<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cinsel Saglik &#187; Göz Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.bizdoktoruz.com/category/goz-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bizdoktoruz.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Sep 2011 20:22:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Katarakt hakkında bilinmesi gerekenler</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/katarakt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/sağlikkatarakt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/katarakt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/sağlikkatarakt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 13:34:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Katarakt hakkında bilinmesi gerekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=1671</guid>
		<description><![CDATA[Kataraktın olgunlaşması, kalınlaşması için beklenilmesi gerektiği inancı günümüzde artık geçerli değildir. Zamanında müdahale edilmezse göz tansiyonuna sebep olur ve geri dönülmez körlüğe kadar götürür. İlaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi şekli, değişik mikrocerrahi yöntemleri ile yapılan müdahalelerdir. Göz içinde, uzak ve yakın net görmemizi sağlayan ince kenarlı saydam bir mercek (lens) mevcuttur. Gözün bu doğal merceğinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kataraktın olgunlaşması, kalınlaşması için beklenilmesi gerektiği inancı günümüzde artık geçerli değildir. Zamanında müdahale edilmezse göz tansiyonuna sebep olur ve geri dönülmez körlüğe kadar götürür. İlaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi şekli, değişik mikrocerrahi yöntemleri ile yapılan müdahalelerdir.</p>
<p>Göz içinde, uzak ve yakın net görmemizi sağlayan ince kenarlı saydam bir mercek (lens) mevcuttur. Gözün bu <span id="linkzHighlighted_2767" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">doğal</span> merceğinin çeşitli nedenlerle saydamlığını kaybederek bulanıklaşmasına katarakt adı verilmektedir. Halk arasında göze perde indi şeklinde ifade edilir.</p>
<p>Göz merceği, gözbebeği ve irisin arkasında küçük, saydam bir yapıdır. Gözün objektifi olarak nitelenen yapının bir parçasıdır. <span id="linkzHighlighted_2747" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">Parlak</span> ışınlar bu yapıdan geçerek ağtabakanın üstünde birleşip görüntüyü oluştururlar. Göz merceği esnek olduğundan kavsi artabilir, buna bağlı olarak odaklaşma uzaklığı da değişebilir. Değişik uzaklıklardaki nesnelerin görüntüsünü her zaman ağtabaka üzerinde odaklayabilir. Çapı 10 mm, kalınlığı 5 mm olan göz merceğinin iki yüzü de dışbükeydir. Göz merceğini meydana getiren oluşumlardan birinin matlaşması görmenin engellenmesi için yeterlidir.</p>
<p>Katarakt türleri perdeleşmenin lens içindeki yeri, seviyesi, oluşum biçimi ya da yaşa göre değişiklik gösterir. Katarakt, körlüğün en çok görülen nedenidir. Işığın sarı noktaya geçişini engellediği için hasta göremez.</p>
<p><strong>Nedenleri</strong><br />
Gözün saydamlığını kaybederek bulanıklaşması ve katarakt oluşumuna yol açmasının nedenleri arasında;</p>
<p>-Lens içindeki protein birikimi<br />
-Lensin yaşlanması<br />
-Ailevi metabolik <span id="linkzHighlighted_2728" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">hastalıklar</span> (şeker hastalığı vb.)<br />
-Gebelikte ilaç kullanımı ya da anne adayının geçirdiği hastalıklar (örneğin kızamıkçık)<br />
-Hipertansiyon<br />
-Glokom<br />
-Göz yaralanması<br />
-Gözlüksüz uzun süre şiddetli ışığa maruz kalmak en başta gelen sebepler olarak sayılabilir. Lens, eski hücrelerin dışarı atılamadığı, zarla çevrili kapalı bir organ olduğu için bu sebepler geri dönüşümsüz bir şekilde lensi bulanıklaştırır. Böylece katarakt oluşur.</p>
<p><strong>Kimlerde görülür?</strong><br />
60 yaşlarından sonra oldukça yaygın bir hastalıktır. Ancak bebekler dahil <span id="linkzHighlighted_2764" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">olmak</span> üzere her yaş grubu insanda görülebilir. Yaş ilerledikçe sıklığı artar. Yaş faktörü lensin özel yapısı sebebiyle önemlidir.</p>
<p><strong>Belirtileri:</strong><br />
-Bulanık görme<br />
-Işık kamaşması<br />
-Görüş azalması<br />
-Çatallı veya çift görme gibi belirtileri vardır. Zamanında müdahale edilmezse katarakt ilerler. Hasta ancak ışığı ve ışığın yönünü seçebilir.</p>
<p><strong>Tedavi</strong><br />
Katarakt göz sağlığını ciddi anlamda etkiler. Ancak gözün diğer tabakaları sağlam ise uygulanacak tedavi ile görme kabiliyeti tama yakın bir oranda geri kazanılır.</p>
<p>Kataraktın ilaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi yöntemi değişik mikrocerrahi yöntemleri ile yapılan müdahalelerdir. Cerrahi müdahale ile bulanıklaşan göz merceği çıkarılır, gözün içine sentetik göz merceği yerleştirilir. Bu sistem hastanın ameliyat sonrası gözlük kullanmasına <span id="linkzHighlighted_2761" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">ihtiyaç</span> bırakmamaktadır.</p>
<p><strong>Tedavi yöntemleri</strong><br />
Tedavi yöntemleri son 10-15 yıl içinde büyük değişim göstermiştir. Bu alanda; göz içi cerrahi, ameliyat mikroskopu, özel ince alet ve maddeler yardımı ile büyük aşama kaydedilmiştir. Son yıllarda yaygınlaşan bir yöntemle de birkaç milimetrelik yerden göz içine girilerek bulanık mercek ultrason dalgaları ile eritilmekte ve yine katlanabilir akrilik lensler yerleştirilmektedir. Kataraktın sadece lazer ile tedavisi mümkün değildir. Lazer ameliyat sırasında, sadece bir aşamada kullanılabilir.</p>
