<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cinsel Saglik &#187; AIDS</title>
	<atom:link href="http://www.bizdoktoruz.com/category/aids/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bizdoktoruz.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Sep 2011 20:22:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>HIV’e karşı jel umudu</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hiv%e2%80%99e-karsi-jel-umudu/sağlikhiv%e2%80%99e-karsi-jel-umudu-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hiv%e2%80%99e-karsi-jel-umudu/sağlikhiv%e2%80%99e-karsi-jel-umudu-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:20:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[hiv]]></category>
		<category><![CDATA[hiv bulaşma riski]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu jel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/hiv%e2%80%99e-karsi-jel-umudu/sağlik-hiv%e2%80%99e-karsi-jel-umudu-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere’de bilim adamları, AIDS’e neden olan HIV’in bulaşmasını engelleyecek bir jel üzerinde çalışıyor. Devletin, araştırmalar için 90 milyon sterlinlik fon ayırdığı belirtildi. İngiliz hükümetinin, belli bir aşamaya getirilen bu çalışma için 90 milyon sterlinlik fon ayırdığı kaydedildi. HIV’in bulaşmasını engellemeyi amaçlayan araştırmayı, Londra’daki dünyaca ünlü Imperial College ve St George’s üniversitelerine ve Tıp Araştırmaları Konseyine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> İngiltere’de bilim adamları, AIDS’e neden olan HIV’in bulaşmasını engelleyecek bir jel üzerinde çalışıyor. Devletin, araştırmalar için 90 milyon sterlinlik fon ayırdığı belirtildi.<br />
İngiliz hükümetinin, belli bir aşamaya getirilen bu çalışma için 90 milyon sterlinlik fon ayırdığı kaydedildi.<br />
HIV’in bulaşmasını engellemeyi amaçlayan araştırmayı, Londra’daki dünyaca ünlü Imperial College ve St George’s üniversitelerine ve Tıp Araştırmaları Konseyine mensup bilim adamlarının ortaklaşa yürüttüğü belirtildi.</p>
<p>Araştırmaya, hükümetin yanı sıra Bill &#038; Melinda Gates Vakfı’nın maddi destek sağladığı ifade edildi. Destek kararlarının, jelin ilk denemelerinde olumlu sonuç alınmasından sonra verildiği açıklandı.<br />
Geliştirilmekte olan jelin kadınlar tarafından kullanılacağı ifade ediliyor. Jelin, HIV’in bulaşma riskini en az üçte bir oranında azaltması öngörülüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hiv%e2%80%99e-karsi-jel-umudu/sağlikhiv%e2%80%99e-karsi-jel-umudu-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sünnet cinsel hastalıkları azaltıyor</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/sunnet-cinsel-hastaliklari-azaltiyor/sağliksunnet-cinsel-hastaliklari-azaltiyor-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/sunnet-cinsel-hastaliklari-azaltiyor/sağliksunnet-cinsel-hastaliklari-azaltiyor-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:20:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[aids hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon riski]]></category>
		<category><![CDATA[erkek sünneti]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[herpes visürü]]></category>
		<category><![CDATA[hiv enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[prezervatif kullanmak]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet derisi]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet olmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/sunnet-cinsel-hastaliklari-azaltiyor/sağlik-sunnet-cinsel-hastaliklari-azaltiyor-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, sünnetin enfeksiyon riskini dikkat çekici bir biçimde azalttığı bulgusuna ulaştıkları araştırmanın ardından erkek sünnetinin cinsel yolla bulaşan hastalıkları azaltılmanın bir yolu olduğu açıklamasını yaptı. Söz konusu enfeksiyonlara yol açan virüsler ise herpes ve kansere yol açan insan papilloma virüsü (HPV) olarak açıklandı. Uganda’da araştırma yapıldı Sünnetin HIV enfeksiyonu riskini de ciddi oranda azaltıldığı biliniyordu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uzmanlar, sünnetin enfeksiyon riskini dikkat çekici bir biçimde azalttığı bulgusuna ulaştıkları araştırmanın ardından erkek sünnetinin cinsel yolla bulaşan hastalıkları azaltılmanın bir yolu olduğu açıklamasını yaptı.<br />
Söz konusu enfeksiyonlara yol açan virüsler ise herpes ve kansere yol açan insan papilloma virüsü (HPV) olarak açıklandı.<br />
Uganda’da araştırma yapıldı<br />
Sünnetin HIV enfeksiyonu riskini de ciddi oranda azaltıldığı biliniyordu. Ancak New England Journal of Medicine’da yayımlanan bu araştırma, İngiliz uzmanları fazla ikna etmişe benzemiyor.<br />
Bilim adamlarınca Uganda’da yapılan araştırmada iki yıla yakın bir süre içinde yaklaşık 3,500 erkeğin cinsel yaşamı izlendi.<br />
Johns Hopkins Üniversitesi’nden uzmanlar sünnetin herpes virüsünün bulaşması riskini yüzde 25, insan papilloma virüsünün (HPV) bulaşması riskini ise üçte bir oranında azalttığı bulgusuna ulaştı.<br />
HPV virüsü kadınlarda rahim ağzı kanserine ve her iki cinsiyette de görülen genital bölge siğillerine yol açıyor.<br />
Sünnet derisinin etkisi<br />
ABD’de sünnet edilme oranı gitgide azalırken, en az sünnet edilenler de siyahlar ve Hispanik asıllılar.<br />
AIDS hastalığına yol açan HIV virüsü ile herpes virüsüne, ayrıca rahim ağzı kanserine yakalanma oranı da en fazla bu gruplarda görülüyor.</p>
<p>Sünnet derisinin çeşitli virüslerin bulaşması riskini artırıyor olmasının nedenleri ise belirsizliğini koruyor.<br />
Ancak araştırma penisi nemli olan erkeğin HIV virüsünü kapma riskinin daha fazla olduğu önermesinde bulunuyor.<br />
Bu durum da nemin vürüsün peniste daha kolay tutunmasını sağlaması veya penis yüzeyi üzerinde çok küçük ülser yaraları oluşturarak virüsün vücuda girişine zemin hazırlaması gibi nedenler ile açıklanıyor.<br />
Karşı çıkanlar da var</p>
<p>İngiliz cinsel sağlık uzmanı Dr. Colm O’Mahony ise ABD’nin sünnetin cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara çare olduğu yolunda bir “takıntısı” bulunduğunu söyledi.<br />
