<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cinsel Saglik &#187; Anne ve Çocuk</title>
	<atom:link href="http://www.bizdoktoruz.com/category/anne-ve-cocuk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bizdoktoruz.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Sep 2011 20:22:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Melamin nedir, neden süte katıldı?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/melamin-nedir-neden-sute-katildi/sağlikmelamin-nedir-neden-sute-katildi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/melamin-nedir-neden-sute-katildi/sağlikmelamin-nedir-neden-sute-katildi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Sep 2011 10:33:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[melamin]]></category>
		<category><![CDATA[melamin nedir]]></category>
		<category><![CDATA[süt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3309</guid>
		<description><![CDATA[Melamin nedir, neden süte katıldı? Çin’de en az 6 çocuğun öldüğü, yaklaşık 300 bininin hastalandığı zehirli gıda skandalında 1 kişi idam, 1 kişi tecilli idam, 1 kişi ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Tecilli idama mahkum olan sanığın cezası bir süre sonra ömür boyu hapse çevrilebilecek. ANKARA &#8211; Bu cezaların, melaminli süt skandalının ilk mahkumiyetleri olduğu, daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Melamin nedir, neden süte katıldı?</strong></div>
<div><strong>Çin’de en az 6 çocuğun öldüğü, yaklaşık 300 bininin hastalandığı zehirli gıda skandalında 1 kişi idam, 1 kişi tecilli idam, 1 kişi ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Tecilli idama mahkum olan sanığın cezası bir süre sonra ömür boyu hapse çevrilebilecek.</strong></div>
<div>ANKARA &#8211; Bu cezaların, melaminli süt skandalının ilk mahkumiyetleri olduğu, daha onlarca mahkumiyet kararının gelebileceği belirtiliyor. Ayrıca maddi tazminat davaları da sürüyor. Peki, gıda maddelerinde kesinlikle kullanılması yasak olan melamin nedir? <img src="http://arsiv.ntvmsnbc.com/i/blank.gif" alt="" height="15" /></div>
<p>Melamin, bir Alman bilim adamı tarafından 1830’lu yıllarda ayrıştırılan, beyaz toz halinde bulunan, zamk ve plastik yapımında kullanılan kimyasal bir maddedir.</p>
<p><strong>Bu kimyasal süt veya süt tozuna neden eklenir? </strong><br />
Uygun özellikleri taşımayan veya çok fazla su katılmış süt, melamin eklendiğinde, protein düzeyi ölçümlerinde sınavı geçiyor. Yani aslında protein düzeyi düşük olmasına rağmen sanki yüksekmiş gibi görülüyor. Çünkü protein düzeyi, sütün azot seviyesiyle ölçülüyor ve melamin azot yönünden zengin bir kimyasal.</p>
<p><strong>Melaminin katıldığı zehirli sütten kimler etkilendi?</strong><br />
Çin’de en az 6 çocuk bu yüzden öldü, yaklaşık 300 bin çocuk hastalandı. Hastalananların yüzde 80’den fazlası 2 yaşın altındaydı. En savunmasız olanlar, sadece sütle beslenen küçük bebeklerdi.</p>
<p><strong>Kimler süte melamin kattı?</strong><br />
Bu işin sorumluları arasında, sütü çiftliklerden mandıra şirketlerine ulaştıran aracıların bulunduğu belirtiliyor. Bugün mahkum olanlar, piyasada ucuz süt tozu ile tanınan Sanlu firmasının üst düzey yetkilileriydi. 22 Çin firmasının melaminli süt ürünleri sattığı ifade ediliyor.</p>
<p><strong>Melaminli süt ürünlerini hangi ülkeler aldı?</strong><br />
Çoğunluğu Asya ve Afrika ülkeleri olmak üzere 20’den fazla ülke ve bölge, bu ürünlerden aldı; Bangladeş, Butan, İngiltere, Brunei, Burundi, Kanada, Çin, Fransa, Gabon, Gana, Hong Kong, Hindistan, Japonya, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Güney Kore, Tayvan, Tanzanya, Togo, Vietnam ve Yemen. Skandalın patlak vermesiyle bu ülke ve bölgeler, ürünleri toplattı ve satışını yasakladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/melamin-nedir-neden-sute-katildi/sağlikmelamin-nedir-neden-sute-katildi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuzlu yiyen annenin çocuğunda tansiyon riski</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/tuzlu-yiyen-annenin-cocugunda-tansiyon-riski/sağliktuzlu-yiyen-annenin-cocugunda-tansiyon-riski-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/tuzlu-yiyen-annenin-cocugunda-tansiyon-riski/sağliktuzlu-yiyen-annenin-cocugunda-tansiyon-riski-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Sep 2011 10:25:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk tansiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[tuzlu yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3305</guid>
		<description><![CDATA[Tuzlu yiyen annenin çocuğunda tansiyon riski Gebelik ve emzirme döneminde tuzlu gıdalarla beslenen annelerin çocukları gelecekte tansiyon hastalığı riski taşıyor. KAYSERİ &#8211; Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Tekol, Dünyada 1 milyar kişiyi etkileyen ve yılda 7 milyon kişinin ölümüne neden olan tansiyon hastalığının insanların yiyeceklerine tuz koymaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="tuzlu yiyen annenin çocuğunda tansiyon riski" src="http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/299229.jpg" alt="" width="300" height="250" /></p>
<div><strong>Tuzlu yiyen annenin çocuğunda tansiyon riski</strong></div>
