<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cinsel Saglik &#187; Kadın Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.bizdoktoruz.com/category/kadin-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bizdoktoruz.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Sep 2011 20:22:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Hamilelikte cinselliğe bakış açısı</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelikte-cinsellige-bakis-acisi/sağlikhamilelikte-cinsellige-bakis-acisi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelikte-cinsellige-bakis-acisi/sağlikhamilelikte-cinsellige-bakis-acisi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2011 18:57:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte seks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3250</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte cinselliğe bakış değişiyor Araştırmalara göre hamileliğin ilk 12 haftasında kadınların cinsel isteklerinde azalma oluyor. Bu durumla beraber hamilelik ve sonrasındaki süreç eşlerin hayatlarını her yönden olduğu gibi cinsel yönden de etkiliyor. İSTANBUL &#8211; VKV Amerikan Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Aslı Akkan, hamilelik boyunca yaşanan cinsel sorunların kolayca aşılabilmesi için çiftlerin birbilerine anlayış, şefkat, ilgi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="hamilelikte cinsel yaşam" src="http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/298026.jpg" alt="" width="300" height="300" /></p>
<div>Hamilelikte cinselliğe bakış değişiyor</div>
<div>Araştırmalara göre hamileliğin ilk 12 haftasında kadınların cinsel isteklerinde azalma oluyor. Bu durumla beraber hamilelik ve sonrasındaki süreç eşlerin hayatlarını her yönden olduğu gibi cinsel yönden de etkiliyor.</div>
<p>İSTANBUL &#8211; VKV Amerikan Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Aslı Akkan, hamilelik boyunca yaşanan cinsel sorunların kolayca aşılabilmesi için çiftlerin birbilerine anlayış, şefkat, ilgi ve sevgiyle yaklaşması gerektiğini söylüyor.</p>
<p>Evlilik kurumunun ve çiftler arasındaki ilişkinin sağlığının test edildiği önemli noktalardan biri de çocuk sahibi olunmaya karar verilmesi, hamilelik ve hamilelik sonrası sürecin eşler üstündeki etkisidir. Hamilelik ve hamilelik sonrası süreç eşlerin duygusal süreçlerini etkilediği kadar, cinsel hayatlarını da etkilemektedir. Her ne kadar bu süreç cinsel hayatı eskisinden farklı kılacaksa da bu farklılığın bireylerin ilişkilerini etkilemesine ve zorlamasına en az düzeyde izin verilmesini sağlaması önemlidir.</p>
<p>Hamilelik süresince jinekoloğu tarafından medikal, fizyolojik herhangi bir sorun görülmeyen ve cinsel hayatı yaşamasına izin verilen kadının, yaşadığı hormonal ve fiziksel değişiklikler cinsel isteksizliğine sebep olduğu kadar kadının kendi inanç sistemi de bu durumu tetikler. Araştırmalara bakıldığında sağlıklı bir hamilelik yaşamakta olan kadınların ilk 12 haftada cinsel isteklerinde azalma olduğu görülmekteidir. Yaşadığı fiziksel yorgunluk, bulantı, kilo alımı, rahat bir pozisyon bulamama gibi sebepler bu durumu açıklayabilmekle beraber, kadının kendindeki değişime adapte olma sürecinde yaşadığı kaygılar, bebeğime zarar verir miyim endişesi, ve fiziğindeki değişime bağlı olarak eşinin onu eskisi gibi istemeyeceği inancı da çok büyük rol oynamaktadır. Benzer düşünceler erkeği de etkilemektedir ve onu da cinsellikten soğutmaktadır. Hamilelik boyunca cinsellikle ilgili yaşanılabilecek bu çeşit sorunları engellemenin en önemli yolu ise çiftlerin bir birleriyle mümkün olan en açık şekilde konuşmalarıdır. Kaygılarını ve isteklerini dile getirdikleri zaman sağlıklı cinselliklerini neyin etkilediğini bulacaklar ve sorun odaklı çözüme ulaşacaklardır.</p>
<p>Hamilelik süresince çiftlerin cinsel hayatlarında yaşayabilecekleri sorunlar doğum sonrası da devam edebilir ve bu konunun önemi unutulmamalıdır. Doktorunun izin verdiği zaman itibariyle kadının cinsel ilişkiye girmesinin herhangi bir sakıncası yoktur ancak cinsel ilişkiyi etkileyebilecek psikolojik faktörler yine ortaya çıkabilir. Doğum ve bebek bakımının kadın için son derece yorucu olması nedeniyle doğum sonrası ilişki sıklığında azalma beklenen bir durumdur. Ancak doğum sonrası depresyon veya başka sağlık problemi olmadığı taktirde genellikle doğumdan 3 ay sonra hamilelik öncesi cinsel ilişki sıklığına dönülmesi beklendiktir. Bebeğin bakım ihtiyaçları azaldıkça, uykusu düzene girdikçe cinsel aktivite de normale dönmeye başlar.</p>
<p><strong>Doğum sonrası fiziksel yorgunluk dışında cinselliği etkileyebilecek durumlar:</strong><br />
<span style="text-decoration: underline;">Ağrı Korkusu:</span> Bir çok kadının doğum sonrası ilişkiye girmekten çekinme nedenin ağrılı ilişkiden korkmaları ve kaygıları arttıkça da girdikleri ilişki sırasında disparoni (ağrılı cinsel beraberlik) ve vajinismus (vajinal kasların kasılması sonucu cinsel beraberliğin olamaması) gibi sorunlar yaşayabildikleri araştırmalarda gözlemlenmiştir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Estetik Kaygılar: </span>Vücudundaki değişim ve/veya aldığı kilolar yüzünden kendini beğenmeyen kadının cinsellik sırasında zihnini sürekli bedeniyle meşgul etmesi cinsel ilişkiden zevk almasını önleyebilir. Bununla bağlantılı olarak, eşini eskisi kadar bakımlı bulmayan erkek de cinsel yaşamdan uzaklaşabilir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Rol Değişimi: </span>Çocukları olan kadar sadece birbirine odaklanan çiftler, doğumun ardından neredeyse tüm ilgiyi çocuğa yöneltmeye başlayabilir. Bir yandan yeni bir yaşama uyum sağlamaya çalışmanın gerginliği, bir yandan da birbirlerinden eskisi kadar ilgi görememenin yarattığı sıkıntı cinsel isteksizliğin oluşmasına yol açabilir.</p>
<p>Bu sorunların en az seviyede yaşanması ve ilişkiyi en az ölçüde etklilemesini sağlamak için çiftlerin, özellikle erkeğin eşine şefkat, ilgi, sevgi ve anlayış ile yaklaşması, beğenisinin devam ettiğini belli etmesi, kadının ise bu geçiş döneminin özelliklerini bilerek eski haline döneceğini sorun olmadığını bilmesi gereklidir. Ayrıca çiftlerin haftada l yada 2 kez bebek yanlarında olmadığı zamanlarda bir arada olmaya özen göstermeleri gereklidir. Bu birbirleri için ayrılmış özel zamanlarda ev ya da bebek hakkında konuşmayıp, kendileri ve bir birleri hakkında konuşmaları, eskisi gibi ortak paylaşımlar yaşamaları tavsiye edilebilir. Bunların yanı sıra okşamak, dokunmak veya kucaklaşmak gibi cinsel duyguları tetikleyebilecek davranışlarda bulunmak cinsel hayatlarının canlanmasına yardımcı olacaktır. Tüm bunlara rağmen sıkıntılar yaşanıyorsa bir uzmandan yardım almak da faydalı sağlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelikte-cinsellige-bakis-acisi/sağlikhamilelikte-cinsellige-bakis-acisi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kan dolaşımını hızlandıran bitkiler</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/kan-dolasimini-hizlandiran-bitkiler/sağlikkan-dolasimini-hizlandiran-bitkiler-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/kan-dolasimini-hizlandiran-bitkiler/sağlikkan-dolasimini-hizlandiran-bitkiler-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Sep 2011 22:37:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[hızlandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[kan dolaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[kan dolaşımını hızlandırmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3233</guid>
		<description><![CDATA[Kan Dolaşımını Hızlandıran Şifalı Bitkiler: Kekik, Ada çayı, Fesleğen, Menekşe, Nane, Anason, Sarmısak Hazırlanış Şekli: * Kekik karışımıyla, adaçayı demlenmesi hazırlanır. Süzülerek elde edilen sıvıya bir miktar sarmısak suyu ilave edilerek karıştırılır. Hazırlanan bu karışımdan ye­mekten önce bir çorba kaşığı içilir. * Fesleğen ve menekşe yaprakları kurutulduktan sonra sıcak suda on dakikabekletilir. Süzülerek elde edilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kan Dolaşımını Hızlandıran Şifalı Bitkiler:<br />
Kekik, Ada çayı, Fesleğen, Menekşe, Nane, Anason, Sarmısak<br />
Hazırlanış Şekli:<br />
* Kekik karışımıyla, adaçayı demlenmesi hazırlanır. Süzülerek elde edilen sıvıya bir miktar sarmısak suyu ilave edilerek karıştırılır. Hazırlanan bu karışımdan ye­mekten önce bir çorba kaşığı içilir.<br />
* Fesleğen ve menekşe yaprakları kurutulduktan sonra sıcak suda on</p>
<p>dakikabekletilir. Süzülerek elde edilen sıvı bal ile tatlandırılarak, şurup kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Hazırlanan bu şuruptan yemekten önce bir fincan içilir.<br />
