333399;">“SABAH SPOR YAPMAYIN”</span></strong></p>
<p>
<p>Kalp krizi riskinin sabah saatlerinde daha çok arttığının altını çizen Bostancı, kan akışkanlığındaki değişiminin buna sebep olduğunu kaydetti. Sabah saatlerinde bedenin müdafaa mekanizmasının yeterince aktif hale gelmediğini vurgulayan Bostancı, şu uyarılarda bulundu:</p>
<p>
<p>“Sabah ve özellikle soğuk havada yapılan spor kalbi çok fazla zorluyor. Çünkü beden daha kendine gelmemiş durumda. Spor ve soğuk hava da birleşince adeta kalp krizini tetikliyor. Hele hele kalp ve damar konusunda sıkıntısı olanlar adeta büyük tehlikeye kapı açıyor. Vücudun kendini topladığı, savunma mekanizmasının en üst düzeye çıktığı akşam saatlerinde ev ya da spor salonu gibi kapalı mekanlarda hafif egzersizler yapılabilir. Soğuk havada dışarıda spor yapılmasını asla önermiyoruz.”</p>
<p>
<p>Kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının artması, ağır ve yağlı yiyeceklerin fazla tüketilmesi, kapalı havanın oluşturduğu stresin de kalp-damar sistemini olumsuz etkilediğinin altını çizen Bostancı, uyarılarını şöyle sürdürdü:</p>
<p>
<p>“Bilinen kalp damar hastalığı, damar tıkanıklığı, 50 yaşın üstünde olanlar, kronik rahatsızlıkları bulunanlar daha çok dikkat etmelidir. Yapılan bir hatanın bedeli ağır oluyor. Hem belli bir şikayeti olanlar hem de sağlığında problem bulunmayanlar da uyarılara kulak asmalı. Kalp-damar, tansiyon ilaçlarını kullananlar düzenli olarak ilaçlarını almalıdır.“</p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/soguk-havada-yapilan-spor-kalp-krizine-davetiye/sağliksoguk-havada-yapilan-spor-kalp-krizine-davetiye-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp krizinin en fazla görüldüğü aylar</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/kalp-krizinin-en-fazla-goruldugu-aylar/sağlikkalp-krizinin-en-fazla-goruldugu-aylar-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/kalp-krizinin-en-fazla-goruldugu-aylar/sağlikkalp-krizinin-en-fazla-goruldugu-aylar-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 23:48:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp krizinin en fazla görüldüğü aylar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp krizinin en fazla görüldüğü aylar nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp krizinin en fazla görüldüğü aylar nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp krizinin en fazla görüldüğü aylar tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/kalp-krizinin-en-fazla-goruldugu-aylar/sağlik-kalp-krizinin-en-fazla-goruldugu-aylar-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmet Dindar, araştırmaların, kalp krizinin kış aylarında diğer mevsimlere göre 3 kat daha fazla olduğunu gösterdiğini belirtti. Prof. Dr. Dindar, yaptığı yazılı açıklamada, genellikle yaz aylarında kalp krizi vakalarının arttığına inanıldığını ifade ederek, yapılan araştırmaların özellikle kış aylarında kalp krizi tehdidinin daha güçlü olduğunu ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="bs_image"><center><img width="100" height="100" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/bigmanset/798220100714124033817.jpg" class="bs_class" alt="Kalp krizinin en fazla görüldüğü aylar"/></center></p>
<p class="bs_video">
<p class="abs">Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmet Dindar, araştırmaların, kalp krizinin kış aylarında diğer mevsimlere göre 3 kat daha fazla olduğunu gösterdiğini belirtti.</p>
<p> 
<p>Prof. Dr. Dindar, yaptığı yazılı açıklamada, genellikle yaz aylarında kalp krizi vakalarının arttığına inanıldığını ifade ederek, yapılan araştırmaların özellikle kış aylarında kalp krizi tehdidinin daha güçlü olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi.</p>