<p>Bu yöntemlerin özelliği, hastanın yara yeri çok küçük olduğu için daha kısa dönemde olumlu sonuç alınır. Yıllar öncesinden bilinen kataraktın olgunlaşması, kalınlaşması için beklenilmesi gerektiği inancı günümüzde artık geçerli değildir.</p>
<p><strong>FAKO (fakoemülsifikasyon) nasıl bir tekniktir? </strong><br />
FAKOlu katarakt ameliyatında klasik cerrahideki gibi dikiş yoktur. Bu nedenle de, halk arasında lazerli ya da dikişsiz yöntem olarak bilinir. Bu teknikte, göze 3 mmden küçük bir kesiden girilir, lensin zarı yuvarlak olarak çıkarılır, katarakt yani keşifleşmiş göz merceği ultrason dalgaları veren bir cihaz ile sıvılaştırılarak emilir, yerine katlanabilir yeni göz merceği yerleştirilir. Bu ameliyatta kullanılan mercekler dikişli katarakt ameliyatında kullanılan merceklerden farklıdır.</p>
<p><strong>FAKOlu katarakt ameliyatına hasta nasıl hazırlanır?</strong><br />
Hasta muayenesi ile aynı gün ameliyata alınıp, ameliyattan sonra hemen taburcu edilebilmektedir. FAKOlu katarakt ameliyatı olacak hasta, ameliyattan kısa bir süre önce Bazı damlalar ile gözüne ön hazırlık yapılır. Hasta daha sonra, ameliyathaneye alınır. FAKOlu katarakt ameliyatına giren hastanın ameliyatı 15-20 dakika sonra bitmiş olur. Hasta hemen taburcu edilir. Ameliyattan sonra da erken dönemde net görmeye başlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/katarakt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/sağlikkatarakt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz tembelliğinde tedavi süresi</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/goz-tembelliginde-tedavi-suresi/sağlikgoz-tembelliginde-tedavi-suresi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/goz-tembelliginde-tedavi-suresi/sağlikgoz-tembelliginde-tedavi-suresi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 13:31:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Göz tembelliğinde tedavi süresi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=1667</guid>
		<description><![CDATA[Göz tembelliği erken çocukluk çağında ortaya çıkan ve bir gözün yeterince görememesi şeklinde tanımlanabilecek bir durumdur. Göz tembelliğine her 100 kişiden 3′ünde rastlanmaktadır. Göz tembelliği ancak küçük yaşlarda tespit edilirse tedavi edilebileceğinden ebeveynlerin bu konuda son derece hassasiyet göstererek erken yaşlarda çocukların göz muayenesi olmalarını sağlamaları gerekmektedir. Acımadem Göz Hastalıkları Medikal Direktörü Doç. Dr Bozkurt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Göz tembelliği erken çocukluk çağında ortaya çıkan ve bir gözün yeterince görememesi şeklinde tanımlanabilecek bir durumdur. Göz tembelliğine her 100 kişiden 3′ünde rastlanmaktadır.</p>
<p>Göz tembelliği ancak küçük yaşlarda tespit edilirse tedavi edilebileceğinden ebeveynlerin bu konuda son derece hassasiyet göstererek erken yaşlarda çocukların göz muayenesi olmalarını sağlamaları gerekmektedir. Acımadem Göz Hastalıkları Medikal Direktörü Doç. Dr Bozkurt Şener, erken teşhis ve düzenli tedavi yapılırsa çoğu kez normal görmeye ulaşabildiklerini belirterek, “9 yaş sonrasında yapılacak tedavinin faydası yoktur. Katarakt gibi sebeplerle ortaya çıkan göz tembelliklerinde <span id="linkzHighlighted_2747" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">çok</span> seri davranmak gereklidir” dedi.</p>
<p><strong>Göz tembelliği nedir?</strong><br />
Göz tembelliği erken çocukluk çağında ortaya çıkan ve bir gözün yeterince görememesi şeklinde tanımlayabilecek bir durumdur. Göz tembelliğine her 100 kişiden 3′ünde rastlanmaktadır. Göz tembelliği ancak küçük yaşlarda tespit edilirse tedavi edilebileceğinden ebeveynlerin bu konuda son derece hassasiyet göstererek erken yaşlarda çocukların göz muayenesi olmaları sağlamaları gerekmektedir.</p>
<p><strong>Normal Görme Nasıl Gelişir?</strong><br />
Bebekler doğduklarında ancak belirli oranlarda görebilmektedirler. (gözlerini kullandıkça görme potansiyelleri artmaktadır) <span id="linkzHighlighted_2767" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">İlk</span> 9 yaş içinde görme sistemi tam olarak gelişmekte ve daha sonra belirgin bir değişiklik olmaktadır.</p>
<p>Eğer bir göz tüm düzeltmelere rağmen tam kapasiteli göremiyorsa bu durum kişinin hayatında olumsuz bazı etkilere yol açar. Mesela bazı mesleklerde (askerlik, pilot ) göz tembelliği olan kişiler yer alamazlar.</p>
<p><strong>Göz Muayenesi ne zaman yapılmalıdır?</strong><br />
Tüm çocukların ilk 1 yaşta ve 4 yaşına gelmeden önce herhangi bir sorunu olmasa da mutlaka bir göz doktoru tarafından muayene edilmiş olması gerekmektedir. Bu arada doğumdan itibaren hem ailenin hem de <span id="linkzHighlighted_2733" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">çocuk</span> doktorlarının bazı tespitleri ile gerekli hallerde çok erken dönemlerde de göz muayenesi yapılabilir.</p>
<p><strong>Neler göz tembelliğine yol açabilir?</strong><br />
Göz tembelliği gözlerin normal olarak kullanılmasını engelleyen her türlü durumda ortaya çıkabilir. Çoğu vakada göz tembelliğine yol açan durumlar kalıtsal olabilir. Özellikle ailesinde göz tembelliği olan <span id="linkzHighlighted_2706" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">çocuklar</span> göz doktoru tarafından mutlaka muayene edilmelidir.</p>
<p><strong>Göz Tembelliğinin sebepleri nelerdir?</strong><br />
Göz tembelliğinin üç sebebi bulunmaktadır. Bunlar şaşılık, kırma kusurları ve saydam olması gerekli göz dokularında bulanıklıktır. Bunları da açarsak:</p>
<p>Şaşılık: Gözleri paralel duruma getirildiği zaman görme bulandığı için çocuk bir gözünü kullanmaz ve gözde tembellik oluşur.</p>
