<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cinsel Saglik &#187; Hamilelik</title>
	<atom:link href="http://www.bizdoktoruz.com/category/hamilelik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bizdoktoruz.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Sep 2011 20:22:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Hamilelikte cinselliğe bakış açısı</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelikte-cinsellige-bakis-acisi/sağlikhamilelikte-cinsellige-bakis-acisi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelikte-cinsellige-bakis-acisi/sağlikhamilelikte-cinsellige-bakis-acisi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2011 18:57:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte seks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3250</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte cinselliğe bakış değişiyor Araştırmalara göre hamileliğin ilk 12 haftasında kadınların cinsel isteklerinde azalma oluyor. Bu durumla beraber hamilelik ve sonrasındaki süreç eşlerin hayatlarını her yönden olduğu gibi cinsel yönden de etkiliyor. İSTANBUL &#8211; VKV Amerikan Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Aslı Akkan, hamilelik boyunca yaşanan cinsel sorunların kolayca aşılabilmesi için çiftlerin birbilerine anlayış, şefkat, ilgi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="hamilelikte cinsel yaşam" src="http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/298026.jpg" alt="" width="300" height="300" /></p>
<div>Hamilelikte cinselliğe bakış değişiyor</div>
<div>Araştırmalara göre hamileliğin ilk 12 haftasında kadınların cinsel isteklerinde azalma oluyor. Bu durumla beraber hamilelik ve sonrasındaki süreç eşlerin hayatlarını her yönden olduğu gibi cinsel yönden de etkiliyor.</div>
<p>İSTANBUL &#8211; VKV Amerikan Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Aslı Akkan, hamilelik boyunca yaşanan cinsel sorunların kolayca aşılabilmesi için çiftlerin birbilerine anlayış, şefkat, ilgi ve sevgiyle yaklaşması gerektiğini söylüyor.</p>
<p>Evlilik kurumunun ve çiftler arasındaki ilişkinin sağlığının test edildiği önemli noktalardan biri de çocuk sahibi olunmaya karar verilmesi, hamilelik ve hamilelik sonrası sürecin eşler üstündeki etkisidir. Hamilelik ve hamilelik sonrası süreç eşlerin duygusal süreçlerini etkilediği kadar, cinsel hayatlarını da etkilemektedir. Her ne kadar bu süreç cinsel hayatı eskisinden farklı kılacaksa da bu farklılığın bireylerin ilişkilerini etkilemesine ve zorlamasına en az düzeyde izin verilmesini sağlaması önemlidir.</p>
<p>Hamilelik süresince jinekoloğu tarafından medikal, fizyolojik herhangi bir sorun görülmeyen ve cinsel hayatı yaşamasına izin verilen kadının, yaşadığı hormonal ve fiziksel değişiklikler cinsel isteksizliğine sebep olduğu kadar kadının kendi inanç sistemi de bu durumu tetikler. Araştırmalara bakıldığında sağlıklı bir hamilelik yaşamakta olan kadınların ilk 12 haftada cinsel isteklerinde azalma olduğu görülmekteidir. Yaşadığı fiziksel yorgunluk, bulantı, kilo alımı, rahat bir pozisyon bulamama gibi sebepler bu durumu açıklayabilmekle beraber, kadının kendindeki değişime adapte olma sürecinde yaşadığı kaygılar, bebeğime zarar verir miyim endişesi, ve fiziğindeki değişime bağlı olarak eşinin onu eskisi gibi istemeyeceği inancı da çok büyük rol oynamaktadır. Benzer düşünceler erkeği de etkilemektedir ve onu da cinsellikten soğutmaktadır. Hamilelik boyunca cinsellikle ilgili yaşanılabilecek bu çeşit sorunları engellemenin en önemli yolu ise çiftlerin bir birleriyle mümkün olan en açık şekilde konuşmalarıdır. Kaygılarını ve isteklerini dile getirdikleri zaman sağlıklı cinselliklerini neyin etkilediğini bulacaklar ve sorun odaklı çözüme ulaşacaklardır.</p>
<p>Hamilelik süresince çiftlerin cinsel hayatlarında yaşayabilecekleri sorunlar doğum sonrası da devam edebilir ve bu konunun önemi unutulmamalıdır. Doktorunun izin verdiği zaman itibariyle kadının cinsel ilişkiye girmesinin herhangi bir sakıncası yoktur ancak cinsel ilişkiyi etkileyebilecek psikolojik faktörler yine ortaya çıkabilir. Doğum ve bebek bakımının kadın için son derece yorucu olması nedeniyle doğum sonrası ilişki sıklığında azalma beklenen bir durumdur. Ancak doğum sonrası depresyon veya başka sağlık problemi olmadığı taktirde genellikle doğumdan 3 ay sonra hamilelik öncesi cinsel ilişki sıklığına dönülmesi beklendiktir. Bebeğin bakım ihtiyaçları azaldıkça, uykusu düzene girdikçe cinsel aktivite de normale dönmeye başlar.</p>
<p><strong>Doğum sonrası fiziksel yorgunluk dışında cinselliği etkileyebilecek durumlar:</strong><br />
<span style="text-decoration: underline;">Ağrı Korkusu:</span> Bir çok kadının doğum sonrası ilişkiye girmekten çekinme nedenin ağrılı ilişkiden korkmaları ve kaygıları arttıkça da girdikleri ilişki sırasında disparoni (ağrılı cinsel beraberlik) ve vajinismus (vajinal kasların kasılması sonucu cinsel beraberliğin olamaması) gibi sorunlar yaşayabildikleri araştırmalarda gözlemlenmiştir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Estetik Kaygılar: </span>Vücudundaki değişim ve/veya aldığı kilolar yüzünden kendini beğenmeyen kadının cinsellik sırasında zihnini sürekli bedeniyle meşgul etmesi cinsel ilişkiden zevk almasını önleyebilir. Bununla bağlantılı olarak, eşini eskisi kadar bakımlı bulmayan erkek de cinsel yaşamdan uzaklaşabilir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Rol Değişimi: </span>Çocukları olan kadar sadece birbirine odaklanan çiftler, doğumun ardından neredeyse tüm ilgiyi çocuğa yöneltmeye başlayabilir. Bir yandan yeni bir yaşama uyum sağlamaya çalışmanın gerginliği, bir yandan da birbirlerinden eskisi kadar ilgi görememenin yarattığı sıkıntı cinsel isteksizliğin oluşmasına yol açabilir.</p>
<p>Bu sorunların en az seviyede yaşanması ve ilişkiyi en az ölçüde etklilemesini sağlamak için çiftlerin, özellikle erkeğin eşine şefkat, ilgi, sevgi ve anlayış ile yaklaşması, beğenisinin devam ettiğini belli etmesi, kadının ise bu geçiş döneminin özelliklerini bilerek eski haline döneceğini sorun olmadığını bilmesi gereklidir. Ayrıca çiftlerin haftada l yada 2 kez bebek yanlarında olmadığı zamanlarda bir arada olmaya özen göstermeleri gereklidir. Bu birbirleri için ayrılmış özel zamanlarda ev ya da bebek hakkında konuşmayıp, kendileri ve bir birleri hakkında konuşmaları, eskisi gibi ortak paylaşımlar yaşamaları tavsiye edilebilir. Bunların yanı sıra okşamak, dokunmak veya kucaklaşmak gibi cinsel duyguları tetikleyebilecek davranışlarda bulunmak cinsel hayatlarının canlanmasına yardımcı olacaktır. Tüm bunlara rağmen sıkıntılar yaşanıyorsa bir uzmandan yardım almak da faydalı sağlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelikte-cinsellige-bakis-acisi/sağlikhamilelikte-cinsellige-bakis-acisi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tekrarlayan düşüklerde hayati risk tehlikesi</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/tekrarlayan-dusuklerde-hayati-risk-tehlikesi/sağliktekrarlayan-dusuklerde-hayati-risk-tehlikesi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/tekrarlayan-dusuklerde-hayati-risk-tehlikesi/sağliktekrarlayan-dusuklerde-hayati-risk-tehlikesi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:21:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[40 yaş sonrası gebelikler]]></category>