<p>
<p>&#8221;Araştırmalar kalp krizinin kış aylarında diğer mevsimlere göre üç kat daha fazla olduğunu gösteriyor&#8221; diye görüşlerini kaydeden Dindar, kış aylarındaki kalp krizinin yaz aylarına göre daha ölümcül seyrettiğini bildirdi.</p>
<p>
<p>Dindar, şöyle devam etti:</p>
<p>
<p>&#8221;Solunum yolu enfeksiyonları, kış aylarında daha fazla kalori içeren yağlı besinlerin tüketilmesi ve bu kalorinin harcanamaması, güneşle temasın daha az olmasının getirdiği bazı hormonal değişiklikler ve kapalı havaların oluşturduğu stres, bu durumun nedenleri arasında yer alıyor. Kalp krizlerinin kış aylarında daha sık olmasının belki de en önemli sebebi; soğuk havaların uyardığı damarlardaki büzülme, spazm ve tansiyonu yükseltici etkidir. Soğuk havada vücut, mevcut ısısını korumak üzere cilde daha az kan gönderir ve bunu da tüm damarlarda, özellikle cildi besleyen damarlarda büzülme oluşturarak yapar. Bu büzülme otomatik olarak tansiyonun yükselmesine neden olur. Koroner kalp hastalarında kalp krizi riskinin artışı yanında, kışın artan grip salgını da kalp hastalarında ciddi problemlere yol açabilmektedir.&#8221;</p>
<p>
<p>Sabah saatlerinin, kan akışkanlığındaki değişim, hormonlar ve tansiyon yüksekliği gibi faktörlerin etkisiyle kalp krizlerinin en sık görüldüğü saatler olduğuna dikkati çeken Dindar, &#8221;Kışın sabah saatleri, özellikle bilinen damar tıkanıklığı olan ve kalp hastalığı risk faktörlerini yoğun olarak bünyesinde bulunduran, tansiyonu yüksek olan kişiler için günün en tehlikeli zamanıdır. Birçok araştırma, ilginç bir şekilde karlı bir gecenin ardından sabah dışarı çıkıp evinin önündeki ya da arabasının camlarındaki karları temizlerken işe yetişmek için hızlı hareket eden kişilerde kalp krizi geliştiğini ortaya koyuyor&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>
<p><strong>-KIŞ AYLARI İÇİN KALBİ KORUYAN ALTIN TAVSİYELER-</strong></p>
<p>
<p>Dindar, kış ayları için kalbi koruyan tavsiyelerde de bulanarak, şunları belirtti:</p>
<p>
<p>&#8221;Kış aylarında soğuk havada dışarıda bulunan kişiler, ani güç gerektiren ve ıslak ağır kar üzerinde yürümek gibi işlerden kaçınmalıdır. Kalp hastaları kalp sağlıkları için mevsimsel kurallara uymalı ve yaşam şeklini ona göre programlamalıdır. Hastaların, yaz aylarında nasıl su kaybını önlemek için ilaçlarının dozlarını doktor kontrolünde ayarlamaları gerekiyorsa, kışın da kalp krizi riskini tetikleyen soğuk havalar için de önlemler almalıdır. Kalp hastaları, özellikle bacak damar problemi olanlar kışın gece de çorap giymeli, bacak damar tıkanıkları olanlar, kış aylarında soğuk havaya çıkarken yün çorap giymelidirler. Kalp ve tansiyon hastaları ilaçlarını düzenli almalıdırlar. Kış aylarında soğuk hava nedeniyle kalorili besinlerin alımı artmakta, egzersiz oranı düşmekte ve kilo alımı ortaya çıkmaktadır. Kalp hastalarının, kış aylarında tam tahıllı besinler ile sebze ve meyve yemeleri, ağır kalorili besinlerden kaçınmaları gerekir. Egzersiz yapmak için soğuk hava yerine ev, spor salonu, kapalı ortamlar, sessiz bir alışveriş merkezi tercih edilebilir. Rüzgarı göğüs bölümüne alacak şekilde dışarı çıkmayın. Mutlaka atkı, bere kullanarak, havayı burundan alın.&#8221;</p>
<p>