<div><strong>Gebelik ve emzirme döneminde tuzlu gıdalarla beslenen annelerin çocukları gelecekte tansiyon </strong></div>
<div><strong>hastalığı riski taşıyor.</strong></div>
<p>KAYSERİ &#8211; Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Tekol, Dünyada 1 milyar kişiyi etkileyen ve yılda 7 milyon kişinin ölümüne neden olan tansiyon hastalığının insanların yiyeceklerine tuz koymaları sonucu ortaya çıktığını belirtti. <img src="http://arsiv.ntvmsnbc.com/i/blank.gif" alt="" height="15" /></p>
<p>Bugüne dek yiyeceklerine tuz koymayan çok sayıda topluluk bulunduğunu, bu topluluklarda tansiyon hastalığı görülmediğini ifade eden Tekol, şöyle devam etti:<br />
“Kendi ortamlarında tuzsuz beslenen ve tansiyonları normal olan dişi deney hayvanlarına gebelik ve emzirme dönemlerinde tuzlu yiyecekler verildiği takdirde bunların yavrularının ileri yaşlarda tansiyonlarının yükseldiğini görülmüştür. Hayatın ilk dönemlerinde beyin ve böbreklerde meydana gelen bozukluklarda da tuzun etkisi olabileceği yönünde kanıtlar elde edilmiştir. İnsanlar üzerinde yapılan araştırmalar ve gözlemler, hayvanlardan elde edilen bu sonuçların insanlar için de geçerli olduğunu kanıtlamıştır.”</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> YEMEKLERİNİZE TUZ KATMAYIN </strong></span><br />
Tekol, bu konudaki bilimsel makalesinin ABD’deki “Birth Defects Research” adlı dergide yayımlandığını belirterek, “Bu nedenle annelerin gebelik ve emzirme dönemlerinde tamamen tuzsuz beslenmesi tansiyon hastalığının ortadan kaldırılabilmesi için şarttır. Bunun için tuzsuz ekmek ve salça tüketilmesi, yemekler pişirilirken tuz katılmaması gerekir” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Yalçın Tekol, tuzun mide kanseri, kalp ve böbrekler üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu, astım ve halk arasında “kemik erimesi” olarak bilinen osteoporozun kötüleşmesine de neden olduğunu sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/tuzlu-yiyen-annenin-cocugunda-tansiyon-riski/sağliktuzlu-yiyen-annenin-cocugunda-tansiyon-riski-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek: isilik mi alerji mi ?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/bebek-isilik-mi-alerji-mi/sağlikbebek-isilik-mi-alerji-mi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/bebek-isilik-mi-alerji-mi/sağlikbebek-isilik-mi-alerji-mi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2011 09:46:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[isilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3244</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde doğdukları ilk aylarda, özellikle yaz aylarında artan sıcaklarla birlikte görülen ciltte kabarıklık ve kızarıklık sıklıkla isilik olarak değerlendirilir. Genellikle üzerinde fazla durulmaz aslında kaşıntının ve cilt kuruluğunun eşlik ettiği bu döküntüler ileride gelişebilecek daha ciddi alerjik hastalıkların habercisi olabilecek alerjik egzama döküntüsü olabilir. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiyi Çocuk Sağlığı Hastalıkları ve Alerjisi Uzmanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="isilik mi alerji mi" src="http://www.hurriyetaile.com/userfiles/images/6282_420x315.jpg" alt="" width="420" height="314" /></p>
<p><strong>Bebeklerde doğdukları ilk aylarda, özellikle yaz aylarında artan sıcaklarla birlikte görülen ciltte kabarıklık ve kızarıklık sıklıkla isilik olarak değerlendirilir. Genellikle üzerinde fazla durulmaz aslında kaşıntının ve cilt kuruluğunun eşlik ettiği bu döküntüler ileride gelişebilecek daha ciddi alerjik hastalıkların habercisi olabilecek alerjik egzama döküntüsü olabilir. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiyi Çocuk Sağlığı Hastalıkları ve Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu anlattı.</strong></p>
<p>Genellikle yanaklarda kuruluk ve döküntüyle başlayan alerjik egzama, diğer adıyla atopik dermatit döküntüsü terlemenin arttığı yaz aylarında sıklıkla boyun ve gövdeye yayılır. Kuruyan cilt bebekte kaşıntıya neden olur. Henüz kendi başına aşınmayı beceremeyen bebek bu durum nedeniyle sıkıntıya girer. Sıkıntı alerjik egzamayı artırıp, kaşıntının daha da rahatsız edici olmasına yol açar.</p>
<p><strong>Alerjik Egzamaya Yol Açan Etkenler</strong></p>
<p>Bebeklerde alerjik egzama yani atopik dermatite yol açan en önemli etken inek sütü ve yumurta alerjisidir. İnek sütü alerjisi ileride gelişebilecek ve astıma yol açabilecek birçok alerjinin öncüsü niteliğindedir. Alerjik egzaması olan bebeklerin yaklaşık yarısında ileride astım geliştiği bilinmektedir. Bu nedenle isilik olduğu düşünülen veya atopik (alerjik) egzama tanısı almış bebeklerin astım olmamaları için önlem alınması çok önemlidir.</p>
<p><strong>Yapılması Gerekenler</strong></p>
<p>- Her gün ılık bir banyo ve ardından cilt kuruluğunu giderecek bir nemlendirici bebeğin cildi için en değerli ilaçtır. Bunun dışında banyo sırasında sabun ve lif kullanılmaması cildin tahriş edilmemesini ve kurumamasını sağlamak açısından önemlidir.</p>
<p>- Atopik yani alerjik cilt tahriş olursa kaşıntı yapan alerjik maddeler ciltte daha çok salınır ve problem artar. Deniz ve güneşin alerjik ciltlere iyi geldiği gözlenir. Tam tersine havuz ve içindeki kimyasallar cildi tahriş edici özelliktedir. Bu nedenle yaz aylarında deniz ağırlıklı tatiller tercih edilmelidir.</p>