		<category><![CDATA[alkol tüketi]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı kahve tüketi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek düşürmek]]></category>
		<category><![CDATA[düşük yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[düşükler]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte düşük]]></category>
		<category><![CDATA[geç yaşta gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamile sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte düşük]]></category>
		<category><![CDATA[hayati risk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tekrarlayan düşükler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/tekrarlayan-dusuklerde-hayati-risk-tehlikesi/sağlik-tekrarlayan-dusuklerde-hayati-risk-tehlikesi-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, düşüklerle sonuçlanan hamileliklerin nedeninin araştırılmasının önemine dikkati çekerek, aksi durumlarda kadınların yaşamsal risklere açık hale gelebileceği uyarısında bulunuyor. Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lütfü Önderoğlu, tekrarlayan düşüklerin nedeninin araştırılmasının önemine dikkati çekerek, aksi halde kadınların yaşamsal risklere açık hale gelebileceği uyarısında bulundu. Önderoğlu, yaptığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uzmanlar, düşüklerle sonuçlanan hamileliklerin nedeninin araştırılmasının önemine dikkati çekerek, aksi durumlarda kadınların yaşamsal risklere açık hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lütfü Önderoğlu, tekrarlayan düşüklerin nedeninin araştırılmasının önemine dikkati çekerek, aksi halde kadınların yaşamsal risklere açık hale gelebileceği uyarısında bulundu.<br />
Önderoğlu, yaptığı açıklamada tekrarlayan düşükler ve gebelik kayıplarının, hem fiziksel hem de psikolojik olarak anne adayını ve yakın çevresini olumsuz etkilediğini söyledi.<br />
Yaklaşık tüm gebeliklerin yüzde 20-25′inde düşük görüldüğünü belirten Önderoğlu, “Yüzde 5 kadından azında ardışık 2 düşük ve yüzde 1′inde tekrarlayan 3 ya da daha fazla düşük görülmektedir” dedi.<br />
40 yaş sonrası gebeliklerde düşük riski<br />
Önderoğlu, tekrarlayan düşük ve gebelik kayıplarında genetik faktörlerin etkili olabildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:<br />
“Genetik-kromozomal nedenler, çiftlerin yüzde 5-7’sinde saptanmaktadır. Kadının yaşı arttıkça düşük olasılığı da artmaktadır. Düşükler, yumurtalıkta kalan ve bekleyen yumurtaların birçoğunda bozukluk olmasından kaynaklanmaktadır. Örneğin, 40 yaşından sonraki gebeliklerin üçte biri düşükle sonlanmaktadır.<br />
Rahmin yapısal bozuklukları ise tekrarlayan gebelik kayıplarının yaklaşık yüzde 10′undan sorumludur. Çift rahim veya rahim içinde perde mevcudiyeti iç boşluğun hacmini küçülttüğünden gebeliğin ilerlemesini engellemektedir. Daha az görülen yapısal bozukluklar ise rahmin içine doğru gelişmiş miyomlar, polipler ya da geçirilmiş operasyonlara bağlı yapışıklıklar olmaktadır.”<br />
Metabolik sorunlar olarak adlandırılan şeker hastalığı, hipertiroidi ya da hipotiroidi gibi hastalıkların da ardışık düşük ya da gebelik kayıplarının yüzde 7-8′inden sorumlu olduğunu ifade eden Önderoğlu, obezite veya polikistik over sendromunda da insülin hormonuna karşı olan dirence bağlı kayıpların arttığının düşünüldüğünü bildirdi.<br />
Pıhtılaşma bozukluklarının etkisi yüksek<br />
Önderoğlu, kişinin kendi dokularını yabancı olarak tanıyan bağışıklık sistemi rahatsızlıklarının, tekrarlayan gebelik kayıplarının yaklaşık yüzde 15′inden sorumlu tutulduğunu ve bunların başında antifosfolipid sendromunun geldiğini belirterek, diğer etkenlerle ilgili şunları söyledi:<br />
“Pıhtılaşma bozuklukları ise genellikle gebeliğin ikinci yarısındaki kayıplardan sorumlu olmakla birlikte tekrarlayan sorunların yüzde 25 gibi geniş bir bölümünü kapsamaktadır.</p>
<p>Araştırmalar, sperm DNA’sında bütünlüğün yitirilmesine bağlı olarak erkek faktörünün de probleme katkısı olduğunu düşündürmekte ve bu konuda çalışmalar sürmektedir.<br />
Tütün, yasa dışı ilaçlar, alkol ve aşırı kahve tüketiminin yanı sıra kötü çevre koşulları, bozuk hijyen, kimyasallar ile toksik ajanlara maruz kalmak da nedenler arasında sayılmaktadır.<br />
Geriye kalan yüzde 30-40′lık grup ise henüz bilinmeyen nedenler olarak işaretlenmekte ve halen izah edilememektedir.”<br />
Belirtilere dikkat edin<br />
Önderoğlu, düşüğün en önde gelen belirtisinin vajinal kanama olduğunu belirterek, “Bununla birlikte, kramp tarzı ağrılar ile gebeliğin başında görülen meme hassasiyetinin kaybı ve bulantı gibi bulguların kesilmesi diğer belirtilerdir” diye konuştu.<br />
Birçok gebelik kaybının, sadece ultrasonografi ile olağan gebelik muayenesine gidildiğinde anlaşıldığına dikkati çeken Önderoğlu, “tekrarlayan düşük ve gebelik kayıpları nedenlerinin araştırılmayıp, bilinmemesi halinde kadının yaşamsal risklere açık hale gelebildiğini” söyledi.<br />
Önderoğlu, “sorunların uzun süreler teşhissiz ve tedavisiz kalmasının, problemin giderek ağırlaşması ile muhtemel sağlıklı bir gebelik olasılığını da azaltacağına” dikkati çekti.<br />
Gebeliğe başlamadan önce genel sağlık sorunlarının ortadan kaldırılması, obezite ve metabolik hastalıkların önlenmesi için dengeli beslenme ile ideal kiloya yaklaşılması gerektiğini vurgulayan Önderoğlu, sigara, alkol ve gereksiz ilaç kullanılmasının engellenmesi, planlı bir gebelik olmasına özen gösterilmesi gerektiğini bildirdi.<br />
“Kanıtlanmamış tedavi usullerine itibar edilmemeli”<br />
Önderoğlu, tekrarlayan gebelik kayıplarında, ön tetkik olarak kromozomal yapıların tespiti, pıhtılaşma faktörlerinin analizi, kan şekeri ve tiroid hormonlarının düzeylerinin saptanması gerektiğini anlatarak, “Gerekli durumlarda rahim filmi çekilmeli. Ardından anatomik problemin cerrahi olarak düzeltilmesi ve otoimmun hastalıklar veya saptanan diğer hematolojik sorunlarda, önceden vitamin ve aspirin tedavisi başlanmalı, ayrıca gebelikte kullanılabilecek kan sulandırıcı iğneler yapılmalı” dedi.<br />
Kanıtlanmamış tedavi usulleri ile yeterli tetkik yapılmadan, kulaktan duyma ilaçlara itibar edilmemesi uyarısında bulunan Önderoğlu, ailelerin mutlaka hekim ve sağlık kuruluşlarına planlı bir gebelik için başvurmalarını ve olası tüm araştırmaları önceden yaptırmaları gerektiğini kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/tekrarlayan-dusuklerde-hayati-risk-tehlikesi/sağliktekrarlayan-dusuklerde-hayati-risk-tehlikesi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik öncesi folik asit takviyesi şart</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelik-oncesi-folik-asit-takviyesi-sart/sağlikhamilelik-oncesi-folik-asit-takviyesi-sart-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelik-oncesi-folik-asit-takviyesi-sart/sağlikhamilelik-oncesi-folik-asit-takviyesi-sart-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:21:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde anemi]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde ishal]]></category>
		<category><![CDATA[beyin hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[damar sertliği]]></category>
		<category><![CDATA[folik asit takviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[folik asit yetersizliği]]></category>