* Nane, anason, ada çayı lerinin karışımından demleme hazırlanır. Hazırlanan bu demlemeden, kan dola­şımını sağlamak için yatmadan önce bir bardak içilir.<br />
* Kan dolaşımının sağlanması için, mümkün olduğu kadar çok sarmısak yenir. Bu şekilde hem küçük kan dolaşımı hem de büyük kan dolaşımı sağlanmış olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/kan-dolasimini-hizlandiran-bitkiler/sağlikkan-dolasimini-hizlandiran-bitkiler-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinal temizliğe dikkat</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/vajinal-temizlige-dikkat/sağlikvajinal-temizlige-dikkat-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/vajinal-temizlige-dikkat/sağlikvajinal-temizlige-dikkat-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Sep 2011 17:02:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[vajina]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal temizlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3224</guid>
		<description><![CDATA[Vajinal temizliğe dikkat! Yetersiz ya da yanlış vajinal temizlik, birçok kadın hastalığına sebep veriyor. 12:40 &#124; 08 Eylül 2011 Doğru seçilmeyen temizleyiciler kadar sık yapılan temizlik işlemi de birçok hastalığın nüksetmesine neden olabiliyor. PH ORANI YÜKSEK OLAN EL SABUNU, ŞAMPUAN VE ANTİBAKTERİYEL SABUNLARLA SIK YAPILAN TEMİZLİK YARARDAN ÇOK ZARAR GETİRİYOR. Vajinal hastalıklar arasında en sık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="vajinal temizliğe dikkat" src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2011/09/08/vajinal-temizlige-dikkat--1610155.Jpeg" alt="" width="355" height="400" /></p>
<h1 id="divAdnetKeyword">Vajinal temizliğe dikkat!</h1>
<h2 id="divAdnetKeyword2">Yetersiz ya da yanlış vajinal temizlik, birçok kadın hastalığına sebep veriyor.</h2>
<p>12:40 | 08 Eylül 2011</p>
<p>Doğru seçilmeyen temizleyiciler kadar sık yapılan temizlik işlemi de birçok hastalığın nüksetmesine neden olabiliyor.</p>
<p><strong>PH ORANI YÜKSEK OLAN EL SABUNU, ŞAMPUAN VE ANTİBAKTERİYEL SABUNLARLA SIK YAPILAN TEMİZLİK YARARDAN ÇOK ZARAR GETİRİYOR.</strong></p>
<p>Vajinal hastalıklar arasında en sık görülen vajinal akıntılar ve enfeksiyonlar, kadın sağlığını tehdit ediyor. Bu yüzden vajinal hastalıklardan korunmak için <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/hijyen" target="_blank">hijyen</a> şart. Ancak yanlış ya da eksik yapılan temizlik birçok sağlık sorununa neden olabildiği gibi, hastalıkların nüksetmesine de yol açabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Kadın Doğum Uzmanı Op.Dr. Aykut Coşkun, cinsel bölge temizliğinin yetersizliğinin vajinal hastalıkların en büyük sebebi olduğunu söylüyor.</p>
<p><strong>VAJİNA TEMİZLENMELİ Mİ?</strong><br />
Normal bir şekilde vücuttan dışarıya atılımı bulunan her organın kendini temizleme sistemi mevcut. Cinsel bölgenin de kendine özgü bir temizleme sistemi bulunuyor. Vajinadaki salgı içerideki bakterileri öldürmeye yönelik olarak lökositleri ve iyi huylu bakterileri kullanıyor. Böylece vajinanın içinde herhangi bir temizleme işlemi yapılmasa dahi bu bölge temiz kalıyor. Ancak vajinal bölgede hijyenden şüphe ediliyor ise temizliğe dikkat etmek gerekli.<br />
<strong>SABUN KULLANMAYIN</strong><br />
Vajina temizlerken sabun kullanılmamalı. Çünkü organın içinde bulunan asitik ortam sabun kullanıldığında zarar görebiliyor. Ayrıca sabun kullanımı yanma yapacağı gibi bu bölgede yer alan iyi huylu bakterilerin ve vücudu savunmakta olan elemanların yok olmasına da neden olabiliyor. Yanlış ya da yetersiz hijyen de birçok sorunu beraberinde getiriyor. İdrarda yanma, sık idrara çıkma şikayetleri ile kendini gösteren sistit ve genital herpes tehditler arasında. Özellikle daha çok cinsel yolla bulaşan genital herpes, yine yanlış temizlik nedeniyle tetiklenebiliyor.</p>
<p><strong>GENİTAL SİĞİL NÜKSEDEBİLİR</strong><br />
Vajina dudağı ve vajinada sulu, kızarık, aşırı yanma yaratan lezyonlar ile ortaya çıkan genital herpes ve genital siğilin daha kötüleşmesini önlemek için kişisel temizliğe çok dikkat etmek gerekiyor. Cinsel ilişki, kirli ortamlar ve çamaşırlarla temas sonrası oluşan genital siğil, ciltte kabarıklık şeklinde kendini gösteriyor ve yanlış ya da eksik temizlik nedeniyle nüksedebiliyor.</p>
<p>Adet döneminde kullanılan tampon ve hijyenik pedlerin de sık değiştirilerek, vajinanın olabildiğince kuru kalmasına özen gösterilmesi gerekiyor.</p>
<p>Genital herpes ve genital siğilin tedavisinin ardından hastalığın tekrar etmemesi için hijyene özen gösterilmeli.</p>
<p><strong>KISIRLIĞA KADAR VARIYOR</strong><br />
Cinsel ilişki ve tuvaletten sonra bilinçsiz yapılan temizlik, genital bölgede enfeksiyonlara zemin hazırlayabiliyor. Normal şartlarda vajina, hastalıklara karşı kendi savunma mekanizmasını sağlayan bir floraya sahip. Ancak, genital bölge temizliği sağlanmadığı takdirde, genital pH düzeyi bozuluyor ve enfeksiyonlar oluşabiliyor. Hatta <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/kisirlik" target="_blank">kısırlık</a> bile söz konusu olabiliyor.<br />
<strong>ADET DÖNEMİNDE İLİŞKİDEN KAÇININ</strong><br />
Kadın Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Aykut Coşkun<br />
Adet dönemi vajina direncinin en düşük olduğu dönem olduğu için bu dönemde, üst genital sistem enfeksiyonlarının oluşumunun önlenmesi için cinsel ilişkiden kaçınılması gerekiyor. Op.Dr. Aykut Coşkun, bu dönemde kullanılan tampon ve hijyenik pedlerin sık değiştirilerek, vajinanın olabildiğince kuru kalmasına önem verilmesi gerektiğine değiniyor. Cinsel bölgede tampon ya da pedlerin neden olabileceği tahriş ve yanmaları önlemek için ise uzmanların tavsiye edeceği, tıbbi hijyenik jel ve kremler kullanılmalı.<br />
<em>SEÇİL KILIÇ</em></p>
<p><em>Seninle Dergisi Ağustos 2011 Sayısı</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/vajinal-temizlige-dikkat/sağlikvajinal-temizlige-dikkat-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızlık Zarı ile ilgili aklınıza takılanlar</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/kizlik-zari-ile-ilgili-akliniza-takilanlar/sağlikkizlik-zari-ile-ilgili-akliniza-takilanlar-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/kizlik-zari-ile-ilgili-akliniza-takilanlar/sağlikkizlik-zari-ile-ilgili-akliniza-takilanlar-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2011 19:33:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kızlık zarı]]></category>
		<category><![CDATA[kızlık zarı yırtılması]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3203</guid>
		<description><![CDATA[Kızlık Zarı ile İlgili Merak Ettikleriniz Op. Dr. Ebru ZÜLFİKAROĞLU Kadın Hastalıkları ve Doğum uzm. Kızlık zarının toplumdaki önemi nedir? Latince adı Hymendir. Hymen Yunan mitolojisinde evlilik ve düğün tanrısının adıdır. Günümüzde kızlık zarının anatomik veya fizyolojik öneminden çok sosyolojik önemi vardır çünkü bekaretin simgesi olarak algılanır. Evliliğin veya cinsel birlikteliğin ilk gecesinde, bekaretin toplum genelindeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<h1>Kızlık Zarı ile İlgili Merak Ettikleriniz</h1>
</div>
<div>
<div id="resim"><img src="http://static.doktorsitesi.com/resim.asp?tip=ana&amp;yol=/upload/profil/457527.jpg&amp;en=50" alt="" align="left" /></div>
<div><a title="Op. Dr. Ebru ZÜLFİKAROĞLU" href="http://www.doktorsitesi.com/profile/op--dr--ebru_zulfikaroglu/?id=457527"><strong>Op. Dr. Ebru ZÜLFİKAROĞLU</strong></a> <img title="" src="http://www.doktorsitesi.com/resim/uyelikicon/1124.png" alt="" />Kadın Hastalıkları ve Doğum<strong> uzm.</strong></div>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Kızlık zarının toplumdaki önemi nedir?</strong> </span><span style="font-family: Arial;">Latince adı Hymendir. Hymen Yunan mitolojisinde evlilik ve düğün tanrısının adıdır. Günümüzde kızlık zarının anatomik veya fizyolojik öneminden çok sosyolojik önemi vardır çünkü bekaretin simgesi olarak algılanır.</p>