<p>- Tüm önlemlere rağmen döküntü ve kaşıntının çok arttığı zamanlar olabilir. Böyle durumlarda sakinleştirici etkisi de olan alerji ilaçları ağızdan uygulanabilir. Aynı zamanda cildi sakinleştirici kortizon bazlı kremler doktor kontrolünde kısa süreli kullanılabilir.</p>
<p><strong>Alerjen Ev Tozlarına Dikkat!</strong></p>
<p>Atopik dermatit yani alerjik egzama yaşla beraber azalarak genellikle 3 yaş civarı kaybolur. Ancak bir kısım çocukta yerini solunum yolu alerjilerine bırakır. Astım ve alerjik nezle şeklinde kendini belli eden bu hastalıklar genellikle okula ve yuvaya ilk kez başlayan çocuklarda hırıltılı ve uzun süren üst solunum yolu enfeksiyonları şeklinde kendini gösterir. Ülkemizde bu tip solunum yolu problemlerine yol açan en önemli alerjen ev tozu akarlarıdır. Bu açıdan alerjik egzaması olan çocukların ileride astım olmaması için ev tozundan korunması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/bebek-isilik-mi-alerji-mi/sağlikbebek-isilik-mi-alerji-mi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum : Bebek için ilk 1000 gün çok önemli</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/dogum-bebek-icin-ilk-1000-gun-cok-onemli/sağlikdogum-bebek-icin-ilk-1000-gun-cok-onemli-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/dogum-bebek-icin-ilk-1000-gun-cok-onemli/sağlikdogum-bebek-icin-ilk-1000-gun-cok-onemli-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2011 09:02:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞUM]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/?p=3237</guid>
		<description><![CDATA[Yıllar süren bir araştırmaya göre, bir bebeğin yaşadığı ilk 1000 gün, onun ileride şeker hastası olup olmayacağını, kalp krizi geçirme ihtimalini, hatta kilosunu bile belirliyor. Daily Mail&#8217;de yayınlanan habere göre, söz konusu teori, Prof. David Barker ile Southampton Üniversitesi&#8217;nden meslektaşları tarafından yıllarca süren araştırmayla geliştirildi. Barker ile ekibi, bir çocuğun gelişiminde bir dizi kritik aşama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="ilk bin gün" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/1182/14171182.jpg" alt="" width="200" height="200" /></p>
<h2>Yıllar süren bir araştırmaya göre, bir bebeğin yaşadığı ilk 1000 gün, onun ileride şeker hastası olup olmayacağını, kalp krizi geçirme ihtimalini, hatta kilosunu bile belirliyor.</h2>
<div><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" alt="" width="578" height="10" /></div>
<p>Daily Mail&#8217;de yayınlanan habere göre, söz konusu teori, Prof. David Barker ile Southampton Üniversitesi&#8217;nden meslektaşları tarafından yıllarca süren araştırmayla geliştirildi.</p>
<p>Barker ile ekibi, bir çocuğun gelişiminde bir dizi kritik aşama olduğunu, her bir aşamada durumun iyi olmaması halinde daha sonra sorunların ortaya çıkabileceğini düşünüyor.</p>
<p>Bu sorunlar, daha bebek anne karnındayken belirleniyor. Annenin yetersiz beslenmesi karnındaki çocuğun kilosunu ve plesentayı etkiliyor, gebeyken sigara içmek, alkol ve uyuşturucu kullanmak veya strese girmek de bebeğin ilerideki sağlığı üzerinde önemli etki yapıyor.</p>
<p>Prof. Parker, bir kişinin sağlık sorunlarının birçoğunun ana rahmindeki zayıf gelişime dayanabildiğini düşünüyor. Parker&#8217;a göre, bir bebeğin doğumdaki kilosu ne kadar düşükse, yaşamının daha sonraki evrelerinde kalp krizi geçirme olasılığı o kadar yüksek. Ana rahminde gıdanın yetersiz olduğu durumda, bu yetersiz besin kaynağının gelişmekte olan beyine aktarıldığı, bunun da kalbi zayıf bıraktığı düşünülüyor.</p>
<p><strong>DİYABETİN TOHUMLARI ANNE KARNINDA MI ATILIYOR?</strong></p>
<p>İnsülini yapan pankreas hücreleri rahimdeyken geliştiği için, şeker hastalığının tohumlarının da ana rahminde atılıyor olabileceği belirtiliyor. Bu çerçevede anne adaylarının yapabileceklerinin bazıları ise şöyle sıralanıyor:</p>
<p>&#8221;Özellikle gebeliğin ilk 3 ayında alkol almamak, hem anne hem de baba adayının sigara içmemesi, gebe kalmadan önce ideal kiloya ulaşmak, stresten uzak durmak, iyi beslenmek ancak iki kişilik yememek.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/dogum-bebek-icin-ilk-1000-gun-cok-onemli/sağlikdogum-bebek-icin-ilk-1000-gun-cok-onemli-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne sütü panzehir etkisi yapıyor</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/anne-sutu-panzehir-etkisi-yapiyor/sağlikanne-sutu-panzehir-etkisi-yapiyor-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/anne-sutu-panzehir-etkisi-yapiyor/sağlikanne-sutu-panzehir-etkisi-yapiyor-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 23:45:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Anne sütü panzehir etkisi yapıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Anne sütü panzehir etkisi yapıyor nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anne sütü panzehir etkisi yapıyor nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Anne sütü panzehir etkisi yapıyor tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/anne-sutu-panzehir-etkisi-yapiyor/sağlik-anne-sutu-panzehir-etkisi-yapiyor-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde anne sütü ve emzirme ile ilgili araştırmalarda hiçbir besinin anne sütünün yerini tutamadığını belirtiyor.   Aydın Nysa Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Hekimi Op. Dr. Esen Yarar, emziren bebeklerin vücut sağlığı yanında zeka seviyesinin de yüksek olduğunu belirtti. Gelişen tıp ve artan teknolojiye rağmen, bebekler için dünyada anne sütünün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="bs_image"><center><img width="100" height="100" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/bigmanset/974920100223043734846.jpg" class="bs_class" alt="Anne sütü panzehir etkisi yapıyor"/></center></p>