O’Mahony, “Elbette kuru bir penisin hastalık kapması riski biraz daha azdır, ancak yine de en son aşamada enfeksiyona yakalanacaktır” dedi.<br />
O’Mahony ayrıca sünneti teşvik etmenin, “masum erkeklere kadınların hastalık bulaştırdığı” gibi bir düşünceyi de öne sürmekte olduğunu söyledi. İngiliz uzman, bu açıklamaların erkeklerin sorumsuz cinsel davranışlara ve prezervatif kullanmamaya devam etmelerini sağladığını da savundu.<br />
HIV virüsü konusunda bilgilendirme amaçlı bir merkezden Keith Acorn ise bu araştırmanı sonuçlarına aceleci tepkiler verilmemesi gerektiğini söyledi.<br />
Keith Acorn “Erkek sünneti, HIV virüsünü heteroseksüel yoldan kapma riskinin çok az olduğu İngiltere’de doğan çocuklarda HIV bulaşma riski üzerinde düşük bir etkiye sahiptir. Kızlar da HPV virüsüne karşı aşılanabilir ve rahim ağzı kanerinden korunmuş olurlar. Prezervatif de herpes visürüne karşı koruma sağlar” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/sunnet-cinsel-hastaliklari-azaltiyor/sağliksunnet-cinsel-hastaliklari-azaltiyor-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AIDS nedir, AIDS’den nasıl korunmalıyız?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/aids-nedir-aids%e2%80%99den-nasil-korunmaliyiz/sağlikaids-nedir-aids%e2%80%99den-nasil-korunmaliyiz-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/aids-nedir-aids%e2%80%99den-nasil-korunmaliyiz/sağlikaids-nedir-aids%e2%80%99den-nasil-korunmaliyiz-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:20:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[aids ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[aids nedir]]></category>
		<category><![CDATA[aids virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[aids'le mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[aids’den korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[aids’den nasıl korunmalı]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hiv]]></category>
		<category><![CDATA[hiv virüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/aids-nedir-aids%e2%80%99den-nasil-korunmaliyiz/sağlik-aids-nedir-aids%e2%80%99den-nasil-korunmaliyiz-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Çağımızın vebası olarak da adlandırılabilen ve tedavisi henüz bulunamayan AIDS hastalığına yakalanmamak için özellikle cinsel konularda dikkatli olmak gerekiyor. Peki, nedir bu AIDS ve AIDS hastalığına neden olan HIV virüsü? İşte cevaplar… Özel Şafak Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Aziz Hacıbektaşoğlu’nun verdiği bilgilere göre; HIV, İngilizce “Human Immunodeficiency Virus” kelimelerinin baş harflerinin bir araya gelmesiyle oluşan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Çağımızın vebası olarak da adlandırılabilen ve tedavisi henüz bulunamayan AIDS hastalığına yakalanmamak için özellikle cinsel konularda dikkatli olmak gerekiyor. Peki, nedir bu AIDS ve AIDS hastalığına neden olan HIV virüsü? İşte cevaplar…<br />
Özel Şafak Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Aziz Hacıbektaşoğlu’nun verdiği bilgilere göre; HIV, İngilizce “Human Immunodeficiency Virus” kelimelerinin baş harflerinin bir araya gelmesiyle oluşan bir kelimedir ve AIDS hastalığına sebep olan virüsün adıdır. Bu virüs, insanların diğer hastalıklara karşı direncini (bağışıklığını) zayıflatır.<br />
Nedeni HIV virüsüdür<br />
AIDS ise, İngilizce “Acquired Immunodeficiency Syndrome” kelimelerinin baş harflerinin bir araya gelmesiyle oluşan bir kelimedir ve Türkçe “Kazanılmış İmmün Yetmezlik Sendromu” anlamına gelir.<br />
Bazı ülkelerde AIDS için aynı zamanda slim (zayıf, ince) kelimesi de kullanılmaktadır. HIV, küçük bir virüstür ve bulaştığı kişileri zayıf düşürerek vücudun hastalıklar ile savaşma yeteneğini ortadan kaldırır.<br />
Vücutlarında HIV virüsünü taşıyan kişilerin hastalığı zaman içinde AIDS’e dönüşür.</p>
<p>Öldürücü bir hastalıktır<br />
Normalde vücudumuz akyuvarlarımız tarafından korunur. Akyuvarlarımız, hastalık etkenleriyle savaşarak vücudumuzu korurlar.<br />
Savaş sırasında bazı hastalık etkenleri bizi hasta edebilirse de sonuçta akyuvarlar galip gelir ve iyileşiriz.<br />
HIV güçlü bir virüstür ve vücuda girince akyuvarlara saldırır. Uzun süren bir savaştan sonra, HIV akyuvarları zayıf düşürür. Sonuçta vücudun savunması çok zayıflar.<br />
Akyuvarlar olmadan hastalık yapan mikroplarla mücadele etmek mümkün değildir ve hastalıklara teslim olunur. Bunun sonucunda da ölüm gelir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/aids-nedir-aids%e2%80%99den-nasil-korunmaliyiz/sağlikaids-nedir-aids%e2%80%99den-nasil-korunmaliyiz-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HIV’den korunmak için neler yapmalı?</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/hiv%e2%80%99den-korunmak-icin-neler-yapmali/sağlikhiv%e2%80%99den-korunmak-icin-neler-yapmali-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/hiv%e2%80%99den-korunmak-icin-neler-yapmali/sağlikhiv%e2%80%99den-korunmak-icin-neler-yapmali-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:20:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[acquired immune deficiency syndrome]]></category>
		<category><![CDATA[aids belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[aids hastası]]></category>
		<category><![CDATA[aids nedir]]></category>
		<category><![CDATA[aids'den korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[gece terlemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hiv virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[hiv virüsü kapan hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hiv virüsünden korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[hiv'den korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[human immunodeficiency virus]]></category>