		<category><![CDATA[folik asitin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[homosistein]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kan hücrelerinin artması]]></category>
		<category><![CDATA[omurilik hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[sinir sistemi hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek tansiyon riski]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/hamilelik-oncesi-folik-asit-takviyesi-sart/sağlik-hamilelik-oncesi-folik-asit-takviyesi-sart-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle Türk toplumundaki folik asit yetersizliğinin had safhada olduğunu belirten uzmanlar, bebek sahibi olmayı planlayan kadınların hamilelikten bir yıl önce folik asit takviyesi almaya başlamaları tavsiyesinde bulunuyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Aylin Yılmaz, dokuz aylık muhteşem yolculukta sizin ve bebeğinizin en büyük yardımcısı ‘folik asit’i anlatıyor. Bebek sahibi olmayı planlayan kadınların, hamilelikten bir yıl önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Özellikle Türk toplumundaki folik asit yetersizliğinin had safhada olduğunu belirten uzmanlar, bebek sahibi olmayı planlayan kadınların hamilelikten bir yıl önce folik asit takviyesi almaya başlamaları tavsiyesinde bulunuyor.<br />
Beslenme ve Diyet Uzmanı Aylin Yılmaz, dokuz aylık muhteşem yolculukta sizin ve bebeğinizin en büyük yardımcısı ‘folik asit’i anlatıyor. Bebek sahibi olmayı planlayan kadınların, hamilelikten bir yıl önce folik asit takviyesi almaya başlamalarını, özellikle Türk toplumundaki folik asit yetersizliğini düşünecek olursak, çok büyük önem taşıdığını belirten Yılmaz, folik asitin bebek için olduğu kadar anne için de faydaları bulunduğunu sözlerine ekliyor.<br />
Faydaları saymakla bitmiyor<br />
Bebek sahibi olmayı planlayan kadınların, hamilelikten bir yıl önce folik asit takviyesi almaya başlamaları, özelikle Türk toplumundaki folik asit yetersizliğini düşünecek olursak, çok büyük önem taşıyor. Bebek için olduğu kadar anne için de faydalı bulunan ve hamilelikte her gün mutlaka 800 mikrogram alınması gereken folik asit, annenin kan hücrelerinin artmasına yardımcı olur ve gebelik sırasında ortaya çıkabilecek yüksek tansiyon riskini azaltır.<br />
Her 100 gebelikten 2 ya da 3′ünde anormallik görülmektedir. Eksikliği durumunda sakatlıkların ortaya çıkması nedeniyle gebelik planlamasında, en az iki ay önce folik asit alımına başlanmalıdır.<br />
Yapılan araştırmalar sonucu gebe kalmadan önce ve gebeliğin ilk aylarında günde 400 mikrogram (0,4 miligram) alınan folik asitle, bebeklerde görülebilecek ciddi beyin ve omurilik hastalıklarının %70 oranla azaldığı gözlenmiştir. Folik asit ayrıca damar sertliğine neden olan, kandaki ‘homosistein’i normal sınırlarda tutarak, kalp krizi, felç ve bunama riskini de azaltmaktadır.<br />
Folik asit yetersizliğinin nedenleri</p>
<p>- Hamilelik, folik asit yetersizliğine neden olabilir.<br />
- İyi beslenmeyen kişilerde, gıdaları yanlış pişirme nedeniyle folik asidin çoğu pişirme sırasında kaybolur. Folik asidin, vücuttaki deposu küçük olduğundan yetersizliğin 4- 5 ay devam etmesi durumunda Megaloblastik Anemi denilen kansızlık oluşur.<br />
- Aşırı alkol alan ya da alkolik kişilerde folik asit yetersizliği sıkça görülür.<br />
- Bebeklerde ortaya çıkan ishal, anemi ve sinir sistemi hastalıkları gibi durumlara karşı dikkatli olmak gerekmektedir. Anemi sadece demir yetersizliğinden ortaya çıkan bir hastalık değildir, folik asit yetersizliği de anemiye neden olabilir.<br />
Eksikliğinde neler olabilir?<br />
- Düşük kilolu veya sinir sistemi hasarlı bebek doğurma riski oluşur.<br />
- Bebeklerde sinir sistemi hastalıkları oluşma riski artar<br />
- Bebek ve çocuklarda büyümeyi yavaşlatır.<br />
- Anemi (kansızlık) oluşur.<br />
- İshal, iştah ve kilo kaybı olur<br />
- Unutkanlık, davranış bozukluğu, çarpıntı ve baş ağrısı yapar<br />
- Kanda homosistein yükselir.<br />
Hangi besinlerde bulunur?</p>
<p>100 gr  besin<br />
Toplam  folat (mg)</p>
<p>Alabalık<br />
870</p>
<p>Fıstık<br />
280</p>
<p>Piliç eti<br />
250</p>
<p>Ispanak<br />
200</p>
<p>Maydanoz<br />
170</p>
<p>Karaciğer<br />
140</p>
<p>Brokoli<br />
111</p>
<p>Lahana<br />
100</p>
<p>Esmer ekmek<br />
50</p>
<p>Portakal<br />
24</p>
<p>Muz<br />
20</p>
<p>Yumurta<br />
20</p>
<p>Sığır eti<br />
7</p>
<p>Elma<br />
6</p>
<p>Koyun eti<br />
6</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelik-oncesi-folik-asit-takviyesi-sart/sağlikhamilelik-oncesi-folik-asit-takviyesi-sart-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte kozmetik ürünleri dikkatli kullanın</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelikte-kozmetik-urunleri-dikkatli-kullanin/sağlikhamilelikte-kozmetik-urunleri-dikkatli-kullanin-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelikte-kozmetik-urunleri-dikkatli-kullanin/sağlikhamilelikte-kozmetik-urunleri-dikkatli-kullanin-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[ayaklarda kızarıklık]]></category>
		<category><![CDATA[banyo sıcaklığı]]></category>
		<category><![CDATA[cilt değişiklikleri]]></category>
		<category><![CDATA[ellerde kızarıklık]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik maskesi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte fizyolojik değişiklikler]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte sivilceler]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik banyosu]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte kozmetik kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte saç boyama]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kloazma]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[melasma]]></category>
		<category><![CDATA[nemlendirici kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[nemlendiriciler]]></category>
		<category><![CDATA[perma]]></category>
		<category><![CDATA[saç boyarken]]></category>
		<category><![CDATA[saç düzleştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak banyo]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak su banyosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/hamilelikte-kozmetik-urunleri-dikkatli-kullanin/sağlik-hamilelikte-kozmetik-urunleri-dikkatli-kullanin-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Hamile kadınların en büyük sıkıntıları; ilaç, ışın, kimyasal maddeler ve deri yoluyla maruz kaldıkları maddelerin zararlarıdır. Bu kimyasal maddeler; solunum yoluyla, ağız yoluyla veya tensel temas ile alınabilirler. Bazı maddeler anne karnındaki bebeğin (fetus) gelişimini olumsuz etkileyeceği gibi bazı maddelerinde hiçbir yan etkisi olmadığı deneylerle gösterilmiştir. Bazılarının ise, kötü etkilerinin olup olmadığı halen bilinmemektedir. Kimilerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Hamile kadınların en büyük sıkıntıları; ilaç, ışın, kimyasal maddeler ve deri yoluyla maruz kaldıkları maddelerin zararlarıdır. Bu kimyasal maddeler; solunum yoluyla, ağız yoluyla veya tensel temas ile alınabilirler.</p>
<p>Bazı maddeler anne karnındaki bebeğin (fetus) gelişimini olumsuz etkileyeceği gibi bazı maddelerinde hiçbir yan etkisi olmadığı deneylerle gösterilmiştir. Bazılarının ise, kötü etkilerinin olup olmadığı halen bilinmemektedir. Kimilerinde ise, gebeliğin belirli sürelerine kadar zararlı etkili, daha sonraki aylarda zararsızdır. Bu yan etkiler, bebeğe hem fiziksel hem de zihinsel zararlar verebilir, gelişimini engelleyebilir.<br />