<p class="bs_video">
<p class="abs">Uzmanlar, dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde anne sütü ve emzirme ile ilgili araştırmalarda hiçbir besinin anne sütünün yerini tutamadığını belirtiyor.</p>
<p> 
<p>  <br />Aydın Nysa Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Hekimi Op. Dr. Esen Yarar, emziren bebeklerin vücut sağlığı yanında zeka seviyesinin de yüksek olduğunu belirtti.</p>
<p>
<p>Gelişen tıp ve artan teknolojiye rağmen, bebekler için dünyada anne sütünün yerine tutabilecek hiçbir besin maddesi bulunmadığını ve bulunamayacağını belirten Esen Yarar, bebekler için en sağlıklı ve en ucuz besin maddesinin anne sütü olduğunu söyledi.</p>
<p>
<p>Dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde anne sütü ve emzirme ile ilgili araştırmaların yapıldığını ancak hiçbir besinin maddi ve manevi anlamda anne sütünün yerine tutmadığını ifade eden Op. Dr. Yarar “ABD’de Lexington Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada anne sütü içen bebeklerin zeka gelişiminin içmeyenlere göre daha fazla olduğu tespit edildi. Kentucky Üniversitesi uzmanları, anne sütüyle beslenen bebeklerin IQ’leri biberonla beslenen bebeklere oranla 5 puan daha fazla olduğunu belirledi.</p>
<p>
<p>Bu 5 puanlık artışın yüzde 40’ının anne–bebek arasındaki yakınlaşmadan doğduğunu, yüzde 60’ının ise tek başına anne sütünün besleyici değerinden kaynaklandı tespit edildi” diyerek anne sütünün hem maddi hem de manevi çok ciddi faydası olduğunu ifade etti.</p>
<p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">“ANNE SÜTÜ PANZEHİR GİBİ”</span></strong></p>
<p>
<p>Özellikle kış mevsiminde emziren anne ve bebeklerin daha rahat yaşadığını rahatlığın yanında en sağlıklı yöntem olan emzirmenin gelecek neslin sağlığı için ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Nysa Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Hekimi Esen Yarar &#8220;Hastalıkları önlemesi, maliyetinin çok düşük olması nedenleri ile anne sütü ile beslenme en yararlı, en ekonomik ve en çevre dostu beslenme biçimidir.</p>
<p>
<p> Doğal beslenme olarak tanımlanan bu beslenme biçimi ile süt çocukların da başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere, birçok hastalığın görülme sıklığı azalmakta ve beyin gelişimi daha iyi olmaktadır. Anne sütü ile beslenenlerde ileri yaşlarda alerji, kanser, multil skleroz, ateroksleroz vb hastalıklar daha az rastlanmaktadır. Emziren annelerde meme kanseri, yumurtalık kanseri, osteoproz ve anemi daha az görülmektedir&#8221; diyerek tüm annelerin bebeklerini emzirmesini tavsiye etti.</p>
<p>
<p> <br /> </p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/anne-sutu-panzehir-etkisi-yapiyor/sağlikanne-sutu-panzehir-etkisi-yapiyor-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne adayları nasıl beslenmeli?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/anne-adaylari-nasil-beslenmeli/sağlikanne-adaylari-nasil-beslenmeli-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/anne-adaylari-nasil-beslenmeli/sağlikanne-adaylari-nasil-beslenmeli-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 23:41:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Anne adayları nasıl beslenmeli?]]></category>
		<category><![CDATA[Anne adayları nasıl beslenmeli? nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anne adayları nasıl beslenmeli? nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Anne adayları nasıl beslenmeli? tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/anne-adaylari-nasil-beslenmeli/sağlik-anne-adaylari-nasil-beslenmeli-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte beslenme tarzının çocuğun bebeğin zeka düzeyini etkilediğini belirten uzmanlar, anne adaylarını bu konuda daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Hamilelikte beslenme tarzı çocuğun bebeğin zeka düzeyini de olumlu ya da olumsuz etkiliyor. Düzenli ve dengeli beslenme, bebeklerin haftalarına uygun ağırlığa ulaşmasını sağlıyor. Annenin genel sağlığı ile doğum sonrası anne sütü ile beslenme, bebeğin zeka gelişimini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="bs_image"><center><img width="100" height="100" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/bigmanset/326420100719033446900.jpg" class="bs_class" alt="Anne adayları nasıl beslenmeli?"/></center></p>
<p class="bs_video">
<p class="abs">Hamilelikte beslenme tarzının çocuğun bebeğin zeka düzeyini etkilediğini belirten uzmanlar, anne adaylarını bu konuda daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.</p>
<p> 