		<category><![CDATA[kan nakli]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ortak şırınga kullanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/hiv%e2%80%99den-korunmak-icin-neler-yapmali/sağlik-hiv%e2%80%99den-korunmak-icin-neler-yapmali-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[HIV virüsü bilinen tüm diğer virüslerin aksine insanın vücuduna genel olarak değil de sadece bağışıklık sistemine saldırır ve insanı öldüren de HIV’in kendisi değil bağışıklık sisteminin çökmesi sonucunda vücuda yerleşip “meydanı boş bularak” normalde vereceğinden çok daha fazla zarar verebilen fırsatçı virüslerdir. HIV İngilizce’deki Human Immunodeficiency Virus sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir sözcüktür ve “İnsan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> HIV virüsü bilinen tüm diğer virüslerin aksine insanın vücuduna genel olarak değil de sadece bağışıklık sistemine saldırır ve insanı öldüren de HIV’in kendisi değil bağışıklık sisteminin çökmesi sonucunda vücuda yerleşip “meydanı boş bularak” normalde vereceğinden çok daha fazla zarar verebilen fırsatçı virüslerdir.<br />
HIV İngilizce’deki Human Immunodeficiency Virus sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir sözcüktür ve “İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü” şeklinde çevrilebilir.<br />
HIV’in beyne de yerleştiği söylenmektedir, ancak bunun olup olmadığı ya da hastalığın hangi aşamasında olduğuna dair çok net bir bilgi yoktur. Buna karşın HIV virüsü kapan hastaların çoğunun belirli bir süre sonra hafıza kaybı başta olmak üzere bunamayı anımsatan belirtiler göstermesi, virüsün özellikle de herhangi bir tedavi yöntemi uygulanmadığında bağışıklık sisteminin yanı sıra beyni de mesken tuttuğu tezini her geçen gün güçlendirmektedir.<br />
HIV’in etkisiyle bağışıklık sisteminin hastalıklarla savaşacak antikorları üretmesini sağlayan hücreler her geçen gün azalır. Hücreler belli bir oranın altına düştüğündeyse vücut artık en ufak bir enfeksiyonla bile mücadele edemeyecek hale gelir ve hasta ancak salt ilaç tedavisiyle giderilebilen enfeksiyonları yenebilir. İlaçların değil sadece bağışıklık sisteminden gelen antikorların yenebildiği bazı virüslerin (grip ve bronşitin bazı türleri gibi) vücuda girmesi durumundaysa hasta ölür.<br />
AIDS nedir?<br />
AIDS, İngilizce’deki Acquired Immune Deficiency Syndrome sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır ve kabaca “Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu” olarak çevrilebilir. Teknik olarak, HIV bulaşan hastanın hastalık belirtileri gösterecek duruma gelmesi ve test sonucunda kanının HIV+ çıkması halinde kendisine AIDS teşhisi konur. Yani kısaca HIV virüsünü kapan ve bu virüs tarafından hastalanan kişi AIDS hastasıdır.<br />
Nasıl bulaşır? Nasıl korunulur? Tedavisi var mıdır?<br />
Aslında bu virüsün bulaşması sanıldığından çok daha zordur, ama “delikanlı adama birşey olmaz” diyen cahil kesmi korumak için her an her yerden HIV kapılabilir gibi lanse ettirilmektedir. “AIDS olma olasılığı bindiğin uçağın düşme olasılığıyla hemen hemen aynıdır” demek pek bilimsel olmamakla beraber aslında gerçeğe oldukça yakın bir varsayımdır.<br />
Bulaşma yolları arasında cinsel ilişki en üst sırada yer alırken, bunun bir numaralı nedeni aslında diğer bulaşma yollarının cinsel ilişkiye göre çok daha az karşılaşılan olgular olmasıdır.<br />
Virüsün “kesin bulaşır” denilebileceği tek durum kan naklidir. HIV+ olan bir kanı alan hastanın virüsü kapmaması teknik olarak imkânsıza yakındır. En yaygın bulaşma yolu olan cinsel ilişkideyse sağlıklı bir erkeğin hastalıklı bir kadından virüsü kapma olasılığı aslında %2′nin üzerinde değildir. Tabi ki hesap bu kadar basit olmadığı için dikkatli olmakta sonsuz yarar vardır. Zira şu akılda bulundurulmalıdır ki, söz konusu %2 sizin karşınıza ilk seferinde de çıkabilir.<br />
Hastalığın en yaygın bulaşma yolunun vajinal cinsel ilişki olmasının bir numaralı nedeni gayet basit biçimde insanların çoğunun heteroseksüel olmasıdır. Eşcinsel ilişkide virüsün daha kolay bulaşmasının nedeniyse anüsteki damarların son derece hassas olması ve ilişki sırasında kolaylıkla çatlayıp kan açığa çıkarmasıdır.<br />
HIV virüsü vücut salgılarında bulunur. Kan, sperm, vajinal salgılar, tükürük, ter, gözyaşı, virüsü barındırabilecek bileşimlerdir. Ancak bunlardan sperm, kan ve vajinal salgılar dışındakilerle virüsün bulaşıp bulaşmadığına dair kesin bir bilgi yoktur. Genel inanışa göre bu üçü dışındaki salgılardaki virüs sayısı son derece düşük olacağından bunlarla virüs bulaşmaz, virüsün öpüşmeyle bulaşmamasının nedeni de budur. Ki bu da tartışmaya açık bir konu olmaya devam etmektedir.<br />
Anüste ilişki sırasında kanama olması halinde gerek aktif gerekse pasif partner risk altındadır, çünkü diğer tarafın kanında olması muhtemel bir virüs her an geçebilir. Buna karşın pasif partner her zaman için daha yüksek risk altındadır, çünkü temas yüzeyi daha fazladır. Anüsün ve vajinanın organla temas eden tüm yüzeyi mukoza esaslı olduğu için virüsü direk olarak kapma olasılığı yüksektir, erkek organındaysa baş kısmı dışında hiç bir bölümde risk bu kadar yüksek olmamakla beraber organda olabilecek kılcal kesikler bile virüsü kapma riskini kat kat arttırır. Gözle görülemeyecek kesikleri HIV virüsü görüp geçiş yolu olarak kullanabilir. Ancak virüs lateks bir engeli aşamaz, o yüzden prezervatif kullanımı, organda ne kadar çatlak olursa olsun her iki partneri de korur. Erkeklerin yanı sıra kadınlar da iç prezervatif kullanarak virüsten korunabilirler.<br />
Birden fazla partneri olan kişilere, özellikle de kadınlara, kesinlikle bu şekilde korunmaları tavsiye edilir. Virüsün oral seksle bulaşma olasılığıysa standart ilişkiye çok düşük olmakla birlikte mevcuttur. Oral ilişkide ağzında yara ve kesikler olan partnerin virüsü kapması olasıdır, bu nedenle bu tür ilişkide de prezervatif kullanılması özellikle partnerlerden biri diğerinden emin olmadığında son derece mantıklıdır.<br />
Virüsün diğer bulaşma yolları ortak şırınga kullanımı ve kan naklidir. Hasta kanın sağlıklı insanın kanıyla temas edeceği her durum potansiyel risk taşır. Berber ve dişçiden de virüsün geçme olasılığı vardır, bu yüzden berberin kullandığı kesici aletlerin tek kullanımlık olması, diş hekimininse maksimum hijyen şartları altında faaliyet göstermesi esastır. HIV, virüsü taşıyan insanla tokalaşmakla, aynı yatağa yatmakla, aynı koltuğa oturmakla, aynı bardaktan su içmekle, aynı tabaktan yemekle bulaşmaz, bu nedenle hastaların günlük yaşamdan tecrit edilmesine gerek yoktur.<br />