Özellikle saç boyarken tedbirli davranın<br />
Kozmetik (saç boyaları, kremler, parfümler, temizleyici maddeler vs..) kullanımında, genelde, en sık problem saç boyalarıdır. Sıklıkla kullanılan, kalıcı ve yarı kalıcı boyaların içindeki maddelerle yapılan deneylerde, bebek üzerine zarar verici etkiler görülmemiştir. Fakat tedbirli davranmak için, doğum sonrasına kadar saçların boyatılmaması daha uygundur.<br />
Değişiklik yapmak, beyazlarınızı gizlemek veya dip boya yaptırmak istiyorsanız, gebeliğin ilk üç ayından sonra, bitkisel saç boyaları kullanabilirsiniz.<br />
Saç düzleştirme ve perma işlemlerini hamilelik sonrasına bırakın<br />
Saç düzelticilerin (straightener) ki bunlar sodyum hidroksit ve bisülfit denilen kimyasal oluşumlardır ve kullanılmaları tavsiye edilmemektedir. Saç düzeltmelerin, hava ısı ve press yolu ile yapılması daha güvenlidir. Perma gibi yöntemlerde ise kullanılan kimyasal maddeler saçlı deriden emilip kana karışabilir. Bunların kullanılması ile bebekte doğumsal sakatlık gelişmesi arasında ilişki saptanamamıştır, fakat tamamen güvenilir olduğunu söyleyebilmek içinde daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu yüzden doğum sonrasına kadar saçlarınızın doğal kalmasında fayda vardır.<br />
Nemlendiricileri rahatlıkla kullanabilirsiniz<br />
Deodorant, şampuan, ve diğer cilt bakım ürünlerinin, bebek gelişimi üzerine zarar verici etkileri olup olmadığı üzerine yeterli bilimsel araştırma olmamakla beraber şimdiye kadar herhangi bir problem rapor edilmemiştir.<br />
Cilt için kullanılan kremleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Cilt çatlaklarının oluşmasını azaltmak için kakao ve lanolin kremleri kullanılabilir.<br />
Hamilelik döneminde makyajın zararlı olup olmadığı da sıkça sorulan sorulardan biridir. Ancak; bu konuda herhangi bir çalışma yapılmamış olmakla birlikte; bugüne kadar makyajın hamilelik üzerinde olumsuz bir etkisi görülmemiştir.<br />
Bebeğin gelişimindeki en önemli zaman ilk üç aydır. Bu süre içindeki zararlar diğer aylara göre daha fazla olmaktadır, kısa bir süre için biraz daha dikkatli olmak hem bizim hem de bebeğimizin sağlığı açısından faydalı olacaktır.<br />
Çok sıcak su ile banyo yapmaktan kaçının<br />
Hamilelik her yönüyle dikkat ve bakım isteyen bir süreç. Sağlıklı bir bebek sahibi olmanın yanında, annenin de kendine özen göstermesi arzulanan ve göz ardı edilmemesi gereken bir nokta. Hamilelikte ve sonrasında anneleri en fazla üzen konuların başında ise fazla kilolar ve cilt problemleri (çatlaklar) geliyor.<br />
Doğumdan sonra vücudun deforme olmaması için hamilelik sırasında çok uzun süren ve çok sıcak banyolardan kaçınmak gerekiyor. Eğer bundan vazgeçemiyorsanız, hiç olmazsa çıkmadan önce ılık bir duş alıp bebeği rahatlatın. Aslında yalnızca ılık bir duş en uygunudur. Arada bir yapılacak hafif kese, kan dolaşımını artırır. Daha sonra kol ve bacaklara vücut sütü de tatbik ettiğinizde günlük vücut bakımınız bitmiş demektir.<br />
Gebelikte fizyolojik cilt değişiklikleri ile baş etmek mümkün<br />
Hangi kadında gebelikte ne gibi bir cilt değişikliği ortaya çıkacağını tahmin etmek zordur. Bazı anne adayları gebelik döneminde herhangi bir cilt sorunu yaşamazken, bazılarında cilt kuruluğu, karın çatlakları, kaşıntı, ciltte yağlanma gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bazı anne adaylarında da başta yüz olmak üzere vücudun her yerinde çok sayıda lekeler oluşabilir.</p>
<p>Gebelikte cilt değişikliklerinin sorumlusu gebeliğe bağlı her tür değişiklikte olduğu gibi gebelik döneminde artan hormonlardır…<br />
Melasma, Kloazma (Gebelik maskesi)<br />
Sıklıkla yanaklar, alın, üst dudak, burun ve çenede düzensiz sınırlı kahverengi lekelere “gebelik maskesi” denir. Yüzde 70-90 kadında görülen bu pigment artışı doğumdan sonra sıklıkla ortadan kalkar. Ender durumlarda pigment artışı adeta bir dövme yaptırılmış gibi cildin derin katlarına ulaşır. Böyle durumların tedavisi bu konuda tecrübeli bir cilt uzmanı tarafından gerçekleştirilir.<br />
Hamilelikte güneş ışınlarına karşı dikkatli olun<br />
Yoğun bir ultraviyole ışık kaynağı olan güneşten uzak durmak ve güneşe çıkıldığı zamanlarda en az 20 faktörlü bir güneşlenme kremi kullanmak lekelenmelerin azaltılmasında oldukça etkilidir. Yazın bulutlu havalarda bile güneşin UV ışınlarının cilde etki gösterebileceği unutulmamalıdır.<br />
Lekelenme olan bölgelerin makyajla kapatılmasında bir sakınca yoktur.<br />
Gebelikte sivilceler<br />
Gebelikte özellikle 8. haftadan itibaren değişen hormonal ortam bazı anne adaylarında önceden varolan sivilcelerin artmasına ya da ilk defa gebelik döneminde sivilcelerin ortaya çıkmasına neden olur. Ender durumlarda ise varolan sivilcelerde azalma görülür. Yüz cildi temiz ve kuru tutulmalıdır.<br />
Sivilceler kozmetik sorunlar yarattığında doktor önerisine göre topikal (bölgesel) ilaçlar kullanılabilir Dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da şudur: izotretinoin içerikli “sivilce ilaçlarının” doğumsal anomalilere neden olduğu kanıtlanmıştır. Bu yüzden gebelik döneminde sivilceleriniz için ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız!<br />
Tırnak değişikliklerini önemseyin<br />
Tırnaklar cildin bir uzantısı olarak kabul edilirler ve gebelik döneminde artan hormonların etkisiyle tırnaklar yumuşayıp incelerek kolay kırılır hale gelebilirler. Tırnak cilası durumu daha da kötüleştirebilir. Bulaşık ve çamaşır yıkarken lastik eldiven kullanmak, el ve tırnaklara nemlendirici losyon sürmek çoğu durumda faydalı olur.<br />
El ve ayaklarda kızarıklık<br />
Latincede “palmoplanter eritem” adı verilen bu durum, gebelik dışındaki bir dönemde ortaya çıktığında bir karaciğer hastalığını düşündürmesine karşın; gebelik döneminde fizyolojik olarak ortaya çıkabilir. Avuç içlerinde ve nadiren de ayak tabanlarında kızarıklık ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkar.<br />
Palmar eritemin de diğer çoğu cilt değişikliğinde olduğu gibi gebeliğe bağlı olarak kandaki östrojenin artması nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kaşıntı şiddetli olduğunda nemlendirici kremler faydalı olabilir. Nemlendiricilere cevap vermeyen kaşıntılarda ise doktor önerisine göre bazı ilaçlar kullanılabilir.</p>
<p>Uz. Dr. Zerrin Baysal</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelikte-kozmetik-urunleri-dikkatli-kullanin/sağlikhamilelikte-kozmetik-urunleri-dikkatli-kullanin-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Down Sendromundaki artış korkutuyor</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/down-sendromundaki-artis-korkutuyor/sağlikdown-sendromundaki-artis-korkutuyor-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/down-sendromundaki-artis-korkutuyor/sağlikdown-sendromundaki-artis-korkutuyor-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:21:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sahibi olma]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[down sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[down sendromu teşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/down-sendromundaki-artis-korkutuyor/sağlik-down-sendromundaki-artis-korkutuyor-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, son 20 yılda Down Sendromu yüzünden sona erdirilen hamileliklerin sayısının üç katına çıktığını belirtiyor. İngiltere ve Galler’de Down Sendromu yüzünden her yıl 1100 bebeğin alındığı, bu sayının 1989-1990′da sadece 300 olduğu bildirildi. Milli Down Sendromu Sitogenetik Kütüğünün verilerine dayanarak yapılan araştırmada, 1989′dan beri konulan Down Sendromu teşhislerinin dörtte üç oranında arttığı tespit edildi. Buna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uzmanlar, son 20 yılda Down Sendromu yüzünden sona erdirilen hamileliklerin sayısının üç katına çıktığını belirtiyor.</p>