<p>Hamilelikte beslenme tarzı çocuğun bebeğin zeka düzeyini de olumlu ya da olumsuz etkiliyor. Düzenli ve dengeli beslenme, bebeklerin haftalarına uygun ağırlığa ulaşmasını sağlıyor. Annenin genel sağlığı ile doğum sonrası anne sütü ile beslenme, bebeğin zeka gelişimini genetik faktörlerin izin verdiği en üst düzeye çıkarıyor.</p>
<p>
<p>Sakarya Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, anne beslenmesinin bebeğin zeka gelişimindeki rolünün çok önemli olduğunu belirtti. Sokullu, hamilelik öncesi yetersiz ve dengesiz beslenmenin fetus ve yenidoğan sağlığı üzerine olumsuz etkilerinin bilindiğini, hamilelik sırasında doğru beslenmenin öneminin de giderek daha fazla vurgulandığını kaydetti. </p>
<p>Anne rahminde geçen dönemin canlının en hızlı büyüme dönemi olduğunu ifade eden Sokullu şu bilgileri verdi: “İki hücre ile başlayan hayatın 9 aylık dönem sonunda ortalama 3 kilogramlık bir bebeğe dönüşmesini sağlayan büyüme hızı, hayatın başka hiçbir döneminde yaşanmayacaktır. Bu gelişim döneminde genetik faktörler kadar doğru beslenme de rol oynamaktadır. Bebeğin genetik olarak öngörülmüş potansiyeline ulaşabilmesi için uygun besin ortamını sağlamak gerekir.”</p>
<p>
<p>Zekanın çok faktörlü bir kavram olduğunu, yalnız beslenme, yalnız genetik ya da sadece çevresel etkilerden oluşmadığını dile getiren Sokullu, doğum sonrası bakım ve sevgi ortamı, emzirme, anne ve babanın bebeğe bağlılığın da zekanın gelişimini olumlu ya da olumsuz etkileyebilen faktörler olduğunun altını çizdi.</p>
<p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">ANNE ADAYLARI NASIL BESLENMELİ?<br /></span></strong><br />Anne adaylarının beslenmesinde yeterli kalori yanında tüm besin gruplarının dengeli tüketilmesi gerektiğini dile getiren Sokullu şu bilgileri verdi: “Sebze ve meyveler, tahıllar, et-balık-tavuk, yumurta, kuru baklagillerden oluşan proteinler, süt ve süt ürünleri, yağların dengeli alınması önem taşıyor. Gebelik boyunca anne adayı boyuna göre değişmekle birlikte 9-12 kilo almalıdır. </p>
<p>Bu ağırlığın yarısı bebek ve plasenta, rahim büyümesi gibi eklere kullanılıyor. Diğer yarısı ise emzirme dönemi için depo ediliyor. Bebeğin büyümesi için yaklaşık 900-950 gr proteinin depo edilmesi gerekiyor. Bu nedenle anne adayı normal günlük gıdasına 15 gr kadar protein daha eklemeli.”<br />    <br />Gebelikte demir mineralinin eksikliğinin çok sık görüldüğünü hatırlatan Sokullu, demirin kan yapımında kullanıldığını, bu açıdan anne ve bebeğin demire çok ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. Sokullu, “Anne adayları günde 20 mg demir almalıdır. Demir eksikliği bebeğin anne karnında hem fiziksel hem de zihinsel gelişimini kötü etkileyebilir. Bu sebeple gerekli kontrollerin yapılması önemlidir.” dedi.</p>
<p>
<p>Folik asit eksikliği durumunda sinir sistemi gelişiminin geri kaldığını ve nöral tüp defekti adı verilen anomaliler ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Sokullu şu uyarılarda bulundu: “Özellikle gebelik öncesi folik asit alımı yeterli olmalıdır. Çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların gıdalarını folik asit açısından zengin hale getirmeleri veya folik asit tabletlerini gebelik öncesi 4 -8 hafta boyunca kullanmaları önerilir. </p>
<p>Koyu yeşil yapraklı sebzeler tüm tahıllar ve kuru baklagillerde folik asit bulunur. Ancak, ışık, ısı ve gıda işleme onu kolayca yok edebilir. Dolayısıyla, azami yararı sağlayabilmek için sebze ve meyveleri taze olarak veya mümkün olduğu kadar az pişirilmiş şekilde tüketmek en iyisidir. Fasulye, fındık, ceviz, yumurta sarısı, portakal da folik asit bulunan gıdalar arasındadır. Alkol kullanımı vücutta folik asiti tüketir.”</p>
<p>
<p>Bebekteki kalsiyum ihtiyacı için annenin günlük gıdasına 500 miligram daha kalsiyum eklemesi gerektiğini işaret eden Sokullu, “Bu miktar ekstra bir bardak süt ya da eşdeğer süt ürünleri ile karşılanabiliyor. Özellikle çok çocuklu annelerde görülen saç ve diş kayıpları, tekrarlı gebeliklerde kalsiyum ihtiyacının yeterli karşılanamamasına bağlı olarak yaşanıyor.” dedi.</p>
<p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, anne adaylarının beslenmede dikkat etmesi gereken ana kuralları şöyle sıraladı: </p>
<p>&#8220;-Hamilelik süresince çay-kahve tüketimini azaltıp ayran, süt, taze meyve suları tüketiniz. <br />-Mevsime uygun sebze ve meyveleri çok iyi yıkayarak tüketiniz. <br />-Sigara ve alkol kullanmayınız, sigara içilen ortamlarda bulunmayınız.<br />-Haftada 2 gün tavuk ya da hindi, 2 gün kırmızı et, 2 gün balık ve 1 gün kurubaklagil tüketmeye çalışınız.</p>
<p>-İçeriği tam bilinmeyen, koruyucu ve tatlandırıcı içeren, çok tuzlu, salamura ve konserve gıdalar ile hazır içecekler tüketmeyiniz. <br />-Tuz alımınızı doktor tavsiyesi ile düzenleyiniz<br />. <br />-Yemek ve salatalarınızda zeytinyağı ve diğer sıvı yağları karışık kullanınız.<br />-Beslenmenize ana besin gruplarını içerecek şekilde çeşitlilik kazandırınız. <br />-Günlük gıda alımınıza göre eksik kalan besin grupları için doktora danışarak gerekli multivitaminleri ve omega-3 desteklerini kullanabilirsiniz.