<p></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Evliliğin veya cinsel birlikteliğin ilk gecesinde, bekaretin toplum genelindeki öneminden dolayı, kızlık zarı bozulmasına bağlı bir kanama beklentisi olabilir. Hem evliliğinin, hem de ilişkisinin temelinin sağlamlığını kızlık zarının ilk gece kanamasına bağlayan çiftler, aslında çoğu zaman toplumun bekaret konusundaki hassasiyetini yansıtırlar. Çünkü kızlık zarı, saflığın ve temizliğin sembolüdür.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Kızlık zarı nedir? Yapısı nasıldır? Fonksiyonu nedir?</strong>  </span><span style="font-family: Arial;">Kızlık zarı iç yüzeyi mukoza dediğimiz ağız içi yapısına benzeyen bir yapıdadır ve vajinanın girişinden yaklaşık 1- 1,5 cm içerdedir. Aslında vajinanın gelişimi sırasında oluşmuş bir deri kıvrımıdır. Vajina girişini tamamen kapatmaz çünkü orta kısmında vajinal salgıların ve adet kanının dışarıya akmasını sağlayan açıklık vardır. Bilinen işlevsel bir fonksiyonu yoktur. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Kızlık zarı her kadında aynı mıdır?</strong> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Her kadının kızlık zarı farklılıklar gösterir. Bazı kadınlarda doğuşdan olmaya da bilir. Kişiler arasında kızlık zarı yapısı ve şeklindeki farklılıklar, ilk ilişki sonrası kanamanın miktarında da değişikliklere yol açar.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Kaç çeşit kızlık zarı vardır?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Tanımlanmış 7 farklı kızlık zarı şekli vardır. Bunlar;</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">  Septalı (bölmeli)<br />
tipde kızlık zarı<br />
Kribriform (kalburumsu)<br />
tipde kızlık zarı<br />
Yarı septalı (bölmeli) tipde kızlık zarı Krsentrik (yarımay) tipde kızlık zarı</p>
<p>Labial tipde<br />
kızlık zarı<br />
Anüler (esnek) tipde kızlık zarı Fimbriad tipde kızlık zarı<br />
</span><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Kızlık zarı tamiri mümkün müdür?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Kızlık zarı bozulma şekline göre geçici veya kalıcı tamiri (hymenoplasti) mümkündür. &#8216;Flep yöntemi&#8217; yani kalıcı kızlık zarı tamiri evlenmeden veya cinsel birleşmeden en az 1,5- 2 ay öncesinde yapılır. Vajina duvarından alınan dokularla yeni bir kızlık zarı oluşturulur.</p>
<p></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Geçici kızlık zarı tamiri ise evlenmeden veya cinsel birleşmeden 2- 6 gün önce kızlık zarına dikiş konarak yapılır. Her iki işlemde de lokal anestezi uygulanır ve 15- 20 dakika süren yüksek riski olmayan operasyonlardır. Hem kalıcı hem de geçici kızlık zarı tamiri ile ilk ilişki sonrası gelen kanama elde edilir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Kızlık zarı tamirini hangi doktorlar yapar?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Kızlık zarı tamirini hymenoplasti konusunda tecrübeli kadın doğum uzmanları yapar. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">   </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong> Tamir edilen kızlık zarı % 100 kanar mı?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Tamir edilen kızlık zarı eğer bu işin uzmanı tarafından yapılırsa % 100 kanar. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong> Tamir edilen kızlık zarı ilişkiye giren kişi tarafından anlaşılır mı?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Tamir edilen kızlık zarı ilişkiye giren kişi tarafından anlaşılamaz. Sadece kadın doğum uzmanları veya adli tıp uzmanları tarafından tanı konabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Esnek yapıda kızlık zarına sahip olanlar da kızlık zarını diktirebilir mi?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Kızlık zarı cinsel ilişkiye müsait yani esnek yapıda olanlar ilk ilişkide kanama yaşayamazlar. Bu tip kızlık zarı olanlara da operasyon uygulanabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Doğum yapmış olanlar da kızlık zarını diktirebilir mi?</strong> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Daha önceden ne kadar veya ne zaman ilişki yaşadığının kızlık zarı dikiminde önemi yoktur. Doğum yapmış olanlar da isterlerse kızlık zarlarını diktirebilirler.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Cinsel birliktelik dışında kızlık zarı bozulabilir mi?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Çok nadir de olsa karşılaşılabilir. Genital bölgeye olan bir travma veya kaza sonrası kızlık zarı bozulabilir. Yine çok nadiren uzakdoğu sporları, jimnastik gibi perine bölgesinin zorlandığı sporlarda kızlık zarı bozulabilir. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">        </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Mastürbasyon sırasında parmak veya yabancı bir cisimle kızlık zarı bozulabilir mi?</strong>  </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Parmak veya başka bir yabancı cisim vajina içine sokulursa kızlık zarı bozulabilir ama vajina içine sokmadan yapılan mastürbasyonla kızlık zarı bozulmaz.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Bozulan kızlık zarı kendiliğinden iyleşebilir mi?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bozulan kızlık zarının kendiliğinden iyleşmesi veya ilaç sürülerek iyleşmesi mümkün değildir. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Kişi kendi kızlık zarını kontrol edebilir mi?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Kişi kendi kızlık zarını kontrol edemez. Uygun pozisyonu aldığınızda ayna yardımı ile sadece görebilirsiniz ancak tıbbi bilginiz yetersiz olduğu için değerlendirme yapamazsınız.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Kızlık zarı bozulmadan gebelik olabilir mi?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Cinsel ilişki olmasa da yani penis vajina teması olmasa da kızlık zarı bozulmadan gebelik olabilir. Kadın genital bölgesi ile spermin temas etmesi, spermin hareketli ve doku üzerinde 72 saat canlı kalabilme özelliği nedeniyle gebelik nadiren de olsa gelişebilir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Kızlık zarı bozulmadan kürtaj olabilir mi?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Kızlık zarı elastik yapıda ise ve aletlerin girmesine müsait ise, deneyimli kadın doğum uzmanları tarafından kızlık zarı bozulmadan kürtaj yapılabilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/kizlik-zari-ile-ilgili-akliniza-takilanlar/sağlikkizlik-zari-ile-ilgili-akliniza-takilanlar-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinal akıntı deyip geçme</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/vajinal-akinti-deyip-gecme/sağlikvajinal-akinti-deyip-gecme-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/vajinal-akinti-deyip-gecme/sağlikvajinal-akinti-deyip-gecme-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 13:03:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[adet akıntısı vajinal akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal akıntı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3178</guid>
		<description><![CDATA[Vajinal akıntı deyip geçme! Vaginal akıntı kadınların yaşamları boyunca en sık karşılaştığı yakınmalardan birisidir. Doç.Dr. Alparslan Baksu  Kadın doğum polikliniklerindeki hasta başvurularında birinci sırayı oluşturur. Vaginal akıntı yakınmasında genellikle altta bir hastalık söz konusu iken, bazen fizyolojik dediğimiz normal akıntılar da kadınların hekimlere başvurmasına yol açabilir. Yani, her akıntı mutlaka bir hastalığı işaret etmeyebilir. Adet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="vajinal akıntı deyip geçme" src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2011/08/24/vajinal-akinti-deyip-gecme--1578709.Jpeg" alt="" width="284" height="273" /></p>
<h1 id="divAdnetKeyword">Vajinal akıntı deyip geçme!</h1>
<h2 id="divAdnetKeyword2">Vaginal akıntı kadınların yaşamları boyunca en sık karşılaştığı yakınmalardan birisidir.</h2>
<p><em><strong>Doç.Dr. Alparslan Baksu  </strong></em></p>
<p>Kadın doğum polikliniklerindeki hasta başvurularında birinci sırayı oluşturur. Vaginal akıntı yakınmasında genellikle altta bir hastalık söz konusu iken, bazen fizyolojik dediğimiz normal akıntılar da kadınların hekimlere başvurmasına yol açabilir. Yani, her akıntı mutlaka bir hastalığı işaret etmeyebilir. Adet döngüsünün belli dönemlerinde, şeffaf, kokusuz, herhangibir yakınmaya yol açmayan akıntı doğaldır, bir hastalığa işaret etmez. Bu tür akıntılar hormonların etkisiyle oluşur <a name="aspx1" target="_blank"></a><span><strong>ve</strong></span> kendiliğinden geçer. Bu tür akıntılar için hekime başvurmaya gerek yoktur.<br />
Vaginal akıntıda miktar, akıntının öneminde rol oynamaz. Bazen tamamen normal bir akıntının miktarı fazla olup, kişiyi rahatsız edebilir. Vaginal akıntı renkli (sarı, <a name="aspx1" target="_blank"></a><span><strong>yeşil</strong></span>), kokulu, beyaz peynir parçaları şeklinde ise, yanma, kaşıntı ve cinsel ilişkide rahatsızlığa yol açıyorsa altta bir patojen etken söz konusudur. Eğer akıntı kanlı, et suyu renginde ise akla kadın organları kanserleri gelmelidir.<br />