<p>İngiltere ve Galler’de Down Sendromu yüzünden her yıl 1100 bebeğin alındığı, bu sayının 1989-1990′da sadece 300 olduğu bildirildi.<br />
Milli Down Sendromu Sitogenetik Kütüğünün verilerine dayanarak yapılan araştırmada, 1989′dan beri konulan Down Sendromu teşhislerinin dörtte üç oranında arttığı tespit edildi.<br />
Buna göre, 1989-1990′da 1075 olan Down teşhisi sayısı, 2007-2008′de 1843′e çıktı. Bunun sonucunda bu hastalıkla doğan bebeklerin sayısı, yüzde 1 oranında düşerek, 752′den 743′e geriledi.</p>
<p>Araştırmayı yürüten Queen Mary Londra Üniversitesinden tıbbi istatistik uzmanı Prof. Joan Morris, “Down Sendromlu hamilelikler artıyor, çünkü kadınlar daha geç yaşta bebek sahibi oluyor. Daha doğru bir şekilde tarama yapılabiliyor ve bunun sonucunda sonlanan gebelikler artıyor” dedi.<br />
Bebeğine Down Sendromu teşhisi konulan her 10 kadından 9′unun bebeği aldırdığı belirtildi.<br />
40 yaşın üzerindeki kadınların Down sendromlu bebek sahibi olma olasılıklarının, 25 yaş altı bir kadına göre 16 kat daha fazla olduğu bildiriliyor.<br />
Birleşik Krallık’ta halen 60 bin kadar Down Sendromlunun yaşadığı belirtiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/down-sendromundaki-artis-korkutuyor/sağlikdown-sendromundaki-artis-korkutuyor-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yulaf özlü sabun gebelikte kaşıntıyı önlüyor</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/yulaf-ozlu-sabun-gebelikte-kasintiyi-onluyor/sağlikyulaf-ozlu-sabun-gebelikte-kasintiyi-onluyor-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/yulaf-ozlu-sabun-gebelikte-kasintiyi-onluyor/sağlikyulaf-ozlu-sabun-gebelikte-kasintiyi-onluyor-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:21:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak parazitleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebekte gelişme geriliği]]></category>
		<category><![CDATA[cilt hassasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[cilt kaşıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[ciltte hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[ciltte kaşıntı]]></category>
		<category><![CDATA[gebeliğin intrahepatik kolestazı]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte kaşıntı]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte kaşıntı]]></category>
		<category><![CDATA[hemoroit]]></category>
		<category><![CDATA[intrahepatik kolestaz]]></category>
		<category><![CDATA[östrojen düzeyleri]]></category>
		<category><![CDATA[pemphigoid gestationis]]></category>
		<category><![CDATA[prurigo]]></category>
		<category><![CDATA[puppp]]></category>
		<category><![CDATA[yulaf özlü sabun]]></category>
		<category><![CDATA[yulaf özlü şampuan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/yulaf-ozlu-sabun-gebelikte-kasintiyi-onluyor/sağlik-yulaf-ozlu-sabun-gebelikte-kasintiyi-onluyor-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, yulaf özlü sabun ve şampuanlar kullanmanın gebelikte birçok kadını rahatsız eden kaşıntıyı önlemek için etkili bir yöntem olduğunu belirtiyor. Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Dr. Alper Mumcu, ülkemizde de satılan bu tür ürünlerin tercih edilmesinin yararlı olabileceğini; bol ve pamuk bazlı kıyafetlerin tercih edilmesi, günün çok sıcak saatlerinde sokağa çıkılmaması da alınabilecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uzmanlar, yulaf özlü sabun ve şampuanlar kullanmanın gebelikte birçok kadını rahatsız eden kaşıntıyı önlemek için etkili bir yöntem olduğunu belirtiyor.<br />
Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Dr. Alper Mumcu, ülkemizde de satılan bu tür ürünlerin tercih edilmesinin yararlı olabileceğini; bol ve pamuk bazlı kıyafetlerin tercih edilmesi, günün çok sıcak saatlerinde sokağa çıkılmaması da alınabilecek basit ama etkili önlemler olduğunu vurguluyor.<br />
Gebelik sırasında kadınlar daha önceden yaşamadıkları pek çok değişik durumla karşılaşabilirler. Özellikle ilk gebeliğini yaşayanlarda bu durum bebeğin sağlığı ve zarar görüp görmeyeceği konusunda endişeye neden olabilirler.<br />
Gebelik sırasında anne adayını hem fiziksel olarak hem de bebeğine zarar gelip gelmeyeceği konusunda endişelendiren durumlardan birisi de kaşıntılardır. Pek çok kadın gebeliğin seyri sırasında vücudun belirli bölgelerinde ya da genelinde değişik derecelerde kaşıntı sorunu yaşar. Kaşıntılar çoğu zaman hem anne adayı hem de bebek açısından tehlike oluşturabilecek bir durumun habercisi değildir. Ancak bazı özel durumlar da söz konusu olabilmektedir.<br />
Özellikle hızla büyüyen karın ve memeler etrafında kaşıntının olması son derece normaldir. Bu bölgeler etrafında oluşan çatlakların ilk belirtisi kaşıntıdır. Hormonal değişimler de ciltte hassasiyeti artırarak kaşıntıya yol açabilir.<br />
Cilt gebelik sırasında normalden daha aktif bir organdır. Hem kan akımları artar hem de ter bezlerinin çalışması hızlanır. Buna bağlı olarak meme altlarında, kasıklarda ve diğer cilt kıvrımlarında terlemeye bağlı döküntü ve kaşıntılar olabilir. Bu bölgelerde cilt mantarı gelişebilir ve bu enfeksiyonlar da kaşıntıya yol açabilir.<br />
Vajina çevresindeki kaşıntılar genital mantar enfeksiyonuna, anüs çevresindeki kaşıntılar ise hemoroit ya da bağırsak parazitlerine bağlı olarak ortaya çıkabilir.<br />
Artan östrojen düzeylerine bağlı olarak avuç içi ve ayak tabanlarında kızarıklık görülebilir ve bu tabloya kaşıntı eşlik edebilir. Durum doğumdan hemen sonra gerileyerek kaybolur. Bunun dışında gebe olmayan bir insanda kaşıntıya neden olabilecek egzama, cilt kuruluğu, besin alerjileri gibi durumlar da gebelikte kaşıntının altında yatan neden olarak karşımıza çıkabilir. Son olarak ise gebelik kaşıntıları, gebeliğe bağlı cilt hastalıkları ya da daha da önemlisi safra yolları ile ilgili problemlerin belirtisi olabilir.<br />
Hemen herkeste görülebilen basit kaşıntılar ile başa çıkmak için alınabilecek basit önlemler vardır. Bunlardan en basiti çok sıcak su ile banyo yapmaktan kaçınmaktır. Sıcak su cildi kurutarak elastikiyetini azaltır. İdeal olan ılık su ile banyo yapmaktır. Banyo sonrası sabun ve şampuanı iyice durulamak ve yumuşak bir havlu ile iyice kurulamak önemlidir. Bazı parfümler ciltte rahatsızlığa neden olabileceğinden kokusuz kremler ile vücudu nemlendirmek yararlı olacaktır.<br />
PUPPP<br />