<p>Dindar, göğsü ağrıyanların doktora gitmesi gerektiğine de vurgu yaparak, özellikle yürümeyle, merdiven çıkmayla görülen göğüs ağrısının nedeninin mutlaka araştırılması gerektiğini kaydetti.</p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/kalp-krizinin-en-fazla-goruldugu-aylar/sağlikkalp-krizinin-en-fazla-goruldugu-aylar-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TV&#8217;yi fazla izlemek kalp krizi riskini artırıyor</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/tvyi-fazla-izlemek-kalp-krizi-riskini-artiriyor/sağliktvyi-fazla-izlemek-kalp-krizi-riskini-artiriyor-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/tvyi-fazla-izlemek-kalp-krizi-riskini-artiriyor/sağliktvyi-fazla-izlemek-kalp-krizi-riskini-artiriyor-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 23:48:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[TV\'yi fazla izlemek kalp krizi riskini artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[TV\'yi fazla izlemek kalp krizi riskini artırıyor nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[TV\'yi fazla izlemek kalp krizi riskini artırıyor nedir]]></category>
		<category><![CDATA[TV\'yi fazla izlemek kalp krizi riskini artırıyor tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/tvyi-fazla-izlemek-kalp-krizi-riskini-artiriyor/sağlik-tvyi-fazla-izlemek-kalp-krizi-riskini-artiriyor-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Journal of the American College of Cardiology&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, günde 2 saatten fazla televizyonun önünde oturmak kalp hastalıkları ve kalp krizi riskini artırıyor. Londra Üniversitesi&#8217;nden Emmanuel Stamatakis ve ekibinin araştırmasına, 4 bin 512 İskoçyalı katıldı. 4 yıl boyunca süren araştırmada, katılımcılardan günde kaç saat televizyon ya da DVD izledikleri, iş dışında kaç saat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="bs_image"><center><img width="100" height="100" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/bigmanset/195420100724103125496.jpg" class="bs_class" alt="TV'yi fazla izlemek kalp krizi riskini artırıyor"/></center></p>
<p class="bs_video">
<p class="abs">&#8220;Journal of the American College of Cardiology&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, günde 2 saatten fazla televizyonun önünde oturmak kalp hastalıkları ve kalp krizi riskini artırıyor.</p>
<p> 
<p>Londra Üniversitesi&#8217;nden Emmanuel Stamatakis ve ekibinin araştırmasına, 4 bin 512 İskoçyalı katıldı. 4 yıl boyunca süren araştırmada, katılımcılardan günde kaç saat televizyon ya da DVD izledikleri, iş dışında kaç saat bilgisayar kullandıkları ya da video oyunu oynadıkları soruldu.</p>
<p>
<p>4 yıl boyunca katılımcılardan 325&#8242;i kalp hastalıklarından ve kalp krizinden öldü, 215&#8242;i kalp krizi geçirdi.</p>
<p>
<p>Bu kişilerin alışkanlıklarını inceleyen bilim adamları, günde 4 saatten fazla ekran önünde olan (iş dışında) kişilerin ölüm riskinin ekran önünde 2 saatten az geçirenlerden yüzde 48 fazla olduğunu gördü. Kalp krizi riskinin ise günde 2 saatten fazla ekran önünde hareketsiz kalanlarda, diğerlerine göre yüzde 125 fazla olduğu ortaya çıktı.</p>
<p>
<p>Stamatakis, işten geldiklerinde birçok kişinin saatlerce televizyon izleme alışkanlığının olduğunu, ancak bu alışkanlığın kalp ve genel sağlık için tehdit oluşturduğunu, hükümetlerin bu konuda daha ciddi önlemler alması gerektiğini vurguladı.</p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/tvyi-fazla-izlemek-kalp-krizi-riskini-artiriyor/sağliktvyi-fazla-izlemek-kalp-krizi-riskini-artiriyor-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su içerek gece kalp krizi riskini azaltabilirsiniz</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/su-icerek-gece-kalp-krizi-riskini-azaltabilirsiniz/sağliksu-icerek-gece-kalp-krizi-riskini-azaltabilirsiniz-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/su-icerek-gece-kalp-krizi-riskini-azaltabilirsiniz/sağliksu-icerek-gece-kalp-krizi-riskini-azaltabilirsiniz-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 02:23:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[felç olmak]]></category>