Vaginal akıntıda ilk akla gelen etken <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/enfeksiyon" target="_blank">enfeksiyon</a> oluşturan mikroplardır. Daha az oranda rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanallarının kanserleri akla gelmelidir.<br />
Akıntının özellikleri (rengi, kokusu ve yoğunluğu) bize hastalığın nedeni hakkında yaklaşık bir bilgi verebilir. Örneğin tricomonas vaginalis enfeksiyonunda yeşil-gri, köpüklü  bir akıntı, şiddetli yanma kaşıntı varken, gardnerella vaginalis enfeksiyonunda kötü (bozuk balık kokusu) kokulu ve gri-beyaz renkli bir akıntı vardır. Mantar enfeksiyonlarında ise beyaz peynir parçaları şeklinde bir akıntı, yoğun yanma ve kaşıntı şikayeti vardır. Yumurtalık kanallarının kanserinde et suyu renkli bir akıntı ve alt karın ağrısı, rahim kanserinde ise <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/menopoz" target="_blank">menopoz</a> sonrası kanama veya adet dışı kanama şeklinde kendini belli eder. Rahim ağzı kanserinde ilişki sonrası kanama veya kanlı akıntı vardır, hastalığın ileri dönemlerinde bu kanlı akıntı kötü kokulu hale döner. Yani akıntıdaki kötü koku mutlaka bir patolojiyi ifade eder.<br />
Bakteri ve mantarlarla oluşan akıntıların hepsinde kadınla birlikte eş tedavisi gerekmez. Örneğin tricomonas vaginalis enfeksiyonunda eş tedavisi de gerekirken, mantar enfeksiyonlarında genellikle eş tedavisi gerekmez. Akıntı ile birlikte kasık ağrısı ve ateş yüksekliğinin olması iç genital organlarda da enfeksiyon şüphesi uyandırır. Bu durum derhal ciddi bir tedavinin başlanmasını gerektiren sağlık sorunudur. Yine kanlı akıntının kötü kokulu olması rahim ağzı kanserini akla getirmelidir. Buradaki kötü koku dokuların harabiyeti nedeniyledir. Kanlı akıntı ile birlikte alt karın ağrısının olması kadın organ kanserlerini akla getirmeli ve derhal uzman doktora başvurulmalıdır.<br />
Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı gibi aslında akıntı birçok hastalığı teşhis etmemizi sağlayan bir belirtidir. Bu nedenle beyaz, şeffaf, kokusuz akıntılar dışındaki bütün akıntılarda derhal bir hekime başvurmalı ve gerekli tedavileri uygulamalıyız.</p>
<p style="text-align: center;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/vajinal-akinti-deyip-gecme/sağlikvajinal-akinti-deyip-gecme-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinal Mantardan Korunmak İçin?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/vajinal-mantardan-korunmak-icin/sağlikvajinal-mantardan-korunmak-icin-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/vajinal-mantardan-korunmak-icin/sağlikvajinal-mantardan-korunmak-icin-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 23:08:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal mantar]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinal mantar enfeksiyonuna neden olan candida albikans hifleri]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal mantar nedir]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal mantardan korunma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=2803</guid>
		<description><![CDATA[-          Kasık bölgesini kuru tutmak için, naylon yerine pamuklu iç çamaşırlar, tayt yerine kilotlu çorap ve sıcak günlerde geniş etekler ya da bol pantolon giyin. -          Hava sıcaksa, sıcak su dolu bir küvette kalmak yerine, serin suyla yıkanın ya da duş alın -          Vajinal bölgeyi iltihaplandırabilecek parfümlü sabunlar, banyo köpükleri yada katkı maddeleri kullanmayın. -          [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>-          Kasık bölgesini kuru tutmak için, naylon yerine pamuklu iç çamaşırlar, tayt yerine kilotlu çorap ve sıcak günlerde geniş etekler ya da bol pantolon giyin.</p>
<p>-          Hava sıcaksa, sıcak su dolu bir küvette kalmak yerine, serin suyla yıkanın ya da duş alın</p>
<p>-          Vajinal bölgeyi iltihaplandırabilecek parfümlü sabunlar, banyo köpükleri yada katkı maddeleri kullanmayın.</p>
<p>-          Vajinada mantar gelişimini önleyebilecek bakteriler içerdiği için düzenli olarak taze (biyoaktif de denen) yoğurt yiyin.</p>
<p>-          Tuvaleti kullandıktan sonra, bağırsaktan vajinaya herhangi bir candida girişini önlemek için, daima önden arkaya doğru temizlenin.</p>
<p>-          Diabetiniz varsa, kan şekeri düzeylerinizi sıkı bir şekilde kontrol altında tutun.</p>
<p>-          Aşırı alkolden sakının ve şeker alımınızı azaltın.</p>
<p>-          Cinsel birleşme esnasında, eğer gerekliyse, vajinal kayganlaştırıcı kullanın. Vajina dokularının tahrişi, mantar riskini arttırabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/vajinal-mantardan-korunmak-icin/sağlikvajinal-mantardan-korunmak-icin-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Annelerin Daha Fazla Güneş Işığına İhtiyacı Var!</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/annelerin-daha-fazla-gunes-isigina-ihtiyaci-var/sağlikannelerin-daha-fazla-gunes-isigina-ihtiyaci-var-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/annelerin-daha-fazla-gunes-isigina-ihtiyaci-var/sağlikannelerin-daha-fazla-gunes-isigina-ihtiyaci-var-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 12:24:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=2713</guid>
		<description><![CDATA[Hazırlayan: Prof. Dr. Şükrü Hatun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Profesörü, Pediatrik Endokrinoloji Uzmanı, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı D vitamini hem vücuttaki kalsiyum ve fosfor metabolizması hem de kemiklerin gelişiminde önemli rol oynayan bir hormon ön maddesidir. Vücuttaki D vitaminin temel kaynağı güneş ışınlarının etkisiyle bağlı deride yapılan D vitamini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Hazırlayan: Prof. Dr. Şükrü Hatun</span></span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Profesörü, Pediatrik Endokrinoloji Uzmanı,</span></span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı</span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>D vitamini hem vücuttaki kalsiyum ve fosfor metabolizması hem de kemiklerin gelişiminde önemli rol oynayan bir hormon ön maddesidir. Vücuttaki D vitaminin temel kaynağı güneş ışınlarının etkisiyle bağlı deride yapılan D vitamini sentezidir ve bu nedenle çocuk ve erişkinlerdeki D vitamini düzeyleri mevsimlere bağlı büyük değişkenlik göstermektedir. D vitamininin temel görevi çocuklarda büyüyen kemik dokusu (erişkinlerde ise yeniden kemik yapımı için) için gerekli kalsiyum ve fosfor düzeyini sağlamaktır. Vitamin D bağırsaklarda kalsiyum ve fosforun emilimini arttırarak bu görevini yapmaktadır.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Erişkinlerde D vitamini yetersizliği sorunu</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>D vitamini daha çok çocuklarda sık görülen raşitizm sorunu ile gündeme gelmekle birlikte son yıllarda erişkinlerde D vitamini yetersizliği ve bunun kemik sağlığı üzerine etkileriyle ilgili tartışmalar artmıştır. Amerika Birleşik Devletlerinde genel dahiliye yataklarında yatan 290 hastanın %57’sinde D vitamini yetersizliği saptanmış ve hastaların %22’sindeki yetersizliğin şiddetli düzeyde olduğu belirlenmiştir. Benzer şekilde Hollanda’da çoğu kadın 142 erişkinin %79’unda D vitamini düzeyleri düşük bulunmuştur. Değişik ülkelerdeki bu sonuçlar yetersiz D vitamini alımı, iç ortamlarda geçen yaşam süresinin fazlalığı ve güneş ışınlarından yararlanmama, hava kirliliğinin ultraviyole ışınlarının insanlara ulaşmasını engellemesi ve dini inançlara bağlı örtünme gibi çeşitli faktörlerin etkisiyle erişkinlerdeki D vitamini yetersizliğinin yaygın bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span> D vitamini düzeylerindeki düşüklük yalnızca basit bir biyokimyasal bozukluk olmayıp; beraberinde kemik yapım-yıkım hızında artma, osteoporosiz (kemik erimesi=kemik dokusunun azalması) ve hafif osteomalazi (kemik yumuşaması=kemik dokusuna kalsiyum ve fosforun yeterince çökmemesi) ve kalça veya diğer kemiklerdeki kırık ihtimalinde artma gibi fizyolojik, klinik ve patolojik bulgulara yol açmaktadır. Yaşam süresinin uzaması ile birlikte kemik erimesine bağlı kırıkların artması kemik erimesinin önlenmesi konusunda değişik seçenekleri gündeme getirmektedir. Yakın zamanda yayınlanan bir çalışmada günde 500 mg kalsiyum ve 700 IU D vitamini desteğiyle 3 yıllık dönemde, bulgu veren omurga kemikleri dışındaki kemik kırık oranında % 50 azalma olduğunun bildirilmesi, D vitamininin çocukların kemik sağlığı yanında erişkinlerin kemik sağlığındaki rolünü yeniden gündeme getirmiştir.