Gebe kadınların yaklaşık %1′inde göbek çevresinde kaşıntılı kırmızı kabarıklıklar ortaya çıkar. Bu durum gebeliğin kaşıntılı ürtiker plakları ve papülleri olarak(pruritic urticarial papules and plaques of pregnancy (PUPPP) olarak adlandırılır. PUPPP gebeliğin son 3 ayında ve ilk bebeğini bekleyen ya da çoğul gebelik yaşayan anne adaylarında daha sık görülen bir durumdur. Kızarıklıklar ilk başta karın çevresinde ve çoğu zaman eğer varsa karın çatlaklarının etrafında başlar ve giderek kalçalara, bacaklara ve hatta kollara doğru yayılır. Bu durum hem anne adayı hem de bebek için zararsız olmakla birlikte bazen çok rahatsız edici boyutta kaşıntıya neden olabilir. PUPPP’nin tanısı cilt doktoru tarafından konur. Tedavisinde ise rahatlatıcı kremler ve gerekli durumlarda alerji ilaçları kullanılır.</p>
<p>Bu tedaviye dirençli olan nadir durumlarda ağızdan alınan steroidlerin kullanılması gerekli olabilir. PUPPP genelde doğumdan sonra birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. Nadiren doğumdan sonra birkaç hafta daha devam edebilir. Daha nadir olarak ise gebelik sırasında değil doğumu takip eden birkaç gün içinde ilk kez ortaya çıkabilir.<br />
Bir gebeliğinde PUPPP yaşayan annelerin takip eden gebeliklerinde aynı duruma maruz kalmaları nadirdir.<br />
Prurigo<br />
PUPPP’dan daha nadir görülen gebeliğe bağlı bir cilt problemidir. Cildin değişik yerlerinde böcek ısırığına benzer kabarık döküntüler ile karakterize bir durumdur. Her yerde görülebilmekle birlikte en sık eller, kollar, bacaklar ve ayaklarda ortaya çıkar.<br />
Genellikle gebeliğin son trimesterinin başlangıcında ortaya çıkar ve doğumdan sonra birkaç hafta ya da bazen birkaç ay daha devam eder. Çok kaşıntılı bir durum olmakla beraber anne adayı ve bebeğin sağlığı açısından bir risk oluşturmaz.<br />
Pemphigoid gestationis<br />
Çok nadiren gebe kadınlarda deride kabarık üstü pütürlü şekilde başlayıp içi su toplamış kabarcıklar şekline dönüşen çok kaşıntılı döküntüler görülebilir. Bu durum pemphigoid gestationis ya da herpes gestationis olarak adlandırılır. Adında herpes geçmesine rağmen herpes yani uçuk virusü ile herhangi bir ilgisi yoktur. Döküntü genelde karın çevresinde başlayıp buradan kollara ve bacaklara kadar yayılır.<br />
Bu durum diğer cilt hastalıklarından daha önemlidir. Çünkü bebekte büyüme sorunlarına hatta erken doğumlara neden olabilir. Genelde ikinci üç ayın son dönemlerinde ya da üçüncü üç ayın ilk dönemlerinde başlamakla birlikte bazen doğumu takip eden birkaç hafta içinde başlayabilmektedir. Takip eden gebeliklerde tekrarlama olasılığı yüksektir ve tekrarladığında çoğu zaman önceki gebeliğe göre daha şiddetli seyreder.<br />
Gebeliğin intrahepatik kolestazı<br />
İkinci üç ayın sonlarında ya da son üç ayın başlangıcında ortaya çıkan ve beraberinde döküntü görülmeyen kaşıntılar gebeliğin intrahepatik kolestazı olarak tanımlanan bir karaciğer hastalığının belirtisi olabilir. Bu durum tüm gebelerin yaklaşık yüzde 1′ini etkileyen bir sorundur.<br />
Karaciğerde üretilen safra, safra kanalları içinde normal şekilde ilerleyerek safra kesesine ulaşamaz. Bu durumda safra tuzları kana karışarak ciltte birikir. Kaşıntı genelde oldukça şiddetlidir. Hastalığın kendisi normalde döküntüye neden olmaz ancak şiddetli kaşıma neticesinde ciltte kızarıklıklar ve tırnak izine bağlı ince kesikler olabilir.<br />
İntrahepatik kolestaz tehlikeli bir durumdur. Bebekte gelişme geriliği ve hatta anne karnında ölüme neden olabilir. Tanısı yapılan kan testleri ile konur. Şiddetli kolestaz varlığında bebeği riske atmamak için doğum planlanarak bebek erken dünyaya getirilebilir. Durum genelde doğumdan sonra kendiliğinden düzelir. Ancak takip eden gebeliklerde tekrarlama olasılığı yüksektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/yulaf-ozlu-sabun-gebelikte-kasintiyi-onluyor/sağlikyulaf-ozlu-sabun-gebelikte-kasintiyi-onluyor-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamile kadınların baş düşmanı hamilelik depresyonu</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hamile-kadinlarin-bas-dusmani-hamilelik-depresyonu/sağlikhamile-kadinlarin-bas-dusmani-hamilelik-depresyonu-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hamile-kadinlarin-bas-dusmani-hamilelik-depresyonu/sağlikhamile-kadinlarin-bas-dusmani-hamilelik-depresyonu-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:21:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[duygu bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[gebe kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[hamileliğin düşmanı]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik depresyonunu önlemek]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik depresyonunun çaresi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik depresyonunun tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[özel psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[tms tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/hamile-kadinlarin-bas-dusmani-hamilelik-depresyonu/sağlik-hamile-kadinlarin-bas-dusmani-hamilelik-depresyonu-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, yaklaşık olarak her beş kadından birinin hamilelik döneminde hamilelik depresyonu olarak da adlandırılan psikoloji bozukluğu ile mücadele ettiğini söylüyor. Kadınların yaklaşık yüzde 10 ile 20’si hamilelik döneminde bazı depresyon belirtileri ile mücadele ediyor. REEM Nöroloji Merkezi’nin kurucusu Dr. Mehmet Yavuz, hamilelik döneminde çoğu kadının başına gelen depresyon konusunda bilgi verirken, “Depresyon her dört kadından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uzmanlar, yaklaşık olarak her beş kadından birinin hamilelik döneminde hamilelik depresyonu olarak da adlandırılan psikoloji bozukluğu ile mücadele ettiğini söylüyor.<br />
Kadınların yaklaşık yüzde 10 ile 20’si hamilelik döneminde bazı depresyon belirtileri ile mücadele ediyor.<br />
REEM Nöroloji Merkezi’nin kurucusu Dr. Mehmet Yavuz, hamilelik döneminde çoğu kadının başına gelen depresyon konusunda bilgi verirken, “Depresyon her dört kadından birinin hayatını etkileyen bir duygu bozukluğudur. Dolayısıyla bu hastalığın, hamilelik dönemindeki kadınları yakalaması da şaşırtıcı değildir” dedi.<br />
Hamilelik sırasında geçirilen depresyonun sıklıkla teşhis edilemediğini belirten Yavuz, “Sürekli üzüntü hali, konsantre olma güçlüğü ve suçluluk gibi durumlar depresyon belirtisidir.</p>
<p>Depresyon hem annenin hem de bebeğinin sağlığı açısından önemli sakıncalar doğurabilir” diye konuştu.<br />
Doktorunuza danışmalısınız<br />
Hamilelik depresyonunun tedavi edilebildiğine dikkat çeken Yavuz, “Anne adayları mutlaka yardım almalıdır. Özel psikoterapi, ilaç veya TMS tedavisi hamilelik depresyonuna iyi gelir. Anne adayı ve bebeği açısından en güvenli tedavi yönteminin ne olabileceğini doktorunuza danışmalısınız” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hamile-kadinlarin-bas-dusmani-hamilelik-depresyonu/sağlikhamile-kadinlarin-bas-dusmani-hamilelik-depresyonu-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik döneminde vitamin almayı ihmal etmeyin</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/gebelik-doneminde-vitamin-almayi-ihmal-etmeyin/sağlikgebelik-doneminde-vitamin-almayi-ihmal-etmeyin-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/gebelik-doneminde-vitamin-almayi-ihmal-etmeyin/sağlikgebelik-doneminde-vitamin-almayi-ihmal-etmeyin-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:21:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[dikkatli beslenen gebeler]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik döneminde vitamin almak]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte folik asit]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte sağlık sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın doğum uzmanları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[rahat doğum yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sorunlarını önlemekgebelik döneminde beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı doğum yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[sakat çocuk doğurma riski]]></category>