&#8221;</p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/anne-adaylari-nasil-beslenmeli/sağlikanne-adaylari-nasil-beslenmeli-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde ilk 4 -6 ay anne sütü önemli</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/bebeklerde-ilk-4-6-ay-anne-sutu-onemli/sağlikbebeklerde-ilk-4-6-ay-anne-sutu-onemli-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/bebeklerde-ilk-4-6-ay-anne-sutu-onemli/sağlikbebeklerde-ilk-4-6-ay-anne-sutu-onemli-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 18:36:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde ilk 4 -6 ay anne sütü önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde ilk 4 -6 ay anne sütü önemli nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde ilk 4 -6 ay anne sütü önemli nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde ilk 4 -6 ay anne sütü önemli tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/bebeklerde-ilk-4-6-ay-anne-sutu-onemli/sağlik-bebeklerde-ilk-4-6-ay-anne-sutu-onemli-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Yozgat Bozok Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Özben Taşkın, annelerin bebeklerine ilk 4 -6 ay kendi sütünden vermeleri gerektiğini söyledi. Anne sütünün bebeklerin gelişiminde son derece önemli olduğunu belirten Taşkın, &#8220;Bebeklerde ilk 4 -6 ay anne sütü veya anne sütünün olmadığı durumlarda biberon maması verilmelidir. Daha sonra artık bebeğin ihtiyaçları karşılanmadığı için ek gıdalara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="bs_image"><center><img width="100" height="100" src="http://bizdoktoruz.com/bsfiles/thumb/bebeklerde-ilk-4-6-ay-anne-sutu-onemli.jpg" class="bs_class" alt="Bebeklerde ilk 4 -6 ay anne sütü önemli"/></center></p>
<p class="bs_video">
<p class="abs">Yozgat Bozok Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Özben Taşkın, annelerin bebeklerine ilk 4 -6 ay kendi sütünden vermeleri gerektiğini söyledi.</p>
<p> 
<p>Anne sütünün bebeklerin gelişiminde son derece önemli olduğunu belirten Taşkın, &#8220;Bebeklerde ilk 4 -6 ay anne sütü veya anne sütünün olmadığı durumlarda biberon maması verilmelidir. Daha sonra artık bebeğin ihtiyaçları karşılanmadığı için ek gıdalara geçiş yapılmalıdır. Burada önemli olan 4- 6 ay arasında pasif ek gıda 6. ay itibaren ise aktif ek gıdadır. Bu, Dünya Sağlık Örgütü dahil tüm beslenme otoritelerinin ortak görüşüdür. Bebeğinizin besin ihtiyaçları farklılaşır, daha koyu kıvamlı gıdalar ile beslenip daha uzun süre tok kalmaya ihtiyacı vardır. Bu dönemde bebek kaşıkla beslenmeye alıştırılmalı ve çiğneme ve yutma kabiliyetleri gelişmelidir.&#8221; dedi.</p>
<p>
<p>Çocuk Gelişim Uzmanı Taşkın, bebeklerde besinlere geçerken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda şu uyarılarda bulundu: &#8220;Ek gıdalara geçerken her besin ayrı ayrı ve azar azar verilmelidir. Burada dikkat edilecek nokta çocuğun alerjisi olup olmadığıdır. Bebeğe ilk verdiğimiz gıda yanında başka bir yeni gıda ile tanıştırmamalıyız. Bu sayede bir problem çıkarsa hangi besinine karşı alerjisi olduğunu kolayca saptarız. Ek gıdalarda bebeğin daha önceden aldığı biberon maması ya da anne sütü azaltılmamalıdır. Bu besinler ek olarak verilmelidir. Ek gıdalara geçişten hemen sonra bebeklerin aylık boy ve kiloları mutlaka tespit edilmelidir. İlk verilecek besinler bebek açken denenmelidir. Bebek almadığı besinler için zorlanmamalı, bir süre sonra tekrar denenmelidir. Tüm besinler kaşık ile verilmelidir. Bebeğe verilecek yiyecekler doğal ve taze ürünler kullanılarak hazırlanmalıdır. Konserve ve dondurulmuş yiyecekler, katkı maddeli hazır besinler bebeğe verilmemelidir. Ek gıdalar her zaman taze ve temiz olmalıdır. Beklemiş ek gıdaların vitamin değerleri düşer bu yüzden 3 saatten uzun bekletilmemelidir. Bebeğe verilecek besinlerin gıda hijyenine uygun olarak hazırlanması gerekir. Kullanılan su ve gereçler temiz olmalı, kaynatılarak temizlenecek türden seçilmelidir. Bebeğe bir yaşına kadar bağırsak ve mide yapısı esas alınarak her ay yeni ve ayına uygun ek gıda ile tanıştırılmalıdır. Bu yüzden ek gıdalara geçişte ve devamında bir uzmandan mutlaka yardım alınmalıdır.&#8221;</p>
<p>
<p>Taşkın, bebeklere 1 yaşına kadar verilmemesi gereken besinleri ise şöyle sıraladı: &#8220;İnek sütü, yumurtanın beyazı, çilek, bal, fındık, fıstık, çikolata, kivi, patlıcan, pırasa, lahana, karnabahar, tuz, şeker, salça, baharat, katı yağ (margarin).&#8221;</p>
<p>
<p>CİHAN</p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/bebeklerde-ilk-4-6-ay-anne-sutu-onemli/sağlikbebeklerde-ilk-4-6-ay-anne-sutu-onemli-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda yüksek ateşin düşürülmesi</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/cocuklarda-yuksek-atesin-dusurulmesi/sağlikcocuklarda-yuksek-atesin-dusurulmesi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/cocuklarda-yuksek-atesin-dusurulmesi/sağlikcocuklarda-yuksek-atesin-dusurulmesi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 02:40:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[anne ve çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[ateş düşürmek]]></category>
		<category><![CDATA[ateşi yüksek çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[bebek aspirini]]></category>
		<category><![CDATA[bol sıvı almak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda ateşin düşürülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda yüksek ateş]]></category>
		<category><![CDATA[gevşek giysiler]]></category>