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Annelerde D vitamini yetersizliği ve bebekler üzerine etkileri</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Gelişmekte olan ülkelerde veya gelişmiş ülkelerdeki etnik topluluklarda annelerdeki D vitamini yetersizliğinin sık görülen bir sorun olduğu bilinmektedir. Pakistan’da yeni doğum yapmış kadınların %48’inde şiddetli düzeyde D vitamini yetersizliği olduğu saptanmış ve annelerin D vitamini düzeyi ile 3 aydan küçük bebeklerin D vitamini düzeyleri arasında anlamlı ilişki olduğu gösterilmiştir. Benzer bulgular Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde de saptanmıştır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>D vitamini yetersizliği anneleri etkilemekle birlikte esas etkisini bebekler üzerinde göstermektedir. Bu etkilerin başlıcaları, büyüme geriliği, kemik dokusu gelişiminde gerilik [kendini doğumsal raşitizm (konjenital rikets), kafa kemiklerinde yumuşama (kraniotabes), geniş bıngıldak (fontanel), kemik mineral yoğunluğunda azalma ve kemikleşme merkezlerinin gelişim hızlarında yavaşlama ile gösterir], dişlerde enamel hipoplazisi ve kalsiyum dengesi bozukluklarıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Annelerin D vitamin düzeyleri süt verme döneminde anne sütü içindeki D vitamini miktarını doğrudan etkilemektedir. Bebeklerin serum D vitamin düzeyleri sekizinci haftadan sonra annenin D vitamin durumundan etkilenmekle birlikte esas olarak güneş ışığına maruz kalma miktarına göre değişmektedir. Bebeklerin D vitamini düzeylerinin korunması için çıplakken (üzerinde yalnızca bez varken) haftada 30 dakika, giyinikken ise haftada 2 saat güneş görmeleri gerekmektedir. Güneş ışığından yeterli ölçüde yararlanamayan bebeklerin annelerinin de D vitamini düzeyleri düşük olduğunda (anne sütü D vitamini düzeyi de buna bağlı düşecektir) raşitizm riski artmaktadır.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Güneş Işığından Yararlanma ve Ülkemizdeki Annelerde D vitamini Yetersizliği Sorunu</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Ülkemizde uzun zamandan beri değişik ölçülerde annelerin D vitamini yetersizliği sorunu olduğu üzerinde durulmaktadır. Hasanoğlu ve arkadaşları 1981 Anakara Doğumevi ve Hacettepe Tıp Fakültesi’nde doğum yapan annelerin %20’sinde D vitamini yetersizliği saptanırken, Aydın ve arkadaşları tarafından 1988’de İstanbul’da yapılan bir araştırmada kış sonu ve yaz sonu incelenen toplam 100 doğum yapan kadın arasında kış sonu doğum yapan kadınların ortalama 25(OH) D vitamini düzeyini belirgin ölçüde düşük bulmuşlardır.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span> Son yıllarda annelerde D vitamini durumunu inceleyen araştırmalar 15-20 yılda ülkemizdeki sosyoekonomik değişimlere rağmen annelerde D vitamini yetersizliğinin sıklığında ve şiddetinde bir azalma olmadığını göstermektedir. Son iki yıl içinde İstanbul, Ankara ve Kocaeli’nde yapılan bu çalışmaların özet sonuçları Tablo 1’de sunulmuştur. Tablodan anlaşılacağı gibi ülkemizin kentsel bölgelerinde yaşayan annelerin büyük çoğunluğunda orta veya şiddetli düzeylerde D vitamini yetersizliği sorunu vardır. Her üç araştırmada da sosyoekonomik düzey ve örtülü giyinme tarzı ile annelerdeki D vitamini yetersizliği arasında önemli bir ilişki olduğu bildirilmektedir. Kocaeli bölgesindeki annelerde D vitamin yetersizliğinin daha yüksek oranda ve daha şiddetli düzeyde olmasında araştırmanın kış sonu yapılması kadar bölgesel faktörlere (kentsel ve endüstriyel hava kirliliği, sonbaharla birlikte güneşli gün sayısında belirgin azalma, muhafazakar yaşam tarzı gibi) bağlı görünmektedir. Yakın zamanda Hindistan’da (Yeni Delhi) yapılan bir çalışmada hava kirliliğin yüksek olduğu bölgede yaşayan çocukların 25 (OH) D vitamini düzeyinin düşük hava kirliliği bölgesinde yaşayanlara göre %50 düşük bulunması (sırasıyla 126 ve 28.2 nmol/l) hem Kocaeli hem de diğer kentlerdeki yüksek orandaki D vitamini yetersizliği ile hava kirliliği arasında ilişkiye önem verilmesi gerektiğini göstermektedir</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Sonuçlar ve öneriler: Annelerin daha çok güneş ışığına ihtiyacı var!</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Annelerdeki D vitamini yetersizliği, hem anneleri hem de bebekleri etkileyen, dolayısıyla çocukluktan erişkinliğe kemik sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan bir halk sağlığı sorunu olarak önemini korumaktadır. Bu sorun güneş ışığından yararlanmayı engelleyen çevresel ve yaşam tarzı faktörlerine bağlı olarak bazı ülkelerde ciddi halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Son yıllardaki araştırmalar ülkemizde son 20 yılda annelerde D vitamini yetersizliği sorununun yaygınlığı ve şiddetinde bir azalma olmadığını göstermektedir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Güneş ışığı en önemli D vitamini kaynağı olduğundan yeterli güneş ışığı alınabiliyorsa gebelik ve emzirme döneminde D vitamini eklenmesine gerek yoktur. Bununla birlikte yeterli güneş ışığını tanımlamak zordur ve özellikle kışın bazı bölgelerde güneş ışınlarından yararlanma imkanı çok azalmaktadır. Bu nedenle besinlerin D vitamini ile güçlendirilmediği ve yetersiz güneş ışığı alan bölgelerde yaşayan kadınlara gebeliğin son 3 ayında günde 1000 IU D vitamini verilmesi veya son üç ayın başlangıcında bir kez 100.000 IU D vitamini verilmesi önerilmektedir. Bu öneri özellikle örtülü giyim tarzına sahip anneler ve hava kirliliği olan kentlerde yaşayan kadınlar açısından daha önemlidir. Bunun yanında başta genel pratisyenler olmak üzere kadın doğum ve çocuk sağlığı uzmanlarının gebelere ve yeni doğan döneminden itibaren bebeklere yeterli D vitamini sağlanması konusuna daha fazla önem vermeleri gereklidir.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>Tablo 1. Günümüzde Ülkemizin değişik kentlerinde annelerde D vitamini durumu</span></span></strong><br />
 </p>
<table border="1" bgcolor="#fff2ec">
<tbody>
<tr bgcolor="#ffcc99">
<td bgcolor="#cc6600"> </td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>İstanbul</span></span></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>Ankara </span></span></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>Kocaeli</span></span></td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#ffcc99"><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>Sayı </span></span></strong></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>  48 </span></span></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span> 50 </span></span></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>   78</span></span></td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#ffffcc"><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>Zaman </span></span></strong></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span> Yaz </span></span></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span> Ekim-Kasım </span></span></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>Mart-Mayıs</span></span></td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#ffcc99"><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>25 (OH)D3 düzeyi</span></span></strong><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>&lt; 40 nmol/L kadın oranı</span></span></strong><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>(Orta derecede yetersizlik)</span></span></strong></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>% 67 </span></span></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>% 85 </span></span></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>% 95</span></span></td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#ffffcc"><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>25 (OH)D3 düzeyi</span></span></strong><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>&lt;25 nmol/L kadın oranı</span></span></strong><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>(Şiddetli yetersizlik)</span></span></strong></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span> % 54 </span></span></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>% 46 </span></span></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span> % 80</span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/annelerin-daha-fazla-gunes-isigina-ihtiyaci-var/sağlikannelerin-daha-fazla-gunes-isigina-ihtiyaci-var-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Kanserinin Önlenmesinde Beslenmenin Rolü</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/meme-kanserinin-onlenmesinde-beslenmenin-rolu/sağlikmeme-kanserinin-onlenmesinde-beslenmenin-rolu-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/meme-kanserinin-onlenmesinde-beslenmenin-rolu/sağlikmeme-kanserinin-onlenmesinde-beslenmenin-rolu-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 12:22:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=2711</guid>