		<category><![CDATA[sakat çocuk riski]]></category>
		<category><![CDATA[sorunsuz doğum yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin almak]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin kullanmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/gebelik-doneminde-vitamin-almayi-ihmal-etmeyin/sağlik-gebelik-doneminde-vitamin-almayi-ihmal-etmeyin-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Kadın doğum uzmanları, anne karnında meydana gelebilecek sağlık sorunlarını önlemek amacıyla kadınların gebelik döneminde tükettikleri besinleri özenle seçmeleri gerektiğini bildiriyorlar. Yapılan araştırmalar dikkatli beslenen gebelerin çocuklarının daha sağlıklı doğduklarını ortaya çıkarıyor. Özellikle sakat çocuk doğurma oranları sağlıklı beslenme diyeti uygulayanlarda oldukça azalıyor. Gebelik döneminde olan anne adaylarının her gün en az 0,8 mg. folik asit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Kadın doğum uzmanları, anne karnında meydana gelebilecek sağlık sorunlarını önlemek amacıyla kadınların gebelik döneminde tükettikleri besinleri özenle seçmeleri gerektiğini bildiriyorlar.<br />
Yapılan araştırmalar dikkatli beslenen gebelerin çocuklarının daha sağlıklı doğduklarını ortaya çıkarıyor. Özellikle sakat çocuk doğurma oranları sağlıklı beslenme diyeti uygulayanlarda oldukça azalıyor.<br />
Gebelik döneminde olan anne adaylarının her gün en az 0,8 mg. folik asit almaları ve diyetlerini mutlaka multi vitaminle desteklemeleri gerekiyor. Bu şekilde bebek anne karnında daha sağlıklı gelişiyor.<br />
Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Alper Mumcu, gebelik döneminde vitamin kullanımı ile ilgili merak edilen soruları cevaplandırdı. İşte merak ettiğimiz soruların cevapları…<br />
Hamilelikte vitamin kullanmalı mısınız?<br />
Hamilelik genelde tüm vücut gereksinimlerinin belirli oranlarda artış gösterdiği bir dönemdir. Bu nedenle hamile olan ya da hamile kalmayı planlayan kadınların genelde pek çok vitamini ve minerali bir arada içeren preparatları kullanmaları doktorları tarafından öneriliyor.<br />
Doğum öncesi vitamin almak gerekli midir?<br />
Prenatal vitamin desteği olarak adlandırılan bu durum bilimsel çevrelerde hala daha kesin ortak bir karar verilememiş bir konudur. Amerika Birleşik Devletlerinde ilaç ve gıda kullanımını düzenleyen resmi kurum (FDA) ve en büyük bilimsel derneklerden biri olan Amerikan Obstetrisyenler ve Jinekologlar birliği (ACOG) da hamilelikte vitamin kullanımı ile ilgili herhangi bir kılavuz yayınlamamışlardır.<br />
Bununla birlikte gerek gelişmiş ülkelerde gerekse ülkemizde hamilelikte kullanıma uygun olan pek çok prenatal vitamin piyasada bulunmaktadır ve pek çok hekim hamilelik sırasında bunların kullanımını önermektedir. Genel kural olarak prenatal vitaminler normalde satılan vitamin preparatlardan daha fazla demir, kalsiyum ve folik asit içerirler.<br />
Benzer şekilde aşırı dozlarda alındığında gelişmekte olan bebekte olumsuz etkilere neden olabilecek A vitamini de bu preparatlarda daha az dozlarda bulunur.<br />
Dengeli ve düzenli beslenerek bu vitaminleri sağlamak mümkün değil midir?</p>
<p>Gerçekçi olmak gerekirse düzenli ve dengeli beslenen bir kadında hamilelik sırasında tüm vitaminleri dışarıdan vermenin bir gerekliliği yoktur. Dengeli bir beslenme ile hamile bir kadın gerek duyduğu olan tüm vitaminleri almaktadır. Öte yandan bu konuda özel bir çaba sarf edilmedikçe çoğu zaman dengeli ve ideal beslenmek mümkün olamamaktadır.<br />
Hatta oldukça özen gösterenlerde bile zaman zaman bazı mineral ve vitaminler daha düşük dozlarda alınabilmektedir. Ayrıca B grubu vitaminler gebeliğe bağlı bulantı ve kusmaların önlenmesinde etkili olmaktadırlar.Gebelik artan kan yapımı nedeni ile demir gereksiniminin arttığı bir dönemdir. Yine gebe bir kadında kalsiyum gereksinimi de fazlalaşmaktadır. Süt ve süt ürünleri ile bu kalsiyum alınabilse de yine de dışarıdan vitaminler ile desteklemekte yarar olabilir. Ayrıca tüm dünyada yaygınlaşan vitamin kullanma çılgınlığı hamile kadınları da etkilemekte ve vitamin kullanmayan kadın durumdan psikolojik olarak olumsuz etkilenebilmektedir.<br />
Her hamile kadın vitamin kullanmalı mıdır?<br />
Eğer sağlıklı, düzgün beslenen ve özel bir risk faktörü olmayan biriyseniz doktorunuz hamileliğiniz sırasında vitamin kullanmanızı önermeyebilir. Ancak prenatal vitaminlerden bağımsız olarak hamile kalmadan 1 ay önce başlamak kaydıyla hamileliğinizin ilk 12 haftası boyunca folik asit kullanmanız gereklidir.<br />
Hamileliklerin önemli bir kısmı plansız gerçekleştiğinden korunmayı bırakan kadınların düzenli olarak folik asit kullanmaları önerilmektedir. Hamile kalmadan önce ya da hamileliğinizi başlarında kansızlığınız varsa demir preparatları da kullanmanız uygun olacaktır. Eğer kansızlığınız yoksa demir ilaçlarına başlamak için 28. hafta beklenebilir. Son olarak daha önceden bir sağlık sorunu ya da beslenme problemi olanlar ya da değişik nedenler ile özel diyet alanlarda prenatal vitamin desteği şart olabilir.<br />
Buna hamileliğinizi takip eden doktorunuz karar verecektir. Yapılan araştırmalarda sağlıklı kadınların hamilelikleri sırasında prenatal vitamin desteği almadıklarında ne kendilerinde ne de bebeklerinde problem görülme riskinde bir artış olmadığı saptanmıştır. Bu nedenle hamilelik sırasında vitamin kullanmamak çok büyük bir problem değildir.<br />
Bir günde iki tablet almak zararlı mıdır?<br />
Birkaç gün süreyle önerilen dozdan daha fazla vitamin almanın bir zararı yoktur ancak bu düzenli hale gelirse özellikle A vitamini tehlikeli olabilir. Eğer özel durumunuz nedeni ile doktorunuz daha fazla demir ya da kalsiyum almanızı önermişse bu maddeleri ayrı ilaçlar şeklinde almanız daha uygun olacaktır.<br />
Vitamin almayı unutmanın bir sakıncası var mıdır?<br />
Bunun herhangi bir sakıncası yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/gebelik-doneminde-vitamin-almayi-ihmal-etmeyin/sağlikgebelik-doneminde-vitamin-almayi-ihmal-etmeyin-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik için en uygun yaş kaç?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelik-icin-en-uygun-yas-kac/sağlikhamilelik-icin-en-uygun-yas-kac-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelik-icin-en-uygun-yas-kac/sağlikhamilelik-icin-en-uygun-yas-kac-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:21:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[anne sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anne ve çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[doğurganlık]]></category>
		<category><![CDATA[düşük kilolu bebek doğurma]]></category>