		<category><![CDATA[felç riski]]></category>
		<category><![CDATA[gece kalp krizi geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[idrar yapamamak]]></category>
		<category><![CDATA[idrar yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[insan sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[insan vücudu]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi riskini azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[kalp ve damar hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanın akışkanlığının azalması]]></category>
		<category><![CDATA[metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı dengesinin sağlanması]]></category>
		<category><![CDATA[su içmek]]></category>
		<category><![CDATA[suyun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[suyun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[vücudun aşırı sıvı kaybetmesi]]></category>
		<category><![CDATA[vücudun su dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[vücudun su ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[vücudun su oranı]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlerin atılması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/su-icerek-gece-kalp-krizi-riskini-azaltabilirsiniz/sağlik-su-icerek-gece-kalp-krizi-riskini-azaltabilirsiniz-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[İnsan vücudunun yüzde 60-70′inin sudan oluştuğunu, bu nedenle vücudun su dengesinin büyük önem taşıdığını ifade eden uzmanlar, suyun doğru zamanlarda, doğru miktarlarda içildiğinde insan sağlığı için birçok yararı olduğu hatırlatmasında bulunuyor. Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türk, “Bu sıvı dengesinin sağlanması ve metabolizma sonucu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> İnsan vücudunun yüzde 60-70′inin sudan oluştuğunu, bu nedenle vücudun su dengesinin büyük önem taşıdığını ifade eden uzmanlar, suyun doğru zamanlarda, doğru miktarlarda içildiğinde insan sağlığı için birçok yararı olduğu hatırlatmasında bulunuyor.<br />
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türk, “Bu sıvı dengesinin sağlanması ve metabolizma sonucu ortaya çıkan zehirlerin atılması için günde 1, 1,5 litre idrarın çıkarılması lazım. Bu 1 litre idrarın çıkması için de günde 2-2,5 litre su içilmesi gerekir” dedi.<br />
Prof. Dr. Türk, kanın yüzde 80′inin sudan oluştuğunu, bu suyun kanın akışkanlığını sağladığını vurgulayarak, şunları anlattı:<br />
“Kanın akışkanlığının azalması, bazı sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Özellikle kalp ve damar hastalığı olan kişilerde, vücudun aşırı sıvı kaybetmesi sonucunda kanın akışkanlığının azalması, kalp krizi ve felce neden olabiliyor. Kan akışkanlığında kanın içindeki sıvı miktarının önemli etkisi var.</p>
<p>Akşamları biraz fazla yemek yendiğinde kan içindeki yağ, kolesterol ve protein miktarı artarak akışkanlık azalır. Akşam yemeğinde ve yatmadan önce içilen birkaç bardak su kanın akışkanlığını artıracağı için kalp krizi riskini de azaltıyor. Bu nedenle sağlımız için gün içinde 2-2.5 litre, yatmadan önce de en az birkaç bardak su içmeliyiz.”<br />
Yemeklerden en az yarım saat önce de bir bardak su içilmesi ile yiyeceklerin hazmedilmesinin kolaylaşacağını dile getiren Prof. Dr. Türk, aynı şekilde beden ısısının düzenlenmesinde de rolü olan suyun, idrar, ter, nefes ve gaita yolu ile vücuttaki atıkların atılmasında önemli etkisi olduğunu bildirdi.<br />
Suyun, hücrelere gıda ve oksijen taşınmasını sağlama, yiyeceklerin vücutta enerjiye çevrilmesi gibi birçok konuda rolü olduğunu anlatan Türk, dengeli sıvı almanın önemli olduğunu belirtti.<br />
SÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Türk, sıvı ihtiyacının da su, çay ve dengeli içeriği olan maden sularıyla giderilebileceğini sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/su-icerek-gece-kalp-krizi-riskini-azaltabilirsiniz/sağliksu-icerek-gece-kalp-krizi-riskini-azaltabilirsiniz-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamburger kalp sağlığını tehdit ediyor</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hamburger-kalp-sagligini-tehdit-ediyor/sağlikhamburger-kalp-sagligini-tehdit-ediyor-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hamburger-kalp-sagligini-tehdit-ediyor/sağlikhamburger-kalp-sagligini-tehdit-ediyor-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 02:23:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[fastfood kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[fastfood ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[fastfoodla beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[hamburger]]></category>
		<category><![CDATA[hamburger tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[hamburgerde bulunan iç yağı oranı]]></category>
		<category><![CDATA[hasta olma]]></category>
		<category><![CDATA[iç yağının zararları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kola tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[koşma]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk su içme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/hamburger-kalp-sagligini-tehdit-ediyor/sağlik-hamburger-kalp-sagligini-tehdit-ediyor-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Doktor Mustafa Erkul, Türkiye’de hamburger ve kola ile tanışma yaşının 1′e indiğini ve bu çocukların 20 yıl sonra kalp hastası olacaklarını söyledi. Erkul, fastfood ürünlerinin çocuklar için büyük tehlike olduğunu ifade ederek, “Türkiye’de hamburger ve kola ile tanışma yaşı 1′e indi. 13-24 aylık 4 çocuktan biri kola içerken, 24-36 ay arasında bu oran [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Kardiyoloji Uzmanı Doktor Mustafa Erkul, Türkiye’de hamburger ve kola ile tanışma yaşının 1′e indiğini ve bu çocukların 20 yıl sonra kalp hastası olacaklarını söyledi.<br />
Erkul, fastfood ürünlerinin çocuklar için büyük tehlike olduğunu ifade ederek, “Türkiye’de hamburger ve kola ile tanışma yaşı 1′e indi. 13-24 aylık 4 çocuktan biri kola içerken, 24-36 ay arasında bu oran yüzde 41′e çıkıyor.<br />
Anneler çocuklarını sürekli olarak ‘koşma, soğuk su içme, hasta olursun’ diye uyarıyorlar. Ama asıl tehlikeyi göz ardı ediyorlar. Şimdi çocukların fastfoodla beslenmesine izin veren anneler, 20 yıl sonra onların başta kalp hastalıkları olmak üzere obezite, diyabet gibi hastalıklara yakalanmalarına sebep olacaklar” dedi.</p>
<p>Fastfood kültüründen uzaklaşılması gerektiğini belirten Erkul, “Fastfood ürünlerin lezzeti iç yağından geliyor. Bir hamburgerde bulunan iç yağı oranı yüzde 60. O iç yağının verdiği lezzetin tadı gizli bir alışkanlık yapıyor. Sigara gibi.<br />
Çocuk bir tane hamburger yerse, ondan sonra hep hamburger istiyor. Çünkü ciddi bağımlılık yapan bir beslenme şekli. Ayrıca ucuz, kolay ulaşılabilir, her an temin edilebilir. Annelerin de kolayına geliyor, sabah kahvaltı hazırlamaktansa cebine para koyuyor hamburger aldırıyor.<br />
Çocuk, öğlen okulda çıkan servis yemeği yerine hamburger almayı tercih ediyor. Fastfood kültüründen uzaklaşmalı, kendi ev yemeklerimize dönmeliyiz” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hamburger-kalp-sagligini-tehdit-ediyor/sağlikhamburger-kalp-sagligini-tehdit-ediyor-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