		<description><![CDATA[Hazırlayan : Uzm.Dyt.Şeniz ILGAZ Soya Mucizesi Batı toplumlarında meme kanseri en fazla görülen 2. kanser türüyken, Uzak Doğu ve Asya’da görülme oranı daha düşüktür.  Asya ve Uzak Doğudan Amerika’ ya göç edenler üzerinde yapılan çalışmalarda meme kanseri oluşumunda çevresel koşulların genetik etmenlerden daha etkili olduğu saptanmış ve buna en önemli katkıyı da beslenme şeklinin sağladığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Hazırlayan : Uzm.Dyt.Şeniz ILGAZ</span></span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #990000;"><span>Soya Mucizesi</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Batı toplumlarında meme kanseri en fazla görülen 2. kanser türüyken, Uzak Doğu ve Asya’da görülme oranı daha düşüktür.  Asya ve Uzak Doğudan Amerika’ ya göç edenler üzerinde yapılan çalışmalarda meme kanseri oluşumunda çevresel koşulların genetik etmenlerden daha etkili olduğu saptanmış ve buna en önemli katkıyı da <strong>beslenme şeklinin</strong> sağladığı belirtilmiştir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Bir çok bitkide östrojenik aktiviteye sahip çeşitli kimyasal bileşikler mevcuttur. Bu bileşikler tıpkı insan vücudunda bulunan östrojene benzer yapı gösterirler.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Uzak Doğuda çeşitli formlarda soya fasulyesinin tüketimi yaygındır (soya fasulyesi, tofu, soya sütü gibi).<strong> Soya, bitkisel östrojenler (fitoöstrojen) açısından zengin bir kaynaktır.</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>İnsan fizyolojisinde östrojenlerin rolü genellikle önemlidir. Bitkisel besinlerde bulunan fitoöstrojenler,  insan sağlığının korunmasında, pek çok hastalığın önlenmesinde önemli rol oynarlar.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Yapılan çalışmalarda,  fitoöstrojenlerin  oral olarak alındıklarında; kanser, koroner kalp hastalıkları gibi pek çok hastalığın oluşma riskini ve <a href="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/menopoz_ana_menu.shtml">menopoz</a>da ve adet döneminde meydana gelebilecek problemleri azalttığı belirtilmiştir.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>Bu nedenle, soya meme kanserinden korunmada etkili bir besindir.</span></span></strong><strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/meme-kanserinin-onlenmesinde-beslenmenin-rolu/sağlikmeme-kanserinin-onlenmesinde-beslenmenin-rolu-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Beslenme</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/gebelikte-beslenme/sağlikgebelikte-beslenme-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/gebelikte-beslenme/sağlikgebelikte-beslenme-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 12:20:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=2709</guid>
		<description><![CDATA[Hazırlayan : Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Gebelikte Sindirim Sorunları Gebelikte Doğru ve Yeterli Beslenme Gebelikte Dikkat Edilmesi Gereken En Önemli Nokta Gebelik Döneminde Tüketilmesi Gereken Besinler ve Ölçüleri Örnek Yemek Listesi Gebelikte Beslenmede Dikkat Edilecek Noktalar Gebelik anne adayı olmak, eşine ve kendine benzer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #993366;"><span>Hazırlayan : Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu</span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #993366;"><span>Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi</span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #993366;"><span>Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı</span></span></span></strong></p>
<ul><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #000000;"><span><a href="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/#1">Gebelikte Sindirim Sorunları</a></span></span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #000000;"><span><a href="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/#2">Gebelikte Doğru ve Yeterli Beslenme</a></span></span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #000000;"><span><a href="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/#3">Gebelikte Dikkat Edilmesi Gereken En Önemli Nokta</a></span></span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #000000;"><span><a href="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/#4">Gebelik Döneminde Tüketilmesi Gereken Besinler ve Ölçüleri</a></span></span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #000000;"><span><a href="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/#5">Örnek Yemek Listesi</a></span></span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #000000;"><span><a href="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/#6">Gebelikte Beslenmede Dikkat Edilecek Noktalar</a></span></span></span></ul>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Gebelik anne adayı olmak, eşine ve kendine benzer bir canlıyı vücudunda taşımak çok özel ve sorumluluk isteyen bir süreçtir. Bebeği içinde hissetmek, yavaş yavaş artan ağırlık, değişen fiziksel görünüm, anneye başka bir güzellik katar.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel, zihinsel yönden iyi gelişmesi annenin sağlığı ve beslenmesi ile doğru orantılıdır.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Annenin gebelik öncesi fiziksel gelişimini tamamlamış olması, besin depolarının yeterli olması ve doğum yaşı hem bebeğin hem de annenin sağlığını koruyacak en önemli etkenlerdir. Çünkü bebek annenin besin yedeklerinden ve gebelik boyunca tükettiklerinden kendisi için lazım olanları seçip alarak, büyür beslenir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Gebelik süresince bebek iyi beslensin diye fazla yemek, dengesiz beslenmek doğru değildir. Ama doğum sonrası eski görünüme kolayca ulaşmak için az yemek ise hiç doğru değildir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>İnsan yaşamında beslenmenin çok önemli ve çok özel olduğu devrelerden biri olan gebelik, anneye topluma sağlıklı bireyler kazandırma sorumluluğunu vermiştir. Anne iyi ve doğru beslenmezse ölü doğum, erken doğum, düşük ağırlıklı doğum, bedensel ve zihinsel özürlü doğumlar gibi tehlikelerle karşılaşabilir. Kendisinde ise kansızlık, tansiyon problemleri, vücutta su tutulması, yorgunluk, diş kayıpları ve kemik problemleri olabilir.</span></span></p>
<p><a name="1"></a><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Gebelikte sindirim Sorunları</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Gebeliğin ilk üç ayında uyum problemleri nedeniyle bulantı ve kusmalar görülür.Yiyecekleri tüketmede zorluklar olur. Sözü edilen uyum problemleri her annede olacak değildir. Bu ilk dönemde kusma ve bulantıyı tetikleyen şartları mümkün olduğunca ortadan kaldırmaya, biraz sakinleştikten sonra başka yiyecekler tüketmeyi denemeye çalışmalıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Çok yağlı yiyecekler, fazla sulu yemekler, ağır kokulu baharatlar, lahana, karnıbahar ve et, kavrulmuş soğan kokuları bulantı ve kusmayı tetikler. Pişerken kokusu ile zaten hassas olan anneyi uyaran yiyecekler ya başka yerde pişmeli, ya da bunların yerine uygun değişimler kullanılmalıdır. Örneğin et yerine balık, tavuk, hindi eti tüketilebilir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Kış sebzelerinden havuç, patates, ıspanak tüketilebilir. Limon ,yoğurt yemeklerde tüketimi kolaylaştırır.Limon hem C vitamini olarak hem de rahatlatıcı olarak kullanılabilir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Genelde sabahları yataktan kalkınca başlayan bulantılarda bir dilim peynir, bir iki grissini rahatlık sağlar.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Sıvı yiyecekleri az tüketmeye ve yemek sonrası bir süre dinlenmeye özen gösterilirse problemler azalabilir. Az ve sık beslenmek de yaralıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Kabızlık ileri aylarda görülebilen problemlerdendir. Kabuğu ile yenen meyveleri tüketerek,her öğünde sebze ve salataya yer vererek busorunun önüne geçebiliriz. Günlük yürüyüşleri ve su tüketiminide ihmal etmemeliyiz.</span></span></p>