		<category><![CDATA[viral enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[vücudun sıvı ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek ateş]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek ateşin düşürülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek ateşli çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/cocuklarda-yuksek-atesin-dusurulmesi/sağlik-cocuklarda-yuksek-atesin-dusurulmesi-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Halk arasında yaygınlaşan yanlış sağlık bilgileri çoğu zaman istenilmeyen sonuçlara neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle yüksek ateşli çocuklara aspirin vermenin doğru bir davranış olmadığı konusunda uyarıyor. Uzmanlar; yüksek ateşli çocuğun üzerindeki fazla giysileri çıkartarak az ve gevşek giysiler giydirip, ateşinin düşmesine yardımcı olunmasını tavsiye ediyor. Uzmanlar, yüksek ateşte vücudun daha fazla sıvıya ihtiyaç duyması nedeniyle, bol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Halk arasında yaygınlaşan yanlış sağlık bilgileri çoğu zaman istenilmeyen sonuçlara neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle yüksek ateşli çocuklara aspirin vermenin doğru bir davranış olmadığı konusunda uyarıyor.<br />
Uzmanlar; yüksek ateşli çocuğun üzerindeki fazla giysileri çıkartarak az ve gevşek giysiler giydirip, ateşinin düşmesine yardımcı olunmasını tavsiye ediyor. Uzmanlar, yüksek ateşte vücudun daha fazla sıvıya ihtiyaç duyması nedeniyle, bol miktarda sıvı verilmesi gerektiğine işaret ediyor.<br />
Gemlik Muammer Ağım Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Artar, yüksek ateş sebebiyle titreyen çocukların üzerinin örtülmesinin yanlış olduğunu söyledi.<br />
Halk arasında yapılan yanlış uygulamaların zaman zaman ölümle sonuçlandığına dikkat çeken Dr. Artar, “Zaten çocuk ateşten titriyor. Anne-babalar da titryen çocukların üzerini örtüyor. Bu son derece yanlış bir yöntem. Çocuklardaki yüksek ateş ılık suyla ( 29-32 derece) duş veya ıslak bezlerle pansuman yapabilirsiniz. Ancak zaten ateşi yüksek olan çocuğun üzerinin örtülmesi havale geçirmesine sebep olabilir. Özellikle 3 ay 5 yaş arası çocuklarda yüksek ateş havaleye sebep olabilir. Yüksek ateşli çocukların üzerinin örtülmesi havale riskini beraberinde getiriyor.” dedi.<br />
Uz. Dr. Artar, yüksek ateşli çocukların tedavisinde yanlış bilinen bir başka uygulamanın ise aspirinle vücudun silinmesi ve aspirin verilmesi olduğunu kaydetti.</p>
<p>Yüksek ateşli çocuklara verilen aspirinlerin Reye sendromuna sebep olduğunu dile getiren Dr. Artar, şöyle devam etti:<br />
“Özellikle viral enfeksiyonlarda yüksek ateşli çocuğu aspirinli suyla silmek, bebek aspirini vermek son derece yanlıştır. Yüksek ateşli çocuklara bilinçsizce aspirini ağızdan vermek veya vücudunu silmek yoluyla vermek yapılan büyük hatadır.<br />
Ateşli çocuklarda yapılan bazı basit işlemler ateşin düşürülmesinde çok yardımcı olurken, bazı yanlış uygulamalar da tedavinin uygun olarak yapılmasını engellemektedir.<br />
Alkol ve sirke ile vücudu silmek, üşüyebilir korkusu ile giysilerini çıkartmamak veya daha çok giydirmek. Çok sıcak veya soğuk içecekler vermek, yanlış ateş düşürücü kullanmak, aşırı dozda veya düşük dozda ilaç kullanmak ve uygun aralıklarda ateş düşürücü kullanmamak gibi davranışlardan kaçınmak gerekiyor.<br />
Ateşli çocuklarda ve özellikle bebeklerde aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçı ateşe eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden bir doktora başvurulmalıdır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/cocuklarda-yuksek-atesin-dusurulmesi/sağlikcocuklarda-yuksek-atesin-dusurulmesi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne olmak için ideal yaş kaç?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/anne-olmak-icin-ideal-yas-kac/sağlikanne-olmak-icin-ideal-yas-kac-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/anne-olmak-icin-ideal-yas-kac/sağlikanne-olmak-icin-ideal-yas-kac-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 02:40:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[anne olmak için ideal yaş]]></category>
		<category><![CDATA[anne ve çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk doğurmak]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[erken anne olmak]]></category>
		<category><![CDATA[erken annelik]]></category>
		<category><![CDATA[geç anne olmak]]></category>
		<category><![CDATA[geç annelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik için ideal yaş]]></category>
		<category><![CDATA[ideal annelik yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ideal gebelik yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ideal hamilelik yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ideal yaş sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/anne-olmak-icin-ideal-yas-kac/sağlik-anne-olmak-icin-ideal-yas-kac-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Yapılan araştırmalar sonucu anne olmak için ideal yaş sınırının tahmin edilenden çok daha yükseklere çıktığı belirtildi. Bin annenin sağlık sorunlarını ve ilk çocuklarını doğurdukları yaşı inceleyen bilim adamları, “Anne olmak için en ideal yaş 34″ sonucuna vardı. İlk çocuklarını ergenlik döneminde veya hemen ergenliğin ardından doğuran kadınların daha çok sağlık sorunu yaşadığı tespit edildi. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Yapılan araştırmalar sonucu anne olmak için ideal yaş sınırının tahmin edilenden çok daha yükseklere çıktığı belirtildi. Bin annenin sağlık sorunlarını ve ilk çocuklarını doğurdukları yaşı inceleyen bilim adamları, “Anne olmak için en ideal yaş 34″ sonucuna vardı.<br />