<p>Kırma kusurları: Mevcut olan yüksek kırma kusuru nedeni ile bir göz diğerinden çok bulanık görmekte ise bu göz görsel gelişimini tamamlayarak tembel hale gelmektedir. Görünüşte gözlerde herhangi bir problem olmadığı için tespit edilmesi en zor olan göz tembelliği tipi budur. Aileler çocukların gözünde bir kayma tespit ettiklerinde hemen muayenesini sağlamakta ancak diğer durumlarda genellikle göz muayenesi okul dönemine kadar gecikmekte ve bu durumda da çoğu kez geç kalınmış almaktadır. Bu nedenle ilk 1 yaşta ve 4 yaş öncesi tüm çocukların şikayeti olsun olmasın ,mutlak surette göz muayenesi olmaları gerekmektedir.</p>
<p>Saydam olması gerekli göz dokularında bulanıklık: Bu durumun başında katarakt gelmektedir. Bu tip göz tembelliği en erken gelişen göz tembelliğidir. Dolayısı ile her <span id="linkzHighlighted_2712" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">yeni</span> doğanın mutlak bir göz doktoru tarafından son derece kolay bir test olan kırmızı yansıma testine tabi tutulması ve bir anormallik halinde acilen göz doktoruna muayenesi gereklidir. Çünkü bu tip göz tembelliği çok erken ve çok narin olarak gelişmektedir. Doğumsal katarak mümkün olan sen kısa zamanda cerrahi olarak tedavi edilmelidir.</p>
<p><strong>Göz Tembelliği Tanısı Nasıl Konulur?</strong><br />
Bu çoğu kez oldukça zor bir durumdur. Çünkü çocukların görme muayeneleri 3-4 yaş oldukça güçlü arz etmektedir. Daha küçük çocuklarda ve bebeklerde sağlam gözün doktor tarafından elle kapatılması halinde tepkiyi değerlendirmek gibi bir takım yöntemlerle göz tembelliği olan göz tespit edilmeye çalışılır. İlk 1 yaş ve 4 yaş öncesi muayenede göz doktoru temel olarak şunu yapar. Gözlerde herhangi bir kayma olup olmadığını muayene eder. Daha sonra saydam ortamlarda herhangi bir bulanıklık olup olmadığına bakar, göz bebeği damla ile genişletilerek, her iki gözün kırma değerleri ölçülür. Burada önemli olan nokta özellikle bir gözde , diğerinin çok üzerinde bir kırma kusuru olup olmadığıdır. Bunan dışında her iki gözdeki yüksek kırma kusurları da dikkate alınır. Kırma kusuru muayenesi dışında retina (görme zarı) ve optik sinir (görme siniri) muayenesi de yapılarak muayene tamamlanır.</p>
<p><strong>Göz Tembelliği nasıl tedavi edilir?</strong><br />
Göz tembelliği tedavinin esası zayıf gözün kullandırılmasına dayanır. Bu, sağlam gözün özel bir bandajla haftalar bazen aylar boyunca kapatılması ile yapılır. Önce gerekli olan reçete verilir. Çocuk bunu kullanmaya başlar ve kapama tedavisi yapılır. Şaşılıkta eğer bir cerrahi müdahale yapılacaksa genellikle önce göz tembelliği giderilmeye çalışılmalıdır. Ameliyat öncesi belli bir dönem kapama tedavisi yapılır, ameliyat uygulanır, daha sonra bir müddet daha kapama yapılmaya devam edilir. Aileler ne yazık ki kayma ameliyattan sonra her şeyin yoluna girdiği düşüncesiyle kapama sırasında ne gibi şeyler yapılması gerektiğini size açıklar. Bundan sonrası ise tamamen sizin sabrınıza kalmıştır.</p>
<p><strong>Az görme önlenebilir bir problemidir?</strong><br />
Başarıda en önemli nokta göz tembelliğinin tanı zamanıdır. Eğer erken teşhis ve düzenli tedavi yapılırsa çoğu kez normal görmeye ulaşabilmektedir. 9 yaş sonrasında yapılacak kapamanın herhangi bir faydası olmamaktadır. Katarakt gibi sebeplerle ortaya çıkan göz tembelliklerinde çok seri davranmak gereklidir. Erken bebeklik döneminde cerrahi ve kapama tedavileri ile müdahale yapılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/goz-tembelliginde-tedavi-suresi/sağlikgoz-tembelliginde-tedavi-suresi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisayar Kullanırken Gözlere Dikkat</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/bilgisayar-kullanirken-gozlere-dikkat/sağlikbilgisayar-kullanirken-gozlere-dikkat-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/bilgisayar-kullanirken-gozlere-dikkat/sağlikbilgisayar-kullanirken-gozlere-dikkat-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 13:29:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar Kullanırken Gözlere Dikkat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=1665</guid>
		<description><![CDATA[KAYSERİ (İHA) – Özel İbni Sina Sağlık Merkezleri Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ziya Alp Köse, bilgisayar kullanımının gözü bozmadığını, ancak mevcut kırma kusurunun ortaya çıkmasına neden olduğunu kaydetti. Bilgisayar kullanımına bağlı olarak, gözün kendisinde ya da görme kalitesinde bazı problemlerin meydana gelmesini, göz yorgunluğun olduğunu belirten Dr. Ziya Alp Köse, “Yorgun ve ağrılı gözler, gözlerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KAYSERİ (İHA) – Özel İbni Sina Sağlık Merkezleri Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ziya Alp Köse, <span id="linkzHighlighted_2706" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">bilgisayar</span> kullanımının gözü bozmadığını, ancak mevcut kırma kusurunun ortaya çıkmasına neden olduğunu kaydetti.<br />
Bilgisayar kullanımına bağlı olarak, gözün kendisinde ya da görme kalitesinde bazı problemlerin meydana gelmesini, göz yorgunluğun olduğunu belirten Dr. Ziya Alp Köse, “Yorgun ve ağrılı gözler, gözlerde yanma ve batma, bulanık görme, kuruluk hissi, sulanma, kaşıntı, kızarıklık, gözleri kısarak bakmak, odaklama zorluğu, çift görme, ışığa karşı hassasiyet, baş ağrısı, boyun, sırt ve omuz ağrısı en <span id="linkzHighlighted_2747" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">çok</span> görülen problemlerdir” dedi.</p>