<p><a name="2"></a><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Gebelikte Doğru ve Yeterli Beslenme</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Annenin günlük yaşantısını sürdürecek yeterli enerji ve besin öğelerini alırken fazladan alacağı protein, enerji, vitamin ve mineraller hem kendisi hem de doğacak bebeğin sağlıklı olmasının garantisidir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Normal bir gebelik sürecinde annenin kendi gereksinimine ek olarak tükettiklerinin bebeğe aktarılması annenin yaklaşık 10-12 kg alması demektir. Bu artışı sağlayabilmek için ek olarak günlük 20 gr. Protein, 15-20mg. Demir, 500mg. Kalsiyum ve ortalama 300 kalorilik enerji artışı gereklidir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Doğru beslenme ve gebelik durumunun özellikleri nedeniyle gereksinmelerin çeşitli yiyecek guruplarından sağlanması gerekir.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Yiyecekler vücudumuzda çeşitli görevler yaparlar. Aynı görevleri yapan yiyeklerden besin gurupları oluşturulmuştur. Gurup seçeneklerinden birini tüketmiyorsanız bir diğerini yiyerek de doğru beslenebilirsiniz.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>ET, YUMURTA, KURUBAKLAGİL GRUBU: </span></span></strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>Beyin, kas, kemik ve dişlerin gelişimi ve kan yapımında görevlidir. Protein ve demir gereksinimini karşılarlar.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><strong>SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ: </strong>Kemik, diş gelişimi ve büyüme ile görevlidirler. Protein ve kalsiyum kaynağıdırlar.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><strong>SEBZE VE MEYVELER : </strong>Büyüme ve gelişme için vitamin ve mineralleri sağlarlar.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><strong>TAHILLAR: </strong>Enerji ve B gurubu vitaminleri içerdiklerinden büyüme ve gelişmeye yardımcı olurlar.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><strong>YAĞLAR VE ŞEKERLER : </strong>Sadece enerji içerirler. Enerji gereksinimine yardımcı olurlar.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Yeterli ve dengeli beslenmede dikkatli bir şekilde tüketmek zorunda olduğumuz bu besin guruplarını gebelikte de aynı özenle tüketmeliyiz ki sağlıklı yaşayabilmek için doğru beslenme alışkanlıklarını kazanabilelim.</span></span></p>
<p><a name="3"></a><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Gebelikte Dikkat Edilmesi Gereken En Önemli Nokta</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Yaş, boy ve hareket durumumuza göre uygun ağırlıkta gebeliğe başlamaktır. Çok kilolu bir gebeyi zayıflatmak bu süreçte doğru değildir, kilosunu korumaya çalışmak, ilk üç ayda enerji eklemesi yapmamak, dördüncü aydan sonra enerji kısıtlamasına gitmemek gerekir. Daha yüksek enerjili yiyeceklerden daha fazla almasına engel olarak, gebelik için gerekli besin ögelerini alarak gereksinmelerini karşılamak esastır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Ergenlik çağında olan, ya da yaşantısı gereği çok hareketli gebelerde ise mutlaka olması gereken kilonun sağlanması ek olarak gebelik için artan gereksinimin karşılanması sağlanmalıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Gebelikte ağırlığın takibi çok önemlidir. İlk üç ayda 0,5-1 kg, sonraki aylarda ise ortalama 1.5-2.0 kg, ağırlık kazanması uygundur. Çok zayıf gebelerde, yetersiz ve dengesiz beslenenlerde düşük ağırlıklı doğum, erken doğum, ölü doğum, zihinsel ve bedensel özürlü doğumlar görülebilir. Annede <a href="http://www.saglik.tr.net/beslenme_hastaliklar.shtml#2.">anemi</a>, kemik ve diş kayıpları, preeklempsi, vücutta su tutulması (ödem), iş gücü kaybı, halsizlik görülme oranı yüksektir. Çok kilolu gebelerde hipertansiyon, şeker hastalığı, doğum güçlükleri gibi problemler görülebilir. Bu nedenle anne adaylarının gebelik öncesi kontrolleri yapılması, gebe kaldıktan sonra her ay beslenme ve kilo izlenmesinin yapılması gerekmektedir.</span></span></p>
<p><a name="4"></a><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Gebelik Döneminde Tüketilmesi Gereken Besinler ve Ölçüleri</span></span></span></strong></p>
<table border="0" bgcolor="#ffe6f2">
<tbody>
<tr bgcolor="#cc66cc">
<td><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #ffffff;"><span>Besin</span></span></span></strong></td>
<td><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #ffffff;"><span>Miktarı</span></span></span></strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ</span></span></strong></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>2 Su Bardağı süt veya yoğurt 1 porsiyon peynir (2 dilim) veya 2 yemek kaşığı çökelek</span></span></td>
</tr>
<tr bgcolor="#fff2f9">
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span><strong>ET ,YUMURTA ,KURUBAKLAGİLLER</strong></span></span></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>1 Yumurta</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>1 porsiyon et, balık, tavuk, hindi (60-90gm.)</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>1 porsiyon kurubaklagil yemeği (120gm)</span></span></td>
</tr>
<tr>
<td><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>TAZE SEBZE VE MEYVELER</span></span></strong></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>2 Porsiyon pişmiş taze sebze</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>3 porsiyon çiğ taze sebze</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>2-3 adet orta boy meyve veya taze meyve suyu</span></span></td>
</tr>
<tr bgcolor="#fff2f9">
<td><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>TAHILLAR</span></span></strong></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>6-8 İnce dilim ekmek</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>1 porsiyon pilav veya makarna</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>1 porsiyon çorba</span></span></td>
</tr>
<tr>
<td><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>YAĞLAR</span></span></strong></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>3-4 Silme yemek kaşığı sıvı yağ</span></span></td>
</tr>
<tr bgcolor="#fff2f9">
<td><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>ŞEKERLER</span></span></strong></td>
<td><span style="font-family: Tahoma;"><span>1-2 Tatlı kaşığı bal, reçel veya pekmez</span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><a name="5"></a><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Örnek Yemek Listesi</span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc0000;"><span>SABAH:</span></span></span></strong></p>
<ul><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 bardak süt,</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 yumurta,</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 dilim peynir,</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 orta dilim ekmek,</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu v.b</span></span></ul>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #990000;"><span>KUŞLUK:</span></span></span></strong></p>
<ul><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 meyve + 1 bardak ayran + 1 ince dilim ekmek</span></span></ul>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc0000;"><span>ÖĞLE:</span></span></span></strong></p>
<ul><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 Porsiyon etli kurubaklagil yemeği</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 porsiyon pilav veya makarna</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 bardak ayran</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 porsiyon salata</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 orta dilim ekmek ,1 adet meyve</span></span></ul>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #990000;"><span>İKİNDİ:</span></span></span></strong></p>
<ul><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 dilim ekmek+ 1 dilim peynir + domates , salatalık + 1meyve</span></span></ul>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc0000;"><span>AKŞAM:</span></span></span></strong></p>
<ul><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli)</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 bardak ayran,</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 porsiyon salata , 1orta dilim ekmek</span></span></ul>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #990000;"><span>GECE:</span></span></span></strong></p>
<ul><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı + 1 porsiyon meyve</span></span></ul>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Kahvaltıda veya ara öğünlerde 5 zeytin, 1tatlı kaşığı bal, pekmez, reçel tüketilebilir. 1 porsiyon meyve 1orta boy elma, portakal veya küçük bir salkım üzüm, ince bir dilim karpuz veya kavun, yarım muz veya greyfrut olabilir.</span></span></p>