Her türlü cinsel ilişkide prezervatif kullanımı, tek eşlilik, dişçi ve berberlerin hijyeni, kan nakillerinde kanın hatasız şekilde kontrolden geçirilmesi gibi parametreler izlendikçe hastalığın yayılması zorlaşacaktır. Uyuşturucu için olsun başka bir sebepten olsun şırıngayla vücuduna sıvı enjekte eden kişilerin kesinlikle başkalarının kullandığı şırıngaları kullanmaması gereklidir. Zira kullanılan şırıngayı başkası kullanmışsa ve o kişi HIV+ ise, şırıngayı kullanan diğer kişilere de virüsün bulaşması ürkütücü boyutta yüksek bir olasılıktır.<br />
Her ne kadar HIV virüsünün bilinen etkili tedavi yöntemleri olsa da bunların çoğu hastanın yaşam kalitesini yükseltmeye ve ömrünü biraz uzatmaya yöneliktir.<br />
AIDS olan hastaların ezici çoğunluğu yaşamlarının son dönemini hastane yatağında perişan şekilde geçirerek ölürler. Bu nedenle tedaviyi düşünmeden önce korunmak esastır. Hastalığı kapan kişinin kurtulması sıfıra yakın bir olasılık olduğundan öncelikle hastalığa yakalanmamaya özen gösterilmelidir.<br />
AZT ve birkaç bilinen tedavi yöntemi hastalığa yakalananların yaşam süresini ve yaşam kalitesini kayda değer şekilde yükseltmektedir ancak bu tedavi yöntemleri de genellikle ayda 1000 Dolar ve üzerinde maliyetleri olan ve şiddetli yan etkileriyle kanser tedavisini aratmayan yöntemlerdir.<br />
Şüpheli bir ilişki veya kan naklinden, kısacası virüsle temas etmiş olma olasılığınızın yüksek olduğunu düşündüğünüz bir durumda profilaksi adı verilen bir tedavi yöntemi uygulanır. Bu tedaviye virüsle temas edildikten hemen sonra başlanmalı ve doktorun önerisine göre en az 72 saat (tavsiye edilen 1 ay ve üzeri) boyunca devam edilmelidir.<br />
Profilaksi vücuda aşırı yoğun antibiyotik verilmesi ve virüsün sersemletilerek çoğalmasının önlenmesi esasını taşır. Şu ana kadar bilinen en etkili tedavi yöntemi olmakla ve hastalığa yakalananların önemli bir kısmının kanında virüse bir süre sonra rastlanmamasını sağlamakla birlikte, bu yöntem de son derece yorucu ve masraflıdır ve ara vermeden devam edilmesi, devam edilirken de sürekli test yapılması gereklidir. Ne yazık ki bu yöntemle bile hastalıktan korunulması genellikle mümkün olmamaktadır, o yüzden tıptaki olası gelişmeleri ve hali hazırda bulunan bunun gibi yöntemleri de hesaba katmadan her halükârda virüsten korunmak en akıllı yöntemdir.<br />
Hastalığın belirtileri nelerdir? Kesin olarak hasta olup olmadığımı nasıl anlarım?<br />
AIDS’in belirtileri bir çok hastalıkla karıştırılabileceği ve en sonunda somatorom denilen (hastalık hastası) durumu ortaya çıkarabileceği için son derece dikkatle incelenmeli ve en ufak bir kuşkuda doktorculuk oynamak yerine test yaptırılmalıdır.<br />
Aşağıdaki belirtiler AIDS’in belirtileri olarak bilinir, ancak şüphelenilen durumlarda genellikle psikolojik olarak tüm belirtiler ortaya çıkacağından hemen test yaptırıp boş endişelere kapılmamak en iyisidir. Bu belirtilerin birkaç tanesi bir anda varsa, AIDS olma olasılığınız herhangi bir başka kişiden daha yüksektir:<br />
- Hiç bir tedaviye cevap vermeyen sürekli kuru öksürük<br />
- Ağızda çıkan ve yine hiç bir şekilde geçmeyen aftlar</p>
<p>- Tekrarlayan ya da çok uzun süreyle (2 haftadan fazla) devam eden ishal<br />
- Hızlı ve sürekli kilo kaybı<br />
- Zaman zaman iştahsızlık ile birlikte seyreden sürekli yorgunluk hali<br />
- Nedensiz gece terlemeleri<br />
- Sırt başta olmak üzere deride çıkan ve çok uzun süre geçmeyen pembe sert başlı irice yaralar (Bunların olması ve geçmemesi genelde bağışıklık sistemiyle ilgili bir sorununuz olduğunu belirtir, ancak bu basit bir alerjiden AIDS’e kadar her şey olabilir ve genellikle AIDS değildir. Egzama için AIDS korkusu taşımayın!)<br />
- Nedensiz gece terlemeleri<br />
- Koltuk altında ve boyunda çıkan ve inmeyen bezeler<br />
- Nefes darlığı<br />
Bu belirtileri gösteriyorsanız bir test yaptırmanız tavsiye edilir. Eczanelerden alınan testlerde yalancı negatif ve yalancı pozitif sonuçlara sık rastlandığından Eliza adı verilen testi yaptırmanız önerilir. Ancak bu test virüsün kendisini değil vücudun ona karşı ortaya çıkardığı antikorları arar, bu antikorların çıkması da bünyeden bünyeye değişmekle birlikte tipik olarak 3 ay ile 1 yıl arasında alır. Yani virüs olsa bile en az 6 ay geçmeden yaptırılan bir test temiz sonuç verebilir.<br />
Alternatif olarak PCR testi bulunur, bu testin değil yöntemin adıdır. PCR testi antikoru değil virüsün kendisini arar. Virüslerin çoğalma hızı bünyeye göre değişebilir, ancak HIV virüsü vücuda girdikten genellikle 3 hafta sonra PCR testlerinde kendini gösterir. Bu süre ender olarak 2 ayı bulabilir. Yani virüsü kapmış olmaktan korktuğunuz andan 3-4 ay sonra yaptırılmış bir PCR testinde sonuç temiz çıktıysa çok büyük bir olasılıkla HIV virüsü taşımıyorsunuz denilebilir. Bu test ne yazık ki çok az yerde yapılmaktadır ve ücreti oldukça yüksektir. Ancak emin olmanın tek yolu da odur.<br />
Öte yandan, yukarıdaki belirtileri görürseniz öncelikle daha ucuz olan Eliza testini yaptırmanız önerilir, zira söz konusu belirtiler virüs bulaştıktan en az 2-3 yıl sonra ortaya çıkar. Eliza testinin doğruluk oranı %98 olarak saptanmıştır. HIV+ gösteren bir Eliza testi sonucu alındığında bu PCR testiyle doğrulanır ve PCR testi temiz çıkıyorsa Eliza testine itibar edilmez, hasta AIDS değildir. Temiz çıkan Eliza testiyse hemen hemen her zaman doğrudur, zira yalancı pozitiflik yalancı negatiflikten çok daha fazla rastlanılan bir durumdur.<br />
Hayvanlardan bulaştığı doğru mudur? Kaç yılda kendini gösterir? Hastalanan kaç yıl yaşar? AIDS olan herkes ölür mü?<br />
Hastalığın ilk olarak Afrika’da mantolu maymun denilen hayvanla cinsel ilişkiye giren sapık Avrupalı misyonerlerden yayıldığı yaygın bir inanış olmakla birlikte kesin bir kanıtı ya da karşı tezi yoktur. Mantolu maymun başta olmak üzere çoğu maymun cinsinin bu virüsü taşıdığı ancak seropozitif olmasına rağmen hastalanmadığı bilinmektedir, ama ne yazık ki konuyla ilgili elde edilmiş en derin bilgi de budur.<br />