<p>Bahsedilen yorgunluk belirtilerine sahip olan kişilerin, ilk iş olarak göz muayenesi olması gerektiğini kaydeden Alp Köse, “Çünkü bu belirtilerin en büyük nedeni, gözlerdeki kırma kusurudur. Miyopi, hipermetropi, astigmatizma gibi kırma kusurlarının olup olmadığı saptanarak, bunların gözlük camı veya lenslerle düzeltilmesi, bu konudaki ilk aşamadır. Ayrıca, halen kullanılan gözlük camı veya lenslerin numaralarının yetersiz kalması da, göz yorgunluğuna sebep olabilecektir. Burada, halk arasında yaygınca inanılan yanlış bir görüşe değinmek ve doğrusunu anlatmak yerinde olacaktır; bilgisayar kullanımı, insanların gözlerini bozmaz. Ancak mevcut olan ve kişinin o ana kadar önemsemediği veya bilmediği bir kırma kusurunun, belirtileriyle ortaya çıkmasına aracılık eder. Çalışma koşulları çok aşırıya kaçmadıkça normal bir göz, bilgisayar <span id="linkzHighlighted_2733" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">karşısında</span> bozulmaz” diye konuştu.</p>
<p>Dr. Köse, görme bozuklukları belirtilerinin kişiye bağlı sebepler dışında, çalışma ortamının şekline ve kişinin alışkanlıklarına göre de değişiklikler göstereceğini belirtirken, bilgisayar kullanımında dikkat edilecek noktaları ise şöyle özetledi:<br />
“Bilgisayarın kullanıldığı ortamdaki ışık ve parıltı kaynakları ortadan kaldırın. Güneş ışığından gelen dolaysız parıltıya, kullanıcının gözlerine yöneltilmiş aydınlatma cihazlarına ve görüntü ekranındaki herhangi bir yansımadan kaynaklanan dolaylı parıltıya karşı önlem alın. Kullanılacak ışık kaynağının, arkadan, omuz hizasından monitöre veya çalışma masasına düşecek şekilde ayarlamaya çalışın. Mümkünse masa lambaları yerine tavan aydınlatması kullanın. Bütün bunlara rağmen parıltı kalıcı devam ediyorsa ekran filtresi alınıp ekrana takılabilir. Daha koyu arka planlar üzerinde, açık renkli puntoyla yazın (örneğin, mavi üzerine beyaz ya da yeşil üzerine kahverengi). Büyük punto kullanın ve dağınık ekran görüntülerinden kaçının. Çocuklara çalışırken dinlenme aralarını öğretin. Her bir saatlik bilgisayar kullanımı için gözlerini, toplam on beş dakika dinlendirmelidirler. Çocuklara sık sık göz kırpmalarını hatırlatın. Bilgisayar kullanıcıları, normal olarak göz kırpmaksızın uzun süre sabit gözle ekrana bakma eğilimi gösterdiğinden, göz sulanması azalır ve batma hissedilebilir. Eğer sorun devam ederse, suni göz yaşı damlaları önerilebilir. Bilgisayar kullanıcıları, ekrana göz hizasının yatay düzlemi altında 10-20 derece açıyla bakmalıdırlar. Statik elektrikten toz birikmesini önlemek için, antistatik spreyle ve pamuksuz bezle ekranı düzenli olarak <span id="linkzHighlighted_2728" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">temizleyin</span>. Çocuğunuz düzenli olarak bilgisayar kullanıyorsa, her yıl göz muayenesine gitmesini sağlayın.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/bilgisayar-kullanirken-gozlere-dikkat/sağlikbilgisayar-kullanirken-gozlere-dikkat-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz Tansiyonuna Dikkat</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/goz-tansiyonuna-dikkat/sağlikgoz-tansiyonuna-dikkat-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/goz-tansiyonuna-dikkat/sağlikgoz-tansiyonuna-dikkat-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 13:28:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Tansiyonuna Dikkat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=1663</guid>
		<description><![CDATA[Halk arasında ”Karasu” olarak bilinen Glokom’un (göz tansiyonu) milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığı olduğunu belirten uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Ahmet Necdet Sezer Uygulama Hastanesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Öztürk, Glokom’un birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde, belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebildiğini belirterek doktor tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında ”Karasu” olarak bilinen Glokom’un (göz tansiyonu) milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığı olduğunu belirten uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor</p>
<p>Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Ahmet Necdet Sezer Uygulama Hastanesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Öztürk, Glokom’un birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde, belirgin görme kaybı ortaya çıktığında <span id="linkzHighlighted_2728" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">fark</span> edilebildiğini belirterek doktor tarafından düzenli aralıklarla yapılan muayenelerin Glokom’un erken tanı ve tedavisi için en iyi yol olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Doç. Dr. Öztürk, Glokom hastalığı ile ilgili olarak şu bilgiyi verdi:</strong><br />
”Glokom’a bağlı görme kaybını engellemenin tek yolu erken tanıdır. Görme alanında glokoma bağlı belirgin hasar olmadıkça hasta bu kaybın farkına varamaz. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenelerinin ve gereğinde görme alanı gibi ileri tetkiklerin yapılması önemlidir. Glokom <span id="linkzHighlighted_2726" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">dünyada</span> milyonlarca kişide görülen ve her insanda ortaya çıkabilecek bir hastalıktır. Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini artırabilir. Glokom riskini arttıran faktörlerin başında da ilerleyen yaş gelmektedir. 60 yaşın üzerindekilerde risk, 60 yaşın altındakilere göre 6 kat fazladır.”</p>