İlk çocuklarını ergenlik döneminde veya hemen ergenliğin ardından doğuran kadınların daha çok sağlık sorunu yaşadığı tespit edildi. Bu sonuçlar, İngiliz Sağlık ve Sosyal Davranış dergisinde yayımlandı.<br />
Araştırmada ilk çocuğu doğurma yaşı 34′e yaklaştıkça kadınların yaşadığı sağlık sorunlarının daha az olması dikkat çekti. Araştırma ekibinden Prof. John Mirowsky:<br />
“İlk çocuğunu 34 yaşında doğuran bir kadın, her zaman ilk çocuğunu 18 yaşında doğuran bir kadından sağlık açısından 14 yaş daha gençtir.” dedi.</p>
<p>En sağlıklı doğum yaşının 18-35 yaş arası dönem olduğunu belirten Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu ise konu ile ilgili olarak şunları söyledi:<br />
“Kadınlar bunun dışında yaşlarda da elbette doğum yapabilir. Ama bazı riskleri olduğu unutulmamalıdır. 18 yaşından önce henüz kendisi çocuk olan beden, bebeği taşıyamaz. Bu yüzden 18 yaş öncesi yapılan doğumlarda sakatlık, anne ya da bebek ölümü olasılığı daha fazladır.<br />
35 yaş sonrası yapılan doğumlarda ise Down sendromlu çocuk dünyaya gelme yüzdesi artıyor. Annenin vücudu yıprandığı için damar sertliği, yüksek tansiyon ve şeker gibi hastalıklar artış gösterebiliyor. Bu da hem bebek hem de anne adayı için risklidir.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/anne-olmak-icin-ideal-yas-kac/sağlikanne-olmak-icin-ideal-yas-kac-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte psikolojik sorunlar çocuğu etkiliyor</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/gebelikte-psikolojik-sorunlar-cocugu-etkiliyor/sağlikgebelikte-psikolojik-sorunlar-cocugu-etkiliyor-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/gebelikte-psikolojik-sorunlar-cocugu-etkiliyor/sağlikgebelikte-psikolojik-sorunlar-cocugu-etkiliyor-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 02:39:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[anne ve çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun davranışları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda anti sosyal davranışlar]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[depresyona giren anne adayları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum öncesi depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte psikolojik sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte stres]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte psikolojik sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte stres]]></category>
		<category><![CDATA[kadın doğum]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete meyilli çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[sinirli çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/gebelikte-psikolojik-sorunlar-cocugu-etkiliyor/sağlik-gebelikte-psikolojik-sorunlar-cocugu-etkiliyor-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamlarınca yapılan araştırmalar ve testler, gebelik döneminde psikolojik sorunlar yaşayan ve depresyona giren anne adaylarının çocuklarının şiddete meyilli ve sinirli olduğunu ortaya çıkardı. Cardiff ve Bristol üniversiteleriyle King’s College London’dan bilim adamlarının araştırmasına göre, hamilelikte depresyona giren kadınların ergenlikte şiddete meyilli çocuk doğurma ihtimali 4 kat daha fazla. Bu bağlantının, kadın doğum yaptıktan sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Bilim adamlarınca yapılan araştırmalar ve testler, gebelik döneminde psikolojik sorunlar yaşayan ve depresyona giren anne adaylarının çocuklarının şiddete meyilli ve sinirli olduğunu ortaya çıkardı.<br />
Cardiff ve Bristol üniversiteleriyle King’s College London’dan bilim adamlarının araştırmasına göre, hamilelikte depresyona giren kadınların ergenlikte şiddete meyilli çocuk doğurma ihtimali 4 kat daha fazla. Bu bağlantının, kadın doğum yaptıktan sonra depresyona girmese bile geçerli olduğu belirtildi.<br />
Daha önce yapılan araştırmalar, doğum sonrası depresyonun çocuğun davranışlarını etkileyebileceğini ortaya koymuştu. Ancak doğum öncesi depresyonla çocuğun davranışı arasındaki bağlantıyı ortaya koyan yeni araştırma, bu alanda yapılan ilk çalışmalar arasında bulunuyor.<br />
Bebek bekleyen kadınların yüzde 10 ila 15′nin depresyondan mustarip olduğu tahmin ediliyor.</p>
<p>Telegraph’ın haberine göre, araştırma 120 kadın arasında yapı ldı. Kadınlarla gebelik döneminde, doğum sonrasında ve çocukları 4, 11 ve 16 yaşlarındayken görüşüldü.<br />
Araştırma sonunda, hamileliklerinde depresyona giren kadınların çocuklarının 16 yaşında şiddete meyilli olması durumunun 4 daha fazla olduğu belirlendi.<br />
Çocukların, diğer türde anti sosyal davranışlar gösterme olasılığının da daha fazla olduğu ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/gebelikte-psikolojik-sorunlar-cocugu-etkiliyor/sağlikgebelikte-psikolojik-sorunlar-cocugu-etkiliyor-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