İnsandaki AIDS’e benzeyen ve aynı şeklide seyreden tek hayvan hastalığı kedilerde görülen FIV (Feline Immunodeficiency Virus) olmakla birlikte, yapılan çalışmalarda bu hastalığın kediden insana geçmediği ve insanları etkilemediği saptanmıştır.<br />
HIV virüsünün her bünyedeki seyri farklıdır. Çoğu insanda belirtiler 3 yıldan önce çıkmaz, hatta bazı insanlarda bu sürenin 15 yılı bulduğu görülür. Hastalanan kişinin ömrü de virüsü kaptıktan sonra 10 ila 25 yıl arasında değişebilir. Bu süre AZT ve benzeri ilaç kokteyli tedavileriyle uzatılabilir ve hastanın ölümcül duruma gelene kadarki yaşamı büyük ölçüde normal bir insanınkinden farksız seyreder. Ancak şu akılda bulundurulmalıdır ki bu tedavilerin hiç biri ömrü uzatmaktan ve yaşam kalitesini arttırmaktan öteye gitmez ve HIV virüsünü kapan insanların %99′undan fazlası virüsün bağışıklık sistemini çökertmesi sonucu vücudu etkisi altına alan fırsatçı virüslerin yarattığı komplikasyonlar sonucu ölür.<br />
Ölmeyen %1 ise seropozitif denilen, virüsü taşımasına karşın hastalanmayan ancak bulaştırabilen kişilerdir. Virüse karşı bağışıklığı olan bu kişilerin esrarı henüz tam anlamıyla çözülememiştir, ancak virüse karşı koruyan geni aktarmak üzerine çalışmalar sürmektedir. Bu kişilerle cinsel ilişkiye girmek ya da bunlardan kan almak virüsü kapmaya sebep olur, o yüzden sağlıklı görünüşlerine aldanmamak ve onları tecrit etmemenin yanında bu tür konulara da özen göstermek gerekir.<br />
Ayrıca bu şekilde virüs taşıyan bir kadın da genel olarak doğurduğu bebeğine virüsü bulaştırır. Bu şekilde virüsü taşıyıp da hastalanmamayı sağlayan gen Türkiye’de az kişide bulunmaktadır, bilinmeyen bir nedenle Kuzey Avrupa ırklarında bu gene ve zencilerde de aynı işi gören bir başka gene nisbeten sık rastlanmaktadır. Bu kişilerin kendi yaşamı sağlıklı bir insandan farksız seyreder, ancak virüs bulaştırma potansiyelleri AIDS’ten ölmek üzere olan bir hastadan sadece biraz daha düşüktür.<br />
Hasta olan biri nelere dikkat etmelidir? Diğer hastalıklar HIV bulaşmasını kolaylaştırır mı?<br />
Virüsü taşıyan ve hastalanan bir kişinin derhal tedaviye başlaması ömrünü uzatacak ve kalan yıllarının bir kısmını “kaliteli” bir şekilde yaşamasını sağlayacaktır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa hastanın ömrü o kadar uzadığı gibi, sağlıklı bir insandan farksız kalitede yaşayacağı yılların sayısı da artar.<br />
AIDS olan bir hastanın kesinlikle alkol kullanmaması ve zaten kötü durumunda olan bağışıklık sistemini iyice çökertecek her türlü benzeri maddeden kaçınması gereklidir. Tabi ki en önemlisi soğuk algınlığından kansere kadar hiç bir hastalığa yakalanmamak için azami çabayı göstermektir, zira HIV+ hastası olan bir kişide her türlü hastalık normalin birkaç katı daha şiddetli seyredecek ve normal insanı yatağa bile düşürmeyecek basit bir virüs bile AIDS hastasının hayatını tehdit edecektir.<br />
Ayrıca “battı balık yan gider” mantığından kaçınmalı ve hastalık taşıyan kişilerle cinsel ilişkiye girilmemelidir. Tıp dilinde reenfekte olmak denilen bu durum kandaki virüs sayısını bir anda yükselteceği için hastanın ömründen çalacaktır.<br />
Cinsel hastalıkların çoğu cinsel organlarda yaralar çıkardığından ve dolayısıyla mukozaya dışarıdan teması kolaylaştırdığından HIV kapılmasını kolaylaştırır.<br />
Frengi, bel soğukluğu, herpes, klamidya gibi hastalıklar taşıyanların tedavi olmadan kesinlikle cinsel ilişkiye girmemesi gerekir. Zira diğer partnerin HIV virüsünü taşıyor olması halinde yukarıda adı geçen cinsel hastalıkların cinsel organda çıkardığı yaralar virüsün geçme olasılığını kat kat arttıracaktır. Kadın erkek herkesin bu konuya özen göstermesi, hastalığın yayılmasına kayda değer bir darbe vuracaktır.<br />
Ayrıca hayat kadınlarıyla ve travestilerle para karşılığı ilişkiye girenlerin gerek kendilerini gerekse ilişkiye girdikleri kişileri (ve tabi ki varsa eşlerini) büyük riske attıklarının bilincine vararak yukarıda bahsi geçen konuya ve prezervatif kullanımına maksimum özeni göstermeleri gerekmektedir.<br />
Ayrıca bir erkek AIDS olduysa eşcinsel, bir kadın da fahişe diye damgalanmamalıdır. Zira bunlarla ilgisi olmayan insanlar da hastalığı kapabileceği gibi, öyle biri bile olsa düştüğü durumda aşağılanmaya değil desteğe ihtiyacı olduğunu akılda bulundurmak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/hiv%e2%80%99den-korunmak-icin-neler-yapmali/sağlikhiv%e2%80%99den-korunmak-icin-neler-yapmali-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asrın vebası AIDS yeniden hortladı</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/asrin-vebasi-aids-yeniden-hortladi/sağlikasrin-vebasi-aids-yeniden-hortladi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/asrin-vebasi-aids-yeniden-hortladi/sağlikasrin-vebasi-aids-yeniden-hortladi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:20:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[aids belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[asrın hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[asrın korkunç hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim adamları]]></category>
		<category><![CDATA[hiv testi]]></category>
		<category><![CDATA[simian virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[tıp dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/asrin-vebasi-aids-yeniden-hortladi/sağlik-asrin-vebasi-aids-yeniden-hortladi-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Tıp dünyası, bilim adamlarını alt eden bir gelişmeyi konuşuyor. Asrın korkunç hastalığı olarak bilinen AIDS’e neden olan HIV virüsünün yeni bir türü ortaya çıktı. Bilim adamlarının tüm çabalarına rağmen hastalık engellenemiyor, hastalığa neden olan virüs aksine gelişmeye, insanları hasta etmeye devam ediyor. Nature Medicine dergisinin yarın piyasaya çıkacak sayısında yer alan araştırma haberine göre, Kamerunlu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Tıp dünyası, bilim adamlarını alt eden bir gelişmeyi konuşuyor. Asrın korkunç hastalığı olarak bilinen AIDS’e neden olan HIV virüsünün yeni bir türü ortaya çıktı.<br />
Bilim adamlarının tüm çabalarına rağmen hastalık engellenemiyor, hastalığa neden olan virüs aksine gelişmeye, insanları hasta etmeye devam ediyor.<br />