<p>Çocukların da bu hastalığa yakalanabileceklerini ifade eden Öztürk, çocukların göz tansiyonlarının normal olduğu sürece okula başlamadan önce ve sonrasında 2 senede bir göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Öztürk, Glokom hastalığının düzenli kontrol altında tutulmasıyla tedavinin başarılı olacağını sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/goz-tansiyonuna-dikkat/sağlikgoz-tansiyonuna-dikkat-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kornea nakli ne zaman yapılır?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/kornea-nakli-ne-zaman-yapilir/sağlikkornea-nakli-ne-zaman-yapilir-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/kornea-nakli-ne-zaman-yapilir/sağlikkornea-nakli-ne-zaman-yapilir-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 13:25:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kornea nakli ne zaman yapılır?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=1660</guid>
		<description><![CDATA[Bu durum hemen herkesin başına gelebilir Diğer bir durum; eğer korneada yaralanma, derin doku kaybı olduysa yine kornea nakli gerekebilir. Diyelim ki bir trafik kazası sonucunda cam parçaları do­kunun içine girdi. O zaman da korneanın tekrar eski hali­ne getirilebilmesi için eksik parçaların, eksik bir bölümün tamamlanması lazım. Yani belli bir metrekare örtü koy­mak ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Bu durum hemen herkesin başına gelebilir</strong></em><br />
Diğer bir durum; eğer korneada yaralanma, derin doku kaybı olduysa yine kornea nakli gerekebilir. Diyelim ki bir trafik kazası sonucunda cam parçaları do­kunun içine girdi. O zaman da korneanın tekrar eski hali­ne getirilebilmesi için eksik parçaların, eksik bir bölümün tamamlanması lazım. Yani belli bir metrekare örtü koy­mak ya da cam koymak lazım, bir arabanın camı gibi. İşte bu durum acildir. Bu durumda uygun kornea bulunamaz­sa geçici başka dokular kullanılabilir. Bunun dışında kor­neanın keratakonus dediğimiz bir hastalığı var. Bu hasta­lıkta, kornea, koni gibi bir şekle dönüşüyor. Aslında küre­den bir parça gibi yuvarlak olması gerekirken, bu hasta­lıkta inceliyor ve koni gibi oluyor, sivriliyor ve bu da de­linme tehlikesi yaratıyor. Bir enfeksiyon değil, ama kor­neanın yapısının ince olmasından dolayı acilen kornea nakli yapmak gerekebilir. Bunun dışındaki nakil sebepleri acil değildir, ama bir an önce insanın hayatına devam ede­bilmesi, görmesi, okumayı öğrenmesi, okula gitmesi, gö­zünün tembel olmaması, çalışması için kornea naklini, herhangi bir bulanıklık olduğu zaman yapmak gerekir. Ama tabii bunlar saatler içerisinde yapılması gereken acil durumlar değildir.</p>
<p><em><strong>Kornea naklinden sonra, organ reddinde olduğu gibi doku reddi olabiliyor mu?</strong></em><br />
Olabiliyor, ama daha az görülüyor, çünkü korneanın damarı yok. Damar olmadığı için o kişinin genetik özelligine bağlı maddeler korneaya kolaylıkla ulaşamıyor. Bu yüzden kornea reddi, kalp reddinden daha seyrek görü­len bir durum, çünkü orada kan damarı olmadığı için bu maddeler; yani kişinin kişiliğini tanımlayan maddeler, korneaya çok daha az geçiyor ve çok daha az ret olasılığı görülüyor. Buna ek olarak, yeni ilaçlarla, reddi daha ko­lay durdurabiliyoruz. Ancak kornea naklinden ancak bir yıl sonra esas görmeye ulaşılabiliyor, çünkü nasıl ki kazı­lan toprağın yerine yerleşmesi zaman alıyorsa, korneanın da tam yerine kaynaması, yerleşmesi zaman alıyor. Ve de aynı netlikte tekrar göstermeye başlaması ancak bir süre sonra olabiliyor. Yani aslında zor, uzun ve önemli bir iş­lem bu. O nedenle de kornea bankaları çok önemli. Çünkü bu zor işlem yapılırken kullanılan yeni korneanın uygun olması gerekli. Tabii bu arada hemen eklemem ge­rekiyor, göz nakli diye bir işlem yok, aslında yapılan sa­dece kornea nakli.</p>
<p><em><strong>Doku uyuşmazlığı konusunda başka neler söylemek is­tersiniz?</strong></em><br />
Bu istenmeyen durumun gerçekleşmesini mümkün ol­duğu kadar aza indirmek için kornea bankalarından kor­nea isterken, kişilerin dokusal özelliklerini söylüyoruz. Ama bunlar dediğim gibi böbrekteki gibi tam oturması gereken özellikler değil. Önemli olan yaş, yaşın uyması.</p>
<p><em><strong>Yaş önemli, öyle mi?</strong></em><br />
Evet, kornea naklinde alıcı ile vericinin yaşının da tut­ması gerekiyor.</p>
<p><strong>Korneanızı koruyabilirsiniz</strong><br />
<em><strong>Aslında gözümüz birçok tehlikeye açık, değil mi?</strong></em><br />
Elbette! Mesela arabalarda kemer takmak o kadar, o kadar önemli ki! Kemer takmadığımız zaman bir kaza ge­çirdiğimizde, ilk olarak öndeki cama kafamızı vuruyoruz. Hele bazen ön koltuğa çocuk oturtturulduğunda, kişi sanki kendini korumak için çocuğunu oturtmuş gibi olu­yor. Ya da kucağına oturtuyor. Çünkü ilk kaza anında ar­kadan veya önden kim vurursa vursun, cama ilk vuracak olan çocuğun kafası ve dolayısıyla gözü oluyor. İnanılmaz bir durum bu.</p>
<p><em><strong>Nasıl yapıyorlar anlamak güç sahiden</strong></em><br />
“Ben tutuyorum” diyor. Ne kadar tutulursa tutulsun, bir kemer kadar sağlam tutmaya imkan yok. Bazen de şo­för kucağına oturtuyor, çocuk direksiyon ile kendisinin arasında kalıyor. Yani bunlar çok tehlikeli durumlar tabii. Bütün bunların dışında, zaten kazanın nereden geleceği belli olmuyor. Ama “geliyorum” diyenler var elbette.</p>
<p><em><strong>Dünyaya açılan penceremizi, yani korneamızı konuş­maya devam ediyoruz. Korneamızı korumak için ekstra önlem alabilir miyiz?</strong></em><br />
Evet! Korneayı korumak için bir; eğer riskli bir işte ça­lışıyorsanız, gözlük takmanız gerekir, mesela kaynak işiyle uğraşıyorsanız, araba tamircisiyseniz ya da odun kesiyor­sanız, yaptığınız iş sırasında gözünüze bir parça sıçrayacak gibiyse, mutlaka gözlük takmanız lazım. Bunun yanı sıra, enfeksiyonlara açık bir ortamda çalışıyorsanız, mesela hemşireyseniz, hekimseniz, cerrahsanız gene mümkün ol­duğu kadar gözlükle çalışmanız gerekir, yani etrafta risk varsa, riski engellemek için gözlük takmak şart. Bunların dışında, çocukların havai fişek, çatapat veyahut da küçük bir boru içinden üfleyerek birbirlerine kıvrılmış kâğıt at­malarını, sapanla oynamalarını engellemek lazım. Ben o minicik kıvrılmış kâğıtla delinmiş kornea ve hatta göz merceği gördüm.</p>