<p><a name="6"></a><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Gebelikte Beslenmede Dikkat Edilecek Noktalar</span></span></span></strong></p>
<ul><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>Çay, kahve gibi içeceklerin yemekle birlikte tüketiminizi azaltıp, yerine ayran, süt, meyve sularını tercih ediniz. Her öğünde mutlaka C vitamini kaynakları tüketiniz.</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>Sebze ,meyve, kurubaklagilleri iyice yıkamadan tüketmeyiniz.Sebzelerin ,makarnanın haşlama sularını dökmeyiniz, ya suyunu çektirerek pişiriniz ya da sularını çorbalarda kullanınız</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>Sigara,alkol kullanmayınız, Sigara dumanına maruz kalmayınız.</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>Yemeklerde iyotlu tuz kullanınız. Tansiyon yüksekliklerinde yemekleri tuzsuz pişiriniz.</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>Hazır gıdalardan kaçınıp doğal besinler tüketiniz. Hazır içecekler, hazır çorbalar, ve mevsimi olmayan sebze ve meyveleri tüketmeyiniz.</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>Et, balık, tavuk, kurubaklagil tüketimini birer gün ara ile yaparak tek düzelikten kurtulup bıkkınlık yaratmadan doğru besleniniz.</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>Süt içemiyorsanız yoğurt veya ayran tüketiniz. Peynir yerine çökelek tüketebilisiniz.</span></span><br />
<img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> <span style="font-family: Tahoma;"><span>Yağda kızarmış hamur tatlıları yerine, meyve veya sütlü tatlıları tercih ediniz.</span></span></ul>
<p><strong> </strong><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span><span style="color: #cc0000;">UNUTMAYINIZ !.. </span><span style="color: #000099;">Annenin ve bebeğin sağlıklı olmaları; annelerin gebelik öncesi sağlığı, besin yedeklerinin durumu ve gebelik boyunca kendileri ve bebekleri için yeterli ve dengeli beslenmelerine doğrudan bağlıdır.</span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #000099;"><span>BEBEĞİNİZ SİZİN YEDİKLERİNİZDİR.</span></span></span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/gebelikte-beslenme/sağlikgebelikte-beslenme-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DOĞUMDAN SONRA</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/dogumdan-sonra/sağlikdogumdan-sonra-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/dogumdan-sonra/sağlikdogumdan-sonra-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 12:10:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=2706</guid>
		<description><![CDATA[Önemli Uyarılar Dikkat ! Her an yeniden gebe kalabilirsiniz. Tekrar gebe kalmadan önce mutlaka bu sorulara cevap veriniz. UYARILAR Doğumdan Sonra İyi Beslenin, İstirahat Edin, Bebeğinizin İyi Bakımı İçin Beslenme, Uyku ve Temizlik Konusunda Dikkat Gösterin. Doğumdan sonra, mümkün olduğu kadar erken ayağa kalkın, hareket edin fakat 6 hafta ağır işler yapmayın. Bebeğinizi Mutlaka Emzirin. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span><a href="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/#baslik1">Önemli Uyarılar</a></span></span></li>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span><a href="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/#baslik2">Dikkat ! Her an yeniden gebe kalabilirsiniz.</a></span></span></li>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span><a href="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/#baslik3">Tekrar gebe kalmadan önce mutlaka bu sorulara cevap veriniz.</a></span></span></li>
</ul>
<hr size="1" /><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: x-small;"><a name="baslik1"></a><span style="color: #999900;">UYARILAR</span></span></span></strong></p>
<ul>
<li><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #990000;"><span>Doğumdan Sonra İyi Beslenin, İstirahat Edin, Bebeğinizin İyi Bakımı İçin Beslenme, Uyku ve Temizlik Konusunda Dikkat Gösterin.</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #000000;"><span>Doğumdan sonra, mümkün olduğu kadar erken ayağa kalkın, hareket edin fakat 6 hafta ağır işler yapmayın.</span></span></span></li>
</ul>
<ul>
<li><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #990000;"><span>Bebeğinizi Mutlaka Emzirin.</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Emzirmekle hem bebeğinizi en iyi şekilde besler, hem de bulaşıcı hastalıklardan korunmasını sağlarsınız. Bebeğinizi en az 6 ay emzirmelisiniz.</span></span></li>
</ul>
<ul>
<li><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #990000;"><span>Yeniden Bebek İstiyorsanız En Az İki Yıl Beklemelisiniz.</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Gebelikleriniz arasında yeterli süre olmazsa, siz de, bebekleriniz de sağlığınızı yitirebilirsiniz.</span></span></li>
</ul>
<p><a name="baslik2"></a><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>Gebeliği Önleyici Yöntemlere Doğumdan Hemen Sonra Başlamadıysanız, Korunmaya Karar Verdiğiniz Zaman Şu Yöntemleri Kullanabilirsiniz:</span></span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>Bebeğiniz 40 Günlük Olduktan Sonra, Siz:</span></span></strong></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> RİA (Rahim İçi Araç) uygulatabilirsiniz.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Tüp ligasyonu yaptırabilirsiniz.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> İğne (Depo Provera) yaptırabilirsiniz.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Kolunuza deri altı kapsülleri 8Norplant) yerleştirtebilirsiniz.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Bebeğinizi emzirdiğiniz sürece herhangi bir zaman mini-hap kullanmaya başlayabilirsiniz. emzirmeyi bıraktığınız zaman, ya da emzirmiyorsanız, diğer doğum kontrol haplarını kullanabilirsiniz. Bu yöntemleri kullanmak için adet görmeyi beklememelisiniz.</span></span></p></blockquote>
<p> <br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>Veya Eşiniz:</span></span></strong></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Kaput (kılıf, prezervatif, kondom) kullanabilir.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Vazektomi (Erkek tohum kanallarının bağlanması) ile, gebelikten kesin korunma sağlayabilir.</span></span></p></blockquote>
<p> <br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;">Unutmayınız:</span></span></strong></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Henüz adet görmemiş olsanız bile, tekrar gebe kalmanız mümkündür. Gebe kalmayı önlemek için etkili yöntemlerden birini kullanmanız gerekir. Geri çekme (eşinizin cinsel ilişkide geri çekilmesi)</span></span></p></blockquote>
<p><a name="baslik3"></a><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #990000;"><span>Tekrar Gebe Kalmadan Önce Bu Sorulara Cevap Vermelisiniz:</span></span></span></strong></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Yaşınız 20’den küçük veya 35’ten büyük mü?</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Son gebeliğiniz 2 yıldan daha kısa süre önce miydi?</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Gebeliklerinizin sayısı 4’den fazla mı?</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Şeker hastası mısınız?</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Tansiyonunuz yüksek mi?</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Kalp hastalığınız var mı?</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Böbrek hastalığınız var mı?</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Gebelikte kanama geçirdiniz mi?</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Gebelikte havale geçirdiniz mi?</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Üstüste birkaç kez kendiliğinden düşük yaptınız mı?</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span><img src="http://www.bizdoktoruz.com/wp-admin/images/nokta.gif" alt="" /> Rahim veya diğer üreme organlarınızdan ameliyat oldunuz mu?</span></span></p></blockquote>
<p> <br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #3366ff;"><span>Bu sorulardan 1 tanesine bile “EVET” dediyseniz.</span></span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;">DİKKATLİ OLUN, TEKRAR GEBE KALMANIZ SAĞLIĞINIZ İÇİN</span></strong><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;">TEHLİKE YARATABİLİR.</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/dogumdan-sonra/sağlikdogumdan-sonra-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