Nature Medicine dergisinin yarın piyasaya çıkacak sayısında yer alan araştırma haberine göre, Kamerunlu bir kadında belirlenen yeni HIV virüsü, virüsün şimdiye dek bilinen 3 türünden farklı.<br />
Vahşi gorillerden insanlara geçmiş olabilir<br />
Yeni virüs, vahşi gorillerde kısa bir süre önce belirlenen Simian virüsünün biçimine çok yakın özellikler gösteriyor.</p>
<p>Fransa Rouen Üniversitesi’nden Jean-Christophe Plantier başkanlığındaki araştırmalar, bulguların özellikle Orta Batı Afrika’da yeni virüslerin ortaya çıkma olasılığının yakından izlenmesinin gereğini ortaya koyduğunu bildirdiler.<br />
Bundan önceki 3 tür virüs, şempanzelerde ortaya çıkan Simian virüsüyle bağlantılıydı.<br />
Araştırma ekibi, yeni virüsün ortaya çıkma nedeniyle ilgili en muhtemel açıklamanın gorillerden insana bulaşma olasılığı olduğunu kaydetti.<br />
62 yaşındaki kadının, 2004′de yapılan testlerde HIV virüsü taşıdığının belirlendiği ancak tedavi edilmemiş olmasına karşın hala AIDS belirtisi göstermediği ifade edildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/asrin-vebasi-aids-yeniden-hortladi/sağlikasrin-vebasi-aids-yeniden-hortladi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AIDS vakaları çığ gibi çoğalıyor</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/aids-vakalari-cig-gibi-cogaliyor/sağlikaids-vakalari-cig-gibi-cogaliyor-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/aids-vakalari-cig-gibi-cogaliyor/sağlikaids-vakalari-cig-gibi-cogaliyor-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:20:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[aids vakaları]]></category>
		<category><![CDATA[hiv]]></category>
		<category><![CDATA[hiv vakaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/aids-vakalari-cig-gibi-cogaliyor/sağlik-aids-vakalari-cig-gibi-cogaliyor-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de bin 802 kişi AIDS hastalığıyla yaşıyor. AIDS’in hızla yayıldığını söyleyen uzmanlar, özellikle kadınların ve gençlerin mağdur olduğunu ifade ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Aralık 2003 verilerine göre, dünyada 46 milyon kişi bu hastalıkla yaşıyor; bugüne kadar 29 milyon kişi de hayatını kaybetti. Yetkililer, her gün 14 bin yeni vakanın bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de bin 802 kişi AIDS hastalığıyla yaşıyor. AIDS’in hızla yayıldığını söyleyen uzmanlar, özellikle kadınların ve gençlerin mağdur olduğunu ifade ediyor.<br />
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Aralık 2003 verilerine göre, dünyada 46 milyon kişi bu hastalıkla yaşıyor; bugüne kadar 29 milyon kişi de hayatını kaybetti.<br />
Yetkililer, her gün 14 bin yeni vakanın bu sayılara eklendiğini vurguluyor. Türkiye’de de durum iç açıcı değil.<br />
Ancak uzmanlar, bu sayının gerçekleri yansıtmadığını söylüyor. Çünkü ülkemizde hala pek çok hasta istatistiklere yansımıyor.<br />
Türkiye’de HIV/AIDS’le yaşayanların resmi sayısı geçen yıl 376. 1985′ten günümüze toplam vaka sayısı 2920. 892’si kadın, 118′i 18 yaşın altı olan bu rakamı PYD ‘Gençlerin çoğunluğunu oluşturduğu Türkiye’de biran evvel önlemler alınmalı’ diye yorumluyor.<br />
Türkiye’de son yedi yılda HIV/AIDS vakaları iki katına ulaştı. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre 2000′de toplam 158 HIV pozitif vakası görülürken bu rakam 2007′de 376′yı buldu. 1985′ten günümüze toplam vaka sayısı ise 2920.<br />
‘Gerçek rakam mevcut rakamın 10 katı da olabilir’<br />
Pozitif Yaşam Derneği’nin (PYD) dikkat çektiği konu ise izleme ve değerlendirme mekanizmalarındaki eksiklik nedeniyle, gerçek rakamların mevcut rakamların 10 katı kadar olma ihtimali.<br />
Dünya Sağlık Örgütü, Aralık 2007 verilerine göre HIV/AIDS ile yaşayanların sayısı 33.2 milyon. Bu sayının 15.4 milyonunu kadın, 2.5 milyonunu ise 15 yaş altı çocuklar oluşturuyor.<br />
2007′de HIV infekte toplam 2.5 milyon yeni vakanın 420.000′i çocuk. Yine 2007′de HIV/AIDS hastalığından ölenlerin sayısı 2.1 milyon.</p>
<p>Türkiye’deki kayıtlı 2920 vakanın 300′ünün yaşı bilinmiyor. 18 yaşın altındaysa 118 vaka var. Vakaların 470′i ise 30-34 yaş aralığında. HIV/AIDS’li 2920 kişiden 892’si kadın.<br />
Türkiye’de HIV/AIDS tedavi masrafları hükümet tarafından ödeniyor. Küresel Fon’dan gelen destek sayesinde Türkiye’de ‘HIV/AIDS Önleme ve Destek Projesi’ başlatıldı. Türkiye UNGASS Deklarasyonunu imzalayarak Türkiye’de HIV/AIDS’e mücalede insan haklarının geliştirilmesi, HIV ile yaşayan kişilerin yaşadığı ayrımcılık ve damgalanmanın azaltılması, tıbbi tedaviye sürekli ulaşımın sağlanması üzerine söz verdi.<br />
PYD’nin sıraladığı sorunlarsa şöyle:<br />
Hükümetin Politik Kararları: HIV/AIDS’in korunması yönünde hükümetin ve Sağlık Bakanlığı’nın ayrılmış bir bütçesi ve de kurumsal yapısı yok. Türkiye’de bulunan Ulusal AIDS Komisyonunun yasal bir bağlayıcılığı yok.<br />
Ayrımcılık: Ayrımcılık nedeniyle HIV ile yaşayan kişiler işlerini ve böylece sosyal güvencelerini kaybediyor, sağlık hizmetlerinden yararlanma haklarından mahrum kalıyorlar.<br />
HIV Tedavisi: Enfeksiyonun kabulü için gerekli olan psikolojik destek genel olarak sağlanıyor ancak HIV pozitif kişilerin tedavi aldıkları taktirde sağlıklı bir yaşam sürdürebilecekleri gerçeği bu desteğin dışında bırakılıyor.<br />
Genel Yasa Sistemi: Türkiye’de HIV ile ilgili olarak bir yasa bulunmamakta ancak genel yasalar HIV pozitif kişilerin haklarını genel hasta ve vatandaş hakları bağlamında sağlıyor.<br />
Gönüllü Test Merkezleri: Türkiye’de DSÖ ve UNAIDS gibi uluslararası organizasyonlar tarafından test öncesi ve test sonrası danışmanlık gerekli görülmesine rağmen her zaman bu servisler sağlanamıyor.<br />
Genel Sağlık Sigortası: Türkiye’de tedaviye ulaşım genel sağlık sistemi tarafından sağlanıyor. Ancak sağlık sigortası olmayan HIV pozitif kişilerin sigortalanması ve tedaviye ulaşması için başvuru sonrasında nerdeyse 1-3 ay geçiyor.<br />