<p><em><strong>O kadar tehlikeli</strong></em><br />
O kadar tehlikeli. Bütün bunları önlemek için ailelerin dikkatli olmaları ve eğitim şart. Bunlar risk ise, riskleri or­tadan kaldırmak için ya bunları yapmayacağız ya da işi­miz gereği mutlaka yapmak zorundaysak, gözlük takaca­ğız. Bunun dışında korneamızı korumak için yapmamız gereken, tabii ki kavgadan, yumruklardan veya her türlü travmadan uzak durmak.</p>
<p><em><strong>Yani barış</strong></em><br />
Evet, göz ve kornea sağlığı için barış şart.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/kornea-nakli-ne-zaman-yapilir/sağlikkornea-nakli-ne-zaman-yapilir-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kontakt lens bağımlılığı</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/kontakt-lens-bagimliligi/sağlikkontakt-lens-bagimliligi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/kontakt-lens-bagimliligi/sağlikkontakt-lens-bagimliligi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 13:24:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kontakt lens bağımlılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=1658</guid>
		<description><![CDATA[ğer bir konu da kontakt lens. Kontakt lens, çok yay­gın kullanılıyor. Artık günümüzde, değişik tipleri var. Ar­tık hemen herkesin bir kontakt lensi var. Önceden kontakt lens, sadece görme ku­surlarında kullanılıyordu, ama şimdi neredeyse sadece estetik amaçlı kullanılıyor Evet, doğru! Yani sadece görme kusurlarını düzeltmek için değil, estetik amaçlı da kullanılıyor. Şimdi, her oyu­nun bir kuralı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ğer bir konu da kontakt lens. Kontakt lens, çok yay­gın kullanılıyor. Artık günümüzde, değişik tipleri var. Ar­tık hemen herkesin bir <strong>kontakt lensi</strong> var.</p>
<p><strong>Önceden kontakt lens, sadece görme ku­surlarında kullanılıyordu, ama şimdi neredeyse sadece estetik amaçlı kullanılıyor</strong><br />
Evet, doğru! Yani sadece görme kusurlarını düzeltmek için değil, estetik amaçlı da kullanılıyor. Şimdi, her oyu­nun bir kuralı olduğu gibi kontakt lens kullanmanın da kuralları var: Eğer söylenenden daha uzun bir süre kulla­nılırsa veya düzgün bir takma malzemesiyle, solüsyonuyla kullanılmazsa veya yere düştüğünde alınıp tükürükle takılırsa kornea zarar görebilir. Umarım siz böyle yapmıyorsunuzdur.</p>
<p><strong>Ne yazık ki bir zamanlar yaptım. Birçok kez hem de. Lensimi tükürüğümle temizledim</strong><br />
İşte, altına bir şey kaçmasına rağmen takmaya devam edilmesi veya kenarı yırtılmasına rağmen aynı lensin kullanılması gibi durumlarda, korneanın oksijen geçişin­de problem oluyor. Hem mikrop kolaylıkla oraya yerle­şebiliyor hem de yırtık bir kontakt lens uzun süre takıl­dığında kornea oksijensiz kalıyor.</p>
<p><strong>En başta söylediğiniz gibi, nefes alıp vermekte ciddi problem yaşıyor</strong><br />
O zaman da hemen çevredeki damarlar harekete geçi­yor, “Arkadaşlar, orada bir oksijen eksikliği varmış. Haydi, yürüyün savaşa” diyorlar ve korneaya ilerlemeye başlıyorlar. Kornea damarlandığmda, onu tamamen geri çevirmek o kadar zor ki, hatta neredeyse mümkün değil. İşte kontakt lens gibi küçük bir işlem bile, korneanın bu­lanıklaşmasına yol açabiliyor. Onun için kontakt lensleri dikkatli takmak lazım, yani kuralına uymak şart.</p>
<p><strong>Kontakt lens yüzünden korneanın bulanıklaşma ihti­mali olduğunu sizce insanlar biliyorlar mı? Hastalarınız­da bu konuda bir vurdumduymazlık sezinliyor musu­nuz?</strong><br />
Bir defa enfeksiyon geçiren herkes bunu deneyimle öğreniyor. Bir enfeksiyon geçiren, birkaç gün gözü kapa­lı kalması gereken herkes öğreniyor. Ama gençler, henüz enfeksiyon geçirmeyenler, “Bana bir şey olmadı şimdiye kadar. Bundan sonra da olmaz” diye düşünüyorlar. Kontakt lense bağımlı oluyorlar. Gözlüksüz yaşamak is­tiyorlar ve seçenek olarak alternatif gözlükleri de olmu­yor. Bu da hakikaten tehlikeli, yani bağımlılık çok kötü bir durum.</p>
<p><strong>Kontakt lensi sürekli gözünüzde tutamazsınız elbette. Sürekli kullananlar var mıdır acaba?</strong><br />
Var! Diyelim ki 24 saatlik lens verildi. Bu, ideal ko­şullar için geçerli. Oysa her zaman ideal koşullarda ya­şamıyoruz. Medeniyetin etkisi olarak, her yerde klima, her yerde kapalı havalandırma kullanılmaya başlandı. Herkes bilgisayar kullanıyor. Bunlar da korneanın nem­liliğini azaltan, yani göz kuruluğuna yol açan etkenler. Oysa kornea oksijenin bir kısmını hava aracılığıyla göz­yaşından alıyor demiştik. Gözyaşı azaldığı zaman, saçı­mızı saç kurutma makinesiyle kuruttuğumuz gibi gözü­müz kuruyor. Göz kuruyunca oksijen azalıyor ve yine aynı problemler oluyor. Dolayısıyla, kontakt lens için ne kadar takma süresi verilirse, aslında o süreden biraz da­ha az takmak lazım, çünkü her zaman ideal nemlilik kosulunda yaşamıyoruz. Lens taktık, büyük bir iş merkezi­ne girdik, klima var. Hava sıcak, kapalı havalandırma veya arabada klima çalışıyor veyahut da çok uzun süre bilgisayar başındayız. Bunlar da göz kuruluğunu hızlan­dırabiliyor.</p>
<p><strong>Bu lensleri göz doktorları vermeli, değil mi?</strong><br />