		<category><![CDATA[en uygun doğum yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[erken menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[fertilite]]></category>
		<category><![CDATA[genç yaşta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[genetik doğurganlık]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ilerleyen yaşlarda hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kalıtsal menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[ölü bebek doğurma]]></category>
		<category><![CDATA[ölü doğum]]></category>
		<category><![CDATA[uygun hamilelik yaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/hamilelik-icin-en-uygun-yas-kac/sağlik-hamilelik-icin-en-uygun-yas-kac-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, gerek çok genç yaşta gerekse ilerleyen dönemde hamile kalmanın hem annenin hem de bebeğin sağlığı için büyük tehlikeler oluşturabileceğini ve doğum için en uygun yaş aralığının 20-30 arası olduğunu belirtiyor. En uygun doğum yaşı kaç olmalı? En uygun yaşlar 20 ile 30 arasıdır. Doğum aralıklarının en az 2 yıl olmasını sağlayarak hem kendinizi hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uzmanlar, gerek çok genç yaşta gerekse ilerleyen dönemde hamile kalmanın hem annenin hem de bebeğin sağlığı için büyük tehlikeler oluşturabileceğini ve doğum için en uygun yaş aralığının 20-30 arası olduğunu belirtiyor.<br />
En uygun doğum yaşı kaç olmalı?<br />
En uygun yaşlar 20 ile 30 arasıdır. Doğum aralıklarının en az 2 yıl olmasını sağlayarak hem kendinizi hem de bebeğin sağlığını daha iyi koruyabilirsiniz.<br />
35 yaş üzerindeki annelerde problemli gebelik riski yüksektir, ancak sağlıklı ve kendine dikkat eden annelerde bu risk azalır.</p>
<p>18 yaşından küçük kadınlarda ise ölü doğum ve düşük kilolu bebek doğurma riski yüksektir. Fertilite (doğurganlık) her kadın için farklıdır.<br />
Tıpta bilinen bir gerçek de erken menopozun kalıtsal olduğu ve kız ile annenin bu konuda aynı kaderi paylaştığıdır. Ayrıca, doğurganlık, yaşla birlikte azalmaktadır.<br />
20 yaşında bir çocuk isteyen kadınların yüzde 20’si başarıya ulaşıyor. Bu oran 30 yaşında yüzde15′ e ve 35 yaşında yüzde10′ a iniyor. 40 yaşında ise bu oran yüzde 5 civarında.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hamilelik-icin-en-uygun-yas-kac/sağlikhamilelik-icin-en-uygun-yas-kac-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuru incir kürü ile hamile kalmayı kolaylaştırın</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/kuru-incir-kuru-ile-hamile-kalmayi-kolaylastirin/sağlikkuru-incir-kuru-ile-hamile-kalmayi-kolaylastirin-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/kuru-incir-kuru-ile-hamile-kalmayi-kolaylastirin/sağlikkuru-incir-kuru-ile-hamile-kalmayi-kolaylastirin-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 23:20:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[aktif cinsel yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sahibi olmak]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki sıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sahibi olmak]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol hapı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[doğurgan kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[doğurganlık]]></category>
		<category><![CDATA[doğurganlık dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kalmak için yapılması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kalmayı kolaylaştırmak]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik için ideal yaş]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik için şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ideal yaşta mısınız]]></category>
		<category><![CDATA[incir kürü]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık problemi]]></category>
		<category><![CDATA[kuru incir kürü]]></category>
		<category><![CDATA[planlı hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[polikistik over hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[prof. dr. ibrahim saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[regl dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[soğan kürü]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta çatlatma kürü]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta sayısını artırıcı kürü]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta sayısını artırmak]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalık kisti]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama problemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/kuru-incir-kuru-ile-hamile-kalmayi-kolaylastirin/sağlik-kuru-incir-kuru-ile-hamile-kalmayi-kolaylastirin-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, yeterli sayıda yumurtlama yapamadığı için hamile kalamayan hanımların uygulayacakları bitkisel kürlerle hamilelik için yeterli yumurta sayısına erişebileceklerini belirtiyor. İşte hamileliği kolaylaştırmak için yapabileceğiniz şifalı bitkiler… Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’dan yumurta sayısı yeterli olmadığı için hamile kalamayan bayanlarda yumurta sayısını artırarak hamile kalınmasını kolaylaştıran kuru incir kürü… Yumurta sayısını artırıcı kürü Yarım litre (2,5 bardak) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uzmanlar, yeterli sayıda yumurtlama yapamadığı için hamile kalamayan hanımların uygulayacakları bitkisel kürlerle hamilelik için yeterli yumurta sayısına erişebileceklerini belirtiyor. İşte hamileliği kolaylaştırmak için yapabileceğiniz şifalı bitkiler…<br />
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’dan yumurta sayısı yeterli olmadığı için hamile kalamayan bayanlarda yumurta sayısını artırarak hamile kalınmasını kolaylaştıran kuru incir kürü…<br />
Yumurta sayısını artırıcı kürü<br />
Yarım litre (2,5 bardak) kaynayan klorsuz suyun içine on beş – on altı adet kuru inciri ilave ederek yirmi dakika ağzı kapalı olarak kaynatın. Yirmi dakika dolduktan sonra ılıması için bekleyin. Ilıdıktan sonra süzün. Üçe ya da ikiye bölerek öğünlerden on-on beş dakika önce aç karnına için.<br />
Yumurta artırıcı kürün uygulanması<br />
Kuru incir kürü, iki kez yirmi bir gün uygulanır ve her yirmi bir gün tamamlandığı zaman yedi gün ara verilir. Toplam uygulama süresi kırk iki gün olmalıdır.</p>
<p>Uygulama sürelerine yedi gün verilen aralar dâhil edilmez. Her seferinde günlük olarak hazırlanması gerekmektedir.<br />
Kuru incirleri ikiye kestikten sonra kaynamakta olan suya ilave edin. Kuru incirlerin üzerlerinde beyaz pudrası varsa, önce soğuk su altında yıkadıktan sonra ilave edin.<br />
Yumurta çatlatmak için kuru incir kürü<br />
Önce kuru incirleri 6 dakika kaynattıktan sonra içine orta boyda, taze ve gevrek bir havucu dilimleyerek içine atarak 4 dakika daha kaynatın. Bu şekilde hazırlandığında yumurtaların kolay çatlamasına yardımcı olacaktır.<br />
Bu kürün etkisini artırmak için yumurta büyüklüğünde beyaz kuru soğanı (Mor-kırmızı soğan olmaz) ince ince kıyıp üzerine 1 yemek kaşığı sumak serperek yemekten 10-15 dakika önce yiyin. Bunu haftada 4 kez tekrar edin. Bu sizi yumurtalık kisti-polikistik over hastalığından da koruyacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/kuru-incir-kuru-ile-hamile-kalmayi-kolaylastirin/sağlikkuru-incir-kuru-ile-hamile-kalmayi-kolaylastirin-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