Medyanın Rolü: Türkiye’de özellikle televizyon en etkili bilgilendirme kaynağı olmasına ve büyük etkilere olmasına rağmen HIV/AIDS ve cinsel sağlık konuları yeterli derecede ele alınmıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/aids-vakalari-cig-gibi-cogaliyor/sağlikaids-vakalari-cig-gibi-cogaliyor-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AIDS virüsünün bulaşmasını önleyen aşı geliştirildi</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/aids-virusunun-bulasmasini-onleyen-asi-gelistirildi/sağlikaids-virusunun-bulasmasini-onleyen-asi-gelistirildi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/aids-virusunun-bulasmasini-onleyen-asi-gelistirildi/sağlikaids-virusunun-bulasmasini-onleyen-asi-gelistirildi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:20:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[aids aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[aids virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[aids virüsünün bulaşması]]></category>
		<category><![CDATA[hiv]]></category>
		<category><![CDATA[hiv aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[hiv virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[hiv virüsünün bulaşması]]></category>
		<category><![CDATA[ölümcül aids virüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/aids-virusunun-bulasmasini-onleyen-asi-gelistirildi/sağlik-aids-virusunun-bulasmasini-onleyen-asi-gelistirildi-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, AIDS virüsünün bulaşmasının önlenmesine yardımcı olacak aşının geliştirildiğini bildirildi. Tayland’da 16 bin gönüllünün katıldığı deneyde aşının virüsün bulaşma riskini yüzde 31 oranında azalttığı belirtildi. Amerikan ordusu ve Taylandlı yetkililerin Bangkok’ta düzenledikleri basın toplantısında, Tayland’da 16 bin gönüllünün katılımıyla yapılan deney sonucu aşının, ölümcül AIDS virüsünün bulaşma riskini yüzde 31 oranında azalttığı açıklandı. Yetkililer, dünyanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uzmanlar, AIDS virüsünün bulaşmasının önlenmesine yardımcı olacak aşının geliştirildiğini bildirildi. Tayland’da 16 bin gönüllünün katıldığı deneyde aşının virüsün bulaşma riskini yüzde 31 oranında azalttığı belirtildi.</p>
<p>Amerikan ordusu ve Taylandlı yetkililerin Bangkok’ta düzenledikleri basın toplantısında, Tayland’da 16 bin gönüllünün katılımıyla yapılan deney sonucu aşının, ölümcül AIDS virüsünün bulaşma riskini yüzde 31 oranında azalttığı açıklandı.<br />
Yetkililer, dünyanın en kapsamlı aşı denemesi olan deneye katılan 18-30 yaş aralığında, HIV testi negatif olan Taylandlı heteroseksüel kadın ve erkeklerin 3 yıl boyunca takip edildiğini, sonuçta, aşı yapılan 8197 denekten 51′inin, aşı yapılmayan 8198 denekten 74′ünün AIDS virüsü kaptığını kaydetti.<br />
Daha önce denenen iki aşının birleşiminden oluştuğu belirtilen aşı, Amerikan ordusunun sponsorluğunda, Amerikan Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü ve Tayland Kamu Sağlığı Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma sonucunda elde edildi.<br />
Enstitü Müdürü Dr. Anthony Fauci, aşının yolun sonu olmadığına dikkati çekti, ancak elde edilen sonuçtan dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. Fauci, “Bu sonuçların geliştirilmesi ve daha etkili bir AIDS aşısı elde edilmesi ihtimali hakkında tedbirli bir iyimserlik içindeyim. Bu yapabileceğimiz bir şey” diye konuştu.</p>
<p>Amerikan ordusunda görevli Albay Jerome Kim de deneme sonucu elde edilen başarı oranının çok yüksek olmamasına rağmen aşının, “güvenli ve etkili bir koruyucu aşı elde edilebileceğinin ilk kanıtı” olduğunu söyledi.<br />
105 milyon dolara mal olan çalışmayla ilgili detaylı bilgilerin ekim ayında Paris’te yapılacak bir konferansta açıklanacağı kaydedildi.<br />
Çalışmanın, Tayland’da daha önce bu konuda yapılan çok önemli bir araştırma yüzünden bu ülkede yapıldığı, Tayland hükümetinin de çalışmayı kuvvetle desteklediği bildirildi.<br />
Dünya genelinde her gün 7500 kişi AIDS virüsü kapıyor. 2007 yılında 2 milyon kişi AIDS yüzünden hayatını kaybetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/aids-virusunun-bulasmasini-onleyen-asi-gelistirildi/sağlikaids-virusunun-bulasmasini-onleyen-asi-gelistirildi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AIDS tedavisinde yeni bir umut</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/aids-tedavisinde-yeni-bir-umut/sağlikaids-tedavisinde-yeni-bir-umut-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/aids-tedavisinde-yeni-bir-umut/sağlikaids-tedavisinde-yeni-bir-umut-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:19:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[aids hastalığının tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[aids tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[dhs]]></category>
		<category><![CDATA[hiv]]></category>
		<category><![CDATA[hiv virüsleri]]></category>
		<category><![CDATA[hiv virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[hiv virüsünün çoğalması]]></category>
		<category><![CDATA[hiv-1 virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[insan hücresi proteini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/aids-tedavisinde-yeni-bir-umut/sağlik-aids-tedavisinde-yeni-bir-umut-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Alman bilim adamları, HIV virüsünün yol açtığı AIDS hastalığını tedavi etmede yeni bir yöntem geliştirdi. Bilim adamlarının geliştirdikleri yöntemle HIV virüsünün çoğalması önleniyor. Hamburg ve Nürnberg-Erlangen üniversitelerinin uzmanlarınca ortaklaşa geliştirilen tedavi yöntemi, HIV-1 virüsünün çoğalmasını önlüyor. Uzmanlar, kısaca DHS adını verdikleri insan hücresi proteininin, nötralize edildiği zaman HIV virüsünün çoğalmasını engellediğini belirledi. Doktor Ilona Hauber [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Alman bilim adamları, HIV virüsünün yol açtığı AIDS hastalığını tedavi etmede yeni bir yöntem geliştirdi. Bilim adamlarının geliştirdikleri yöntemle HIV virüsünün çoğalması önleniyor.</p>
<p>Hamburg ve Nürnberg-Erlangen üniversitelerinin uzmanlarınca ortaklaşa geliştirilen tedavi yöntemi, HIV-1 virüsünün çoğalmasını önlüyor.<br />
Uzmanlar, kısaca DHS adını verdikleri insan hücresi proteininin, nötralize edildiği zaman HIV virüsünün çoğalmasını engellediğini belirledi.</p>