Doktorun vermesi çok önemli, çünkü doktor kontakt lensi verirken, bir kere göz tansiyonuna bakacak. İki, gö­zün içine bakacak. Üç, hekim olmayan birinin aklına gel­meyecek sorunları, doğal olarak görecek. Mesela inter­netten kitap ısmarlıyoruz, ama bu çok sağlıklı bir seçim olmuyor, çünkü kitapçıya gidip baktığımız zaman fark et­meden başka kitaplar da görebiliyoruz. Göz muayenesi de bunun gibi. Göz doktoru bilinçli olarak bakacağı için bazı hastalıkları, mevcut bazı hastalıkları görebilir. Mese­la göz tümörü gibi. Doktor olmayan birinin gözün içinde­ki tümörü görmesine imkan yok, bakmasına imkan yok, çünkü aleti yok. Bu konuda iyi yetiştirilmemiş oluyor. Ama doktor tarafından kontakt lens takılırken fark edi­len göz tümörü vakası var. Bu nedenle mutlaka doktor kontrolünde olmalı. İkincisi de doktor, hastalıkları daha iyi bildiği için kontakt lense bağlı gelişebilecek durumları daha iyi bilir. Sonuçta bir kişinin göz doktoru olması için 6 sene tıp fakültesi, üzerine 4 sene, hatta şimdi 5 sene göz ihtisası ve onun üzerine uzun süre kontakt lensle uğraş­ması gerektiği göz önüne alınacak olursa, neden bu kadar önemli olduğu anlaşılır.</p>
<p><strong>Çünkü herhalde gözyaşı eksikliği…</strong><br />
Her yaşta ama aynı zamanda ileri yaşlarda da olu­yor. Doğru.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/kontakt-lens-bagimliligi/sağlikkontakt-lens-bagimliligi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözlerinizi koruyun</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/gozlerinizi-koruyun/sağlikgozlerinizi-koruyun-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/gozlerinizi-koruyun/sağlikgozlerinizi-koruyun-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 13:22:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Gözlerinizi koruyun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=1656</guid>
		<description><![CDATA[Görme fonksiyonunun oluşması için çok uzun bir yol katediliyor. Görme duygusunun çalışıla-bilmesi için kornea, ön kamera, mercek (lens), gözün içindeki jel sıvısı gibi gözün optik ortam­larının saydam olması gerekiyor. Retina ve sinir ağ tabakası sağlam olsa da görme siniri çok uzun bir yol takip ediyor. Bu ta­baka beyindeki diğer görme sinirleriyle bağlantı­lar kurularak beyinde görmeyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Görme fonksiyonunun oluşması için <span id="linkzHighlighted_2747" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">çok</span> uzun bir yol katediliyor. Görme duygusunun çalışıla-bilmesi için kornea, ön kamera, mercek (lens), gözün içindeki jel sıvısı gibi gözün optik ortam­larının saydam olması gerekiyor.<br />
Retina ve sinir ağ tabakası sağlam olsa da görme siniri çok uzun bir yol takip ediyor. Bu ta­baka beyindeki diğer görme sinirleriyle bağlantı­lar kurularak beyinde görmeyi algıya çeviren görme korteksiyle birleşiyor. Bütün bu bağlantı­lar arasında oluşabilecek ufacık bir hata, görme azlığına ve hatta tamamen görememeye yol aça­biliyor.</p>
<p><strong>Rutin kontrolleri önemli</strong><br />
Eğer ailenizde bir göz hastalığı varsa veya her­hangi bir sorun hissediyorsanız, mutlaka bir uz­mana başvurmalısınız.</p>
<p><span id="linkzHighlighted_2728" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">Korunmak</span> için de bir rahatsızlık olsun olmasın, bir ya da iki yılda bir rutin kontrollere git­mek gerekiyor. Bu sıklık 40-45 yaşlardan sonra bir yıla düşüyor. Çünkü bu yaşlardan sonra gör­me şikayetleri başlıyor ve gözlük gereksinimi ar­tıyor. Rutin göz muayeneleri, bazı hastalıkların sinsi ilerlemesini önleyebiliyor.</p>
<p><strong>Katarakt</strong><br />
Eskiden katarak sadece 65-70 yaş arasında görülüyordu. Günümüzde bu yaş oldukça geri çekildi. Sevindirici taraf kataraktın çok kolay, hızlı ve zahmetsiz yollarda tedavi ediliyor olma­sıdır. Katarakt ne kadar erken dönemde tedavi edilirse, o kadar iyi sonuçlar veriyor. Fakat bu­nun erken evrede anlaşılması, kişi tarafından mümkün olmuyor.</p>
<p>Bu nedenle mutlaka bir uzman tarafından mu-yaene gerekiyor. Katarakt ilk başta görme azlığı­na yol açabiliyor. Eğer lensteki yoğunlaşma mer­ceğin tam ortasında olursa, görme keskinliği azalabiliyor. Merceğin çevresinde oluşan kata­rakt görme azlığı değil, daha farklı bozukluklara yol açıyor. Örneğin, gece <span id="linkzHighlighted_2726" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">araba</span> farlarının aşırı rahatsız etmesi ya da bazı ışıkların yansıması gi­bi durumlar yaşanabiliyor. Miyopinin ilerlemesi de kataraktın belirtisi olabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/gozlerinizi-koruyun/sağlikgozlerinizi-koruyun-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keratokonus Nedir?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/keratokonus-nedir/sağlikkeratokonus-nedir-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/keratokonus-nedir/sağlikkeratokonus-nedir-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 18:02:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Keratokonus]]></category>
		<category><![CDATA[nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=293</guid>
		<description><![CDATA[::: Keratokonus Nedir? Gözün ön kısmında yer alan kornea adlı saydam tabakanın bombeliğinin aşırı derecede artması ve incelmesidir. ::: Belirtileri : En önemli belirtisi miyopinin ve astigmatın çok hızlı bir şekilde ilerlemesi ve gözlükle dahi net görme sağlanamamasıdır. Göz doktoru tarafından teşhisi kolay bir hastalıktır. ::: Sebepleri : Bilinen kesin bir sebebi yoktur. Alerjik hastalarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>::: Keratokonus Nedir?</p>
<p>Gözün ön kısmında yer alan kornea adlı saydam tabakanın bombeliğinin aşırı derecede artması ve incelmesidir.</p>
<p>::: Belirtileri :<span id="more-293"></span></p>
<p>En önemli belirtisi miyopinin ve astigmatın çok hızlı bir şekilde ilerlemesi ve gözlükle dahi net görme sağlanamamasıdır. Göz doktoru tarafından teşhisi kolay bir hastalıktır.</p>
<p>::: Sebepleri :</p>
<p>Bilinen kesin bir sebebi yoktur. Alerjik hastalarda ve gözünü çok ovalayanlarda daha sık görüldüğüne dair bilgiler olsa da kesin değildir.</p>
<p>::: Tedavisi :</p>
<p>Hastalığın ilk dönemlerinde gözlük, sert ve yumuşak lensler yeterlidir. İleri dönemlerindeyse kornea nakli gerekebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/keratokonus-nedir/sağlikkeratokonus-nedir-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ARPACIK</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/arpacik/sağlikarpacik-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/arpacik/sağlikarpacik-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 18:01:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ARPACIK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=291</guid>
		<description><![CDATA[       ::: Arpacık nedir?                                                     Kirpik dibinde bulunan salgı bezlerinin mikrobik enfeksiyonudur.        ::: Belirtileri  Nelerdir?                                            Şişlik, kızarıklık,ağrı, batma, yanma, çapaklanma, görmede azalma gibi belirtiler görülebilir.        ::: Tedavi gerekir mi?                                              Arpacık tedavi edilmediğinde bazen kendi kendine iyileşebildiği gibi bazen de çevre dokulara yayılıp daha ciddi sorunlara yol açabilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>       ::: Arpacık nedir?                                              </strong></p>
<p>       Kirpik dibinde bulunan salgı bezlerinin mikrobik enfeksiyonudur.</p>
<p><strong> <span id="more-291"></span>      ::: Belirtileri  Nelerdir?                                     </strong></p>
<p>       Şişlik, kızarıklık,ağrı, batma, yanma, çapaklanma, görmede azalma gibi belirtiler görülebilir.</p>
<p>       ::: Tedavi gerekir mi?                                      </p>
<p>       Arpacık tedavi edilmediğinde bazen kendi kendine iyileşebildiği gibi bazen de çevre dokulara yayılıp daha ciddi sorunlara yol açabilir. Şalazyon denilen sert şişlikler kalabilir. Tedaviyle iyileşme daha hızlıdır. Şişlik kalma ihtimali de daha azdır. Arpacık tedavisi; damlalar, merhemler ve pansumanla yapılır.</p>
<p>       ::: Şişlik kalırsa ne yapmalı?                           </p>
<p>       Arpacık sonrası şişlik kalırsa ( şalazyon ) pansuman tedavisine devam edip bir süre beklemek gerekir. Bu süre içinde bir gerileme olmazsa cerrahi tedavi gerekir. Cerrahi dışında enjeksiyon gibi tedaviler denenebilirse de cerrahi kadar başarılı değildir.</p>
<p>       ::: Sık sık arpacık çıkıyorsa ne yapmalıyım?   </p>
<p>      Blefarit gibi bazı göz kapağı hastalıklarında sık sık arpacık çıkabilir. Kirpik dibinde bulunan salgı bezlerinin kronik bir hastalığı olan blefaritin tedavisiyle arpacık gelişimi de önlenmiş olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/arpacik/sağlikarpacik-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanama :</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/kanama/sağlikkanama-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/kanama/sağlikkanama-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 18:00:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanama :]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=289</guid>
		<description><![CDATA[        ::: Kanama :                                        Gözde kanama gözün çok değişik tabakalarında olabilmesine rağmen en sık olarak şu iki şekilde görülür :        - Subkonjonktival : Gözün dışarıdan görülebilen en dış tabakasındaki kanamalardır. Genellikle hasta sabah kalkınca gözünün kıpkırmızı olduğunu görür. Ağrı, batma, yanma gibi hiçbir şikayet yoktur. Hastanın görmesi doğaldır. Bu tip kanamaların en sık sebepleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small; color: #ffffff; font-family: Arial;"><span style="font-weight: 700; background-color: #ff0000;">        ::: Kanama :                                 </span></span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Arial;">       <span style="color: #800000;">Gözde kanama gözün çok değişik tabakalarında olabilmesine rağmen en sık olarak şu iki şekilde görülür :</span></span><span id="more-289"></span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Arial;">      <span style="color: #ff0000;"><span style="font-weight: 700; background-color: #e1e1e1;"> - Subkonjonktival : </span></span><span style="color: #800000;">Gözün dışarıdan görülebilen en dış tabakasındaki kanamalardır. Genellikle hasta sabah kalkınca gözünün kıpkırmızı olduğunu görür. Ağrı, batma, yanma gibi hiçbir şikayet yoktur. Hastanın görmesi doğaldır. Bu tip kanamaların en sık sebepleri hipertansiyon, ilaç kullanımı (aspirin gibi bazı ağrı kesiciler) ve travmadır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Arial;">      <span style="color: #ff0000;"><span style="font-weight: 700; background-color: #e1e1e1;"> - İntravitreal : </span></span><span style="color: #800000;">Kanama göz içi sıvısında olup dışarıdan görünmez. Hastanın görmesi ciddi düzeyde azalmıştır. Şeker hastalığı, hipertansiyon gibi pek çok sebebi olabilir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: x-small; color: #800000; font-family: Arial;">        Bu iki kanama dışında gözün ön kamara denilen ön boşluğunda ve arka tabakalarda da kanamalar görülebilir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/kanama/sağlikkanama-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