<p>Doktor Ilona Hauber ve arkadaşları, daha önce bir dizi ilacın hiç etkilemediği HIV virüslerini bu yöntemle bloke etmeyi başardı.<br />
Uzmanlar adına yapılan açıklamada, “Yeni yöntem, virüsün çoğalması bakımından çok önemli olan proteinin nötralize edilmesi esasına dayanıyor” denildi.<br />
Açıklamaya göre, HIV-1 virüsü, insan hücresi içinde çoğalan parazit gibi davranıyor ve hücredeki proteinleri ve diğer bileşenleri kullanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/aids-tedavisinde-yeni-bir-umut/sağlikaids-tedavisinde-yeni-bir-umut-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AIDS aşısının başarısı sınırlı</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/aids-asisinin-basarisi-sinirli/sağlikaids-asisinin-basarisi-sinirli-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/aids-asisinin-basarisi-sinirli/sağlikaids-asisinin-basarisi-sinirli-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:19:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[aids aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[aids aşısının başarısı]]></category>
		<category><![CDATA[aids enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[aids tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon oranı]]></category>
		<category><![CDATA[hiv]]></category>
		<category><![CDATA[hiv enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hiv enfeksiyonu tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[hiv tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[vaxgen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/aids-asisinin-basarisi-sinirli/sağlik-aids-asisinin-basarisi-sinirli-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[ABD’de faaliyet gösteren bir biyoteknoloji şirketi insanlar üzerinde test edilen ilk AIDS aşısının genel nüfusu korumasa da zencileri ve Asyalıları koruyabileceğini açıkladı. VaxGen adındaki şirket 5.000’in üzerinde gönüllünün katıldığı, üç yıllık araştırmayı tamamladı. VaxGen yaptığı açıklamada, ilk elde edilen sonuçlarda HIV enfeksiyonunun % 3,8 oranında azaldığının görüldüğünü dile getirdi. Öte yandan, aşının uygulandığı zenciler ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> ABD’de faaliyet gösteren bir biyoteknoloji şirketi insanlar üzerinde test edilen ilk AIDS aşısının genel nüfusu korumasa da zencileri ve Asyalıları koruyabileceğini açıkladı.<br />
VaxGen adındaki şirket 5.000’in üzerinde gönüllünün katıldığı, üç yıllık araştırmayı tamamladı. VaxGen yaptığı açıklamada, ilk elde edilen sonuçlarda HIV enfeksiyonunun % 3,8 oranında azaldığının görüldüğünü dile getirdi.<br />
Öte yandan, aşının uygulandığı zenciler ve Asyalılarda enfeksiyon oranı % 67 daha düşüktü. Ancak bu alt grupların küçük olması, sonuçların temkinli bir biçimde ele alınması gerektiğini ortaya koyuyordu.</p>
<p>Bilim adamlarının lisans almak için, her türden Aids aşısının, hastaların en azından üçte birinde etkili olduğunu göstermeleri gerekiyordu.<br />
Söz konusu buluş, geçen yıl dünya çapında üç milyonun üzerinde insanın canını alan, ölümcül virüse karşı, insanlara yönelik bir aşının geliştirilmesi yolundaki ilk somut adım.<br />
HIV için geliştirilen hiçbir tedavi yok, virüsü denetim altında tutabilen ilaçlar yalnızca zengin ülkelerde bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/aids-asisinin-basarisi-sinirli/sağlikaids-asisinin-basarisi-sinirli-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kulak ağrısı AIDS hastalığına işaret olabilir</title>
		<link>http://www.bizdoktoruz.com/kulak-agrisi-aids-hastaligina-isaret-olabilir/sağlikkulak-agrisi-aids-hastaligina-isaret-olabilir-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.bizdoktoruz.com/kulak-agrisi-aids-hastaligina-isaret-olabilir/sağlikkulak-agrisi-aids-hastaligina-isaret-olabilir-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:19:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bizdoktoruz.com/kulak-agrisi-aids-hastaligina-isaret-olabilir/sağlik-kulak-agrisi-aids-hastaligina-isaret-olabilir-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, tedavisi bulunmadığından ve ölümcül olmasından dolayı en korkutucu hastalıkların başında gelen AIDS hastalığının belirtilerin büyük önem taşıdığını belirtiyor. AIDS yüzde 40 oranında ilk belirtilerini baş-boyun ve kulak, burun, boğaz bölgesinde gösteriyor. Dolayısıyla AIDS teşhisinde KBB uzmanlarının değerlendirmeleri önem taşıyor. Alman Hastanesi KBB Uzmanı Op. Dr. Tamer Haliloğlu AIDS hastalığı ve belirtileri konusunda şu bilgileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uzmanlar, tedavisi bulunmadığından ve ölümcül olmasından dolayı en korkutucu hastalıkların başında gelen AIDS hastalığının belirtilerin büyük önem taşıdığını belirtiyor.<br />
AIDS yüzde 40 oranında ilk belirtilerini baş-boyun ve kulak, burun, boğaz bölgesinde gösteriyor. Dolayısıyla AIDS teşhisinde KBB uzmanlarının değerlendirmeleri önem taşıyor.<br />
Alman Hastanesi KBB Uzmanı Op. Dr. Tamer Haliloğlu AIDS hastalığı ve belirtileri konusunda şu bilgileri veriyor:<br />
AIDS hastalığında baş boyun ve kulak, burun boğazda ortaya çıkan belirtileri incelediğimizde önemli bulguların ortaya çıktığını görmekteyiz. Bunların başında kulak geliyor.</p>
<p>Dış kulak yolunda ortaya çıkan dokular iltihaplanmalara neden oluyor. Hastalık işitmeyi de etkilediği gibi burun tıkanıklığı ve sinüslerde de baş gösteriyor.<br />
Ağız içerisindeki en önemli bulgu ise dil kenarında görülen beyaz çizgi halinde dizilmiş oral tüylü lökoplaki adı verilen hastalıktır. Bu, AIDS için oldukça tipik bir belirtidir.<br />
Ses kısıklığı da sık olarak karşımıza çıkabilir. Anlaşıldığı gibi hastalığın başlangıcındaki şikâyetlerin çoğunluğu baş ve boyun bölgesinde görülür.<br />
Hastalık ileri evrelere gelmeden önce kulak burun boğaz şikayetleri ile ortaya çıkabilir, belki ilk tanı böylece konulabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bizdoktoruz.com/kulak-agrisi-aids-hastaligina-isaret-olabilir/sağlikkulak-agrisi-aids-hastaligina-isaret-olabilir-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

